İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/480 K.2025/1984

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/480Karar2025/1984Tarih27 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.198 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Kasım 2025
Dosya no
2023/480 Esas
Karar no
2025/1984 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2021/538 Esas - 2022/1073 Karar
Tarihi
01/12/2022
Dava
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.198 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, taraflar arasında imzalanan taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş fatura alacaklarının mevcut olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin alacağının likit alacak olduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek davanın kabulüne, Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 01/12/2022 tarih ve 2021/538 Esas - 2022/1073 Karar sayılı kararında;"........Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere davalıdan 461.405,27-TL alacağı bulunduğu, işbu alacağın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, rapordaki saptamalara göre tarafların ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı,

tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine B formu bildirimlerine göre ticari ilişki içerisinde bulundukları, HMK'nin 222/2 maddesinde belirtilen koşulları sağladıklarından tarafların defterlerinin lehlerine kanıt niteliklerinin bulunduğu,

ancak HMK'nin 222/3 maddesi son cümlesi uyarınca yasada belirlenen koşullara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı göz önüne alındığında, davalı tarafça defter kayıtlarının aksi yöntemine uygun kesin kanıtlarla ispatlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı kabul edilmiştir.Dosyaya sunulu taraflarca düzenlendiği anlaşılan sözleşmenin 4. maddesinde ödemelerin KDV dahil faturanın işverene ulaştığı tarihten itibaren 5 iş günü içerisinde ortalama 90 gün vadeli çek olarak tahsil edileceğinin hüküm altına alındığı,

taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin devam ettiği anlaşıldığından, sözleşmenin ayakta tutulduğunun kabulü gerektiği, bu kapsamda 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda faturaların ulaştığı tarihlere temerrüt tarihleri belirlenerek işlemiş faiz hesabı yapıldığı, ancak bilirkişi hesabında 5 gün sonrasına göre hesap yaptığından bu yönüyle bilirkişi raporuna katılmanın olanaklı olmadığı,

bilirkişi raporlarında belirlenen faturanın davalı defterindeki kayıt tarihlerinden itibaren 5 iş günü sonrasının temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, ödemenin vadeli çek ile yapılacağı belirtilmişse de çek ödeme aracı olduğundan verilmesi gereken tarihin ödeme tarihi olduğunun da kabulü gerektiği, 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen faiz oranlarının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Taraflar tacir olup, davacının takip talebinde avans faiz istemi yerindedir.

Bilirkişi raporunda belirlenen faiz oranlarının, 21/12/2019 tarihinde ve sonrasında %13,75, 13/06/2020 tarihinde ve sonrasında %10, 19/12/2020 tarihinde ve sonrasında %16,75 ve 31/12/2021 tarihinde ve sonrasında %15,75 oranlarında olduğu saptanmıştır.

Buna göre; ..............toplam 22.255,99-TL işlemiş faiz elde edilmektedir.Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü ile 461.405,27-TL fatura alacağı ve 22.255,99-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 483.661,26-TL alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiş, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan fatura alacağına davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

davalının Bakırköy 4. İcra Dairesinin ...

Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 461.405,27-TL asıl alacak ve 22.255,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 483.661,26-TL alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca 92.281,05-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından faize ilişkin yapılan hesaplamada iş günlerinin hatalı hesaplandığını, kararda taraflar arasındaki sözleşme ile; "faturanın işvere ulaştığı tarihten itibaren 5 iş günü içerisinde ortalama 90 gün vadeli çek olarak tahsil edileceğinin hüküm altına alındığı" ve çek ödeme aracı olduğundan verilmesi gereken tarihin ödeme tarihi olduğunun tespit edildiğini, ancak hesaplanırken cumartesi gününün de bir iş günü olduğunun atlandığını, hesaplamalar yapılırken bu gün de iş günü değilmiş gibi hesaplandığnı ve 6. iş gününden itibaren faiz işletildiğini,

bu hesaplamaya göre faizin 06.04.2021 tarihinden itibaren hesaplaması gerekirken kararda 08.04.2021 tarihinden itibaren faiz hesaplandığını,Söz konusu faiz hesabının icrapro adlı icra takibi hazırlama ve uyapa entegre bir şekilde e-takip açma programı vasıtasıyla hazırlanmış olduğunu, burada da hesap işlemlerinin 3095 Sayılı Kanuna uygun olarak ve otomatik olarak yapıldığını,Tüm bu hususlar gözetildiğinde esasen taraflarınca yapılan faiz hesaplamasında bir hata olmadığının açık olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,

yerel mahkeme kararın icra takibine konu edilmesi halinde müvekkilin hak kaybına ve zarara uğramaması adına istinaf taleplerini icranın geri bırakılması talepli olarak yapmaları gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; müvekkil şirketin yurt içi ve yurt dışında hatırı sayılır, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, pandemi olağanüstü hali nedeniyle devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler ile birçok fuarı ertelemek zorunda kaldığını, dolayısıyla da gerçeklemeyen fuarlardan ötürü davalı müvekkil şirketin hem çalışanlarına izinler verdiğini, hem de yurt içi ve yurt dışından fuarlara katılacak olan misafirlerine de fuarların ileri bir tarihte olacağını bildirdiğini,

pandemi süresince müvekkil şirket hiçbir fuar gerçekleştiremediği için davacı tarafça davaya konu olan alacakların haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira sokağa çıkma yasaklarının olduğu bir dönemde yalnızca taşımacılık hizmeti veren davacı taraftan bahsi geçen hizmeti alamamış olmakla birlikte ihtiyaç da duyulmadığını, Davanın esasına yönelik araştırma yapılmadan yalnızca davacının iddiaları ile hüküm kurulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, bu hususta ispat yükünün davacıda olduğunu, faturalar konusu hizmeti gerçekleştirildiğine ilişkin hiçbir somut delil sunamadığını, soyut iddialar üzerinden karar verildiğini,

Dava konusu hizmet davacı tarafından verilmemesine rağmen, yalnızca davacının iddiaları ile yapıldığı ve faturaların kesilmesinin haklı olduğu kanısına varılmasının hukuki olmadığını, taraflarınca cevap dilekçesi verilmese dahi HMK'nın 128. maddesinde “Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır” hükmüne yer verildiğini, buna göre süresi içerisinde cevap dilekçesi vermedikleri için davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların tamamını inkar etmiş bulunduklarını,

İlk dererce Mahkemesi tarafından davacının herhangi bir kanıt veya delil sunmadan yalnızca soyut iddiası esas alınarak, bu iddianın doğruluğuna dair araştırma yapılmadan hükme varılmasının hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın söz konusu iddia edilen faturaların içeriğini açıklamadığını, mesnetten yoksun olarak kesilen faturaların kabulünün mümkün olmadığını, fatura içeriği iddia edilen hizmetin verildiğini davacı yanın ispat etmesi gerekmekle ispat külfetinin davacı yanda olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ısrarla fatura alacağından söz etmekte olduğunu,

alacağına mesnet olarak iddia etmiş olduğu faturanın içeriğini ve fatura alacağına konu verilen hizmetin mesnedini belirtmediğini, bir an için davacı tarafın hizmet verdiği düşünülecek olsa dahi davacı tarafça hala söz konusu alacağın hangi tarihlerde, hangi hizmete ve hangi şartlarda verildiği açıklanmadığını, davacı tarafça alacağa ilişkin faturaların usule, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak ticari ilişkiden bağımsız kesildiğini, bir an için faturanın varlığı kabul edilse dahi faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını,

fatura içeriğinde iddia edilen hizmetin verildiğinin davacı yanca yazılı ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, Müvekkilin muvafakati veya onayı bulunmayan, tek taraflı kesilmiş ve sözleşmede yer almayan bir faturaya davacı tarafın sığınmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, iddia edilen hizmetlerin iddia edilen alacak kadar müvekkile sunulduğunun veya herhangi bir mal satıldı ise ilgili mal satımının ispat edilmesi gerektiğini, Bilindiği üzere faturanın tacirin ticari işletmesinin temel işlemelerini belgelendiren, işlemlerinin takibini sağlayan, muhasebeleştirilen kayıtların tevsikinde,

kazancı halinde vergilendirilmesinde ve işlemlerini gerek maliyeye gerekse ihtilaf halinde işlem yaptığı kimselere karşı ispatta delil olarak kullanılan bir belge niteliğinde olduğunu, faturanın akdin şartlarını tespit eden değil, tespit edilmiş olan şartların bir kısmını gösteren ve bunları belirli şartlarda tevsik eden bir belge olduğunu, açık faturanın ticari hayatta bedeli ödenmemiş faturayı ifade ettiğini, faturanın açık veya kapalı olmasının hukuki açıdan farklılık arz etmekte olduğunu,

anılan tüm bu nedenlerle gerçekleştirilemeyen festival kapsamında müvekkil şirket aleyhine keşide edilen fatura alacağı mesnet edilerek verilen açıkça hukuka aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davaya konu Bakırköy 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile, davacı tarafından davalı hakkında 09.04.2021 tarihinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen 30/09/2020 tarihli 1 adet, 31/10/2020 tarihli 3 adet, 30/11/2020 tarihli 3 adet, 31/12/2020 tarihli 2 adet, 31/01/2021 tarihli 1 adet, 28/02/2021 tarihli 1 adet, 31/03/2021 tarihli 1 adet faturadan kaynaklı toplam : 461.405,27 TL asıl alacak + 23.055,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 484.460,49 TL.

Üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine 484.460,49 TL.

Üzerinden eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.Davacı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde,29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur.Somut davada dava değeri = 484.460,49 TL.'dir.

Mahkemece toplam: 483.661,26-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, 799,23 TL. yönünden ise davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince ret edilen 799,23 TL. istinaf konusu edilmiştir. istinafa konu edilen ret edilen miktar 8.000,00 TL'den düşük olup buna göre ret edilen miktar yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir.

Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;Mahkemece, ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilen davacının mal ve hizmet satımına ilişkin BS formu, davalının mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle 2 ayrı mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davaya konu icra takibi ile,

davacı tarafından davalı adına düzenlenen 30/09/2020 tarihli 1 adet, 31/10/2020 tarihli 3 adet, 30/11/2020 tarihli 3 adet, 31/12/2020 tarihli 2 adet, 31/01/2021 tarihli 1 adet, 28/02/2021 tarihli 1 adet, 31/03/2021 tarihli 1 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsilinin talep edildiği, dosyaya celbedilen davalı tarafın mal ve hizmet alımına ilişkin BA kayıtlarına göre; davalı tarafından 2020/ 9 ayına ait 1, 2020/10 ayına ait 3, 2020/11 ayına ait 3, 2020/12 ayına ait 2, 2021/1 ayına ait 1, 2021/2 ayına ait 1, 2021/ 3 ayına ait 1 adet faturanın davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmıştır.

6100 Sayılı HMK.'nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, takip konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafa ait BA formlarına göre de davalının aynı döneme ait faturaları BA formları ile vergi dairesine beyan edildiği,

davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya 461.405,27 TL borçlu gözüktüğü, davalı tarafça BA formu ile vergi dairesine bildirilen ve ticari defterlere kaydedilen dava konusu bu faturaların içeriği hizmetin (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/6425 Esas- 2022/477 Karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/14267 Esas- 2018/260 Karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere) davacı tarafından davalıya verildiğine ilişkin karine teşkil ettiği, davalı tarafın bu karinenin aksini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, yazılı delil ile de ispat edilemediği,

davalının davacı tarafa ödeme yaptığına dair iddia olmadığı gibi ödeme belgesinin de sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin davacı tarafından müvekkiline fatura içeriği taşıma hizmetinin verilmediği ve borcu olmadığı yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında mahkemece verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabulüne yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.

341,352 maddeleri gereğince usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 33.038,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 8.259,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.779,17 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,

7-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/480, K. 2025/1984, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/480
Karar No
2025/1984
Tarih
27 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/484 K.2025/1951
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/485 K.2025/1303
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/486 K.2025/998
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/487 K.2025/1795
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/487 K.2025/830
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/488 K.2025/821

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.