İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/735 K.2024/824

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/735Karar2024/824Tarih9 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.913 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Dosya no
2024/735 Esas
Karar no
2024/824 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2024/300 Esas (Derdest Dava Dosyası
Tarihi
29/03/2024 (Ara Karar Tarihi
Dava
Ticari Şirket (Fesih İstemli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.913 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı, 09.01.2004 tarihinde kurulmuş olan bir anonim şirket olduğunu, ...'in Şirket’de 13.600.000 paya karşılık 13.600.000,00 TL tutarında pay sahibi olduğunu, müvekkilinin 20.04.2022 tarihli genel kurul kararı ile 20.04.2025 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi ve şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri ... ve ... ile müştereken temsile yetkili olarak seçildiğini, ancak 30/09/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğini,

ilgili azil kararının yasa ve usul gereği gözetilmesi zorunlu olan şekli şartlara aykırı bir şekilde, haklı sebeplere dayanmaksızın ve uygun olmayan bir zamanda, dürüstlük kuralına aykırı olarak alındığını, davalı şirket tarafından, 27/08/2020 tarihinde, 2020/7 numaralı yönetim kurulu kararının, aynı zamanda her biri ortak olan yönetim kurulu başkanı ..., başkan vekili ..., yönetim kurulu üyesi ... tarafından imza altına alınarak,

davalı şirketin önemli oranda malvarlığı sayılan ve değeri her geçen gün daha da artan taşınmazının yönetim kurulu üyesi ...’e satışının ve akabinde tapuda devrinin gerçekleştirildiğini, bahse konu kararın, müvekkilinden habersiz bir şekilde şirket merkezinde gerekli yeter sayı sağlanmadan toplanılarak ve TTK 393/1’de getirilen yönetim kurulu üyesinin kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirketin menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılmayacağına ilişkin düzenlemeye aykırı olarak alındığını,

ilgili Yargıtay kararı uyarınca da yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılan davacıdan sonra yapılan genel kurul toplantısında diğer yönetim kurulu üyelerine ücret ve huzur hakkı ödenmesine yönelik alınan kararın, dürüstlük kuralına aykırı ve örtülü kazanç transferi olarak değerlendirildiğini ve işbu genel kurul toplantısında alınan huzur hakkı ve ücret ödemelerinin iptaline karar verildiğini, bu doğrultuda 12/05/2022 tarihli şirket olağan genel kurul toplantısında alınan 8 no’lu kararların örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğunun aşikar olduğunu,

müvekkilinin vazgeçilemez pay sahipliği haklarını kısıtlar nitelikteki huzur hakkı ve şirketin açık bir şekilde kötü yönetildiği ve bu durumun müvekkilinin ve özellikle şirketin menfaatine ve müvekkilinin haklarının zedelenmesine neden olduğunu, şirketin bireysel çıkarlara yönelmesi ile ortaklık amacından uzaklaşması, yönetim kurulu üyelerinin şirketten ziyade kendi menfaatlerini düşünmesi, şirkette geçerli bir sebebe dayanmaksızın kar payının uzun süredir dağıtılmıyor olması, azınlık pay sahibi müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklanan haklarının sistematik bir şekilde kısıtlanması,

şirket mallarının şirketin amaç ve faaliyetini engelleyecek veya önemli ölçüde sınırlayacak kısmının elden çıkartılması, güven ilişkisinin tamamen ortadan kalması, ortaklar arası uyuşmazlıkların yargıya intikal etmesi ve derdest onlarca dava dosyası olması ve tüm bu eylemlerin diğer pay sahiplerinin/yönetim kurulu üyelerinin kötü yönetimi sebebiyle ortaya çıktığı göz önünde bulundurularak bu aşamada şirketin mevcut ekonomik durumu kapsamında ayakta tutulmasında bir yarar kalmadığını ve ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, ileri sürerek.

TTK'nun 531 maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenle feshine, mahkeme aksi kanaatte ise öncelikle davacının tekrar yönetim kuruluna alınmasına ve ivedilikle kar dağıtımı yapılmasına, aksi durumda karar tarihine en yakın tarihteki güncel ve gerçek değeri üzerinden hesaplanacak çıkma payı verilerek müvekkilinin ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesini, bahse konu karar verilinceye kadar yönetim kurulu üyelerine yapılan maaş ve diğer tüm ödemeleri ve toplantı katılım ücreti ödemelerinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilmesini ve mahkemenin diğer gerekli gördüğü önlemleri alması için gerekli olan kararların verilmesini,

talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 29/03/2024 (Ara Karar Tarihi) tarih 2024/300 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında. "Yapılan incelemede davacı vekillinin ihtiyati tedbir istemi HMK.nun 389 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmiştir.

Yaklaşık ispat koşulunun da bu aşamada gerçekleşmediği dikkate alınmış ve HMK.nun 389/1. maddesinde " mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' düzenlemesine göre ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği,

oysa somut davada tedbir talebinin genel kurul kararının iptali davasına konu olabileceği nedeniyle yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, davacı vekilinin yönetim kurulu üyelerine yapılan maaş vb. tüm ödemelerin ve toplantı katılım ücreti ödemelerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yukarıda bilgileri verilen dosya ile, davalı ...

Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin haklı sebeple feshine ilişkin dava tanzim edildiğini; işbu dava ile, müvekkilinin haberi olmaksızın davalı şirketin büyük oranda malvarlığını teşkil eden taşınmazının haksız ve hukuka aykırı olarak bir diğer yönetim kurulu üyesine rayiç bedelin oldukça altında satılması ile Şirket’in zarara uğratılması, müvekkili haricindeki yönetim kurulu üyelerine fahiş tutarlarda huzur hakkı ve maaş ödemesi yapılmasına karar verilmesi ve bu şekilde şirketin içinin sistematik olarak boşaltılması,

hukuka aykırı ve basiretsiz bir şekilde kar dağıtımı yapılmadan ve hiçbir makul gerekçe göstermeden biriken karın sermaye artırımında kullanılması ve müvekkilinin pay sahipliğinden doğan haklarının sistematik bir şekilde kısıtlanmaya çalışılması üzerine şirketin haklı nedenle feshinin talep edildiğini, Bu talepler ile birlikte,

yönetim kurulu üyelerine yapılan fahiş ödemelerin devam etmesi ve her genel kurulda bu ödemelerin tutarlarının fahiş oranlarda arttırılması sebebiyle yönetim kurulu üyelerine yapılan maaş ve/veya her ne ad altında olsun tüm ödemelerin ve toplantı katılım ücreti ödemelerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep edildiğini, bu talebin şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak içinin boşaltılmasına engel olmak açısından büyük önem taşıdığının somut gerekçeler temel alınarak ortaya konulduğunu,

Ancak tüm açıklamalarına rağmen Yerel mahkeme tarafından tedbir taleplerinin ortada olan telafisi imkansız risklere ve şirketin her geçen gün katlanan zarara rağmen reddedildiğini, Şirketin feshinin talep edilmesine kadar gelinen aşamada, dava dilekçelerinde detaylı bir şekilde açıklanmış olan tüm olayların bağımsız olarak değerlendirilmesi ve bu kapsamda ara kararda yalnızca uyuşmazlık hakkında tedbir kararına hükmedilebileceğinin belirtilmesi ve taleplerinin reddine ilişkin olarak yalnızca bu gerekçenin öne sürülmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu;

halihazırda şirketin feshini talep etme zorunluluğu da bir açıdan bu genel kurul kararlarından kaynaklandığından yalnızca başka bir davaya konu edilmesi gerektiği belirtilerek tedbir taleplerinin reddedilmesinin, müvekkilinin ve daha önemlisi şirketin oldukça büyük zararlara uğramasına sebebiyet verecek mahiyette olduğunu, İhtiyat-i tedbir taleplerinde araştırılması gereken en önemli hususun dava kapsamındaki haklılığın yaklaşık olarak ispatı olup yerleşik Yargıtay içtihatlarında da bu hususun açıkça belirtildiğini;

dava kapsamında sunulan hukuki açıklamalar ile haklılıklarının yaklaşık olarak ispat edildiğinin ve bahse konu tedbir taleplerimizin uyuşmazlık konusu ile doğrudan ilgili olduğunun kabulü gerektiğini; işbu nedenlerle tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru zorunluluğunun doğduğunu, Davalı şirketin diğer pay sahipleri tarafından bir süredir, müvekkili dışındaki diğer pay sahiplerinin menfaatine olacak şekilde şirketi zarara uğratacak kararlar alındığını, bu durumun önün geçmek isteyen müvekkilinin ise gerek şirketin idaresine ilişkin kararlara katılımı,

gerekse pay sahipliğinden doğan hakları engellenerek müvekkilinin ve özellikle şirketin menfaatinin göz ardı edildiğini, şirket profesyonellikten uzak ve basiretsizce yönetildiğini, sadece şahsî menfaatler gözetilerek her geçen gün şirketin zarara uğramasına göz yumulmakta olduğunu; bu tespitler ile ilgili açılmış olan davaların bir kısmının halihazırda derdest olduğunu, bir kısmının ise karara çıktığını.

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açmış oldukları 2022/970 esas numaralı genel kurul iptal davasında mahkemenin, ödenen huzur hakları dahil müvekkilleri haricindeki tüm pay sahiplerine yönetim kurulu üyesi sıfatıyla yapılan ödemelerin eşit işlem ilkesine aykırılığı sebebiyle iptaline karar verdiğini; buna rağmen, davalı şirketin arka arkaya yaptığı genel kurullar ile bu mahkeme kararını adeta görmezden geldiğini, tanımadığını ve daha da fahiş tutarlar belirleyerek sistematik şekilde şirketin içini boşaltmaya devam ettiğini;

buna ek olarak dava dilekçelerinde belirttikleri tüm diğer hususların da şirketin ne denli kötü yönetildiğini ve diğer pay sahipleri lehine, müvekkili aleyhine yapılan işlemleri ortaya koyduğunu,Talepleri doğrultusunda ihtiyat-i tedbir kararı verilmediği takdirde müvekkilinin ve davalı şirketin ekonomik olarak mahvına yol açacak sonuçların doğacağını, durumun eski haline döndürülmesinin imkânsız bir hale geleceğini;

mevcut yönetimin salt kendi çıkarlarını göz ettiğinin, şirketin menfaatini düşünmediğinin ve adeta müvekkilinden intikam alma saiki ile hareket ettiğinin izahtan vareste olduğunu, Yönetim Kurulu üyelerine fahiş oranlarda maaş ve huzur hakkı ödemesi yapılmasının örtülü kar dağıtımı anlamına geldiği kabul edilerek herhangi bir ad altında yönetim kurulu üyelerine yapılan ödemelerin tedbir kararı ile durdurulması,

müvekkilinin ciddi anlamda zarara uğramasının önüne geçilmesi için büyük önem arz etmekle birlikte, bizzat fesih davasının konusunu da oluşturduğundan bahse konu ödemelere ilişkin tedbir taleplerinin uyuşmazlık konusuna ilişkin olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu doğrultuda telafisi imkansız zararların oluşmaya devam etmemesi için taraflarınca davalı şirketin haklı sebeple feshinin talep edildiğini ve yönetim kurul üyelerine yapılan ödemeler hakkında tedbir talebinde bulunulduğunu; ilgili tedbir taleplerinin acil ve zaruri olup tedbir kararı verilmemesi halinde geri dönülemez sonuçların ortaya çıkacağını, İleri sürerek;

ilk derece mahkemesi kararının kararının kaldırılmasını ve talepleri uyarınca ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep; anonim şirketin TTK'nun 531 maddesi kapsamında haklı nedenle fesih ve tasfiyesi istemli davada; davalı şirket genel kurul toplantılarında alınan, yönetim kurulu üyelerine ücret ve huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararlar kapsamında yapılan tüm ödemelerin tedbiren durdurulmasına ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karara verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

6100 Sayılı HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Yine 6100 Sayılı HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.

Somut olayda; davacı yanın ileri sürdüğü, bilgisi dışında davalı şirketin büyük oranda malvarlığını teşkil eden taşınmazının haksız ve hukuka aykırı olarak bir diğer yönetim kurulu üyesine rayiç bedelin oldukça altında satılarak şirketin zarara uğratıldığı, davacı haricindeki yönetim kurulu üyelerine fahiş tutarlarda huzur hakkı ve maaş ödemesi yapılmasına karar verildiği ve bu şekilde şirketin içinin sistematik olarak boşaltıldığı,

hukuka aykırı şekilde kar dağıtımı yapılmadan ve hiçbir makul gerekçe gösterilmeden biriken karın sermaye artırımında kullanıldığı ve davalının pay sahipliğinden doğan haklarının sistematik bir şekilde kısıtlanmaya çalışıldığı, şirketin kötü yönetildiği,

ortaklığın bu şekilde devamının çekilmez hak aldığı ve şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi koşullarının oluştuğu yönündeki iddialarının esası bakımından, dosyanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık düzeyde ispat koşulu sağlanmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere genel kurul toplantılarında alınan kararların doğrudan iş bu fesih ve tasfiye davasının konusunu oluşturmadığı,

bu kararların yürütülmesinin durdurulmasına yönelik tedbir taleplerinin açılmış veya açılacak genel kurul kararlarının iptali davalarında ileri sürülebileceği, bu saptamalar karşısında mahkemece tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/735, K. 2024/824, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/735
Karar No
2024/824
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/735 K.2024/409
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/737 K.2024/722
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/737 K.2024/692
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/737 K.2024/871
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/738 K.2024/612
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/739 K.2024/785

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.