İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/71 K.2024/845

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/71Karar2024/845Tarih16 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.664 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren

Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Dosya no
2022/71
Karar no
2024/845
Mahkeme
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/11/2021
Dosya numarası
2021/119 Esas- 2021/1062 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.664 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin, ... markası adı altında, çocuk tekstil ürünleri ağırlıklı olmak üzere tekstil ve birçok alanda faaliyet gösteren bir şahıs şirketi olduğunu, müvekkili şirketin, portföyünde yer alan ürünleri, toptan ve perakende olmak üzere farklı şekilde satışa arz etmekte olduğunu, müvekkili şirket ve davalı şirket arasındaki ilişki de taraflar arasındaki toptan(ticari) satışlar vasıtasıyla kurulduğunu, müvekkili şirketin, 17.06.2019 ve 29.01.2020 tarihleri arasında, davalı şirkete, toplamda 152.889,26-TL tutarında ürün satışı gerçekleştirdiğini, davalı şirket tarafından, müvekkili şirkete,

152.889,26-TL tutarındaki borcun 33.970,00-TL’lik kısmına karşılık, ... Girne Şubesi’nin ... numaralı ve 17.04.2020 tarihli çekin verildiğini, bahse konu çekin, müvekkili şirket tarafından bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız çıktığını, bunun üzerine, davalı şirket ve keşideci aynı zamanda davalı şirket ortağı ve yöneticisi olan- ... hakkında, ticari satış ilişkisinden doğan 33.970,00-TL için, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan takip davalı şirketin itirazı üzerine durdurulduğunu ve takibin devamı ile alacağın tahsili için arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk başvurusunun da sonuçsuz kaldığını, borçlu şirketin itirazının iptaline, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı takibin devamına, borçlu şirket aleyhinde % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve eklerinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, tebliğ almaya yetkili olmayan kişiye tebliğ edildiğini, icra takibine konu çekin davacı şirkete avans olarak verildiğini, ancak çekin karşılığında herhangi bir mal veya hizmet alınamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, faturaların müvekkili şirket adına düzenlenmiş olması mal veya hizmetin verildiğine tek başına karine teşkil etmeyeceğini, çekin karşılığı olan malın veya hizmetin verildiği konusunda ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu,

bu nedenlerle davanın reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 08/11/2021 tarih ve 2021/119 Esas 2021/1062 Karar sayılı kararı ile; " Küçükçekmece ... İcra müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının, davalı şirket aleyhine 33.970,00 TL toplam ve asıl alacağın, asıl alacağa işleyecek adi kanuni faizi, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği,

icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi Mali Müşavir ...'ün 07/10/2021 tarihli raporunda özetle; davacının Küçükçekmece ...

İcra Müdürlüğü nün ...

E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, söz konusu icra takibinde takibi. davalı ile aralarında mevcut ticari ilişki neticesinde davalı tarafından tanzim edilen çek bedeline dayandırdığı, Tarafların 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği, tarafların ticari defterlinde yapılan incelemede takip tarihi itibari ile davacı şirketin kendi ücari defterler incelenmesi neticesinde, davacının davalı şirketten takip tarihi olan 02.10.2020 tarihi itibariyle 0 TL asıl alacaklı olduğu,

davalı şirketin kendi ticari defterler incelenmesi neticesinde, davacının davalı şirketten takip tarihi olan 02.10.2020 tarihi itibariyle 2.66 TL asıl alacaklı olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarına istinaden bakiye farkının, davacı tarafından 31.12.2019 tarihinde gerçekleştirilen hesap virman açıklamalı işlem bakiyesi neticesinde gerçekleştirilen, hesap virman açıklamalı işlem bakiyesi neticesinde gerçekleştiği, davalı tarafından itiraza konu fatura yönünden; konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dosyada, fatura konu malların teslim edildiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı,

davalı tarafından düzenlenmiş iade faturasına ve davacıya ihtar”itirazına yönelik bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, takibe konu çek bedeli yönünden; söz konusu çek bedelinin tarafların ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, davalı yönünden, takibe konu çekin ödendiğine dair kayıtların mevcut olmadığı, davacı yönünden ise takibe konu çekin iadesine dair kayıtların mevcut olmadığı, davanın kabulü yönünde olması durumunda; takibe konu çek bedeli yönünden ödeme belgesi sunmadığı tespit edilen davalının takip tarihi itibari ile 33.970,00-TL'den sorumlu olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)

Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf delilleri bu muvacehe ölçüsünde toplanıp değerlendirilmiştir.İddialar doğrultusunda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında ticari ilişki olduğu, icra takibine konu çekin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu olduğu anlaşılmıştır. Çek ödeme vasıtası olup, çekin bedelinin karşılıksız çıkması halinde çeki düzenleyenin sorumluluğu devam edecektir.

Nitekim icra takibine konu çek incelendiğinde çekin davacı tarafından tahsilatının yapılamadığı anlaşılmıştır. Çekin ödeme vasıtası olarak verildiği davalı kabulünde olup, yukarıda değinildiği üzere uyuşmazlık konusu çek taraf defterlerinde de kayıtlıdır.

Bu durumda karşılıksız çıkan çek ile alakalı davacı alacağının hala varlığını sürdürdüğü anlaşılmış olup, davalının ticari ilişkiden kaynaklı borçlarına mahsuben davacıya teslime ettiği çek bedelini ödediğini yasal delillerle ispat etmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamında uyuşmazlık konusu çek bedelini ödediğini ispata yarar delil sunamadığı, alacağın likit olduğu dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalının aleyhine yapılan Küçükçekmece ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, -Takibin aynen DEVAMINA, -Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkeme tarafından verilen işbu kararın, usul, ilgili mevzuat hükümleri ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu sebeple istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, İcra takibine konu olan çekin müvekkil tarafından davacı tarafa avans olarak verilmiş olup, karşılığında herhangi bir mal veya hizmet alınmadığını, yerel mahkemenin bu itirazlarını hiç değerlendirmediğini, malların teslim edilip edilmediğini, araştırmadığını, sunulan sevk irsaliyelerinde teslim alan imzası bulunmadığı halde müvekkil şirketin borçlu olduğuna hükmettiğini, bu nedenle kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,

Davacı şirket ile davalı müvekkil şirket arasında 2019 yılından beri süre gelen ticari ilişki bulunmakta olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında son olarak, 31.12.2019 tarih ... Seri A numaralı faturanın düzenlendiğini, müvekkil şirketin faturaya konu olan malların kendisine teslim edileceği inancı ile takibe konu 33.970,00-TL meblağlı, ...

Girne Şubesi'ne ait bir çeki ciro ederek avans ödemesi olarak davacıya teslim ettiğini, ancak daha önce de belirtildiği gibi davacı tarafın faturaya konu 25.575,80-TL değerindeki malı müvekkil şirkete teslim etmediğini, Malların müvekkil şirkete teslim edildiğini ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, ancak yargılamanın hiçbir aşamasında 31.12.2019 tarih ...

Seri A numaralı fatura içeriğindeki malların müvekkil şirkete teslim edildiği hususunun herhangi bir delil ile ispatlanamadığını, bu sebeple taraflarca kurulan borç ilişkisinde taraflardan birinin edimini hiç veya gereği gibi ifa etmediği durumlarda avans olarak çekin bedelsiz kalacağının Yargıtay kararlarına da konu olduğunu, bu kararlardan bir tanesini olan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2016/8709 E. 2016/15664 K. ve 12.12.2016 T.

Kararını mahkemeye emsal teşkil etmesi açısından aşağıda paylaştıklarını, Yerel mahkemenin gerekçesinde çekin ödeme vasıtası olarak verildiğinin müvekkilin kabulünde olduğunu belirtiğini, ancak cevap dilekçelerinde açıkça verilen çekin avans niteliğinde olduğunun vurgulandığını, söz konusu fatura içeriğindeki mallar hiçbir zaman müvekkil şirkete teslim edilmediğinden,

davacı şirkete avans ödemesi olarak verilen çekin bedelsiz kaldığının tespiti ile haksız davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu nedenle kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, Davacı tarafın, fatura içeriğinde yer alan malların müvekkil şirkete teslim edildiğini ispat külfeti altında olduğunu, bilirkişi raporunda, faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığını tespit edildiğini,

yargılama süresince malların teslim edildiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığını, bu sebeple haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin kararın ortadan kaldırılmasını gerektirdiğini, Taraflar arasında son olarak düzenlenen 31.12.2019 tarih ...

Seri A numaralı fatura içeriğindeki malların hiçbir zaman müvekkil şirkete teslim edilmediğini, Yalnızca faturanın düzenlenmiş olmasının, faturaya konu malların müvekkile teslim edildiğine karine teşkil etmediğini, zira fatura düzenlenmesinin, tek taraflı düzenlenen ve ticari ilişkinin karşı tarafının katkısı olmadan yapılan bir işlem olduğunu, avans ödemesi olarak davacı tarafa verilen çekin karşılığı olan malın müvekkil şirkete teslim edildiğini ispat külfeti davacı tarafta olmasına karşın, malların müvekkil şirkete teslim edildiği hususunun hiçbir zaman davacı tarafça ispatlanamadığını, Bunun yanı sıra,

dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da söz konusu faturaya ilişkin malların müvekkil şirkete teslim edildiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı tespitinin yapıldığını, malların hiçbir zaman müvekkil şirkete teslim edilmediği hususu, bilirkişi raporu ile de sabit olmasına karşın davanın kabulüne karar verilmesinin, yerel mahkeme tarafından verilen kararı usul ve yasaya aykırı hale getirdiğini, Davacı tarafça, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinde, faturaya konu malların teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin bilirkişiye e-mail olarak gönderildiğini, ancak bilirkişinin rapora yazmadığını,

sevk irsaliyelerinin yeniden dosyaya sunulduğunu beyan ettiğini, Davacı tarafça sunulan irsaliyelerin, taraflar arasındaki önceki tarihli başkaca faturalara ilişkin olduğunu, çekin avans ödemesi olarak verildiği fatura içeriğindeki malların müvekkil şirkete teslim edildiğini gösteren herhangi bir sevk irsaliyesi sunulmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki konusunda bir ihtilaf bulunmadığını, ancak taraflar arasındaki son ticari ilişkinin, 31.12.2019 tarih ve ...

Seri A numaralı faturadan kaynaklanmakta olduğunu, davacı tarafça sunulan sevk irsaliyeleri incelendiğinde bu faturaya ilişkin malların teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi bulunmadığının görüleceğini, dolayısıyla davacı tarafın dava konusu olan bu faturaya ilişkin malların müvekkil şirkete teslim edildiğini ispatlayamadığını, bu faturaya ilişkin sevk irsaliyesi sunamadığını, diğer ticari ilişkiye dair irsaliyeler sunulmuşken, söz konusu faturaya ilişkin irsaliyenin sunulamamasının başlı başına malların müvekkil şirkete teslim edilmediğinin göstergesi olduğunu,

Fatura düzenlenmiş olmasının tek başına malların teslim edildiğinin göstergesi olamayacağının Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile de sabit olduğunu, bu kararlardan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2015/400 E. 2015/16681 K. ve 10.12.2015 T. Kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 2015/1872 E. 2016/614 K. ve 09.02.2016 T. Kararı, İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi, 2017/1562 E. 2018/1410 K. ve 25.10.2018 T.

Kararının emsal teşkil ettiğini, Davacı tarafça, malların teslimine ilişkin herhangi bir somut delil sunulamamışken, yerleşik Yargıtay uygulamaları da göz önüne alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken; davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş olmasının kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını zorunlu kıldığını, işbu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yasa ve hakkaniyete aykırı kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Davalı müvekkil şirket aleyhine asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu,

davanın reddi ile davacının haksız icra takibi başlatmış olması nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Müvekkil şirket tarafından davacı şirket ile aralarında ticari ilişki gereği kendisine teslim edeceği düşünülen ancak hiçbir zaman teslim edilmeyen ürünlere karşılık önceden avans ödemesi olarak takibe konu çekin verildiğini, Söz konusu mallar hiçbir zaman müvekkil şirkete teslim edilmediğinden,

avans olarak verilen çekin yukarıda da belirtildiği üzere bedelsiz kaldığını, işbu nedenle davacı tarafından başlatılan haksız icra takibine itiraz edildiğini, icra takibinin haksız olduğu ortada iken yapılan itirazın kötü niyet taşımadığını, Tüm bunlara karşın, yerel Mahkeme tarafından "Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verildiğini, İşbu kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle haksız olup, istinaf incelemesi sonucunda ortadan kaldırılması gerektiğini,

haksız şekilde başlatılan icra takibine itiraz edilmesinde herhangi bir kötü niyet bulunmadığından müvekkil şirket aleyhine değil; haksız icra takibi başlatan davacı taraf aleyhine asıl alacağın %20' si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Sonuç itibariyle, Yerel Mahkeme kararının hukuka, hakkaniyete ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğundan ortadan kaldırılarak davanın reddine ve yargılama sürecinde herhangi bir kaybı yaşanmaması adına tehr-i icra taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla.

Açıkanan ve re'sen değerlendirilecek hususlar kapsamında fazlaya ilişkin hakları ve alacakları saklı kalmak kaydı ile; - İstinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, - İstinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, - Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilen faturalara konu ürünlerin bakiye bedelinin ödenmediği iddiası ile zorunlu unsurları eksik olması sebebiyle kambiyo vasfında olmayan çeke dayalı olarak alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili, davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilen faturalara konu ürünlerin bakiye bedeli için davalı tarafından çek verildiğini ve çek bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, dava ve icra takibine konu çekin davacıya avans çeki olarak verildiğini, ancak davacı tarafından düzenlenen 31/12/2019 tarihli 25.575,80 TL bedelli faturadaki ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Somut uyuşmazlıkta. Küçükçekmece (Kapatılan) ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ve dava dışı keşideci aleyhine ... A.Ş. Girne Şubesine ait 17/04/2020 keşide tarihli, 33.970,00 TL bedelli, keşidecinin ..., lehtarın davalı şirket, lehtardan sonra ilk cirantanın davacı olduğu çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi yoluyla icra takibi başlatılmış ve davalı borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine takip durmuştur.

İcra takibine dayanak belge olarak gösterilen çekte TTK'nın 780. maddesi uyarınca zorunlu unsur olan keşide yeri bulunmaması sebebiyle TTK'nın 781/1 maddesi uyarınca söz konusu belge çek vasfında değildir. Bu sebeple davacının kambiyo senetlerine ilişkin hükümlere dayalı olarak talepte bulunması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki temel ilişki bulunması ve ispatlaması halinde bu ilişkiye dayalı olarak talepte bulunabilecektir.

Nitekim davacı da söz konusu dayanak belgeye dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatmış ve taraflar arasındaki faturalara konu ürünlerin satış sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunmuştur. Bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunduğu ve alacaklı olduğu hususlarında ispat yükü davacı üzerindedir.

Taraflar arasında faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilmesine ilişkin satış sözleşmesi ve açık cari hesap ilişkisi olduğu hususu davalının da kabulündedir. Tarafların defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından düzenlenen tüm faturalar ve davalının ürünlerin teslim edilmediğini belirttiği 31/12/2019 tarihli 25.575,80 TL bedelli fatura davalının defterlerine kaydedilmiştir.

Davalı davacı tarafından düzenlenen faturaları defterlerine kaydetmekle faturalara konu ürünlerin kendisine teslim edildiğini karine olarak kabul etmiştir. Ancak davalı söz konusu adi karinenin aksini yani ürünlerin teslim edilmediğini ve bakiye cari hesap borcunu ödediğini yazılı ve kesin deliller ile ispat eder geçerli bir delil dosyaya sunmamıştır.

Davacı tarafından alacaklı olduğu hususu tarafların birbirlerini teyit eden defter ve kayıtları ile ispat edildiğinden Mahkemece davacı alacağının hüküm altına alınması ve alacak fatura ile likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Ancak Mahkemece icra takibine dayanak belgenin zorunlu unsurları taşımaması sebebiyle çek vasfında olmadığı hususu gözetilmeksizin kambiyo senetlerinden çeke ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılması yerinde olmamış ise de sonuca etkisi olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı sonucu itibariyle doğru olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 2.320,50 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 580,12 TL (59,30TL+520,82TL) harcın mahsubu ile bakiye 1.740,38TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/71, K. 2024/845, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/71
Karar No
2024/845
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/71 K.2024/296
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/72 K.2024/394
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/72 K.2024/813
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/74 K.2024/600
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/74 K.2024/338
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/74 K.2024/439

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.