İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/508 K.2025/2060

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/508Karar2025/2060Tarih8 Aralık 2025Okuma11 dk · 2.203 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Aralık 2025
Dosya no
2023/508 Esas
Karar no
2025/2060 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2021/561 Esas- 2022/583 Karar
Tarih
28/06/2022
Dava
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.203 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin telekominikasyon işi ile uğraşan ve bir çok noktada ... kurumsal bayisi olan, aynı zamanda cep telefonu başta olmak üzere elektronik cihazların ve bunların aksesuarlarının satışını yapan bir şirket olduğunu, davacı şirketin internet ortamından satışını yaptığı ürünleri kargo yolu ile müşterilerine ulaştırdığını, bu kapsamda satışını gerçekleştirdiği telefonların alıcıya ulaştırılması amacıyla davalı kargo şirketinin Kartal ve Petroliş şubelerine 2020 yılının Temmuz ve Ekim ayları arasında farklı zamanlarda toplam yedi adet kargo teslim ettiğini,

ancak davalı şirkete teslim edilen paketlerden hiç birinin alıcılarına teslim edilmediğini, kaybolan yedi farklı kargonun her biri için gönderici şubelere tazmin dilekçeleri verildiğini ve her bir kargo için hasar dosyası oluşturulduğunu, ancak mail yolu ile yapılan görüşmelerde hiçbir hasar dosyasından sonuç alınamadığını, bugüne kadar davacı şirketin zararı karşılanmadığı gibi hiçbir hasar dosyası hakkında bilgi dahi verilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin zararının tazmini amacıyla İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ...

E. sayılı dosyasıyla davalı şirkete icra takibi yapılmışsa da davalı şirketin bu kez de haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, işbu kez davacı likit alacağının ödenmesi amacıyla itirazın iptalini talep etme gereği hasıl olduğunu, davalı kargo şirketine yapılan müracaatlar ve sözlü ihtarlara rağmen davalı yan davacı şirketin zararını tazmin etmemekte direnince kargo şirketine karşı 25.12.2020 tarih ve ... numaralı yansıtma faturasının tanzim edildiğini, davalı yanın bu itirazının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu,

kaybolan kargolar nedeniyle davacı şirket hem büyük bir maddi zarara uğramış hem de müşterileri karşısında ticari itibarının zedelenmiş olduğunu beyanla davacının alacağı için yapmış olduğu İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı icra takibine vaki davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, davalının icra takibine konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

davalı şirketin adresi "Ayazağa Mah. Azerbaycan Cad. ...Vadi İstanbul r" olmakla, işbu huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeni ile mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı, her ne kadar dilekçesinde davalı şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu ve davalı şirketin kusuru olduğunu iddia ederek bunun davalı şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de davalının,

davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, gönderen tarafından davalı şirkete teslimi anında kargonun içeriğinin beyan edilmediğini, kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, hiçbir şekilde içeriğin dava dilekçesinde beyan edildiği gibi olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın bu beyanlarının doğruluğu bir an için düşünülecek olsa dahi, davalı taşıyanın yanıltıldığının anlaşılmakta olduğunu, bu takdirde kargonun içerik beyanının davalı şirkete doğru bir şekilde yapılmamış sayılacağını,

zira teslim anında yapılması gereken içerik beyanı adeta geçiştirilmiş olup bu hususun düzenlenen faturadan da açıkça anlaşılmakta olduğunu, davalı şirket tarafından kargo içeriğinin bilinmesi mümkün olmayıp davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, davalı şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğini, bununla birlikte davacı, her ne kadar EO ... numaralı kargonun teslim edilmediğini iddia etse de ilgili kargonun 24/09/2020 tarihinde alıcısına teslim edildiğini,

dilekçe ekinde kargonun teslim edildiğini gösterir kargo takip formunu sunmakta olduklarını, dolayısıyla davacının ilgili kargonun teslim edilmediğine dair iddialarının yerinde olmadığını, işbu uyuşmazlık konusunun teknik ve uzmanlık gerektiren hususlar içermekte olduğunu, bu sebeple kara taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişice incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlığın konusu Türk Ticaret kanunu kapsamında olup mezkur taşımaya ilişkin olarak davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,

davalı şirketin yükümlülüklerine yerine getirmiş olduğunu ve davacı tarafın talep ve iddialarının herhangi bir dayanağı bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 28/06/2022 tarih 2021/561 Esas- 2022/583 Karar sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde.

Taraflar arasında 7 ayrı taşıma ilişkisi kurulmuş olup davacının davalı şirkete taşımaya konu malları teslim ettiği, davalının ise malları alıcıya teslim ettiğini iddia etmediği, süreç hakkında davacı tarafça davalı şirkete malların alıcıya teslim edilmediğinin bildirildiği, davalı tarafça bildirimlere olumlu yada olumsuz geri dönüş sağlanmadığı, taşımaya konu malların kaybolduğu, bu hususun TTK'nın 889. maddesi gereğince tam zayi olarak değerlendirilmesi gerektiği, hasar bildirimi şartının bulunmadığı, taşımaya konu malların tamamının yeni ürün olduğunun davacı tarafça sunulan faturalardan anlaşıldığı,

TTK'nın 880/3. maddesi gereğince esas olan piyasa değeri olup bu yoksa cari fiyat yani tedarik değerinin esas alınması ve sunulan fatura bedelleri üzerinden toplam 20.120,00-TL zararın doğduğunun kabulünün gerektiği, zira davalının dava konusu kargoların kaybına ilişkin açıklama getiremediği TTK'nın 886. madde gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluk halinin istisnasını oluşturduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İlk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, açık kanun hükümleri uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, işbu kararın dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak kurulduğunu, ilgili rapora karşı itirazların değerlendirilmediğini, ek rapor alınmadığını, hatalı raporun dayanak yapılarak kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu.

Teslim anında kargonun içeriği ve değeri müvekkili şirkete bildirilmediğinden gönderenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, gerçekten de bilirkişi raporuna itirazlarında belirttikleri üzere gönderen tarafından müvekkili şirkete teslimi anında kargonun içeriğinin beyan edilmediğini, kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, hiçbir şekilde içeriğin dava dilekçesinde beyan edildiği gibi olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın bu beyanlarının doğruluğu bir an için düşünülecek olsa dahi müvekkili taşıyanın yanıltıldığının anlaşıldığını,

nitekim bu takdirde kargonun içerik beyanının müvekkili şirkete doğru bir şekilde yapılmamış sayılacağını, zira teslim anında yapılması gereken içerik beyanı adeta geçiştirilmiş olup bu hususun kendileri tarafından düzenlenen faturadan da açıkça anlaşıldığını;TTK md. 864 uyarınca, kusuru olmasa da;

taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zararın göndericiye ait olduğunu, bu anlamda gönderici kargonun içeriği ve değerini taşıyıcıya tam ve eksiksiz olarak bildirmekle mükellef olup, yapılan eksik bildirimler dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin kabul edilemeyeceğini, zira Kara Yolları Taşıma Kanunu md. 8 ile gönderenin tam ve eksiksiz bildirim yükümlülüğü ve eksik bildirimden doğacak her türlü zararın gönderene ait olduğunun da açıkça hüküm altına alındığını;Bilirkişi raporunda her ne kadar dava konusu ürünün kaybolduğu,

eğer hasar ve sair bir risk gerçekleşseydi o zaman TTK madde 864 uyarınca değerlendirme yapılabileceği şeklinde tespitte bulunulsa da, işbu tespitin hatalı olduğunu, zira TTK 864'un uygulama alanı bulması için hasar ya da riskin gerçekleşmesine ilişkin bir koşul bulunmadığını, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan tespitin kabulü mümkün olmamakla birlikte tespitin bir dayanağının da bulunmadığını, dolayısıyla somut olayda TTK 864 uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğini;Ayrıca davacı, her ne kadar EO ... numaralı kargonun teslim edilmediğini iddia etse de ilgili kargonun 24/09/2020 tarihinde alıcısına teslim edildiğini,

cevap dilekçesi ekinde kargonun teslim edildiğini gösterir kargo takip formunun sunulduğunu, gerek Yerel mahkeme gerekse bilirkişi tarafından bu hususa dikkat edilmediğini;Davacı tarafça TTK. 889 maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını, kayıtsız şartsız teslim alınan davaya konu kargo ile ilgili kendilerine T.T.K.'nun 889. maddesi uyarınca süresinde ulaşmış yazılı bir bildirimin söz konusu olmadığını, T.T.K.

889/1 gereği en geç teslim anında, eğer ki hasar açıkça görülmüyor ise de teslimden itibaren en geç yedi gün içerisinde ziya ve hasarın yazılı bir şekilde taşıyıcıya bildirilmesinin şart olduğunu, aksi halde teslimin sağlıklı yapıldığının kabulünün gerekeceğinin de açıkça ilgili maddede düzenlendiğini;Hasara uğradığı iddia edilen kargonun en geç teslim anında hasara uğradığının teslim edene yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğunu, eğer ki hasar açıkça görülmüyor ise de teslimden itibaren en geç yedi gün içerisinde hasar iddiasının yazılı olarak müvekkil şirkete bildirilmesi gerektiğini,

ancak böyle bir bildirim bulunmadığı gibi yukarda da değinildiği üzere kargonun kayıtsız şartsız davacıya teslim edildiğini yani teslim teyit nüshasının sağlıklı olduğunu.

Hiçbir suretle müvekkili şirketin sorumlu olduğunu kabul etmediklerini tekrarla eğer müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilecek ise de sorumluluk sınırının belirlenmesi adına SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerekirken işbu hesaplama yaplmadan hüküm kurulduğunu, hiçbir şekilde meydana gelen zarardan müvekkili şirketin sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının istemiş olduğu maddi tazminat miktarının son derece fahiş olduğunu, öncelikle,

Türk Ticaret Kanunu'nda taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibini benimsediğini;Her şeyden önce Türk Ticaret Kanunu'nun eşya taşımada taşıyanın sorumluluğunu sınırlandırırken güttüğü amacın, taşıma işinin hacmi nedeniyle taşıyıcının tazmin edeceği her kargoda mahvına neden olabilecek tazminatlar ödemesi riskine karşı taşıyanın sektörde tutunmasına yardımcı olmak, ticari risklerini azaltmak olduğunu, yoksa kilogram hesabına göre taşıyandan kargonun değerinden katbekat fazla tazminat elde etmesini sağlamak olmadığını,

nitekim 882. maddenin başlığı dahi “Sorumluluk Sınırları” olup maddede belirtilen tutarın azami tazminat haddini gösterdiğini;Müvekkili şirketin mezkur taşımada hiçbir şekilde bir kusuru olmadığından tazmin mükellefiyetinin de bulunmadığını, bununla birlikte, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte,

bir an için müvekkili şirketin söz konusu olayda sorumluluğunun bulunduğu kabul edilecek olsa dahi işbu raporda belirtildiği şekilde TTK madde 882 hükmüne uygun olarak gönderinin değerini kaybeden kısmının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı gözetilerek yapılan hesaplamanın dikkate alınması ve tazminat sorumluluğunun bu kapsamda belirlenmesi gerektiğini beyanla Yerel mahkemenin verdiği kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği/zayi edildiği iddia edilen emtia bedellerinin taşıyıcıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, alıcılarına teslim edilmek üzere taşınması için davalıya teslim edilen 7 adet kargonun tamamının teslim edilmeyerek zayi edildiğini, kargo içeriğinin elektronik eşya olduğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu ancak yapılan başvuruları sonuçsuz bıraktığından hakkında fatura düzenlenerek icra takibine konulduğunu,

davalının takibe de haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf, davacının kargo içeriklerini bildirmediğini, bu nedenle sorumluluğun davacıya ait olduğunu ayrıca bir adet kargonun alıcısına teslim edildiğini, aksi halde ise sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olduğunu, kendisine süresinde ihbar yapılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.

TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise. TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.

Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.

Somut olayda; davacı tarafından davalıya taşınmak üzere toplam yedi adet kargonun teslim edildiği noktasında ihtilaf olmadığı, davalı taraf altı adet kargonun alıcılarına teslim edilmediğini örtülü şekilde kabul etmişken, bir adet kargonun teslim edildiğini savunmuş ise de, sunulan teslim belgesinde alıcı imzasının bulunmadığı, dolayısıyla kargoların tamamının zayi olduğu, davalı tarafın istinaf sebebi olarak da ileri sürdüğü TTK'nın 889. maddesinde düzenlenen bildirim süresinin, kargonun teslim edilmesi halinde söz konusu olduğu, hasarlı dahi olsa hiçbir şekilde teslim edilmeyen kargo yönünden bildirim süresinin bulunmadığı,

kaldı ki alıcılar ve davacı tarafından davalıya hasar bildiriminin yapıldığı, taşıma konusu kargolar davalı taşıyıcının hakimiyetinde iken zayi olduğundan TTK'nın 875. maddesi gereği davalının sorumluluğunun doğduğu açıktır.

Davalı tarafın istinaf başvurusunu dayandırdığı TTK'nın 864. maddesinde yer alan düzenleme, göndericinin taşıyıcıya karşı olan kusursuz sorumluluğuna, yani kargo içeriğinin bildirilmemesi nedeniyle taşıyıcının uğradığı zararın gönderici tarafından karşılanmasına ilişkin bir düzenlemedir. Taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme değildir.

Taşıyıcının sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluk ise de, TTK'nın 886. maddesinde yer alan şartların gerçekleşmesi halinde sorumluluk sınırı kaldırılmakta olup, davalı tarafından kargolar alıcısına hiç teslim edilmemiş, nerede olduğu, neden teslim edilmediği konusunda herhangi bir açıklama da yapılmamış olduğundan Mahkemece, zarara davalının pervasız hareketlerinin neden olduğu kabul edilerek davacının gerçek zararının hüküm altına alınması ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak,

dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.374,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 343,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.030,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/508, K. 2025/2060, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/508
Karar No
2025/2060
Tarih
8 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/510 K.2025/1506
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/510 K.2025/795
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/510 K.2025/906
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/512 K.2025/929
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/513 K.2025/2061
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/514 K.2025/910

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.