KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/352 Esas
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1562 Esas
- Karar no
- 2025/1497 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/317 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- Asıl davada 07/05/2025 tarihli ara karar Birleşen davada 03/06/2025 tarihli ara karar
- Dava
- Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin
- Dava
- Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin
Karar Metni
2.217 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacılar vekili asıl davaya yönelik dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile dava dışı ortak ... ... tarafından imzalanan 21/04/2022 tarihli Pay Satış ve Devir Sözleşmesine aykırı iş ve eylemler yapılarak şirketin hisse dengesinin bozulduğunun açık olduğunu, ... ...'nun %30 hissesini yediemin ...'a devretmesinin ve yapacağı yatırım oranında devrettiği hisseyi geri almasının kararlaştırıldığını, an itibari ile hiçbir yatırım yapılmadığını ve şirketin zarara uğratıldığını, yatırım şartına bağlı %45 hissenin hiçbir karşılık sağlanmaksızın sözleşme hükümlerine aykırı olarak tabiri caiz ise gasp edilmiş durumda olduğunu,
21/04/2022 tarihli Pay Satış ve Devir Sözleşmesi gereğince ... ...'nun şirkete yatırım yapması gerekirsen iş bu işlemleri yapmadığını ve ancak bu şartla sahip olması kararlaştırılan hissenin hiçbir karşılık sağlanmaksızın elde edildiğinin anlaşıldığını, yapılmayan bir yatırım nedeni ile hisse sahibi olunamayacağı sözleşme ile açıkken usulsüz şekilde %45 hisse sahipliğinin derc edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki pay defterinde yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu hususta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/85714 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu ve dosyanın halen derdest olduğunu,
bu nedenlerle davalı şirketin hisse devrin engellenmesine ilişkin tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili birleşen davaya yönelik dava dilekçesinde özetle; davacılar ve davalı tarafından imzalanan 21/04/2022 tarihli pay satış ve devir sözleşmesine ilişkin dilekçesinde bildirdiği nedenlerle yapıldığı ileri sürülen aykırı iş ve işlemlerin şirket hisse dengesini bozduğunu, davalının %30 hissesini yediemin ...'a devretmesinin kararlaştırıldığı, yapacağı yatırım oranının devrettiği hisseyi geri almasının kararlaştırıldığı,
ancak hiç bir yatırım yapılmadığını, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığını, yatırım şartına bağlı olarak %45 hissenin hiç bir karşılık sağlanmaksızın sözleşme hükümlerine aykırı olarak gasp edildiğini ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri de ileri sürerek ...
Üretim Dağıtım Pazarlama Sanayi Ticaret A.Ş kapsamında davalı adına kayıtlı görünen nama yazılı hisse senetlerinin 21/04/2022 tarihli pay satış ve devir sözleşmesine aykırılık oluşturduğunu beyan ederek gerçek pay sahipliğinin tespiti ile payların icbaren davacılar adına devrini ve tescilini, hisse devrinin engellenmesi için tedbir kararı verilmesini ve mahkememiz dosyasının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/317 Esas Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 07/05/2025 (asıl dava ara karar tarihi) tarih 2025/317 Esas (Derdest Dava Dosyası) Esas sayılı kararında. "Somut durumda talep dilekçesi incelendiğinde; ihtiyati tedbir kararı, hukuki koruma ihtiyacı olan ve dava sonucunda elde edilecek hakkın korunması amacıyla verilen geçici bir hukuki koruma tedbiridir.
Bu tedbirin verilebilmesi için tedbirin talep edildiği kişinin davanın tarafı olması ve dava sonucunda aleyhinde hüküm verilebilecek konumda bulunması gerekir. Somut olayda, davacılar nama yazılı hisse senetlerine bağlı pay sahipliğinin tespiti ve tescili talebinde bulunmuştur.
Ancak Türk Ticaret Hukuku hükümleri çerçevesinde nama yazılı hisse senetlerine bağlı pay sahipliğinin tespiti davalarında pasif husumet ehliyeti, hisse senetlerini elinde bulunduran kişiye ait olup, bu hususta davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. İhtiyati tedbir talebinin konusu, pay devrinin engellenmesi olup, bu hususun muhatabı doğrudan hisse senetlerini elinde bulunduran ... ...'dur.
Adı geçen kişinin davada taraf olarak gösterilmemesi nedeniyle, tedbirin muhatabı olmayan şirket hakkında tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için gereken "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hâle geleceği" veya "ciddi bir zararın ortaya çıkacağı" şartlarının, husumetin doğru yöneltilmediği mevcut dava yapısı içerisinde değerlendirilmesi mümkün değildir.
Davacı tarafa ihtiyati tedbir talebinin yenilenmesi bakımından, usulüne uygun şekilde açılacak olan davada talepte bulunma imkânı tanınmıştır, yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin bu aşama da bu nedenlerle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, ''1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, '' karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi 03/06/2025 (birleşen dava ara karar tarihi) tarih 2025/317 Esas (Derdest Dava Dosyası) Esas sayılı kararında; " Somut durumda talep dilekçesi incelendiğinde.
Sahteciliğe ilişkin bu aşamada bir delil bulunmaması, savcılık dosyasının şüpheli ifadesinin alınması aşamasında olması, yatırıma ilişkin uyuşmazlık açısından öncelikle davalının savunmasının alınması gerekliliği nedeni ile bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, "1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, " karar verilmiş ve karara karşı asıl davaya ve birleşen davaya yönelik davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davaya yönelik davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu dava kapsamında tedbir kararı verilmemesinin hak ihlaline sebebiyet verdiğini, müvekkilleri ve dava dışı ortak ... ... tarafından imzalanan ( ki bu hisse sebebi ile gerçek hak sahipliğinin tespiti davaya konu edilmiştir) 21.04.2022 tarihli " pay satış ve devir sözleşmesi" ne aykırı iş ve işlemler ile şirket hisse dengesinin bozulduğunu, sözleşmenin Pay Devri başlıklı C maddesinde.
"Satıcı Şirket sermayesinin %40'ına karşılık gelen tutar ve adetteki A Grubu Şirket payını toplam 40.000,00 TL karşılığında..., ... ..., ... ..., % 45'ine karşılık gelen tutar ve adetteki B Grubu Şirket payını 45.000,00 TL karşılığında ... ...'na, %10'luk kısmına karşılık gelen tutar ve adetteki C Grubu Şirket payını 10.000,00 TL karşılığında ...'e ve %45'ine karşılık gelen tutar ve adetteki C Grubu Şirket payını 5.000,00 TL karşılığında ... ...'a devir ve temlik edecektir.
Pay Devri, Sözleşme'nin C.1. maddesinde yazılı hazırlık işlemlerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi halinde Kapanış Günü'nde gerçekleştirilecektir." düzenlemesinin yer aldığını, ancak bu hisse durumunun nihai hedef olmadığını; ... ...'nun %30 hissesini hemen akabinde yediemin ...'a devretmesi kararlaştırılmış olup yapacağı yatırım oranında devrettiği hisseyi geri almasının kararlaştırıldığını;
an itibari ile hiçbir yatırım yapılmadığını/bu yönü ile şirketin zarara uğratıldığını ( bu hususta dava haklarını saklı tuttuklarını), yatırım şartına bağlı % 45 hissenin hiçbir karşılık sağlanmaksızın/sözleşme hükümlerine aykırı olarak tabiri caiz ise gasp edilmiş durumda olduğunu, ... Üretim Dağıtım Pazarlama San. Tic. A.Ş.
21.04.2022 tarihli Pay satış ve devir sözleşmesi gereğince ... ...' nun şirkete yatırım yapması gerekirken iş bu işlemleri yapmadığını ve ancak bu şartla sahip olması kararlaştırılan hissenin hiçbir karşılık sağlanmaksızın elde edildiğini, şirkette taahhüt edilen yatırım/değer artışı sağlanmadığını, ilgili sözleşme gereğince ... ...'nun hak kazanacağı hissenin nasıl hesaplanacağının belirtildiğini, dolayısı ile; yapılmayan bir yatırım nedeni ile hisse sahibi olunamayacağı sözleşme ile açıkken usulsüz şekilde %45 hisse sahipliğinin pay defterine derc edilmesinin mümkün olmadığını;
pay defterinde yer alan imzaların da müvekkiline ait olmadığını, bu hususta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/85714 numaralı şikayette bulunulmuş olup dosyanın halen derdest olduğunu, dolayısı ile şirkette hiçbir yatırım yapmayan ... ...' nun yediemine devretmesi gereken hisseleri dahi üzerinde bulundurarak müvekkillerinin haklarına tecavüz ettiğini; şirket hisse oranlarının belirsizliği açıkça ortada olup müvekkillerin hak kaybına uğramaması ve yine şirketin ticari kaybına neden olmamak için ivedilikle tedbir kararı verilmesi gerektiğini;
aksi halde iş bu sözleşme kapsamında olan hak ve alacakların tehlikeye girebileceği açık olup dönüşü olmayan zararlara sebebiyet verilebileceğini; ancak bu yolla hisse devrinin önüne geçilmesinin mümkün olduğunu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiğini, ivedilikle tedbir kararı verilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, İleri sürerek,
yukarıda izah edilen ve re'sen gözetilecek hususlar ışığında.
İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/317 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen 07.05.2025 tarihli "ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin karara itiraz ettiklerini, yapılacak inceleme sonucunda iş bu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davaya yönelik davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 03.06.2025 tarihli "ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin ara kararı özetle.
"Sahteciliğe ilişkin bu aşamada bir delil bulunmaması, savcılık dosyasının şüpheli ifadesinin alınması aşamasında olması, yatırıma ilişkin uyuşmazlık açısından öncelikle davalının savunmasının alınması gerekliliği nedeni ile bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " şeklinde olduğunu, iş bu kararın gerekçesinde de belirtilen sebepler gereği aslen ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini;
ihtiyati tedbir talebinin hukuki gerekçesinin tam olarak bu olduğunu, Şirket hisse oranlarının belirsizliğinin açıkça ortada olup müvekkillerin hak kaybına uğramaması ve yine şirketin ticari kaybına neden olmamak için ivedilikle htedbir kararı verilmesi gerektiğini; aksi halde iş bu sözleşme kapsamında olan hak ve alacakların tehlikeye girebileceği açık olup dönüşü olmayan zararlara sebebiyet verilebileceğini;
ancak bu yolla hisse devrinin önüne geçilmesinin mümkün olduğunu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiğini, Müvekkilleri ve dava dışı ortak ... ... tarafından imzalanan ( ki bu hisse sebebi ile gerçek hak sahipliğinin tespiti davaya konu edilmiştir) 21.04.2022 tarihli " pay satış ve devir sözleşmesi" ne aykırı iş ve işlemler ile şirket hisse dengesinin bozulduğunu,
sözleşmenin Pay Devri başlıklı C maddesinde.
"Satıcı Şirket sermayesinin %40'ına karşılık gelen tutar ve adetteki A Grubu Şirket payını toplam 40.000,00 TL karşılığında..., ... ..., ... ..., % 45'ine karşılık gelen tutar ve adetteki B Grubu Şirket payını 45.000,00 TL karşılığında ... ...'na, %10'luk kısmına karşılık gelen tutar ve adetteki C Grubu Şirket payını 10.000,00 TL karşılığında ...'e ve %45'ine karşılık gelen tutar ve adetteki C Grubu Şirket payını 5.000,00 TL karşılığında ... ...'a devir ve temlik edecektir.
Pay Devri, Sözleşme'nin C.1. maddesinde yazılı hazırlık işlemlerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi halinde Kapanış Günü'nde gerçekleştirilecektir." düzenlemesinin yer aldığını, ancak bu hisse durumunun nihai hedef olmadığını; ... ...'nun %30 hissesini hemen akabinde yediemin ...'a devretmesi kararlaştırılmış olup yapacağı yatırım oranında devrettiği hisseyi geri almasının kararlaştırıldığını;
an itibari ile hiçbir yatırım yapılmadığını/bu yönü ile şirketin zarara uğratıldığını ( bu hususta dava haklarını saklı tuttuklarını), yatırım şartına bağlı % 45 hissenin hiçbir karşılık sağlanmaksızın/sözleşme hükümlerine aykırı olarak tabiri caiz ise gasp edilmiş durumda olduğunu, ... Üretim Dağıtım Pazarlama San. Tic. A.Ş.
21.04.2022 tarihli Pay satış ve devir sözleşmesi gereğince ... ...' nun şirkete yatırım yapması gerekirken iş bu işlemleri yapmadığını ve ancak bu şartla sahip olması kararlaştırılan hissenin hiçbir karşılık sağlanmaksızın elde edildiğini, şirkette taahhüt edilen yatırım/değer artışı sağlanmadığını, ilgili sözleşme gereğince ... ...'nun hak kazanacağı hissenin nasıl hesaplanacağının belirtildiğini, dolayısı ile; yapılmayan bir yatırım nedeni ile hisse sahibi olunamayacağı sözleşme ile açıkken usulsüz şekilde %45 hisse sahipliğinin pay defterine derc edilmesinin mümkün olmadığını;
pay defterinde yer alan imzaların da müvekkiline ait olmadığını, bu hususta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/85714 numaralı şikayette bulunulmuş olup dosyanın halen derdest olduğunu, dolayısı ile şirkette hiçbir yatırım yapmayan ... ...' nun yediemine devretmesi gereken hisseleri dahi üzerinde bulundurarak müvekkillerinin haklarına tecavüz ettiğini; bu yönü ile iş bu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, İleri sürerek yukarıda izah edilen ve re'sen gözetilecek hususlar ışığında; mahkemece verilen 03.06.2025 tarihli "ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin ara kararı istinaf ettiklerini bildirdiklerini;
mahkemece yapılacak inceleme sonucunda iş bu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar; dava dışı Satıcı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile alıcılar..., ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... arasındaki asıl davada davalı ... Üretim Dağıtım Pazarlama San. Tic.
A.Ş.'nin paylarının satış ve devrine ilişkin sözleşme uyarınca alıcılara devredilen paylar bakımından, birleşen davalı ... ...'nun sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle dengesizlik oluştuğu, yine payların deftere kaydına ilişkin asıl ve birleşen davalarda davacılara atfen atılı imzaların sahte olduğu, ... ...'nun sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesine rağmen haksız olarak elinde hisse bulundurduğu iddialarına dayalı olup, asıl davada davalı şirketteki gerçek pay durumunun tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davalarda davacılar davalı ... İ.unun paylarını devretmesinin tedbiren önlenmesini talep etmiş, mahkemece asıl davadaki talep 07/05/2025 tarihli ara karar ile birleşen davadaki talep ise 03/06/2025 tarihli ara karar ile reddedilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacılar tarafından her iki ara karara karşı ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda; asıl ve birleşen davalarda davacılar tarafından ileri sürülen, davalı ... ...'nun edimlerini yerine getirmediğine ve haketmediği halde devraldığı payları uhdesinde tuttuğuna, pay defterine kayıt işlemine ilişkin imzaların sahte olduğuna yönelik iddialarının esası bakımından haklılık durumuna ilişkin, yine tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı yönünde,
yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, mahkemece asıl ve birleşen davalarda ileri sürülen tedbir istemlerinin eddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından asıl ve birleşen davalarda davacıların asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1562, K. 2025/1497, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama