İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1564 K.2026/759

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/1564Karar2026/759Tarih16 Nisan 2026Okuma6 dk · 1.231 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Nisan 2026
Dosya no
2023/1564 Esas
Karar no
2026/759 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/138 Esas- 2023/280 Karar
Tarih
16/03/2023
Dava
Ticari Şirket
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.231 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin, davalı şirkette şirket müdürü olarak çalışmakta iken ".... Noterliği'nin 20.02.2012 tarih ve .... sayılı Limited Şirket Hisse Devri Senedi" ile şirket ortaklarından ...’a ait hisselerin tamamını devraldığını, müvekkilinin hisse devrinin gerçekleştiği tarihten itibaren, hem şirket ortağı olarak hem de şirketi temsile yetkili müdür olarak görev yaptığını, müvekkilinin şirketteki hissesi resmiyette her ne kadar %1 olarak görülmekte ise de aslen şirketteki ortaklık (hisse) payının %25 olduğunu beyanla müvekkilinin davalı şirketteki ortaklık payının %25 olduğunun tespiti ile müvekkili adına tesciline, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ve ...'nin davalı olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zorunlu arabuluculuk müessesi yerine getirilmeksizin işbu davanın açıldığını, davacının sembolik olarak %1 oranında hisse payına sahip olduğunu, imzasını kullanması karşılığında ücret yerine net kardan %25 oranında pay teklifinde bulunulduğunu, müdürlük görevine binaen yönetim payı olarak % 15 oranında net kardan ödeme yapıldığını, müdürü ve sembolik olarak hissedarı olduğu şirketin içini boşalttıktan sonra personel ve müşterilerini paravan şirkete transfer ettiğini, ....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/454 E. Sayılı dosyası ile ikame edilen davada dinlenen tanıkların hisse oranı ile ilgili bilgi sahibi olmadıklarını, beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, davacının tüm hak edişlerini aldığını, zor durumda olmadığını, herkesten çok kar payı aldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; davanın, davacı ...’ın davalı ... ......

Şti.’deki ortaklık payının %25 olduğunun tespiti ile tescili taleplerinden ibaret olduğu, 18/07/2022 tarihli bilirkişi raporunun bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alındığı, davalı şirketin 22.08.1997 tarihinde tescil edilerek kurulmuş olduğu, şirket sermayesinin 1.150.000,00 TL olduğu, davacı ...’ın şirkette 11.500,00 TL karşılık %1 hissesinin mevcut olduğu, ispat kuralları uyarınca davacının iddiasını ispat ile yükümlü olduğu,

davacının, imzaları noterce onaylanmış yazılı bir pay devriyle dava konusu payların kendisine devredildiğini ve bu devir keyfiyetinin genel kurul tarafından onaylandığını geçerli delillerle ispat etmesi gerekli olup, davacı tarafından bu hususlara ilişkin olarak bir delil sunulmadığı, fiili olarak ortaklığın tespiti talebi bakımından, devir, nakil, şirketin kendi paylarını iktisabı ve cebri icra yoluyla da kazandığına ilişkin bir delil olmadığı, %1'lik hissesine gümrük mevzuatına uygun olarak hak kazandığı,

payın devredebileceğine ilişkin olarak yazılı şekilde ve Noter onayının bulunması gerektiği, limited şirketlerde esas sermaye payının devredilebilir olması, ortaklık sıfatının devren kazanılması anlamına gelmemekte olup esas sermaye payının hukuki işlem ile devredilebilmesinin TTK'nın ilgili hükümleri gereği yazılı şekil şartlarına tabi tutulduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; dosya kapsamındaki taleplerinin Yerel mahkemece yanlış yorumlandığı ve kanuna uygun bir değerlendirme yapılmadığı, davanın pay sahipliğinin tespiti olduğu, Yerel mahkemenin ise davayı, sadece pay devrinin tescili talebi şeklinde yorumladığı, kararda özellikle ispat hukuku açısından dile getirilen görüşlerin hukuki geçerliliğinin olmadığı,

pay sahipliğinin tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebileceği, Mahkemece, ortaklıktan çıkma talebi ile açılan davada dinlenen tanıkların, davacının gerçekteki hissesinin %25 olduğuna dair beyanlarının ve yine davalı şirket ortakları ile yapılan yazışmalar ile dönülen sözleşmelerin nazara alınmadığı, bu yazışmalarda davacının %25 hisse sahibi olduğunun davalılarca kabul edildiği, Mahkemece her ne kadar iddianın ispatı bakımından yazılı bir devir sözleşmesi veya delil aranmış ise de, böyle olması halinde zaten dava açılmayacağı, alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığı,

şirketin 2020-2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmediği, daha önceki yıllarda kar payı dağıtılmamışken müvekkilinin müdürlük görevinden ayrılması ve ortalıktan çıkma davası açıktan sonra kar payı dağıtıldığını, bilirkişi heyetince Mahkemece işaret edilen tüm konularda inceleme yapılmadığı ayrıca hukuki görüş bildirildiği ve bu sebeple raporun hükme esas alınamayacağına ilişkindir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacının, davalı şirkette %25 hisse sahibi olduğunun tespiti ve hisse oranının tescili talebine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacının, davalı şirketin hissedarlarından olan ...'den 20/02/2012 tarihinde %1 hissesini devraldığı, bu tarihten itibaren şirket ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olduğu,

ancak şirketteki hisse oranının %1 değil %25 olduğunu iddia ettiği, davalı tarafından ise, davalı gibi gümrük müşavirlerinin şirketin işlemlerinde imzasının kullanılması için şirkete %1 hisse ile ortak edildiklerinin ve bunun karşılığında kendilerine şirket karından %25 pay verildiğinin, şirketteki işleyişin hep bu şekilde olduğunun, davacının ayrıca müdür olması sebebiyle şirket kar payından kendisine %15 oranında ödeme yapıldığının, yani davacıya şirket karından %40 oranında ödeme yapıldığının ancak hissesinin %1 olduğunun savunulduğu,

davacının %1 hisse devraldığı ortak veya diğer ortaklardan başkaca hisse devraldığına dair bir resmi senet, yazılı belge sunmadığı, davalı şirket ortakları ile yapılan yazışmalarda da davacının %25 hisse sahibi olduğuna dair bir kabulün bulunmadığı, aksine hep kar payı oranından bahsedildiği, taraflarca imzalanmamış ortaklıktan ayrılmanın sonuçlarına ve rekabet yasağına dair sözleşmede, şirket karının paylaşım oranlarının gösterildiği, davacının şirkette %25 hissesinin olduğuna dair bir düzenleme olmadığı,

bu sözleşmede davacının 2016, 2017, 2018 yılının ilk yarısındaki kar payı oranının %40, 2018 yılının Haziran ayından sonrası ve 2019 yılı kar payı oranının ise %25 olarak gösterildiği, buna göre davacının bu tarihlerde şirket müdürlüğünden ayrıldığı nazara alındığında %40 oranındaki kar payının %15'inin müdürlük görevinin karşılığı, ( bu husus davacı tarafından da kabul edilmektedir) kalan %25'in ise davalı şirkete kullandırdığı yetki belgesinin karşılığı olduğunun anlaşıldığı, şirket hisse oranı ile kardan verilecek pay oranının aynı şeyler olmadığı,

davacıya şirket karından %40 oranında ödeme yapılmasının şirkette aynı oranda hissedar olduğunu ispat etmeyeceği, kaldı ki bu durumda davacının %25 değil, %40 oranında hissedar olduğunu iddia etmesi gerektiği, bu itibarla sunulan yazışma içeriklerinin ve imzasız sözleşmenin davacının iddiasını değil davalının savunmasını desteklediği, davacı tarafından İlk derece mahkemesinin 2019/454 Esas sayılı dosyası ile şirket ortaklığından çıkma talebi ile açılan davada dinlenen tanıkların;

davacının fiilen %25 ortak gibi pay aldığını, davacının yetki belgesinin davalı şirket adına kaydedildiğini, bu nedenle davacının başka bir şirkete ortak olmasının mümkün olmadığını beyan ettikleri, söz konusu beyanların tek başına davacının %25 hisse sahibi olduğunu ispat etmediği, aksine davacıya şirket karından %25 pay verildiğini gösterdiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme olmadığı, davalı şirketin 2020 ve devamında kar payı dağıtmasının ve daha önce dağıtmamış olmasının davacının iddiasını ispat edecek bir vakıa olmadığı,

bilirkişi raporunun takdiri delil olduğu ve mahkemece diğer deliller ile birlikte değerlendirileceği, sonuç olarak davacının davalı şirkette %25 hissenin olduğunu ispat edemediği ve Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1564, K. 2026/759, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1564
Karar No
2026/759
Tarih
16 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1573 K.2026/760
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1577 K.2026/714
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1579 K.2026/720
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1593 K.2026/664
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1603 K.2026/761
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1610 K.2026/585

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.