İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/520 K.2024/598

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/520Karar2024/598Tarih28 Mart 2024Okuma10 dk · 1.927 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
Dosya no
2024/520 Esas
Karar no
2024/598 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2024/61 Esas (Derdest Dava Dosyası
Tarih
26/01/2024
Dava
Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.927 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalıların mal kaçırmasını önlemek amacıyla davalıların mahkemece yapılacak inceleme neticesinde tespit edilecek tüm menkulleri ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine dava değeri kadar ihtiyati haciz bunun kabul görmemesi halinde davalılar adına kayıtlı iş makinelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 26/01/2024 tarih 2024/61 Esas sayılı kararında; "...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, talep konusu hakkında, yapılan inceleme sonunda(Ay. m.141); sunulan deliller, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde;

tedbir konulması istenilen taşınmazın uyuşmazlık konusu olmaması HMK 389/1 uyarınca tedbirin ancak uyuşmazlık konusu şey hakkında verilebilecek olması nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin reddine, alacağın varlığı ve miktarı hususu yargılamayı gerektirdiği bu nedenle ihtiyati haczin verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak tedbir talebinin ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, Müvekkili ... ile davalı şirket yetkilisi ... arasında Nisan 2022 tarihinde "Limited Şirket Hisse Devir Protokolü" imzalanmıştır. davalılar, bu ortaklığa ilişkin olarak şirkete ait % 33 hisseyi müvekkiline devredeceğini beyan ettiğini ve karşılığında müvekkilinden 6.000.000-TL hisse devri bedeli talep ettiğini, davalı ... ile akrabalık ilişkisi bulunan müvekkili güven ilişkisine de dayanarak işbu ticari ortaklık teklifini kabul ettiğini,müvekkili Protokolde belirtilen tutarı ödediği gibi,

söz konusu tutardan başkaca ödemeler yaptığını davalıların belirttiği yerlere bir takım ödemeler yaptığını davalıların borçlarını ödediğini, hatta şirkete malzeme aldığını, Müvekkili, şirket devrine ilişkin ödemeleri gerçekleştirdikten sonra davalı şirkete ait hisse devrini gerçekleştirmesi için davalı ... ile görüşmüş fakat davalı, aralarında imzalanan Limited Şirket Hisse Devir Protokolü'nün aslında geçersiz olduğunu, bu sebeple de hisse devrini gerçekleştirmeyeceğini beyan ettiğini, Müvekkili ve davalı,

Limited Şirket Hisse Devir Protokolü'nün yapılması sırasında birlikte notere giderek gerekli tüm işlemleri gerçekleştirmiş ve ödeme yapmak üzere noter veznesine geçtiğini, bu sırada davalı, "yüksek miktardaki bu noter ücretini ödemeyelim, ıslak imzalı sözleşme yaptık" diyerek müvekkili ile aralarında imzalanan hisse devir protokolünün noter huzurunda yapılmasını engellediğini, müvekkilinin bu şekilde dolandırıldığını, davalının basiretli tacir olarak devir protokolünün resmi şekilde yapılması gerektiğini bilmesine rağmen,

aralarındaki akrabalığa ve güven ilişkisine dayalı olarak adi yazılı şekilde protokolün imzalanmasına itiraz etmeyen ve tacir sıfatına haiz olmaması sebebiyle bu konuya ilişkin detaylı bilgisi olmayan müvekkilimizden, anılan şekilde menfaat elde ettiği ve onu dolandırdığı açıkça ortada olduğunu, iadesi talep edildiğinde ise protokolün geçersiz olduğu iddiasının öne sürülmesi ise hakkın kötüye kullanımı olduğunu, dönemin şartlarında müvekkilinin,

davalı ile arasındaki güven ilişkisine de dayanarak Limited Şirket Hisse Devir Protokolünü noterde düzenlemek yerine kendi aralarında adi yazılı şekilde imzalanmasına itiraz etmediğini ancak davalı şirket yetkilisi taraflar arasındaki güven ilişkisini kullanarak sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılmasının herhangi bir zararının olmadığını beyan ettiğini ancak gelinen süreçte davalıların Protokol kapsamında üzerine düşen yükümlülüklere aykırı davrandığını, hisse devrini gerçekleştirmediğini, ödenen paraların iadesi de yapılmadığını, Yapılan ilk ödeme sonrası müvekkili,

davalı tarafından hisse devrinin gerçekleştirmesini talep etmişse de davalı taraf müvekkilini oyalayarak zaten aralarında protokol imzalandığını, protokol gereğince hisse devrini yapmak zorunda olduğunu beyan ederek acil yapması gereken ödemeler olduğundan bahisle müvekkilden hisse devrine ilişkin ödemeleri talep ettiğini, Müvekkili tarafından yapılan işbu ödemeler ve müvekkilinin davalı taraftan bu ödemeleri geri istediğine ilişkin whatsapp mesaj kayıtları evvelden huzurdaki dosyaya sunulduğunu, müvekkili hisse devir protokolü uyarınca 6.000.000-TL'ye ek olarak başka kişilerin hesaplarına toplamda 1.721.594,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini,

Müvekkili tarafından hisselerin devredilmesi amacıyla yapılan ödemeler Hisse Devir Protokolünde belirtilen 6.000.000-TL tutarı geçtiğini, elden ödemelere dair tüm yazışma ve deliller evvelden huzurdaki dosyaya sunulduğunu, Müvekkili tarafından söz konusu makinelerin davalı tarafça elden çıkarılmaya, satılmaya çalışıldığının öğrenildiğini, davalılar tarafından söz konusu makinelere ilişkin mal kaçırmaya yönelik hukuka aykırı eylemde bulunulduğundan ve söz konusu malların elden çıkarılması halinde müvekkilinin alacağına kavuşma ihtimali ortadan kalkacağından davalı şirkete ait söz konusu mallar üzerinde,

elden çıkarılması ihtimaline binaen yapılacak inceleme neticesinde tespit edilecek tüm menkulleri ile gayrimenkullerine ve 3. şahıstaki hak ve alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmekteyken mahkemece eksik değerlendirme yapıldığını, taşınmazın uyuşmazlık konusu olmaması gerekçesiyle haklı ve yerinde taleplerimiz reddedildiğini, "2 adet CNC İşleme Merkezi, 2 adet SL50 Manuel Torna Tezgahı, 3 adet Freze, 2 adet Testere, 4 adet CNC Torna Tezgahı, 1 adet Manuel Matkap, 1 adet Borvek Makinası ve 1 adet Gazaltı Kaynak Makinası" üzerinde öncelikli olarak ihtiyati tedbir talep edildiğini,

söz konusu makineler yani taşınırlar özellikle suç ve uyuşmazlık konusunu oluşturduğunu, elde edilen bilgiler doğrultusunda davalı tarafın ilgili malları elden çıkarmaya çalıştığı ihtimaline binaen davalıya ait tüm menkuller ve gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerinde dava değeri kadar ihtiyati haciz talep edildiğini fakat mahkemece sadece anılan taşınmazlar üzerinde değerlendirme yapıldığını, yukarıda sayılan uyuşmazlık konusu makineler üzerinde değerlendirme yapılmadığını, söz konusu hususlar dikkate alındığında mahkemenizce hukuka aykırı verilen ret kararı bozmayı gerektirdiğini,

6100 sayılı HMK 389/1 maddesi hükmünde de belirtildiği üzere.

“Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” Davalı taraf değişen ihtiyaçlarını karşılamak için makineleri satabilir, trampa edebildiğini, iyiniyetli 3.kişilerin kazanımlarının korunacağını, müvekkilinin güncel zararı tam olarak bilinmemekle birlikte milyon TL'ler ile ifade edildiğini, talepteki haklılık dilekçe ekinde sunulan deliller ve özellikle dekontlar,

yazışmalar ile de sabit olduğunu, buna rağmen eksik inceleme ile sadece sanki taşınmazlar üzerinde tedbir talep edilmişçesine talebin reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve 2 adet CNC İşleme Merkezi, 2 adet SL50 Manuel Torna Tezgahı, 3 adet Freze, 2 adet Testere, 4 adet CNC Torna Tezgahı, 1 adet Manuel Matkap, 1 adet Borvek Makinası ve 1 adet Gazaltı Kaynak Makinası" üzerinde öncelikli olarak ihtiyati tedbir konulmasını gerektiğini, Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere;

ihtiyati haciz kararlarında tam ispat gerekmez, yaklaşık ispat yeterli sayıldığını, dosyaya sunulan sözleşme, fatura, ihtarname ve deliller yaklaşık ispat için yeterli kabul edilerek ret kararının bozulmasına karar verildiğini, Dosyaya sunulan sözleşme, fatura, teslim tutanağı gibi deliller borcun varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterlidir. İ.İ.K.'nun 257/I maddesi uyarınca alacağın muaccel olması halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.

İhtiyati haciz talep eden vekilince keşide edilen ihtarname aleyhine ihtiyati haciz istenene tebliğ edildiğinden, mahkemece, yaklaşık ispat kuralı gözetilerek sunulan belgelere göre ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5365 E., 2018/497 K. sayılı kararı) Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.

Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.

Bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, somut olayda ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan sözleşme ve ihtarname de gözetilerek, talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddi doğru görülmemiştir.

(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/18235 E., 2018/731 K. sayılı kararı) İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davalılar adına kayıtlı "2 adet CNC İşleme Merkezi, 2 adet SL50 Manuel Torna Tezgahı, 3 adet Freze, 2 adet Testere, 4 adet CNC Torna Tezgahı, 1 adet Manuel Matkap, 1 adet Borvek Makinası ve 1 adet Gazaltı Kaynak Makinası" üzerine mahkemece yapılacak inceleme neticesinde ihtiyati tedbir konulmasına,

para alacakları için yapılacak inceleme neticesinde tespit edilecek tüm menkulleri ile gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine dava değeri kadar ihtiyati haciz vaazına, öncelikli olarak teminatsız, aksi kanaatte olması halinde makul bir teminat mukabilinde karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep, Hisse Devir Protokolü uyarınca hisselerin devredilmediği belirtilerek hisse devri bedeli olarak yapılan ödemelerin tahsili talebiyle açılan alacak davasında davalıların mal kaçırmasını önlemek amacıyla davalıların tüm menkulleri ve gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine dava değeri kadar ihtiyati haciz konulması ve bunun kabul görmemesi halinde davalılar adına kayıtlı iş makinelerinin 3.kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.

Mahkemece, İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekilinin ihtiyati hacze yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde.

İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise;"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, davacı tarafından, Hisse Devir Protokolü uyarınca hisselerin devredilmediği belirtilerek hisse devir bedeli olarak yapılan ödemelerin tahsili talebiyle eldeki alacak davasının açıldığı, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen iddiaların ve davalılardan alacaklı olup olmadığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır.

Talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır.

Bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir," hükmünü içermektedir.

Aynı kanunun 390/3. maddesi hükmü uyarınca da, ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir. İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz farklı geçici hukuki koruma sağlayan müesseselerdir. İhtiyati tedbir, genelde dava konusunun el değiştirmesine engel olurken, ihtiyati haciz, alacağı teminat altına almaktadır.

Davacı vekili dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir de talep etmiş olup kanun hükmü, tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan somut davada, davalı adına kayıtlı makineler ( menkuller ) üzerine tedbir konulamaz. Yargıtay'ın emsal içtihadı da bu yöndedir. (Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı).

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatıran harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/03/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/520, K. 2024/598, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/520
Karar No
2024/598
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/525 K.2024/396
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/525 K.2024/904
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/526 K.2024/492
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/526 K.2024/407
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/527 K.2024/532
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/527 K.2024/558

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.