İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1931 K.2025/2180

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/1931Karar2025/2180Tarih18 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.982 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Aralık 2025
Dosya no
2023/1931 Esas
Karar no
2025/2180 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2019/269 Esas - 2023/374 Karar
Tarih
25/04/2023
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.982 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait kamyonu ile eşya taşıma işi yaptığını, 14/06/2016 tarihinde davalı firmanın müvekkili ile belli bir ücret karşılığında taşınma işi için anlaştıklarını, davalı firmanın malların kamyondan indirilmesi için forklift kiraladığını, malzemeleri kamyona taşıma, kamyon kasasında istifleme, yerleştirilen malzemelerin düzgün ve güvenli yerleştirildiği hususlarından davalının sorumlu olduğunu, müvekkilinin kamyonuna yüklenmiş malzemeleri davalı firmanın bildirdiği adresine getirdiğini,

indirme işlemi başladıktan sonra kamyon kasasının kapağının açılması ile kamyon kasasından dışarı yuvarlanan metal ruloların müvekkilinin sol kolunun omuz hizasına çarparak parçaladığını, davalı firmanın işçilerinin kamyon kasasına bu denli tehlike arz edebilecek yükleri özen göstermeden, gerekli emniyet tedbirlerini almadan yüklemeleri sebebi ile kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, müvekkilinin kamyon şoförü olması sebebi ile tüm meslek hayatının sona erdiğini,

müvekkilinin çektiği ve hayatı boyunca çekeceği acıların giderilmesi için şimdilik 120.000-TL manevi ile 3.000-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... ın vefat etmesi ardından mirasçıları davacı vekili tarafından vekaletnameleri dosyaya sunulmak üzere davaya dahil edilerek davacı konumda yargılamaya devam edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; malların kamyonete yüklendikten sonra adrese gidildiğini, gidilmiş olan adreste bu sefer malların indirilmesi işinin yapılacağını, malların yüklenmesinde forklift kullanıldığından indirilmesi için de pek tabii olarak forkliftin kullanılması gerektiğini, adrese gelindikten sonra forkliftin 30 dakika içerisinde geleceğini, forklift geldiği zaman malların kamyonetten tahliye işlemlerinin başlanması gerektiğinin davacıya ifade edildiğini,

ancak bu durumu pek ciddiye almayan ve malların da ağırlığını hafife alan davacının o an tek başınayken -yani gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek- kamyonetin kapaklarını açtığını, kamyonet malların indirileceği adresin tam karşı kolundayken kapakların açıldığını, arada gelişli gidişli yol olmasına rağmen kamyonetin kapağını açtığını, kapakların açılması neticesinde de kaza gerçekleştiğini, davacının tamamen kendi kusuru neticesinde kazanın gerçekleştiğini, müvekkilinin mallarının da zarara uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 25/04/2023 tarih ve 2019/269 Esas - 2023/374 Karar sayılı kararında;"Dava taraflar arasındaki yurtiçi karayolu eşya taşıma sözleşmesi kapsamında davalı taşıtanın kusuru nedeniyle taşıyan davacının maruz kaldığı öne sürülen (bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle) maddi ve manevi zararın tazmini davasıdır. Oluşan trafik kazasının meydana gelmesinde.

5510 sayılı kanuna göre(kazazede işveren firmanın çalışanı olmadığından) iş kazası olmadığı, İşveren firma ... Mekanik ve Müh. San. Tic.

A.Ş.'nin olayın meydana gelmesinde %50 oranda kusurlu olduğu, Kazazede ... olayın meydana gelmesinde %50 oranda kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Kaza tarihinde davalı işveren şirketin kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Maddi tazminat talebi bakımından davacının (cemalettin) maluliyeti bakımından alınan ATK raporu sonucu maluliyetinin %57 olduğu ve iyileşme süresinin de 6 aya kadar uzayabileceği belirlenmekle buna göre alınan aktüer raporunda davacının talep edebileceği toplam tazminat miktarı vefat tarihi dikkate alınacak şekilde davalının kusur oranı (dosyamızda alınan kusur bilirkişi raporu denetime elverişli olmakla hükme

esas alınarak) dikkate alınarak hesaplandığında (Yetkili sağlık kurumları tarafından kullanabileceği protezin tanımlanmasını takiben protez ve aparatlarının değişim süresi ve fiyat araştırmasından sonra amputasyon protezi gideri değerlendirmesi dosya kapsamına göre sunulan bir delil olmaması karşısında yapılamadığından protez gideri hesaplanmadan ve davacının emsal ücret araştırması yapılması talebi bakımından davacının aylık kazancına dair bir yazılı delil sunulmamış olması ve sgk dan gelen yazı cevaplarının incelenmesi sonucu asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle) 3.977,07 TL geçici,

40.099,13 TL sürekli iş göremezlik bedeli olmak üzere 44.076,20 TL üzerinden maddi tazminat talebinin ıslah dilekçesi (03/04/2023 tarihli) dikkate alınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Davacının manevi tazminat istemine yönelik olarak davalı şirket aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istemli davada tarafın ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana geliş şekli ve kusur oranı, paranın satın alma gücü nazara alınarak takdiren davacı için 20.000,00 TL sinin kabulü ile kaza tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya (... ın vefatı sonucu mirasçılarına miras payları oranında verilmesi şeklinde) verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,

'' 1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile 3.977,07 TL geçici iş göremezlik ve 40.099,13 TL sürekli iş göremezlik tazminat olmak üzere toplam 44.076,20 TL nın davalı yönünden 14.06.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine,2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 20.000,00 TL’nin 14.06.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Müteveffanın taşıma işinin yapıldığı kamyonun hem sahibi hem de şoförü olduğunu; yükleme işinin müteveffanın kendisi ve forklift firması çalışanı tarafından gerçekleştirildiğini; malların müteveffanın aracına kadar forklift aracılığı ile getirildiğini, aracın içine yerleştirme ve sabitleme işlerinin ise müteveffa tarafından gerçekleştirildiğini; müteveffa ceza mahkemesi huzurunda verdiği kendi ifadesi ile 30 yıldır taşıma işi yapan biri olarak,

müvekkiliyle malların taşınması hususunda anlaşmıştığını, kendisine ait kamyonla ve de şöför olarak malların yüklenip taşınması işini gerçekleştirdiğini, Aracın geçtiği yolların müteveffa tarafından seçildiğini ve aracın kapağının, kapağın önünde durmak sureti ile, müteveffa tarafından açıldığını Aracın geçtiği yolların müteveffa tarafından seçilmiş olup, dik yokuşlardan geçilerek boşaltma adresine gidildiğini; müteveffa boşaltma adresinde aracı malların boşaltılması gereken yerde değil, bu yerin ve yolun karşı tarafında, çok yokuş bir yerde durdurduğunu, kamyon arka kapağının önünde durarak kapağı açtığını;

malları yüklemesinin ardından araç içi sabitleme yapmayan ve de kamyonu dik bir yokuş üzerinde durdurarak kamyon kapağının önünde durmak sureti ile açan müteveffa kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, Müteveffanın ceza dosyasında verdiği ifadesinde (10.04.2019 tarihli, celse) açık bir biçimde kamyon içinde iple veya kayışla sabitleme yapmadığını, kamyon kapağını açarken de aracın içini kontrol etmediğini ve arka kapağı açtığını söylediğini; kendisinin kolluğa verdiği ifadeden kapağın önünde durarak kapağı açtığının açıkça anlaşılmakta olduğunu;

ayrıca tanık beyanları ile de sabit olduğunu, mütevaffanın kapağı tek başına açtığını ancak bu işin en az iki kişi ile yapılması gerektiğini; kendisinin kapağı tek başına açmaması, yardım beklemesi gerektiği konusunda uyarıldığını ancak buna rağmen kapağı tek başına açtığını, Katılanın kusurunun olayın meydana gelişindeki etkisi bu denli ortada iken bu hususların hiçbirisinin bilirkişi raporunda kusur yönünden değerlendirilmediğini, Müvekkili firmanın iştigal konusu taşıma işi olmayıp, taşıma işinin doğru ve güvenli biçimde yapılması konusunda müteveffa ile anlaştığını ancak müteveffanın kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini,

Yerel Mahkeme tarafından 15.06.2021 tarihli celsede 7 no' lu davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması için süre verdiğini; davacı tarafça süresi içinde bilirkişi ücreti yatırılmadığını.

19.10.2021 tarihli 8 no' lu celsede ise muvafakatleri olmamasına rağmen davacı tarafa bilirkişi ücretini yatırması için yeniden süre verildiğini; mahkeme tarafından verilen sürelerin kesin olup, süresi içinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken yeniden süre verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yine yerel mahkeme tarafından 20.09.2022 tarihli 11 no' lu celsede "davacı tarafın öldüğü anlaşılmakla, davacı vekiline ölen şahsın verasat ilamını almak ve mirasçılarını davaya dahil ederek vekaletnamelerini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine,

aksi halde davanın taraf teşkili yokluğundan reddedileceğinin ihtarına," denilerek kesin süre verildiğini ve uyulmaması halinde neticelerinin belirtildiğini ancak bir sonraki celse yine açıkça itiraz etmelerine rağmen bu hususta karşı tarafa yeniden süre verildiğini, Netice itibari ile yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle istinaf başvurusunda bulunma gereğinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 2019/269 E. Ve 2023/374 Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına,

yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; davacıların murisi ile davalı şirket arasında akdedilen davalı şirkete ait emtianın nakliyesine ilişkin taşıma sözleşmesi kapsamında davalının araç içi istifleme ve yükleme işlemini hatalı yaptığı ve kusuru ile murisin bedensel zarara uğramasına sebep olduğu iddiasıyla uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talepli davanın kabulüne, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut uyuşmazlıkta, davacıların murisi ile davalı şirket arasında davalı şirkete ait emtianın nakliyesine ilişkin taşıma sözleşmesi akdedildiği, olaya ilişkin murisin, davalı şirket yetkilisinin ve tanıkların ceza soruşturması ve kovuşturması aşamasında alınan beyanlarından murisin sadece kendi aracı ile taşıma edimini üstlendiği, emtianın forklift ile araca yüklenmesi, istiflenmesi ve boşaltma işleminin davalıya ait olduğunun sabit olduğu,

muris tarafından emtianın araca yüklenmesi sonrasında emtianın boşaltma yerine geldiğinde murisin forklift aracının gelmesini beklemeden aracın kapaklarını açtığı ve ancak forklift ile kaldırılabilen ağır silindir şekilde rulo saç alüminyum emtiasının murisin üzerine gelerek yaralanmasına ve bir kolunu kaybetmek suretiyle % 57 oranında malul kalmasına sebep olduğu anlaşılmıştır.

Gerek ceza yargılaması sırasında gerekse iş bu yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davalı şirketin dava konusu emtianın özelliğine göre araç içi yüklemesinin, istiflemesinin ve sabitlemesinin yapılmadığının anlaşıldığı, yine boşaltma işlemi kendisine ait olmasına rağmen aracın uygun yere park edilmesinin ve aracın sabitlenmesinin sağlanmadığı, kendisinin izni olmadan aracın kapaklarının açılmasına izin verilmemesi konusunda gerekli güvenlik önlemlerini almadığı,

çalışanlarına talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken ve işin özelliğine göre çalışanlarını seçmede gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve kusurlu olduğu, ceza yargılaması sonucunda da davalı şirket yetkilisinin asli kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, murisin ise taşıma işi ile iştigal ettiği dikkate alındığında emtianın yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi ve boşaltılması kendisine ait olmamakla birlikte yüke nezaret yükümlülüğünün bulunduğu,

emtianın özelliğine göre istiflenmesi ve sabitlenmesinin yeterli olmaması halinde bu hususta emtia sahibinin uyarılması gerektiği gibi, yetersiz istifleme ve sabitleme ile yüklendiği bilinen emtianın boşaltma edimi bulunmamasına rağmen henüz forklift dahi gelmeden eğimli yolda bulunan kamyonun kapaklarının, kapakların önünde durmak suretiyle rastgele ve dikkatsiz bir şekilde açılması suretiyle emtianın üzerine gelmesine ve yaralanmasına sebebiyet verdiği ve dikkatli ve özenli bir taşıyıcı gibi davranmadığı anlaşılmakla kusurlu olduğu,

Mahkemece tarafların eylemleri ve olay üzerindeki etkileri dikkate alınarak tarafların % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin olayın oluş şeklinde uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Mahkemece 15/06/2021 tarihli duruşmada davacı vekiline aktüerya bilirkişi ücretinin yatırılması için "...bilirkişiye 1.000,00 TL ücret takdirine masrafın davacı yanca karşılanmasına" şeklinde ara karar oluşturulduğu, ancak söz konusu ara kararda bir süre belirtilmediği gibi yatırılmaması halinde sonuçlarının hatırlatılmadığı, verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olmadığı, bu sebeple 19/10/2021 tarihli duruşmada davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için yeniden süre verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,

yine Mahkemece 20/09/2022 tarihli duruşmada davacıların murisinin vefat etmesi üzerine mirasçıların davaya dahil edilmesi için davacı vekiline veraset ilamını ve vekaletnamelerini sunması için süre verildiği, davacı vekili tarafından verilen süre içerisinde mirasçılar adına vekaletname sunulduğu ve davaya dahil edildiği, aynı süre içerisinde veraset ilamının sunulmamasının ve bunun için ayrıca süre verilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.377,04-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.369,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.007,19-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1931, K. 2025/2180, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1931
Karar No
2025/2180
Tarih
18 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1933 K.2025/1595
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1942 K.2025/1596
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1950 K.2025/1586
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1952 K.2025/1634
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1954 K.2025/1704
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1972 K.2025/2333

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.