KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2023
- Dosya no
- 2023/2329 Esas
- Karar no
- 2023/2131 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2023/816 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- 21/11/2023
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, borçluya talebe dayanak 2 adet faturaların keşide edilerek düzenlendiğini, fakat karşı yanın faturalara istinaden mal veya hizmet bedelini ödemediğini belirtmiş ihtiyati haciz talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 21/11/2023 tarih ve 2023/816 Esas sayılı kararında;"....Somut olayda dosya kapsamına göre varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel bir para alacağı bulunduğu bu aşamada söylenemeyecektir. Talep eden yanca ibraz edilen faturalar incelendiğinde mal veya hizmetin teslim edildiğine dair teslim alan kısmında borçlu yandan sadır olmuş bir imza bulunmadığı görülmüştür.
Buna göre alacağın varlığı ve özellikle miktarı hususunda dosya sunulan belgeler itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığından bu aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden, ileride yaptırılacak bilirkişi incelemesinden sonra yaklaşık ispatın gerçekleşmesi halinde talep üzerine her zaman ihtiyati haciz kararı verilebileceğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir..."gerekçesi ile, Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde takip konusu edilen faturaların işbu ticari ilişki sonucunda düzenlendiğinin açık olduğunu, davalının faturalara karşı hiçbir itirazı da olmadığını, tüm bu delillere rağmen alacağın varlığının kanıtlanmamış olması gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, Davalı taraf, her ne kadar borca itiraz etmişse de müvekkilinin kendisine düzenlemiş olduğu faturalardan ... nolu faturanın ödemesini gerçekleştirdiğini,
davalının borca itiraz etmekte haksız olduğunu bu durumdan dahi anlaşıldığını, Alacak miktarının takip tarihinde 5.114.043,60 TL olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde müvekkili şirketin ciddi bir zarara uğrama riski altında olacağını, yerel mahkeme tarafından, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına,
davalı borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise.
"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.Somut olayda, davacı tarafından dava dilekçesine ekli faturalar incelendiğinde;faturaların e fatura olduğu, faturadaki malların tam ve eksiksiz olarak davalı tarafa verilip verilmediği, sunulan faturaların iade edilip edilmediği, takibe konu alacağın varlığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır.
Talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır.
Bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/2329, K. 2023/2131, 29 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama