İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1751 K.2026/778

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/1751Karar2026/778Tarih16 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.262 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Nisan 2026
Dosya no
2023/1751 Esas
Karar no
2026/778 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/724 Esas- 2023/360 Karar
Tarih
09/05/2023
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.262 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında devam eden ticaret kapsamında davalıya muhtelif marka ve miktarda ürün satıldığını ve ürünlere ait faturaların davalıya gönderildiğini, davalı yanca takibe konu edilen 7 adet fatura bedelinin de müvekkilinin tüm taleplerine rağmen ödenmediğini, müvekkilinin sattığı ürünlerle ilgili olarak düzenlediği faturalarda ödeme termininin 120 gün olup, davalı yanca en geç 121.günde fatura bedellerinin ödenmesi gerektiğini,

davalı yanın aldığı ürünlerin bedellerini faturada belirtilen ödeme süresinde ödemediğini ve müvekkilinin tüm taleplerini de cevapsız bıraktığını, bu ticari ilişki kapsamında alınan ürün bedellerinin müvekkilinin tüm taleplerine rağmen davalı yanca ödenmediğini, akabinde müvekkili tarafından alacağının tahsili zımnında... Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, söz konusu takibe borçlu yanca herhangi bir borçlarının bulunmadığından bahisle itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, ayrıca alacağın tahsili zımnında başlatılan icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini iddia ederek; davalı yanın... Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeni ile %20’den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 09/05/2023 tarih ve 2021/724 Esas- 2023/360 Karar sayılı kararında; ".....HMK'nın 222. maddesi ticari defterlerin ibraz ve delil olmasını düzenlemiş olup, mahkemece, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi ile karar verilebilir. Ticari defterlerin karşılıklı olarak incelenip değerlendirilmesi esastır. HMK'nın 190. maddesi gereğince teslim vakıasının kanıtlanması yükümlülüğü davacıdadır.

Dolayısıyla ispat yükü üzerinde olmayan davalının ticari defterlerini incelemeye sunmaması, davacının ispat yükünün yerine getirildiği anlamına gelmez. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde münhasıran davalı taraf ticari defterlerine dayanmadığından iddiasını başka delillerle kanıtlamalıdır.

Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, buna dayalı olarak davacı tarafından davalıya 7 adet fatura (15/02/2021 tarihli 3.515,87 TL bedelli, 16/02/2021 tarihli 4.650,78 TL bedelli, 18/02/2021 tarihli 1.749,27 TL bedelli, 19/02/2021 tarihli 1.734,99 TL bedelli, 23/02/2021 tarihli 911,69 TL bedelli, 25/02/2021 tarihli 6.267,48 TL bedelli, 01/03/2021 tarihli 3.699,70 TL bedelli faturalar) düzenlendiği, davacı tarafın dosyaya sunduğu ticari defterlerine takip konusu alacağı işlediği yapılan bilirkişi incelemesi ile sabit olup, sadece davalı adına fatura düzenlenmiş olması,

alacağın varlığını ispata yeterli olmayıp aynı zamanda fatura içeriği hizmetin /malın davalıya sunulduğunun da davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davacı, fatura konusu emtiayı davalıya teslim ettiğini usulüne uygun şekilde düzenlenmiş teslim alan isim ve imzasını içerir sevk irsaliyesi veya başka bir belgeyle kanıtlaması gerektiği, davacı tarafça fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine yönelik sevk irsaliyelerinin sunulduğu, 15/02/2021 tarihli 3.515,87 TL bedelli fatura yönünden sevk irsaliyesinde davalı şirket yetkilisi ...'nun isim ve imzasının bulunduğu,

18/02/2021 tarihli 1.749,27 TL bedelli, 19/02/2021 tarihli 1.734,99 TL bedelli, 01/03/2021 tarihli 3.699,70 TL bedelli faturalar yönünden sevk irsaliyesinde sadece "......" isminin yazılı olduğu, 16/02/2021 tarihli 4.650,78 TL bedelli faturada sadece imzanın bulunduğu, 23/02/2021 tarihli 911,69 TL bedelli, 25/02/2021 tarihli 6.267,48 TL bedelli faturalar yönünden sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında isim ve imzanın bulunmadığı, bu nedenle teslim alan kısmının belli olmadığı anlaşıldığı,

davacı tarafça 23/02/2021 tarihli 911,69 TL bedelli, 25/02/2021 tarihli 6.267,48 TL bedelli faturalar yönünden fatura içeriği ürünlerin, kargo şirketi aracılığıyla teslim edildiği ve kargo şirketine sorulması gerektiği talebinde bulunmuş olmakla gelen müzekkere cevabında elektronik teslim belgesinin gönderildiği, teslim alan bilgilerinin belli olmadığı, imzanın da bulunmadığı ve açıkça teslim belgesinde fatura konusu malların teslim edilip edilmediği belli olmadığı anlaşılmakla; sadece 15/02/2021 tarihli 3.515,87 TL bedelli fatura yönünden davacının fatura konusu malları davalıya teslim ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir.

Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi kök ve ek raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından dolayı 3.515,87 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafça takip ve dava konusu edilen diğer 6 adet fatura yönünden davacı taraf fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini ispata elverişli deliller ile ispatlayamadığından bu faturalar yönünden alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte davacı tarafça takipten evveli için işlemiş faiz talep edilmiştir.

TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTK. m. 1530 borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve faize hak kazanmasını öngörür. Ancak. TTK'nın 1530. maddesi tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerine uygulanmaz.

İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir (Yargıtay 19 HD. 2017/3266-2018/4228 E-K sayılı ilamı). Somut olayda ;mal ve hizmet satışı sözkonusu olup;TTK m.1530'un davada uygulanması mümkün değildir.Fatura üzerinde yazan vade de temerrüt tarihi olarak kabul edilemez.

Açıklanan nedenlerle davacı tarafın işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2019/2189 E. 2022/524 K. Sayılı ilamı) Davacı tarafın başlattığı... Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine hükmolunan asıl alacağın %20'si (703,17 TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile,

''1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 3.515,87 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (703,17 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece verilen kararın ve gerekçesinin hatalı olduğunu, dosyada mübrez sevk irsaliyeleri incelendiğinde bir kısmında sigortalı çalışan ...'e "........." yazılarak ve altı imzalanarak teslim edildiği, bir kısmında davalı çalışanına imza mukabili teslim edildiği bir kısmının davalı şirket yetkilisine davalı tarafından sunulan rapora itiraz dilekçesinde kötü niyetli olarak bu kişinin çalışanları olmadığının beyan edildiği, teslim edildiği,

bir kısmının ise...firması tarafından teslim edildiği açıkça görüldüğünü, davalı yanca yasal süresi içinde dosyaya sunulmuş bir cevap dilekçesi bulunmadığını, faturalara konu ürünleri teslim almadıkları yönünde bir beyanlarının da bulunmadığını, dosyada mübrez bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınmasının hukuken geçerli olmadığını, raporda davalı şirketin çalışanlarının listesine yer verildiğini ve davalı yana imza mukabili teslim edilen toplam 15.350,61 TL.

Tutarlı ürüne dair irsaliyelerde yer alan imza ve isimler derc edildiğini, irsaliyede imzası bulunan ...'nun çalışan listesinde isminin yer almadığı, imzaların ise ...'e ait olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığı belirtildiğini, sevk irsaliyesinde ismi geçen ... davalı şirketin yetkilisi olması nedeni ile sigorta kayıtlarında yer almadığını, raporda sevk irsaliyelerinde imzası bulunan ...'e yönelik tespit ve değerlendirmelere de bilirkişinin sübjektif yorumlarını içermekte olduğunu, hukuken geçerli olmadığını, davalı yanın irsaliyelerde mevcut imzalara yönelik bir itirazı var ise bunun prosedürünün belirli olduğunu,

yasada belirtilen somut prosedür uygulanmalı ve iddiasının da ispatlaması gerektiğini, davalının iddiasını ispatlamasının yasal zorunluluk olduğunu, rapora derc edilen husus tarafımızdan kesinlikle kabul edilmediğini, dosyaya sunulan faturalara konu ürünlerin tamamının davalı şirkete teslim edildiğini, Mahkeme dosyasında mübrez ihbar olunan...Hizmetleri A.Ş. tarafından sunulan evraklar da da bir kısım ürünün kendileri tarafından davalı şirkete teslim edildiğine dair belgeler bilirkişi incelemesinde dikkate alınmadığını, mahkemenin gerekçeli kararına teslim olgusunun varlığını ispatlamadığı şeklinde derc edildiğini,

söz konusu husus somut duruma açıkça aykırı olduğunu, kargo firması tarafından teslimlerin elektronik ortamda yapıldığı ve mahkemeye sunulan evraklarda yer aldığı şekilde tutanak altına alındığı açıkça belirtildiğini, bu hususun mahkemece değerlendirmeye alınmadığını ve müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılı öncesine dayandığını ve bu termin sonunda faiz talebinin yasa kapsamında geçerli olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı ilk günden itibaren 120 günlük ödeme termini uygulandığını, bu husus dosyada mübrez ve bilirkişi incelemesine sunulan kayıtlarla sabit olduğunu,

bir an için faturalarda belirtilen 120 günlük ödeme termininin geçersiz olduğu düşünüldüğünde, davalı yana TBK.117.madde kapsamında ihtarname gönderilse ve ödeme için süre verilse idi, verilen sürenin sonunda temerrütün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini, yoksa ihtarnamenin 120 günden sonra mı çekilmesi gerekeceğini, şayet 120 günden sonra temerrüt oluşacak ise belirtilen ödeme termini temerrütün oluşması için yeterli olacağını, somut durum bir bütün olarak değerlendirildiğinde İlk derece mahkemesi kararının işlemiş faize ilişkin kısmının da bu sebeple usul ve yasaya aykırı olduğunu,

davacı şirket tarafından davalının talebi doğrultusunda 15/02/2021 - 01/03/2021 tarihleri arasında toplam 8 adet faturaya konu ürünler satıldığını ve teslim edildiğini, iddia olunduğu gibi bu ürünlerden tamamı veya bir kısmı kendilerine teslim edilmese idi gönderilen ürünleri teslim almamalarına rağmen nasıl sipariş vermeye devam edeceğini, davacı şirket kayıtlarında açıkça görüldüğü üzere davalıya kargo yolu ile gönderilen ürünler tarih olarak arada bulunan ürünler olup, davalı yanca bu ürünlerden sonra yine sipariş vermeye devam edildiğini,

somut durum ve davalı yanın belirli periyotlar halinde davacıya sipariş vermeye devam etmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı yanın faturalara konu ürünleri teslim almadığı yönündeki iddiasının basiretli bir tacirin davranışlarına uymayan hayatın olağan akışına aykırı iddialar olduğunun aşikar olduğu, bu iddiaların davacı tarafından kabul edilmediğini, bu itibarla ilk derece mahkemesince verilen kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin teslim edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından 01/03/2021 tarihli 3.699,70 TL bedelli, 18/02/2021 tarihli 1.749,27 TL bedelli, 23/02/2021 tarihli 911,69 TL bedelli, 15/02/2021 tarihli 3.515,87 TL bedelli, 16/02/2021 tarihli 4.650,78 TL bedelli, 19/02/2021 tarihli 1.734,99 TL bedelli, 25/02/2021 tarihli 6.267,48 TL

bedelli faturaların ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, yukarıda da açıklandığı üzere davacı tarafından tek başına fatura düzenlenmesinin alacaklı olduğunu göstermediği, faturalara konu ürünlerin davalıya tesliminin ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve böylelikle faturalara konu ürünlerin teslim edildiğine ve davacının alacaklı olduğuna dair iddiaların inkar edilmiş sayıldığı, davacı vekilinin iddia ve istinaf sebebinin aksine cevap dilekçesi ibraz edilmemekle bu iddiaların kabul edildiği sonucunun ortaya çıkmadığı,

davacı tarafından sadece 15/02/2021 tarihli 3.515,87 TL bedelli faturaya konu ürünlerin davalı şirket yetkilisine teslim edildiğinin ispat edildiği ve Mahkemece hüküm altına alındığı, 23/02/2021 tarihli 911,69 TL bedelli ve 25/02/2021 tarihli 6.267,48 TL bedelli faturaların kargo şirketi aracılığı ile gönderildiğinin iddia edildiği, ancak kargo şirketi tarafından bu ürünlerin davalı yetkisinine veya çalışanına teslim edildiğine ilişkin imzalı teslim-tesellüm tutanağı sunulmadığı, kargo şirketi tarafından tek taraflı olarak düzenlenen imzasız elektronik teslim belgesinin ürünlerin teslimini ispatlar nitelikte olmadığı,

yine 16/02/2021 tarihli 4.650,78 TL bedelli faturaya ilişki sevk irsaliyesinde isim ve soy isim bulunmadığı, sadece imzanın bulunduğu, bu imzanın ise çıplak gözle dahi davalı şirket yetkilisi ... ve ...'nun imzası ile benzer olmadığının görüldüğü, 19/02/2021 tarihli 1.734,99 TL bedelli faturada ise sadece ...... isminin bulunduğu, imzanın bulunmadığı, 01/03/2021 tarihli 3.699,70 TL bedelli ve 18/02/2021 tarihli 1.749,27 TL bedelli faturalarda ise ..... isminin ve imzanın bulunduğu, bu imzaların birbirinden ve isim bulunmayan imzadan farklı olduğunun görüldüğü, davalı tarafından teslim olgusunun ve imzaların kabul edilmediği,

sevk irsaliyelerinin mevcut hali ile teslim olgusunu ispatlar nitelikte olmadığı, bu sebeple Mahkemece itibar edilmemesinin yerinde olduğu, faturalar üzerindeki "Ödeme koşulu:120" ibaresinin kesin vade niteliğinde olmadığı ve davalı icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf sebebinin aksine icra takibi dayanağı faturaların 2021 yılında düzenlenen ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı ve tarihleri birbirine çok yakın son yedi fatura olduğu, aralarda düzenlenen fatura olmadığı, bu faturalardan ilkinin davalı şirket yetkisine teslim edildiğinin ispat edildiği,

sonraki altı faturadaki ürünlerin tesliminin ispat edilemediği, davalı tarafından bu ürünlerin sipariş verildiğine ilişkin de yazılı delil sunulmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla Mahkemece ispatlanamayan faturalara ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1751, K. 2026/778, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1751
Karar No
2026/778
Tarih
16 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1752 K.2026/623
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1762 K.2026/718
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1763 K.2026/684
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1765 K.2026/844
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1766 K.2026/523
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1768 K.2026/676

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.