İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/792 K.2025/2006

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/792Karar2025/2006Tarih27 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.137 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Kasım 2025
Dosya no
2023/792 Esas
Karar no
2025/2006 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/604 Esas - 2023/44 Karar
Tarih
26/01/2023
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.137 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı aleyhine İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünden...

Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalıya örnek no 7 ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı vekilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin davalıdan ticari işlerden kaynaklı toplam 155.222,19 TL alacağı bulunduğunu, icra takibine konu fatura, müşteri çeki ve belgelerin her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, işbu alacak likit olmasına rağmen borçlu tarafından alacağın sürüncemede bırakılması için icra takibine itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, 155.222,19 TL üzerinden icra takibinin devamına,

asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yıllık reeskont faizi işletilmesine ve %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin davasının yerinde olmadığını, davacının müvekkilden talep edebileceği bir alacağı olmadığını, müvekkilin, hafriyat ve dolgu malzemesi satışı ve maden işletmeciliği yaptığını, davacının ise hazır ... imalatı ve satışını yaptığını, davacının, müvekkilden ... malzemesi almak için belirli miktarlarda teminat evrakı verdiğini ve bunun karşılığında malzeme alındığını, gelinen noktada taraflar arasında yapılan hesap mutabakatında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine davacının müvekkile borçlu olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 26/01/2023 tarih ve 2021/604 Esas - 2023/44 Karar sayılı kararında. "Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.

Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzer icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatına ilişkin olduğu belirlendi. noktasında toplandığı toplanmıştır.Dosyada mübrez İstanbul Anadolu 20.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklı İsmail ... ...

İnş.Taah.Nak.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından borçlu ... Madencilik İnş.Turz.Tekst. Gıda San. Ve Tic.Ltd.Şti.

Aleyhine 155.222,19 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı görülmüştür.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Yapılan yargılama toplanan deliller ve bilirkişi raporundaki doneler hep birlikte değerlendirildiğinde ; tarafların tacir oldukları, tacir olması sebebiyle her iki ticari kayıtlarında inceleme yetkisi verildiği,

davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, usul ve yasaya uygun olduğunu, kendi lehine delil niteliğine haiz olduğunu, davalı şirketin 2013-2020 yıllarındaki yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, 2021 yılı Envanter defterinin tasdik belgesinin ibraz edilmediğini, diğer ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, tarafların lehine delil teşkil ettiği, davacı şirketin kayıtlarına göre davalıdan 155.222,19 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin kayıtlarına göre davacı şirkete 55.222,20 TL borçlu gözüktüğü,

tarafların cari hesapları arasındaki uyumsuzluğun, davacı şirket tarafından davalı şirkete ciro edilen 100.000,00 TL tutarındaki 2 adet çekin davalı şirket kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığını, çekin muhatap banka ile yapılan yazışmada ödendiği anlaşıldığından her ne kadar davalının kayıtların yer almasa da bu miktardan davalının sorumlu olacağı, davacının takip tarihi itibariyle 155.222,19-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, asıl alacak cari hesap alacağı olduğundan likittir.

Bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''DAVANIN KABULÜ ile;1-Davalının İstanbul Anadolu 20.İcra Dairesinin... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Asıl alacak olan 155.222,19 TL nin %20 İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davcıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporu hatalı olup hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın da hatalı olduğunu; dosyaya sunulan 17.06.2022 tarihli "...Bilirkişi Raporunda..." Bilirkişinin eksik ve hatalı tespitte bulunduğunu, daha önce yargılama aşamasında davaya cevap dilekçelerinde açıkça belirttikleri üzre; müvekkili ile davacının cari usulde çalıştıkları için zaman zaman ticari ilişki içinde olduklarını; ancak davacının müvekkilden talep edebileceği bir alacağın olmadığını;

müvekkilinin hafriyat ve dolgu malzemesi yani kum çakıl dolgu taşı v.s. satan ve maden işleten bir firma olduğunu; davacının ise Hazır ... imalatı ve satışı yapmakta olduğunu; davacının müvekkilinden ... malzemesi almak için belirli miktarlarda teminat evrakı verdiğini, bunun karşılığında ise malzeme aldığını, örneğin, davacının müvekkiline ortalama bir hesapla 50.000.00-TL veya 100.000.00-TL tutarında teminat amaçlı kambiyo evrakı verdiğini, bunun karşılığında yıl içerisinde dönem dönem kısım kısım malzeme aldığını, aldıkları malzemelerin toplamına göre yıl sonunda veya hesap kapama döneminde hesaplaşıldığını,

alınan malzeme verilen teminatın altında kaldı ise davacıya teminat miktarına ulaşacak kadar malzeme verildiğini, teminat miktarını aştı ise davacıdan yeniden teminat alındığını, çalışmanın bu şekilde cari hesap olarak devam ettiğini;

ancak gelinen noktada taraflar arasında yapılan hesap mutabakatında (müvekkiline ait defter ve belgelerde cari hesaplarında görülmekte olduğunu,) müvekkilinin davacıya her hangi bir borcu olmadığı gibi aksine davacının dönem dönem yeniden mal almak suretiyle müvekkiline borçlanmış durumda olduğunu, Bilirkişinin taraflara ait defter ve belgeleri incelerken sadece 2019/2020 yıllarına ait defter ve belgeleri incelediğini, raporunu da buna göre verdiğini; oysa cari hesabın 2021 yılına ait defterlerde görüleceği üzere 2021 yılına sarktığını ve 2021 yılında hesabın sıfırlandığını;

bilirkişinin tüm ısrarlarına rağmen 2021 yılına ait defter ve belgeleri incelemediğini, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 2021 yılına ait olup bilirkişiye elden teslim edilen defterleri ve belgeleri incelemediğini ve hatalı bir sonuca vardığını; taraflarından iş bu hatalı sonuca itiraz edildiğini; ancak yerel mahkemece itirazlarının kabul görmediğini,

Davanın esasını oluşturan konunun da bilirkişi raporunda yanlış yorumlanıp yanlış açıklandığını; taraflarından bu rapora yaptıkları itirazın ise hiç dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporun "değerlendirme" başlıklı bölümünün "3-cari hesap bakiyeleri yönünden" kısmında yapılan incelemede "...cari hesaplar arasındaki uyumsuzluğun incelendiği davacı şirketin davalıdan 155.222,19.

TL alacaklı gözüktüğü davalı şirketin davacı şirkete 55.222,20.TL borçlu gözüktüğü cari hesaplar arasındaki farkın 99.999,99 TL (155.222,19-55.222,20 TL olduğu uyumsuzluğun davacı şirket tarafından davalı şirkete ciro edilen 100.000.00.TL. tutarındaki 2 adet çekin davalı şirket kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı aradaki 0,01 TL farkın önemsenmediği..." şeklindeki tespitin yanlış olduğunu, bu çeklerin müvekkili şirkete değil müvekkili şirketin ortağı ...'a verildiğini; ...'ın bu çekleri ortağı olduğu şirket adına almadığını;

bahse konu çeklerin müvekkili şirketin hesabında görünmemesinin gayet doğal olduğunu, bahse konu çeklerin öncelikle davacı şirkete, davacı şirketten, davacı şirketin sahibi ve ortağına, davacı şirketin sahibi ve ortağından da ...'a verildiğini, bu evrakların ... ile davacı şirket sahibinin şahsi (alacak borç ) ilişkileri nedeniyle verildiğini; bu çeklerin davalı şirkete ödeme veya teminat amacıyla verilmiş çekler olmadıklarını, bahse konu çeklerin müvekkilinin kayıtlarında yer almamış olmasının gayet doğal olduğunu;

davacı tarafın konuyu çarpıttığını, şahsi ilişki için verilen evrakları müvekkili ile davacı arasındaki cari hesap ilişkisi için verilmiş gibi gösterdiğini, bunda da başarılı olduğunu; bilirkişinin bu konuyu yeteri kadar araştırmadan çekleri müvekkili ile davalı arasında yapılan cari hesap ödemesi gibi gösterdiğini, yerel mahkemenin de bu çeklerin kimler tarafından kime verildiğini üzerindeki ciro zincirini ve banka kayıtlarını araştırmadan yüzysel karar vererek hatalı sonuca ulaştığını,

Yerel mahkeme davacı tarafın müvekkiline verdiğini iddia ettiği çeklerin ilgili bankadan suretleri istenip üzerindeki ciro zinciri incelenseydi ve davacı taraftan, çekleri kime ve nasıl verdiklerine dair teslim belgesi veya tahsilat makbuzu gibi belgelerini sunmalarını isteseydi iş bu çeklerin müvekkili şirkete verilmediğinin açıkça ortaya çıkacağını; yerel mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı bilirkişi raporuna dayanarak verilen hatalı kararın bozulmayı gerektirmekte olup bu amaçla Yüksek Mahkemeye müracaat zorunluluğunun hasıl olduğunu, İleri sürerek,

arz edilen ve mahkemece resen belirlenecek nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına, yargılama sonuçlanıncaya kadar kararın icrasının tehirine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Mahkemece icra dosyası celbedilerek, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi raporunda; davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 155.222,19-TL alacaklı olduğu, davalının kendi defterlerine göre davacıya 55.222,19-TL borçlu olduğu, davalı defterlerindeki 100.000,00-TL'lik davacı aleyhine oluşan farkın davacının davalıya ciro ettiği 50.000,00-TL'lik iki adet çekin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı kanaati bildirilmiştir.

Mahkemece ön yüzleri dosyaya davacı tarafından ibraz edilen iki adet çekin ödeme ve ibraz bilgileri muhatap bankadan sorulmuş, banka tarafından çeklerin ibraz anında ödendiği belirtilmiş ise de, çeklerin ibraz anındaki ön ve arka yüzlerinin görüntüsü gönderilmediği için ciro silsilesi dairemizce tespit edilemediği gibi, banka tarafından ibrazın kim tarafından yapıldığı ve ödemenin kime yapıldığı da bildirilmemiştir.

Çeklerin ön yüzlerinin fotokopisinin bulunduğu belge incelendiğinde, keşidecisinin dava dışı ... İnş.

Şirketi, lehdarının davacı şirket olduğu, belge üzerinde "üç adet çeki teslim aldım" yazısı altında ... isimli kişinin imzasının bulunduğu, davalı şirket kaşesinin bulunmadığı, öte yandan bu belgede üç adet çekin teslim alındığının belirtildiği, çeklerden ikisi davalı defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte, aynı belgede ... tarafından teslim alınan, ancak uyuşmazlık konusu olmayan bir adet çekin davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığına dair bilirkişi raporunda herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşılmıştır.

Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile; taraflar arasındaki açık hesap şeklinde yürüyen ticari ilişkinin, davacının davalıya önce teminat amacıyla kambiyo senedi vermesi, akabinde davacının davalıdan mal satın alması, yıl sonu alımların toplamı üzerinden mutabakat yapılması, teminat olarak alınan kambiyo senedi tutarı satılan mal bedelinden az ise eksik kısım için davacıdan yeniden teminat amaçlı kambiyo senedi alınması, fazla ise davacıya açığı kapatacak tutarda malzeme verilmesi suretiyle hesabın kapatılması şeklinde yürütüldüğü, buna göre takip tarihinde asıl davacının davalıya borçlu olduğu savunulmuştur.

Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ise; cevap dilekçesindeki savunmaları tekrarla, bilirkişi raporundaki davalı defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığına dair tespiti kabul etmedikleri, kapanış tasdiklerinin dilekçe ekinde sunulduğu, defterlerin mahkeme huzurunda incelenmesini talep ettikleri, bilirkişi tarafından davalının 2021 yılı defterlerinin incelenmediği,

incelense idi tarafların ticari ilişki biçimine göre 2021 yılında borcun sıfırlandığının, davalının alacaklı duruma geçtiğinin görüleceği, yine davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilen çeklerin davacı tarafından davalı şirkete değil, davacı şirketin ortağı ve sahibi tarafından davalı şirketin ortağı olan ...'a ciro edildiği, bu çeklerin ... ile davacı şirketin sahibi arasındaki ilişkiye istinaden verildikleri, davalıya ödeme veya teminat amacıyla verilmemiş çeklerin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasının doğal olduğu yönündeki itirazlar ileri sürülmüştür.

Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı yanın rapor itirazları hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği gibi, bu itirazların gerekçeli kararda da karşılanmadığı anlaşılmıştır. Davacının davalı aleyhine başlattığı takip tarihi 20/05/2021 olup, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olduklarından, mahkemece öncelikle araştırılması gereken takip tarihi itibariyle alacağın varlığı ve miktarıdır.

Alınan bilirkişi raporunda taraflarca incelemeye ticari ilişkinin başladığı 2013 yılından itibaren 2021 yılına kadar olan ticari defterlerin sunulduğu, ancak bilirkişi tarafından tarafların ticari defterlerindeki alacak borç durumunun 2019 yılındaki durumunun ortaya konulduğu, 2020 ve 2021 yıllarında ve bilhassa 20/05/2021 takip tarihi itibariyle karşılıklı alacak borç durumunun ne olduğunun rapora yansıtılmadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan yukarıda belirtildiği üzere davalı defterlerinde kayıtlı olmayan iki adet çekin ciro silsilesini gösterir önlü arkalı görüntüsü muhatap bankadan celbedilmemiş, çeklerin kim tarafından ibraz ve tahsil edildiği tespit edilmemiş, bu çeklerin gerçekten davalı şirkete davacı şirket tarafından ciro edilip edilmedikleri araştırılmamış olup, davalı yanın rapora bu yöndeki itirazları karşılanmaksızın eksik değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Bu durumda mahkemece, taraf defterleri arasındaki farkı oluşturan ve davacı şirket tarafından davacı şirkete ciro edildiği belirtilen çeklerin ibraz ve ödeme bilgileri ile ibraz anındaki önlü arkalı suretlerinin muhatap bankadan celbi, akabinde davalı itirazlarını da karşılar şekilde tarafların 2013 ila 2021 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde 20/05/2021 takip tarihi itibariyle alacak borç durumunu gösterir ve ... tarafından davacıdan aynı belge ile teslim alınan üç adet çekten dava konusu olmayan bir adedinin davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığını da gösterir ek rapor alınması,

uyuşmazlık konusu olmayan bir adet çekin davalı defterinde kayıtlı olması durumunda, bu vakanın davalının uyuşmazlık konusu iki adet çekin davalı şirket adına değil, ... ile davacı arasındaki şahsi ilişkiye istinaden alındığı savunmasına etkisinin de değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2023 tarih ve 2021/604 Esas ve 2023/44 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/792, K. 2025/2006, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/792
Karar No
2025/2006
Tarih
27 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/795 K.2025/2007
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/798 K.2025/892
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/799 K.2025/899
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/799 K.2025/937
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/801 K.2025/1439
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/803 K.2025/1449

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.