KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/516 Esas
- Karar no
- 2024/596 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/85 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- 30/01/2024
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, dosyaya sunulan deliller neticesinde yaklaşık ispat şartı yerine getirilmiş olduğundan davalı borçlulara ait taşınır, taşınmaz mallar ile banka hesaplarına; takdiren teminatsız, aksi kanaatte olunması durumunda ise uygun görülecek bir miktar teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 30/01/2024 tarih 2024/85 Esas sayılı ara kararında; "....Davacı tarafından fatura örneklerinin sunulduğu görülmüştür. İİK.'nın 258.
Maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olacağına ilişkin hükmün değerlendirilmesinde, tacir olan taraflar arasında alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir mutabakatname sunulmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla ispatlanamadığı, İstanbul BAM 14. HD.nin 2019/2046-1508 Esas-Karar sayılı ilamı gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile,
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, Davacı müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olup davalı borçlu şirket ile aralarında süre gelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından davalıya ticari satış yapıldığı ancak sattığı malların bedelinin müvekkiline ödenmediğini, işbu hususun tarafların ticari defter kayıtlarında da görüleceği gibi taraflarınca başlatılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında takibe konu dayanak belgelerle de sabit olduğunu, bu kapsamda davacı müvekkili ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyan çeki listeleri, sözleşmeyi ve kabul formlarını dilekçe ekinde sunduklarını(EK:Çeki listeleri, sözleşme kabul formları) ,Müvekkil ile davalı taraf arasında gerçekleştirilen ticari ilişki neticesinde 144.743,31 TL cari stoklu ektre alacağının tahsili için 06/11/2023 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ise işbu ilamsız icra takibine karşı haksız ve soyut iddialarla itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, oysa davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olup müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla itirazın yapıldığını, Davalı borçlunun itirazlarının iptali amacıyla Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/85 Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talepli itirazın iptali davasının ikame edildiğini,
ihtiyati haciz taleplerinin yerel mahkeme tarafından 30/01/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından tesis edilen ara kararın hukuka uygun olmadığını, Yukarıda açıklanan nedenlerden ve yerel mahkeme dosyasına sunulan delillerden de anlaşılacağı üzere davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında ticaret ilişkisi olduğu,
işbu ticaret ilişkisine istinaden davalının müvekkili şirkete 144.743,31 TL borcunun olduğunun sabit olduğunu, hal böyle iken müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimali de dikkate alınarak davalı borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmekte olduğundan yerel mahkeme tarafından tesis edilen ihtiyati haciz talebimizin reddi kararının kaldırılmasının talep etme zorunluluğu doğduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen ara kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, cari stoklu ekstre alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise.
"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından dava dilekçesine delil olarak faturalar ve cari hesap ektresinin eklendiği, faturaların e- fatura olduğu, İstinafa konu ara karar tarihi itibariyle davalı tarafa ait mal ve hizmet alımına ilişkin BA formlarının istenmesi için vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmediği, davacı tarafça istinaf dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesine eklediği kumaş alım satım sözleşme formu, çeki listeleri, sözleşme kabul formlarının ara karar tarihinden önce dosyaya ibraz edilmediği, dava dilekçesine eklediği faturalardaki malların tam ve eksiksiz olarak davalı tarafa verilip verilmediği,
sunulan faturaların iade edilip edilmediği, takibe konu alacağın varlığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Talep eden davacı tarafından talep ve ara karar tarihi itibariyle dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir.
Ara karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır.
Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/516, K. 2024/596, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama