İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/251 K.2025/1581

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/251Karar2025/1581Tarih2 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.121 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Ekim 2025
Dosya no
2023/251 Esas
Karar no
2025/1581 Karar
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/197 Esas - 2022/490 Karar
Tarih
02/06/2022
Dava
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.121 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında araç alımına ilişkin sözleşme görüşmesi yapıldığını, aracın Kasımda teslim edileceği ve bedelinin 550.000 TL olduğu hususunda müvekkiline şifahi bilgi verildiğini, bu amaçla davalı tarafa 30.000 TL ödeme yapıldığını, davalının ocak 2021'de araç bedeli olarak 660.000 TL talep ettiğini, bu nedenle müvekkilinin araç alımından vazgeçtiğini, davalı tarafın buna rağmen ödenen bedelden 15.000 TL kesinti yaparak sadece 15.000 TL iade ettiğini belirterek, davalının iade etmediği 15.000 TL'nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

taraflar arasında kararlaştırılan araç bedelinin değiştirilmediğini, hatta davacı tarafa 16/12/2020 tarihinde fatura düzenlenmiş olduğunu, ithalatçı firmanın internet sitesinde fiyatların tavsiye edilen fiyat olduğunu, firmanın tek taraflı olarak bedeli değiştirme hakkını saklı tutmuş olduğunu, davacının aracı satın almaktan tek taraflı olarak vazgeçtiğini, aracın bu nedenle stokta kaldığını ve aracın sonrasında daha düşük fiyata satılmış olduğunu, davacının haksız olarak vazgeçmesi nedeniyle 22.690,74 TL zarara uğramış olduklarını, bu nedenle davacı ödemesinden kesinti yapıldığını,

davacının culpa in contrehendo nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 02/06/2022 tarih ve 2021/197 Esas - 2022/490 Karar sayılı kararında;"Dava, davacı tarafından davalıya araç satımı sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin (kapora) istirdadı talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalı ile aralarında araç alımına ilişkin sözleşme görüşmesi yapıldığını, aracın Kasımda teslim edileceği ve bedelinin 550.000 TL olduğu hususunda müvekkiline şifahi bilgi verildiğini, bu amaçla davalı tarafa 30.000 TL ödeme yapıldığını, davalının ocak 2021'de araç bedeli olarak 660.000 TL talep ettiğini, bu nedenle müvekkilinin araç alımından vazgeçtiğini,

davalı tarafın buna rağmen ödenen bedelden 15.000 TL kesinti yaparak sadece 15.000 TL iade ettiğini belirterek, davalının iade etmediği 15.000 TL'nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,

21/04/2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.21/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...Taraflar arasında esaslı noktalarında uyuşulmuş geçerli bir satış sözleşmesinin bulunmadığı, Taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığından davacı tarafından yapılan ödemenin TBK m. 77/II anlamında sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği ve bakiye 15.000 TL'nin iade edilmesinin gerektiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.2918 sayılı KTK'nın 20/d-son hükmüne göre; "noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir." denilmektedir.

Bu hüküm uyarınca, KTK hükümlerine tabi bir aracın noterde resmi şekilde satılması gerekir. Noterde resmi şekilde yapılmayan satış sözleşmesi geçersizdir.

Geçersiz sözleşmelerde ise taraflar 6098 sayılı TBK'nın 77-82. maddeleri uyarınca aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermelidir.Taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda ihtilaf bulunmadığı hallerde yapılan ödemelerde kapora veya araç bedeli şerhinin varlığı halinde bu ödemeler ihtilafsız olan sözleşme kapsamında yapılan ödemeler olarak kabulü gerekecek olup bunun başka bir borcun ifası kapsamında yapılan ödemeler olduğuna yönelik iddia halinde ispat yükü bunu iddia eden kişide olacaktır.

(Emsal Yargıtay HGK'nın 10/06/2009 tarih, 2009/19-206 esas ve 2009/246 karar sayılı ilamı) Ancak taraflar arasında varlığı ihtilaflı olan sözleşme kapsamında araç bedeli olarak ödeme yapıldığına ilişkin havale dekontlarında şerh bulunması sözleşmenin varlığına delalet etmeyeceğinden sözleşmeyi ve yapılan ödemelerin bu sözleşme sözleşme kapsamında olduğu iddiasını ödemeyi yapan, somut olayda davacı ispat etmelidir.

(Emsal Yargıtay 13. HD'nin 08/07/2015 tarih, 2015/10719 esas ve 2015/23628 karar sayılı ilamı) Somut olayda, taraflar arasında haricen satım sözleşmesi kurulmuş, satıma konu araç davacıya teslim edilmeden davacı sözleşmeden dönmüştür. Söz konusu icra takibi araç satış sözleşmesi için davacı tarafından ödenen kaparodan kaynaklanmaktadır.

TBK 177. maddeye göre "Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür." denilmektedir. Yapılan ödemenin bağlanma parası (pey akçesi) değil de cayma (akçesi) parası olduğunun kabul edilmesi için sözleşme ile kararlaştırılmış olması gerekir.

Dolayısıyla, yapılan ödemenin cayma parası olduğu ispat edilmedikçe bağlanma parası olarak kabulü yasa gereğidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin T. 23.3.2004 E.2003/6039-K. 2004/3240 sayılı kararında, açıkça cayma tazminatı olduğu şart edilmedikçe kaparo, pey akçesi gibi verilen paraların, cayma tazminatı olamayacağından akdi bozmakta haklı olsun olmasın onu veren tarafın istirdada yetkili olduğuna karar verilmiştir. Yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin T.

19.1.2017 E. 2016/10641-K.

2017/263 sayılı kararında, avans olarak ödenen paranın TBK m. 178 uyarınca cayma tazminatı olarak öngörülmediği, bu sebeple akdi bozmakta davacı tarafın haklı olduğuna bakılmaksızın TBK m. 177. md uyarınca onu veren tarafın, karşı taraftan istirdada yetkili bulunduğuna karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından verilen kaparo bedelinin, araç devrinin yapılmaması sebebi ile sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iade etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacının haklı veya haksız olduğuna bakılmaksızın ödediğini geri isteyebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne, 15.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

(Samsun BAM 5. HD. 2022/461 Esas 2022/466 karar sayılı ilamı, Adana BAM 9. HD 2019/679 Esas 2020/1174 Karar sayılı ilamı)Her ne kadar davalı vekili, taraflar arasında satış sözleşmesinin kurulduğunu ve davacının sözleşmeden dönmesi sebebiyle zarara uğradığını ve uğranılan zarar sebebiyle davacının alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını beyan etmiş ise de;

emsal BAM içtihatları, alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında resmi şekilde yapılmış bir taşınır satım sözleşmesi bulunmadığından tarafların TBK 177. maddesi gereğince verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşı taraftan isteme hakkına sahip olduğu değerlendirilmiş, aksi yöndeki davalı itiraz ve beyanları yerinde olmadığından itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,

''1-Davanın KABULÜNE, 2-15.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu araç satışının, tescil edilmemiş, sıfır km, yani plakasız, ruhsatsız bir araca ilişkin satış sözleşmesi olduğu, dava konusu satış işleminin menkul satışına ilişkin olduğu ve menkul satış sözleşmesinin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığını; davacı satışa ilişkin proforma fatura imzaladığını, tahhütname imzaladığını ve peşinat ödemesi yaptığını;

duruşmada da ifade edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece satış sözleşmesinin geçersizliğine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, yeterli tahkikat yapılmaksızın ve zarar iddiamız araştırılmaksızın delilleri toplanmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, dosya kapsamında sektör bilirkişine inceleme yaptırılarak zararın tespit edilmesi gerekmesine rağmen hukukçu bilirkişiye inceleme yaptırıldığını, bir çok zarar kalemlerinin mevcut olmasına rağmen mahkemece zarar kalemlerinin irdelenmediğini;

oysa zararlarının tespiti uzmanlık ve hesaplama gerektiren ayrıca ticari defterlerin de incelenmesini gerektiren bir konu olup zarar tespitinin ancak bilirkişi marifetiyle yapılabilecek olmasına rağmen zararlara istinaden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını,

Yerel mahkemece satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitinin isabetsiz olduğunu,Taşınır satışlarını düzenleyen TBK md 209' ve devamı, herhangi bir şekil şartı öngörülmediğini; noter satış sözleşmesinin hali hazırda TESCİLLİ, trafiğe kayıtlı olan, yani plakalı, ikinci el araçlar için zorunluluk olduğunu; görülen davaya konu satışın ise " sıfır araç satışıdır".

Karayolları Trafik Kanunu 20/d’ye göre, “Tescil edilmiş motorlu araçların her türlü satış ve devirleri .... araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılır...” hükmü yalnızca tescil edilmiş araçlar için amir olduğunu; satış sözleşmesinin geçersiz olduğuna yönelik iddia ve ilk derece mahkemesi tespitinin hatalı olduğunu.

Müvekkili şirkete karşı aynı konuda açılan davanın İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi tarafından aynı şekilde sözleşmenin geçersiz olduğuna hükmedildiğini; anılan kararın İstanbul Bam 3. Hukuk Dairesi tarafından bozularak sözleşmenin geçerli olduğuna hükmedildiğini.

(İSTANBUL BAM 3. HUKUK DAİRESİ 2021/1836 E. 2022/9643 K. 31.03.2022 T. )Bağlanma parasının iadesi konusundaki emsal kararda görüldüğü üzere zarar iddiasının varlığı halinde zarar incelemesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının elzem olup, yüksek mahkemece dosyanın zarar tespiti yaptırılması için ilk derece mahkemesine iade edildiğini, Mezkur kararın tüketici ilişkisine dair olup, huzurdaki yargılamanın ise tacirler arası, ticari dava olduğunu, TBK MADDE 236 hükmü gereği davacının müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlara katlanması gerekeceğini;

mahkemece sektör bilirkişi incelemesi yaptırılarak müvekkili şirketin zararlarının tespitinin yapılması gerektiğini, Davacı tarafın satıştan dönmesi nedeniyle cevap dilekçelerinin tarihi itibariyle müvekkili şirketi 22.690,74-tl zarara uğrattığını, Dava konusu aracın, üretimi ve ithalatı tamamlanmasına rağmen davacı tarafından teslim alınmadığı, vazgeçildiğinin dilekçelerinin üst kısımlarında açıklandığını;

sipariş verilen araç için müvekkili şirket yetkili satış danışmanları tarafından gerek satış görüşmeleri öncesinde, gerek satış sırasında, gerek satış sözleşmesi yapıldıktan sonra hizmet sunulduğunu, araç müşterinin tercih ve talepleri doğrultusunda üretildiği ve davacı tarafından satın alınmadığı için aracın 12.177,74 tl zarar ile satılabildiğini, satış iptali nedeni ile gerçekleşememesi dolayısıyla 5861,00 TL kota satış priminden mahrum kaldığını; bunun yanı sıra aracın siparişinden satış iptaline kadar geçen süre ve yeni müşteriye satışına kadar geçen süre için 4.652,00 TL operasyon maliyetine katlanıldığını;

zararlarına ilişkin detaylı açılarına cevap dilekçelerinde yer verilmiş olup tekerrüre düşmemek adına yeniden açıklamadıklarını ancak müvekkili şirketin zararlarının tespiti için sektör bilirkişisine inceleme yaptırılması, ilk derece mahkmesi karı ile yerinde inceleme de talep edilmiş olmasına rağmen bu hususların yerine getirilmediğini;

mahkemece zarar tespitinin yaptırılmamasının bozma sebebi olduğunu, Yine, tek taraflı ve haklı nedene dayanmaksızın gerçekleştirilen sipariş iptalinin davacının culpa ın contrahendo sorumluluğunu da doğurmakta olduğunu, İzah edilen ve mahkemece re’sen gözetilecek hususlar kapsamında, istinaf gerekçelerinin kabulü ile, eksik incelemeden ibaret usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve en nihayetinde davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; araç satış sözleşmesi kapsamında bağlanma parası olarak verilen bedelin sözleşmeden dönülmesi sebebiyle davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında dava konusu sıfır km aracın satışı hususunda sözlü olarak anlaşıldığı ve davacı tarafından 30.000,00 TL bağlanma parası (pey akçesi) verildiği, davacı tarafından sözleşmeden dönülmesi üzerine davalı tarafından bağlanma parasının 15.000,00 TL sinin davacıya iade edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Davacı iş bu davada iade edilmeyen 15.000,00 TL nin haksız olarak iade edilmediğini iddia etmiş, davalı ise davacının sözleşmeden dönmesi sebebiyle uğranılan zararın haklı olarak mahsup edildiğini savunmuştur.

TBK'nın 177 maddesindeki düzenlemeye göre sözleşmede açıkça ne için verildiği anlaşılmıyorsa verilen paranın pey akçesi olarak verildiğine karine olduğu, açıkça cayma parası olarak kararlaştırıldığının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, kısaca kapora olarak ödenen para pey akçesi niteliğinde ise akit davacı alıcının kusuru ile gerçekleşmese dahi bunun geri verilmesi gerektiği, davalı tarafından da verilen paranın cayma parası olarak verildiğinin savunulmadığı açık olup, Mahkemenin bu yöndeki tespiti yerindedir.

Davalı, davacının sözleşmeden dönmesi sebebiyle kota satış priminden mahrum kalınan 5.861,00 TL bedel, aracın daha düşük bedele satılması sebebiyle uğranılan 12.177,74 TL zarar ve 4.652,00 TL operasyon maliyeti olmak üzere toplam 22.690,74 TL zarara uğradığını ve bu zararın 15.000,00 TL sinin bağlanma parasından tahsil edildiğini savunmuştur.

Taraflar arasındaki sözleşme henüz ifa edilmeden davacının sözleşmeden dönmesi sebebiyle ancak menfi zarar talep edilebileceği gibi müspet ve menfi zarar bir arada talep edilemez. Davalı tarafından talep edilen kota satış priminden mahrum kalınan 5.861,00 TL bedel ve aracın daha düşük bedele satılması sebebiyle uğranılan 12.177,74 TL zarar müspet zarar niteliğinde olduğundan ve sözleşmeden dönüldüğünden söz konusu zararların talep edilmesi mümkün değildir.

Talep edilen 4.652,00 TL operasyon maliyeti menfi zarar niteliğinde olup, davalı tarafından söz konusu zarara ilişkin somut bir delil sunulmadığı gibi, zarar faturası olarak 12.711,86 TL+KDV olmak üzere 15.000,00 TL fatura düzenlemiş olup, zarar kalemlerinin faturada ayrı ayrı belirtilmediği ve iddia edilen zarar miktarları ile uyuşmadığı anlaşıldığından davalının menfi zarara ilişkin savunmasına da itibar edilmemiş ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Bunun yanında 2918 Sayılı KTK'nın 20/1-d maddesi uyarınca tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.

Somut uyuşmazlığa konu aracın sıfır km araç olması sebebiyle davacıya satışın vadedildiği tarihte tescil belgesi bulunmadığından söz konusu maddenin ve sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile verilenlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri iade edilmesi gerektiğine ilişkin kuralın iş bu uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmamakta olup, Mahkemenin bu yöndeki tespiti isabetli olmamış ise de bu hususun sonuca etkisi bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Sonucu itibariyle verilen kararda bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 256,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 767,95 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/251, K. 2025/1581, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/251
Karar No
2025/1581
Tarih
2 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/251 K.2025/568
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/251 K.2025/630
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/252 K.2025/1052
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/252 K.2025/894
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/252 K.2025/1491
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/253 K.2025/195

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.