KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/941 Esas
- Karar no
- 2024/2051 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2021
- Numarası
- 2016/453esas- 2021/719 karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
3.354 kelime·17 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 2013 yılı Ağustos ayında Rusya Moskova şehrinde kurulu ortağı olduğu, ... firmasının, yine Rusya'da kurulu olan ... adlı firmadan ... elektrik sistemleri montaj işini toplam 267.000.000 Ruble karşılığında aldığını, %10 oranında avans teminat mektubu, %10 oranında garanti teminat mektubu verme zorunluğu ... firmasının yükümlülüğünde olarak anlaşıldığını, bunun üzerine ... firmasının toplamda 52.000.000 Rublelik teminat mektubu verdiğini, bu esnada bu firmanın çeşitli bankalar ile görüşmeler yaptığını,
bunlardan davalı bankanın teminat mektuplarını yatıracak olan avans miktarının %35 lik kısmına blokaj koyarak bu mektupları... firmasına vermeyi kabul ettiğini, bu tarihten sonra müvekkilinin ortağı olduğu ... firması yükümlülüğündeki işleri yapmaya devam ettiğini, 2015 senesinin ocak ayında işvereni ile işin devamı için anlaşamadığını, ve işi %80 mertebesinde iken bıraktığını, işi bırakma esnasında da altında çalıştırdığı taşeron firmalara işi birlikte bırakma şartını sözlü olarak belirtiğini işin bırakılmasından sonra teminat mektuplarının iadesinin gerçekleştiğini,
daha sonra ... grubunun bünyesinde bulunan ... yine Moskova da yapımını üstlendiği ... projesine ait elektrik montaj işlerini davacının ortağı olduğu ...firması ile yapmak istediğini, bu işin yapım şartı olarak ... firmasının sadece %30 oranında teminat vermesi şartının konulduğunu, davalı banka tarafından ... firmasına bu sözleşme için yatırılacak avansın %30 kısmına blokaj koyarak 26.000.000 Ruble civarında avans teminat mektubu verdiğini, işin yapımı esnasında ... firması bir önceki projede ... firması ile yaşadığı problemleri tekrar yaşamaya başladığını ve 2015 ağustos ayı içinde ... firması,
gerekse ... firması beraber çalışamayacaklarına karar verildiğini ve ... sözleşme şartlarına uymayan bir şekilde acele olarak kendisinde bulunan avans teminat mektubunu çözdüğünü bu esnada davalı bankanın teminat senedine ait ödemeyi yaptığını, ... firmasının blokajı dışında kalan toplam 19.000.000 Ruble miktara vadesi 31/12/2015 tarihinde 4.000.000 Ruble, 15/20/2015 tarihleri arasında 15.000.000 ruble olmak üzere toplam 19.000.000 Ruble kredi açtığını, müvekkili davacının davalı bankanın... no ile takip yaptığı 07/12/2015 vade tarihli 320.000 USD borcu olmadığını,
müvekkili davacının ortağı olduğu ... firmasının davalı banka nın 31/12/2015 tarihli 4.000.000 Ruble ve 2015 nisan tarihli 15.000.000 Ruble vadeli kredi sözleşmesi ile kayıt altına alınan kredi borcuna kefil olma dışında davalı bankaya başkaca borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı bankadan 320.000 USD bedelli bir kredi kullanmadığı gibi davalıya 07/12/2015 vade tarihli bir borcunun da bulunmadığını, davaya konu senedin düzenleme tarihinde davacının Rusya da dahi bulunmadığını beyan ederek müvekkilinin davalı ...
Ltd Şti ne 938.525,81 TL borcu olmadığının tespitine, ... nolu dosyası ile davalı tarafça icra yolu ile müvekkilinden tahsil edilen 1.370 TL bedelin istirdatı ile ilgili bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili bankanın Rusya Federasyonunda mukim ve aynı devletin... vergi scil numarasına kayıtlı ... firması arasında ortağı ... ve diğer ortaklar ... ve ...'ın kefaletiyle kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu kredi sözleşmeleri ve sözleşmelerdeki şahsi teminata istinaden firmaya ihtiyaç kredisi ve teminat mektubu kredisi açılıp kullandırıldığını, ... firmasına 03/09/2015 tarihinde imzalanan ... nolu kredi sözleşmesine istinaden 10.000.000,00 Ruble kredi kullandırıldığını, sözkonusu kredinin tamamının muhtelif tarihlerde firma hesabına virman yapıldığını, firma bu tutarlara fatura ödemelerinde kullandığını,
bu aşamada ... firmasının talebi üzerine lehtarı ... firması olan 27/05/2015 tarihli 26.351.362,00 Ruble bedelli teminat mektubu düzenleyerek ... firmasına verdiğini, söz konusu teminat mektubunun muhatabı ... firmasının müvekkil bankaya gönderdiği ... ile teminat mektubunun nakte çevrilmesi talebi gönderdiğini, müvekkili banka nezdindeki .... firmasına ait kredi hesabına bu tazmin bedelini ödeyecek tutar olması nedeni ile anılan tutarın ... firmasına borç olarak kayıt edildiğini,
kredi borçlusu ... firmasının kullandığı 3 krediden ... nolu kredi borcuna mahsuben 15/10/2015 tarihinde 1.930.000,00 Ruble 16/10/2015 tarihinde 1.070.000,00 Ruble ödeme yaptığını, diğer yandan yine kredi borçlusu ... firması tarafından 200 nolu kredi borcuna mahsuben 16/10/2015 tarihinde 70.000,00 Ruble 19/10/2015 tarihinde 5.280.000,00 Ruble ödeme yaparak 200 nolu kredi borcunu tümüyle ödediğini, ... nolu kredi borcuna mahsuben bir kısım ödeme yapılmış olup 19/10/2015 tarihi itibariyle 11.881.776,69 Ruble ana borç bakiyesi kaldığını, aynı tarihte ... nolu kredinin anapara borç bakiyesinin 7.000.000,00 Ruble olduğunu,
Rusya merkez bankasının bu tarihli kurlarına göre bu tutarın USD karşılığının 115.858,13 USD olduğunu ,... nolu krediden dolayı ana para faiz komusyon tutarının 13.524.634,42 Ruble olduğunu, bu tutarın USD karşılığının 202.982,67 USD olduğunu, 26/04/2016 tarihi itibarı ile iş bu kredi borcundan dolayı müvekkili bankanın USD cinsinden toplam alacağının 318.840,81 USD olduğunu, müvekkili banka tarafından davacı ... ve diğer müteselsil kefiller hakkında bakiye alacak üzerinden yasal takip başlattıklarını, dava konusu senedin ihdas amacının da davacının müteselsil kefaletinden kaynaklanan borç olduğunu, söz konusu senedin vadesinde ödenmediğini,
takibin başladığı anda senet aslı icra kasasına teslim edildiğini yapılan icra takibi tüm borçlular yönünden itirazsız kesinleştiğini, davaya konu senette aval verenler borcu kabul edip kısmi ödeme yapmış olmaları gerçeği karşısında davacının ortada gerçek bir alacak bulunmadığı yönündeki iddiasının herhangi bir dayanağı bulunmadığını beyan ederek haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun davanın öncelikle usul yönünden reddine, davanın esasına girilmesi halinde ise aynı nedenle davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine,
davacının %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 21/10/2021 tarih ve 2016/453 Esas - 2021/719 Karar sayılı kararında;"Dava, ... sayılı icra dosyasının dayanağı 03/09/2015 keşide, 07/12/2015 vadeli 320.000,00 USD bedelli borç bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı nedenine dayalı menfi tespit davasıdır.Davalı ...
LTD.ŞTİ tarafından keşidecisi ..., lehtarı ....ŞTİ, düzenleme tarihi 03/09/2015, ödeme tarihi 07/12/2015, müşterek borçlusu ve mütesesil kefilleri... ve ... olan senet ile; senedin keşidecisi ve avalistleri aleyhine .... sayılı dosyasından 05.01.2016 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.Davalı vekili davaya konu senedin ihdas amacının davacı ...' in 2015 tarihli kredi sözleşmesine müteselsil kefaletinden kaynaklanan borçları olduğunu açıklamıştır.Davacı vekili, davacının ortağı olduğu “....” firmasının davalı ...
Ltd.
Şti.’ne 31.12.2015 tarihli 4.000.000 Ruble ve 2015 Nisan tarihli 15.000.000 Ruble vadeli kredi sözleşmesi ile kayıt altına alınmış kredi borcuna kefil olma dışında davalı bankaya başkaca bir borcu bulunmadığını, davalı bankadan 320.000 USD bedelli bir kredi kullanmadığı gibi davalı bankaya 07.12.2015 vade tarihli bir borcuda bulunmadığını, senedin ... firmasının 2013 yılında .... adlı firmadan aldığı ilk işe ilişkin olarak davalı bankadan aldıkları ilk teminat mektubuna karşılık olarak 2013 yılında verilen senet olduğunu,
davalı bankanın başka bir kredi ilişkisi için 2013 yılında verilen senedin düzenleme ve vade tarihlerini kendisi yazarak kötüniyetli ve yasa dışı olarak kullandığını, senedin üzerindeki yazıların davacıya ait olmadığını açıklamıştır.Bu kapsamda öncelikli uyuşmazlık senedin ihdas amacı ve ispat yüküne ilişkindir.
Davalı taraf senedin ihdas amacının 2015 yılında kullanılan kredi olduğunu ileri sürmüş, davacı taraf ise buna karşılık olarak senedin 2013 yılında başka bir kredi ilişkisi nedeniyle verilen ilk teminat mektubuna karşılık düzenlendiğini savunmuştur.Davacı taraf senedin içeriğinin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, 2013 yılında kullanılan krediye ilişkin olarak düzenlendiğine ilişkin iddiasını yazılı delille ispatla yükümlüdür.
Ancak davacı iddialarını ispatlar yazılı bir delil sunamadığından senedin ihdas amacına ve içeriğinin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. Davacı senedin üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de, imzaya itiraz bulunmadığından ve senetteki yazıların davacı/keşideci el ürünü olması senedin zorunlu unsurlarının düzenlendiği TTK md. 776 da sayılmadığından bu yönde yapılmamıştır.
Yine bu nedenle senedin düzenleme tarihinde davacının Rusya da bulunup bulunmadığı incelenmemiştir. Kaldı ki dosyada mevcut senet metni üzerinde senedin düzenleme yerinin Rusya olduğuna ilişkin bir ibare de bulunmamaktadır.
TTK md. 777/4 uyarınca düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.Somut olayda keşidecinin adının yanında yazılı yer İstanbul' dur.Davalı bankanın senedin ihdas nedenine ilişkin açıklamaları uyarınca davacının 2015 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca bankanın alacağının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla kredi sözleşmeleri incelenmiştir.Davalı ... Ltd.
Şti ile dava dışı ... arasında 16.08.2013 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye istinaden 03.09.2015 tarihinde 10.000.0000. Ruble bedelli, 13.10.2015 tarihinde 14.000.0000.
Ruble bedelli kredi sözleşmeleri imzalanmıştır.Davacı ... kredi sözleşmesini 24.000.000,00 Ruble limitle kefil sıfatıyla imzalamıştır.Davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler, davalı bankaca dosyaya sunulan genel kredi sözleşmeleri asılları ve tercümeleri, kefalet sözleşmeleri asılları ve tercümeleri, kredi kullandırma belgeleri asılları ve tercümeleri, kredi kullanım protokolleri, teminat mektubu kullanma sözleşmeleri, teminat mektubu teslim akdi, davacıya keşide edilen ihtarname, teminat mektubu tazmin talebi, hesap hareketleri, tazmin talebinin karşılanması için kredi talep yazısı,
faiz tahakkuk detayı ve kredi alacağının dayanağı diğer tüm belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan inceleme ile;-Davalı ... Ltd. Şti' nin Rusya Federasyonunda mukim bir Rus Bankası olduğu,-Rusya Federasyonunda mukim ... firmasının ortaklarının davacı ..., ... ve ... olduğu,-Dava dışı Rusya'da mukim .... Firması ortaklarının Rusya'da mukim davalı ... Ltd.
Şti başvurarak kredi kullanma talebinde bulundukları,-... firmasının kredi kullanma talebi davalı banka tarafından şirket ortakları ..., ... ve ...' dan şahsi teminat( kefaletleri) alınmak kaydıyla kabul edildiği, böylece ... firması lehine ..., ... ve ...'ın müteselsil kefaletleriyle kredi sözleşmelerine istinaden firmaya ihtiyaç kredisi ve teminat mektubu kredilerinin açılmış ve kullandırılmış olduğu,Tespit edilmiştir.... firması tarafından kredi borçlusu sıfatıyla, ... nolu kredi anlaşmasının 3.4. m.: Kredi faizleri,
kredi alım belgesinde belirlenen plana göre yıllık % 18 oranında ödenir hükmünü havidir.(Akdi faiz) Sözkonusu hiiküm diğer sözleşmelerde de bulunmaktadır.Yine aynı sözleşmenin 8.2. m. sinde ödenmeyen kredi alacağına günlük %0,2 (yıllık: %73) gecikme faizi uygulanacağı kararlaştırışmış ise de alacaklı bankaca alacak miktarı hesaplanırken sözleşmede öngörülen %18 akdi faiz uygulanmıştır.Dava dışı ... firmasına 03.09.2015 tarihinde imzalanan ... nolu kredi sözleşmesine istinaden ... referans nolu ve 03.09.2015 tarihli 10.000.000 Ruble kredi kullandırılmış ve firma hesabına virman yapılmıştır.... firmasının talebi üzerine muhatabı Rusya
Federasyonunda mukim .... lehdarı ... firması olan 037/050/G15 sayılı 27 Mayıs 2015 tarihli 26.351.362 Ruble bedelli teminat mektubu tanzim edilerek lehdar ... firmasına verilmiştir. Bu nedenle; söz konusu teminat mektubunun muhatabı ....'nin ...
Bank ... aracılığı ile davalı bankaya göndermiş olduğu 06.10.2015 tarihli ... mesajı ile teminat mektubunun nakde çevrilmesi (nakden tazmini) talep edilmiştir.Talep üzerine tazmin tutarı davalı bankaca ödenerek ... firmasının kredi hesaplarına;... referans nolu ve 13.10.2015 tarihli 14.000.000 Ruble,
... referans nolu ve 13.10.2015 tarihli 5.350.000 Ruble,Borç olarak kaydedilmiştir.Yukarıda yer verilen açıklamalar ve yapılan bilirkişi incelemesi ile takibe konu senedin ihdas amacı ...'in kredi sözleşmelerindeki müteselsil kefaletinden kaynaklanan borçları olduğu kabul edilmiştir.Davaya konu senette aval verenler konumunda olan diğer senet borçluları ... ve ... aleyhlerine yapılan icra takibi sonunda yaptıkları sulh teklifi davalı bankaca kabul edilmiş, davalı banka ile borçlular arasında 26.01.2018 tarihli uyuşmazlıkların çözülmesine dair sulh protokolü imzalanmış,
sözkonusu protokol gereği 29.01.2018 tarihinde alacağa mahsuben 50.000 USD + 50.000 USD olmak üzere toplam 100.000 USD yatırılmış, sözkonusu tutarlar icra dosyasına bildirilerek harçları ödenmiştir.Bu aşamadan sonra davalı bankaca takip borçlulan aleyhine ... sayılı dosyasından yapılan icra takip işlemleri borçlu ... hakkındaki takip işlemlerinin devam etmesi kayıt ve şartıyla sonlandırmıştır.Davalı bankaca davacı aleyhine .... sayılı dosyasından yapılan icra takibinde gönderilen Haciz ihbarnameleri sonucu 1.370 TL tahsil edilmiştir.İcra dosyasında yapılan tahsilatlar dosya kapak hesabında gözetileceğinden hükümde dikkate alınmamıştır.
Bilirkişi incelemesi ile 7.849,33 TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmıştır. Takip talebinde ise daha azı olan 7.741,81 TL talep edilmiştir.Bu kapsamda, yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının davacıdan takip tarihi itibariyle 928.000,00 TL asıl alacak, 7.741,81 TL avans faizi, 2.784,00 TL komisyon alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı taraf alacağın ödendiğini gösterir kesin delil sunamadığından davanın ve davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE,Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/453 Esas, 2021/729 Karar Sayılı, 21.10.2021 tarihli ilamında.
Davacı taraf senedin içeriğinin anlaşmaya aykırı. doldurulduğunu, 2013 yılında kullanılan krediye ilişkin olarak düzenlendiğine ilişkin iddiasını yazılı delille ispatla yükümlü olduğu, ancak davacının iddialarını ispatlar yazılı bir delil sunamadığından senedin ihdas amacına ve içeriğinin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddiaları yerinde görülmediği,
davacı senedin üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de, imzaya itiraz bulunmadığından ve senetteki yazıların davacı/keşideci el ürünü olması senedin zorunlu unsurlarının düzenlendiği TIK md. 776 da sayılmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı ve yine bu nedenle senedin düzenleme tarihinde davacının Rusya da bulunup bulunmadığı incelenmediği,
davalı bankaca takip borçlulan aleyhine ... sayılı dosyasında Davacı taraf alacağın ödendiğini gösterir kesin delil sunamadığından davanın ve davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiğini, Davalı bankaca takip borçlulan aleyhine ... sayılı dosyasında davacı tarafın alacağın ödendiğini gösterir kesin delil sunamadığından davanın ve davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiğini, Ancak ilgili kararın;
fiili duruma, dosya içeriğine, usule, yasaya ve uygulamaya aykırı olup bu sebeple de ve bozulmaya muhtaç bir karar olduğunu,İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/453 ESAS, 2021/729 karar sayılı kararında hayati hususlar göz ardı edilerek hazırlanmış 22.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ve mahkemenin 10.06.2021 tarihli celsesinde verdiği ara karar göz ardı edilerek hazırlanmış 16.07.2021 tarihli bilirkişi ek raporu gerekçe yapılarak verilmiş bir karar olup bu sebeple bozulması gerektiğini,
22.03.2021 tarihli bilirkişi raporu davalı tarafın da cevap dilekçesinde ayrıntılarıyla belirttiği üzere 03.09.2015 tarihli ... nolu krediden ötürü 7.719,569 Ruble ve 13.10.2015 tarihli 201 nolu krediden ötürü 13.524,634 Ruble kredi borcu dışında bir borcu bulunmadığını tespit ettikten sonra nasıl bu sonuca ulaştığını anlamadıkları bir şekilde davaya konu senedin ihdas amacının davacının kredi sözleşmelerinde ki müteselsil kefaletinden kaynaklanan borçlar olduğu sonucuna ulaştığını;
raporda davalı bankaya kredi borcu dışında bir borcunun olmadığının tespitinden sonra hangi belgeye dayanarak böyle bir sonuca ulaştığının açıklanmadığını,Davacının davalı bankaya senede dayalı bir borcu olup olmadığının tespiti için davalı bankanın ticari defterlerini inceleyip senedin ihdas amacı sebebi hususunda sonuca varması gerekirken böyle bir defter incelemesi yapmadan senedin ihdas amacını tespit edilmiş olmasının hukuki mantığı olmadığını,16.07.2021 tarihli bilirkişi Ek raporunun 10.06.2021 tarihli celsede vermiş olduğu ara karar uyarınca taraflarının iddia,
savunma ve taleplerini karşılamaktan uzak bir rapor olmasına rağmen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ilgili ek raporu kendisine dayanak yaptığını,Davalı bankanın ticari defterlerini dahi incelemeden hazırlanmış 22.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 16.07.2021 tarihli ek bilirkişi raporu dikkate alınarak ve bu raporlar gerekçe yapılarak İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/453 Esas, 2021/729 Karar Sayılı, 21.10.2021 tarihli ilamının kaldırılması bozulması gerektiğini,Mahkemenin HMK'nun ispat yüküne ilişkin hükümlerini yanlış değerlendirerek karar verdiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi;
dava konusu senedin ihdas amacı ve ispat yüküne ilişkin meselede davacı taraf senedin içeriğinin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, 2013 yılında kullanılan krediye ilişkin olarak düzenlendiğine ilişkin iddiasını yazılı delille ispatla yükümlüdür gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini,Dava dilekçelerinde tanık deliline dayanmamıza ve dava konusu senedin 2013 senesinde davalı bankanın Moskova'da banka şubesinde, davalı banka tarafından hazırlanıp, davacıya imzalatıldığına ve davacının bu senedi ... projesi için verdiğine tanık olan ...'un dinlenmesi taleplerinin mahkemece reddedildiğini,
Kurumsal bir kimliğe sahip olması şart olan davalı bankanın ilgili senedin 2015 yılında çekilen krediye ilişkin olarak alındığının davalı bankaya sorulması gerekirken mahkemenin bu yükü taraflarına yükleyerek ve bu iddiamızı ispata yarayacak tanıklarını dinlemeyerek hukuka ve yasaya aykırı kararını verdiğini, Mahkemenin kararında maddi hata yaptığını;
davaya konu senette aval verenler konumunda olan diğer senet borçluları... ve ...'ın aleyhlerine yapılan icra takibi sonunda davalı banka ile sulh yoluna gittiğini ve 26.01.2018 tarihli uyuşmazlıkların çözülmesine dair sulh protokolü imzalandığını, söz konusu protokol gereği 29.01.2018 tarihinde alacağa mahsuben 50.000 USD * 50.000 USD olmak üzere toplam 100.000 USD yatırıldığını,
sözkonusu tutarlar icra dosyasına bildirilerek harçların ödendiğini,Bu aşamadan sonra davalı bankaca takip borçlular aleyhine ... sayılı dosyasından yapılan icra takip işlemleri borçlu ... hakkındaki takip işlemlerinin devam etmesi kayıt ve şartıyla sonlandırdığını,Ancak davalı bankaca borçlular aleyhine ... sayılı dosyasından yapılan icra takibinde mübrez borçtan düşürülmesine karar verilmeyerek maddi hata yapıldığını,
Hüküm kurmaya elverişli olmayan 22/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna ve 16/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna ve yukarıda yazılı gerekçelere dayalı ve maddi hata içeren ilam hukuka ve yasaya aykırı olup İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilgili ilamının kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, arz ve izah olunan ve dairemizce resen nazara alınacak sair sebepler çerçevesinde 21/10/2021 tarihli ilamın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak müvekkili lehine yeniden hüküm kurulmasına, ücreti vekalet ve yargılama masraflarının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davalı tarafından davacı aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacı tarafından davalıya ödenen bedelinin istirdadına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında, davacının ortağı olduğu dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı arasında 16/08/2013 tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığına ve söz konusu kredi sözleşmesine davacının 24.000.000,00 Ruble limitle kefil olduğuna, kredi sözleşmesi kapsamında davacının dava dışı şirkete üç adet kredi kullandırıldığına, bu kredilerden birinin tamamen kapatıldığına, diğer kullandırılan ... ve ... nolu kredilere ilişkin borcun kapanmadığına,
dava ve icra takibine konu bononun davacı tarafından imzalandığına dair taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf; dava ve icra takibine konu bononun düzenleme ve vade tarihlerinin davacının iradesi hilafına davalı tarafından sonradan doldurulup doldurulmadığı, bononun davacı tarafından davalıya kredi sözleşmesine kefaletinin teminatı olarak verilip verilmediği hususundadır.Davacı tarafından dava ve icra takibi dayanağı olan 03.09.2015 düzenleme, 07.12.2015 vade tarihli,
320.000 USD bedelli bononun .... firmasının 2013 yılında ... adlı firmadan aldığı ilk işe ilişkin olarak davalı bankadan aldıkları ilk teminat mektubuna karşılık olarak 2013 yılında verilmiş bir senet olduğunu ve söz konusu kredinin ödendiğini, ancak senedin iade edilmediğini, senedin borçlularının ad ve soyadları ile imzaları hariç olmak üzere başta düzenleme ve vade tarihlerinde ki yazıların ve senet üzerindeki diğer tüm yazıların davacıya yahut diğer senet borçlularına ait olmadığını, davalının iddia ettiği gibi söz konusu senedin davalının belirttiği kredilerin teminatı olarak verilmediğini,
senedin düzenleme tarihinde davacının Rusya'da olmadığını, taraflar arasında belirtilen kredilerin kefili olmak dışında herhangi bir alacak borç ilişkisi olmadığını, bu sebeple dava ve icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde iddia edilen bu sebepler ve Mahkemece davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bononun ihdas amacının tespit edilmemesi, ispat yükü davalı üzerinde olmasına rağmen davacıya yüklenmesi, senedin 2013 yılında davalıya verildiğine ilişkin tanığının dinlenilmemesi,
senedin diğer borçluları tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmemesi sebebiyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili, dava ve icra takibine konu bononun davacı ve kredi sözleşmesinin diğer dava dışı kefilleri tarafından söz konusu kredi borçlarının teminatı olarak verildiğini, icra takip dosyasında diğer kefiller tarafından sulh sözleşmesi kapsamında ödeme yapıldığı ve takip dosyasının sadece davacı aleyhine devam ettiğini, kredi sözleşmesinden kaynaklı borçların ödenmediğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dava dilekçesi, beyan dilekçeleri, itiraz dilekçelerinde ileri sürülmüş, bilirkişi kök ve ek raporu ve Mahkemece gerekçeli kararda tek tek değerlendirilmiştir.
Davalı banka tarafından dava ve icra takibine konu bononun 2015 yılında kullandırılan kredilere ilişkin davacının ve diğer kefillerin kefalet borcunun teminatı olarak verildiğinin kabul edildiği, dava dışı borçluya kullandırılan kredi tarihi ile dava konusu bononun keşide tarihinin aynı olduğu dikkate alındığında dava konusu bononun 2015 yılında kullandırılan kredilere ilişkin verildiğinin kabulü gerektiği,
davacı tarafından dava konusu bononun davalı tarafından kullandırılan ve ödenen 2013 yılındaki kredi borcunun teminatı için verildiği iddia edilmiş ise de netice de teminat için verildiğinin kabul edildiği ve bononun teminat olarak verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından dava konusu bononun 2013 yılında düzenlendiği ve o dönem kullandırılan krediye ilişkin verildiği,
bonodaki borçluların ad ve soyadları ile imzaları hariç olmak üzere başta düzenleme ve vade tarihlerinde ki yazıların ve senet üzerindeki diğer tüm yazıların davacıya yahut diğer senet borçlularına ait olmadığına ilişkin iddiasının HMK'nın 201 maddesi uyarınca tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davacı tarafından söz konusu iddiasına ilişkin geçerli kesin ve yazılı delil sunulmadığı,
kaldı ki söz konusu senede ilişkin diğer borçlular tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakla Mahkemece tanık dinletilmesi talebinin reddine ve söz konusu iddianın ispat edilmediğine ilişkin kabulü ve senedin ihdas sebebine ilişkin tekrardan bilirkişi incelemesi yaptırılmasının sonuca etkisi olmadığından yaptırılmaması isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekili tarafından senedin avalistleri olan diğer kefiller tarafından ödenen bedelin Mahkemece mahsup edilmediği iddia edilmiş ise de,
söz konusu ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı ve menfi tespit davasında davacının borçlu olmadığı miktarın dava tarihi itibariyle belirleneceği dikkate alındığında davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/941, K. 2024/2051, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama