İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1453 K.2024/1508

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/1453Karar2024/1508Tarih3 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.473 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Ekim 2024
Dosya no
2024/1453 Esas
Karar no
2024/1508 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2022/790 Esas- 2023/138 Karar
Tarih
01/03/2023
Dava
Şirketin İhyası
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.473 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/346 esas sayılı dosyası ile ve müvekkili ... tarafından İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/280 esas sayılı dosyası ile ihyası istenen ....

Şirketi aleyhine açılmış dava sürerken bu şirketin re'sen sicilden terkin edildiğinin dosyalara bildirilmiş olduğunu, sicil kayıtları kontrol edildiğinde re'sen sicilden silinme işleminin TTK geçici 7. maddeye göre gerçekleştirildiği ve 24/02/2015 günü ilan edildiğinin görüldüğünü, şirketin sicilden silindiği bilgisi üzerine İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/280 esas sayılı dosyasında ve İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/280 esas sayılı dosyasında taraflarına ihya davası açılması için süre verildiğini,

bu sebepler ile hakkında dava sürerken sicilden silinmemesi gereken ancak re' sen terkin edildiği tespit edilen ilgili şirketin TTK gereğince ticaret siciline yeniden kayıt ve tescilini talep etmeleri gerektiğini, davacıların işbu davayı açmasında yasal zorunluluk olması ve hakkında dava olan şirketin sicilden silinememesine yönelik yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde mağdur olan müvekkillerinin bir de davanın gideriyle mağdur edilmemesi için adli yardımdan yaralandırılmasını talep ettiklerini beyanla şirketin ihyasına, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü' nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “....

Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğüne 432105 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan .... ve ....

Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” “....

Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında.

“Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “...Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığın, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin,

bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi,

ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı müvekkiline vermesi gerektiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu,

ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından;

müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilinin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmenin mümkün olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.7/f.4-a’da, “Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirkete veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağını, yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ...

Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderildiğini, ilan ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçer.” denilmek suretiyle, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun bir bildirim olduğu hususunun vurgulandığını, buna göre de, mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, müvekkili tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, ....

Gazetesi'ndeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun başlı başına müvekkilinin kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığının görüldüğünü,

müvekkilinin re' sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmaması, bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında ve son olarak içtihatlar da gözetilerek müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, taraf teşkili sağlanması istenen, davanın sebebi olan dava da, şirket re'sen terk edildikten sonra açılmış olup kabul edilmemekle birlikte, re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından;

müvekkili tarafından, derdest davası bulunan şirketlerin silinemeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı bir işlem yapılmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu kapsamda tesis edilmiş olan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih 2022/790 Esas- 2023/138 Karar sayılı kararında;"....Dava, TTK'nın Geçici 7.maddesi gereğince, tasfiyesine karar verilmiş bulunan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için sicil kaydının ihyası talebine ilişkindir.İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi' nin 2021/346 esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından davalılar ...

Şirketi aleyhine Tapu İptali Ve Tescil istemli dava açıldığı, iş bu mahkeme dosyasında 01/12/2022 tarihli 3 numaralı celsesi ile, davacı vekiline Asliye Ticaret mahkemesinin ilgili kararını sunması için ve ilgili Asliye Ticaret Mahkemesinin talebinin reddi halinde davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açıp mahkemelerine bildirmesi için süre verildiği görülmüştür.İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi' nin 2021/280 esas sayılı dosyasının celp edilerek incelemesinde; ... tarafından davalılar ...

Limited Şirketi aleyhine Tapu İptali Ve Tescil istemli dava açıldığı, 20/12/2022 tarihli 3 numaralı celsesi ile mahkememizin 2022/790 esas sayılı dosyasının bir örneği ile karara çıkmış ise gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi de eklenerek gönderilmesinin istenildiği görülmüştür. Somut olayda.

İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Eyüpsultan/ İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 Sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür.

Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Şirkete ait bir malvarlığının bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir.

Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir.

Bu nedenle davacıların aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilmelidir.

Dosya kapsamında bulunan ticaret sicilden gelen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; adı geçen şirketlerin TTK'nın Geçici 7.maddesi ile 30.12.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5/1-b maddesine göre resen 09/10/2015 tarihinde terkin edildiğinin belirtildiği ancak şirkete ve yetkililerine yapılan ihtarın sunulmadığı görülmektedir.

TTK'nın Geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ...

Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlemeleri yer almaktadır.

Bu kapsamda, dava konusu olan şirketin ihyasına karar verilmesi gerekmektedir. Davalı vekili, resen terkin işleminin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca yapıldığını, yasal hasım olan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürdüğünden somut olayda, davalı ...

Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğu, davalının terkin işlemlerini usulüne ve mevzuata uygun yapmadığına dair bir iddianın ileri sürülmediği gözetildiğinde, kanuni görevini yapan davalının vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD 'nin 2022/1897 esas, 2022/1492 karar sayılı ilamı) ..."gerekçesi ile ''Davacı tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın KABULÜ İLE, ...'nün ... sicilinde kayıtlı ...

ŞİRKETİ'NİN İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinin 2021/280 esas sayılı dosyası ve 2021/346 E. Sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile dava konusu şirketin tüzel kişiliğinin İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/280 ve 2021/346 esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve yasal hasım olan müvekkili müdürlük aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verildiğini;Dava konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda anılan hüküm ve müvekkilinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının hukuka ve mevzuata uygun olduğunu,

ancak sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmaması mevzuata aykırı olup; bu kapsamda istinaf kanun yoluna başvurulması gerektiğini;Dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, İlk derece mahkemesince, müvekkili yasal hasım kabul edilerek aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, ancak dava konusu şirketin,

"sınırlı olmak üzere ihyasına" karar verilmesine rağmen tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu ve sadece bu sebeple istinaf kanun yoluna müracaat edilmesi gerektiğini, İlk derece mahkemesince, dava konusu şirketin sınırlı olmak üzere ihyası (ek tasfiyesi) yönünde hüküm kurulmuşken terkin sebebi itibariyle tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, Mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini,

ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının Kanun'un bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini, zira belirli bir işin görülmesi,

bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi için tasfiye memuru atanmasının şart olduğunu, nitekim dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmaması durumunda verilen kararla ilgili olarak ...'te işlem yapılmasının da mümkün olmadığını;Yine ilgili maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere, ek tasfiyenin/sınırlı ihyanın sona ermesinden sonra kapanış bildirimi vb. işlemlerin yapılmasının da mümkün olmayacağını, TTK Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin, neredeyse tamamının gayrifaal olması karşısında da,

ek tasfiyenin akabinde bu kapsamdaki şirketlerin ve huzurdaki davaya konu şirketin ticaret sicilinden tekrar terkin ettirilmesinin TTK Geçici 7. maddenin düzenlenme amacına (yalnızca resmi kayıtlarda var olan kabuk şirketlerin hukuken de ortadan kaldırılması) uygun olacağını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu;Doktrinde de, ....'in Anonim Ortaklıkta Ek Tasfiye (İhya) isimli eserinde konuya ilişkin olarak.

Mahkemece ek tasfiye kararı verilirse, gerçekleştirilecek ek tasfiye işlemleri için atanacak ek tasfiye memurunun mahkemece seçilmesine ilişkin bir kuralın TTK Geçici 7. maddede yer almadığını belirttikten sonra bu hâlde mahkemenin, TTK 547'de olduğu gibi sadece ek tasfiyeye karar vermekle yetinmemesini, aynı zamanda ek tasfiye memurlarını da seçmesi gerektiğini ifade ettiğini beyanla dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmaması sebebiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/138 sayılı kararının kaldırılarak,

talepleri doğrultusunda dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicil kaydı re'sen terkin olunan şirketin, hakkında derdest dava dosyaları bulunduğundan bahisle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ...

Sicil Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından ihyası talep edilen ... Şirketi'nin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde davalı ...

Sicil Müdürlüğü tarafından "adresinin tespit edilememesi" sebebiyle sicilden re'sen terkin edildiği, davacılar tarafından İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/346 ve 2021/280 Esas sayılı dosyaları ile 27/01/2009 tarihinde, ihyası talep edilen şirkete karşı açılan tapu iptal ve tescil davalarında, davacılara ihya davası açmak üzere süre verildiği, davaların derdest olduğu, Mahkemece davacıların, derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte hukuki yararlarının mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğine ilişkindir.

Dairemizce benimsenen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kararları ile, TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından aynı maddenin 15. fıkrasına istinaden açılan ihya davalarının, TTK'nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olduğu ve Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda,

TTK'nın 547. maddesinin 2. fıkrası gereğince ihyası istenen şirketin dava dilekçesinde belirtilen dava/takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği kabul edildiğinden Mahkemece davanın, şirket ortağı veya yetkilisi olmayan üçüncü kişiler tarafından açıldığı gözetilerek ihya kararı ile birlikte şirkete tasfiye memuru atanmaması hatalı olmuştur.

Bu sebeple davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması konusunda davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih ve 2022/790 Esas- 2023/138 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1453, K. 2024/1508, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1453
Karar No
2024/1508
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1453 K.2024/1415
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/1453 K.2024/1355
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1453 K.2024/1546
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1453 K.2024/1744
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1453 K.2024/2847
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/1454 K.2024/1388

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.