İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1768 K.2026/676

Kararının İptali)

Esas2023/1768Karar2026/676Tarih22 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.147 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Nisan 2026
Dosya no
2023/1768
Karar no
2026/676
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26.10.2022
Numarası
2021/443 Esas 2022/954 Karar
Davanın konusu
Genel Kurul Kararının İptali (Şirket Genel Kurul
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.147 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Kararının İptali)

KARAR TARİHİ : 22.04.2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 22.04.2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.10.2022 gün ve 2021/443 E. 2022/954 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ... vekilinin 02.07.2021 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin davalı ....

Şti’nin %35 oranıyla iki büyük ortağından biri olduğunu, 02.04.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan m. 6’daki kararların iptalinin gerektiğini, alınan kararda hâlihazırda piyasa rayicinin çok üzerinde olan müdür maaşlarına fahiş oranda artış uygulandığını, GK’da belirlenen müdür maaşlarının piyasa rayiçleri ile karşılaştırılmadan şahsi çıkarlar üzerinden belirlenmesi TTK hükümlerine açık aykırılık oluşturduğunu, çalışanlara uygulanan zam oranının müdürlere uygulanması gerektiğini, tüm zam skalalarında gelir/maaş yükseldikçe zam oranı düşeceğini, şirketin ekonomik gücü müdürlerin yüksek maaşlarını karşılamaya,

fahiş zam oranlarını ödemeye, olmayacak prim skalası ile resmen ortaklar arasında haksız rekabet yaratmaya uygun ve fakat müvekkilimin de alacağı huzur hakkını yükseltmeye uygun olmadığını belirterek 02.04.2021 tarihli olağan genel kurul kararının 6. ve 7. maddelerinin iptalini ve dava talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının son 5 yıldır şirket genel kurul toplantılarında uyuşmazlık çıkardığını, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/232 Esas, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/526 Esas, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/38 Esas (2020/226 E.), dosyalarının hali hazırda derdest olduğunu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/549 Esas sayılı dosyasının ise reddedildiğini ve kesinleştiğini, davacının genel kurul iptali davası açmasının alışkanlık haline geldiğini, müvekkili şirkete maddi ve manevi zarar verdiğini, TTK m. 448 gereğince teminat talep etme hakkının bulunduğu,

bu teminatın mahkemece belirlenmesini istediklerini, HMK m. 194’de belirtilen somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davacı tarafın 02.04.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın hangi maddelerinin iptalini istediğini bildirmediğini, buna ilişkin iddiaları ispata yarar hiçbir somut delil sunmadığını, 02.04.2021 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nın 6 numaralı maddesinde şirket müdürlerinin maaşlarının %65 hisse oranına tekabül eden ortakların kabul oyuyla, %35 hisseye tekabül eden ortak davacı ...’nin ret oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildiğini,

davalı şirketin üretim faaliyetlerinin yapıldığı işin yükü ağır ve çok tehlikeli işyeri sınıfında yer aldığını, şirket müdürlerinin her bir departmana ayrı ayrı atanmadığını, yönetim kadrosuna istihdam edilen kişi sayısının gerçekleştirilen iş yüküne oranla oldukça az olduğunu, davalı şirketin cirosu içinde müdür maaşlarının oldukça az olduğunu, 01.06.2016 tarihinde ...’nin müdür olarak atandığını, davacının ilk yıl ....’nin iş sözleşmesini bizzat imzaladığını ve belirlenen müdür maaşına da herhangi bir itirazda bulunmadığını,

2016 yılından sonra ise davalı şirkette müdürlere uygulanan zam oranının genel kurul toplantı tutanağında belirtildiği üzere şirket çalışanlarına yapılan asgari zam oranı olduğunu ve bunun şirket ilkesi olarak benimsendiğini, müdür ....’nin maaşının yaklaşık olarak yarısı kadar bir ücretle müdür olarak atanan ve sektörde tecrübeli mühendisler olan ....’nin ve diğer müdür ortak ....’ın maaşlarına yapılan itirazında mesnetsiz olduğunu, 2016 yılından bu yana şirket gelirinin, karı ve hacmi düzenli olarak arttığını, şirket lehine hakkaniyete uygun kararlar alındığını,

davalı şirketin amacının ortaklara huzur hakkı ödemek olmadığını ve huzur hakkının salt toplantıya katılım neticesinde ödendiğini, aksinin örtülü kazanç olarak değerlendirilebileceğini, davacının 24.01.2019 tarihinde müvekkil şirketten huzur hakkının 3.5 kattan fazla bir oranda arttırılmasını talep ettiğini, ancak 18.02.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nın 7. Maddesinde görüşülen huzur hakkı hususunda bizzat davacının, şirketin ortaklara ödediği huzur hakkının toplam 17.250,00 TL olmasını kabul ettiğini ve herhangi bir muhalefet şerhi koymadığını,

davacının 2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında olumlu oy verdiği miktara şirketin diğer tüm çalışanların ve müdür maaşlarına uyguladığı %22 oranında artış uygulamasını kabul etmeyerek 53.200,00 TL’ye %22 zam uygulanmasını istediğinin davacının şahsi çıkarlarını düşündüğünün açık ispatı olduğunu, davacının, davalı şirket nezdinde gerçekleşen genel kurulda alınan ve kendi lehine olmadığını düşündüğü her kararı dava etmeyi adeta bir alışkanlık haline getirmiş olup, bu durum şirkete zarar verdiğinden davacının öncelikle TTK 448 uyarınca teminat yatırmasını,

davacının şirket aleyhine açtığı davaların bu dava ile birebir aynısını olduğunu ve reddedildiklerini, şirket müdürlerinin maaşlarının şirketin mali yapısına uygun olduğunun İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/302 E. sayılı dosyasıyla yapılan incelemede sübuta erdiğini ve çalışanlara uygulanan zam oranında artış yapılmasının hakkaniyete uygun olduğunu, şirket müdürlerinin göreve geldikleri tarihten bu yana şirketin karlılığının arttığını belirterek 02.04.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların usul, yasa ve hakkaniyete uygun olduğu,

davacı aleyhine müvekkil şirketin muhtemel zararlarının teminat altına alınması amacıyla TTK m. 448’te düzenlenen teminata hükmedilmesi ve davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili dava dilekçesinde yer almayan ancak 15.12.2022 tarihli celse de beyanında açıklanan 02.04.2021 tarihli genel kurulda muhalif kaldıkları 6. ve 7. Maddelerin iptalini talep ettiklerini, müdürler kurulu için takdir edilen ücretin yüksek olduğundan bahisle 6. maddenin ve yine şirket ortaklarına ödenecek huzur hakkının arttırılmasına ilişkin m. 7’ye huzur haklarına düşürülmeden 53.200 TL’den az olmaması gerektiğinden bahisle bu kararlara muhalif kalınarak iptalinin talep edildiği,

bilirkişi incelemesi ile davalı şirketin 2014-2020 tarihleri arası, öz sermayesi, gelir ve giderleri, kar ve zararları, net satışları ve müdürlük ücretleri her yıl bazında ayrı ayrı incelendiğinde çalışanlara verilen %22 artış oranının müdürler için de uygulanmasının kanuna, şirket ana sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı, ülkedeki ekonomik şartlarının değişmesi nedeniyle artış oranındaki %22 zam oranının belirtilen tarihler için uygun olduğu, davacının muhalefetinin bu ücretlerin yüksek olmasına ilişkin olduğu,

bilirkişiler tarafından yapılan tespitte de dürüstlük kuralına aykırı olarak ücret artışı yapılmadığı belirlendiği gerekçeleriyle 02.04.2021 tarihli genel kurulda yer alan 6 nolu kararın iptalinin şartlarının bulunmadığı, davacının iptalini talep ettiği diğer madde olan 7. maddenin ortaklığın huzur hakkına ilişkin olup, bu maddenin uygulanmasının olanağının bulunmadığının belirlendiği, TTK m. 622 atfı gereğince, limited ortaklıklar için de uygulama alanı bulan TTK m. 447’e göre sermayenin korunması hükümlerine aykırı genel kurul kararlarının butlan yaptırımına tabii olduğu,

şirket ortaklarının genel kurulda katılması nedeniyle huzur hakkı alma imkânı bulunmadığı, bu hakkın yalnızca anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, limited şirketlerde ise müdürlere tanınan mali bir hak olduğu, (TTK m. 394).

Limited ortaklığa ilişkin ortaklara huzur hakkı ödenmesine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığı gibi ortaklara ödenecek tek mali hakkın da kar payı olduğu, kar payının ortaklara dağıtılması şirketten alacaklı olan üçüncü kişilerin haklarını zedeleyeceği için alınan bu kararın iptali söz konusu olacağı, ortaklara dağıtılacak olan mali hakkın net dönem karından ve yedek akçeden karşılanan kar dağıtımı olduğu, bu nedenle gündemin 7. maddesinin butlan yaptırımına tabi olduğu tespit edildiğinden gerekçesiyle davanın bu yönden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesince dava dilekçesinde genel kurul kararlarından 7.maddenin iptalinin talep edilmediği halde iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin büyüyüp yeni yatırım yapabilmesi için az miktarda kar payı dağıtımı yapılmasının makul edilebileceğini ancak şirketin uzun yıllardır aynı müşterilerle iş yaptığını ve yeni müşteriler edinmediği halde danışmanlık dahi sayılamayacak müdürlük görevleri yaratılarak çıkar sağlanması nedeniyle şirket ve ortak menfaatlerinin zedelendiğini, şirkete dışardan atanan müdürün aldığı ücretin uygun olması gerektiğini,

bu ücretin belirlenmesinde müdürlük ücreti dışında diğer ödemelerin de dikkate alınması gerektiğini, müdürlerin ücretinin rayicin çok üzerinde belirlendiğini ve TTK hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, müdürlere yapılan ödemenin günün koşullarına ve hakkaniyet ile şirket çıkarlarına uygun olması gerektiğini, emsal ücretlerin belirlenmeksizin yalnızca şirket karının arttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirket müdürü ....'ın kendisine ait başka bir şirketi olduğu ve mesaisini anılan şirketin yöneticiliğinde geçirdiğini,

şirket karının atanan ve kendileri mesai sarf etmeyen şirket müdürlerinin katkısıyla olmadığını, her iki ortağında müdür olarak atanmadan önce şirket karını artırır halde olduğunu, şirket müdürünün katkısının araştırılmadan bu sonuca varılmasının hatalı olduğunu, gerçekleştirilen görevlere göre alınan ücret ve primlerin rayicin çok çok üzerinde olduğunu, şirketin tamamen zararına olarak şirket müdürlerinin kazanç elde ettiklerini, şirketin yıllardır aynı ana müşterilere üretim yaptığını ve bu müşterilerin ihracat gerçekleştirmesi,

dövizlerde yaşanan yükselme nedeniyle şirket karlılığının arttığını, müdür maaşlarının halihazırda eşdeğer firmalarla kıyaslandığında fahiş kaldığını, müdürlere bu gerekçeyle haksız zam yapılmasının örtülü kazanç olduğunu, müdür sıfatına sahip ortakların mesai saatlerinde neler yaptığı araştırılmadan tekni müdürlük sıfatındaki ortakların hangi mesai saatleri içerisinde neler yaptığı araştırılmadan teknik müdürlük yapan çalışanın benzer firmalarda ödenen ücretler ve davalı şirketten aldığı ücret ve primlerin kıyaslaması yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, emsal nitelikte şirketlerde bu miktarda ücret alınmadığını,

mahkemece 6.maddenin iptaline ilişkin talebin denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak reddine karar verilmesinin kabul edilmediğini, dava dilekçesinde talep edilmediği halde Genel Kurul'un 7.maddesinin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının genel kurulda ortaklara huzur hakkı verilmesine ilişkin bir itirazı bulunmadığını, dava dilekçesinde davacı lehine belirlenen huzur hakkı miktarının davacı için düşük belirlendiğinden davacı lehine daha yüksek miktarda huzur hakkına karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesi kararında kısmen kabul kararı verilerek davacı lehine yargılama ve vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak kararın taleple bağlılık ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde Genel Kurul kararının 7.maddesinin davacıya düşük miktarda huzur hakkı ödenmesi gerekçesiyle iptalinin talep edildiği, davacının iddiasının huzur hakkının yükseltilmesi istemine yönelik olduğu, bu talebin kabul edilemez nitelikte olduğu,

mahkemenin gerekçeli kararında, genel kurul kararının butlanı talep dahi edilmediği halde karar hakkında butlan kararı verildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında butlanına karar verilmesi gerektiği halde hüküm kısmında iptaline karar verildiğini, her iki kavramın farklı olduğunu ve karar ile gerekçe arasında çelişki oluştuğunu, taraflarca ileri sürülmeyen bir hususta mahkemenin iptal kararı verdiğini, davacının talebine uygun olarak hüküm kurulmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

davacının talebinin daha yüksek huzur hakkı verilmesine yönelik olduğu halde mahkemece aksine huzur hakkı talep edilemeyeceğinden bahisle kararın iptal edildiğini ve davacının aleyhinde bir hüküm kurulduğu halde davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin kanunun amacıyla bağdaşmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, limited şirket olağan genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.

Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.

Yargıtay HGK 24/02/2010 tarih, 2010/1 - 86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak kısaca; maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir ...

Kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur."

Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesince karar gerekçesinde iptal istemine konu 7 nolu genel kurul kararının butlanına karar verildiği belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında kararın iptaline karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere gerekçe ile hüküm arasında kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir uyumluluk bulunması gerekmekte olup kararda iptal kararı verildiği halde gerekçe içerisinde kararın butlanla malül olduğunun tespit edilmiş olması hatalı olup çelişki yaratacak şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf istemleri bu yönden yerindedir.

Kabule göre de; Yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde tarafların haklılık oranları dikkate alınması gerekmekle, mahkemece resen gözetilen nedenlerle butlan halinin varlığına dayalı olarak genel kurul kararının iptaline karar verilmiş olduğu ve davacı iddialarının sübut bulmadığına yönelik değerlendirmede bulunulduğu halde davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olması da hatalı olmuştur.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen karar gerekçesiyle hüküm arasında çelişki bulunduğundan istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.10.2022 gün ve 2021/443 E. 2022/954 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına

5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,

6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/04/2026

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1768, K. 2026/676, 22 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Tarihi : 22.04.2026
  4. Karar Yazım Tarihi : 22.04.2026
  5. Gereği Düşünüldü
  6. Dava
  7. Cevap
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  9. İstinaf Nedenleri
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1768
Karar No
2026/676
Tarih
22 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1772 K.2026/694
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1774 K.2026/528
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1778 K.2026/417
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1780 K.2026/716
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1786 K.2026/712
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1794 K.2026/542

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.