İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/221 K.2025/196

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2025/221Karar2025/196Tarih6 Şubat 2025Okuma13 dk · 2.604 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Şubat 2025
Dosya no
2025/221 Esas
Karar no
2025/196 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2024/538 değişik iş esas ve 2024/542 değişik iş karar
Ek karar tarihi
23/12/2024
Talep
İhtiyati Hacze İtirazın Reddi Kararının Kaldırılması
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.604 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından talep dayanağı bonolara dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 12/11//2024 tarih, 2024/538 değişik iş sayılı kararında; "....Yukarıdaki hüviyeti yazılı alacaklının, borçlulardan yukarıda miktarı yazılı alacağının tahsilinin ifasının temini bakımından baki isteği İİK'nin 257. maddesinin 1. fıkrasına uygun bulunan alacak rehinle temin edilmemiş ve diğer tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına kafi teminatta alındığında adı geçen borçluların yukarıda gösterilen malları ile alacaklarının, İİK'nunda düzenlenen muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE,..." karar verilmiş,

verilen karara karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilenler vekili tarafından itiraz edilmiştir.Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilenler vekili itiraz dilekçesinde. İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili itiraz dilekçesi ile. Mahkememiz dosyasında verilen 12.11.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının, borçlular hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyasından başlatılan takipte, örnek 7 ödeme emirlerinin tebliği üzerine, 04.12.2024 tarihinde öğrenildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 778/1-h. maddesindeki atıf ile 749. madde gereği; bonodan doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan 5 adet bono incelendiğinde de görüleceği üzere, bonolardan ikisinin vade tarihi 10.11.2017, 10.12.2017, diğer üç bononun vade tarihi ise 10.01.2018, 10.02.2018, 10.03.2018 tarihleri olduğunu, ihtiyati haciz kararının verildiği tarih itibariyle,

bonolardan üçünün vade tarihinin üzerinden 6 yılı aşkın bir süre, diğer ikisinin vade tarihinin üzerinden ise 7 yıl geçmiş olup bonoların tamamının kambiyo senedi vasfını kaybettiğini ve zamanaşımına uğradığını, Yargıtay 19. HD'nin 13.12.2007 tarih ve 2007/11147-11271 sayılı kararında; "ihtiyati hacze itiraz eden vekili çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek ihtiyati hacze itiraz etmiştir.

Çekin zamanaşımına uğraması halinde, borçlunun çeke dayanan ifa taleplerinden kaçınma imkanı bulunmaktadır. Ayrıca, İcra ve İflas Kanununun 265'inci maddesine göre, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edilmesi mümkündür. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi zorunlu olup, bu şart, ihtiyati haczin dayandığı sebeplerden birini teşkil eder.

Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu'nun 265'inci maddesi kapsamında bulunan zamanaşımı def'inin incelenerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksine gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır."denildiğini, İİK 257.

Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerekmektedir ki, bu şartların hiçbirisi somut olay bakımından vaki olmadığını, borçluların her ikisinin de yerleşim yerlerinin belli olduğunu, borçluların alacaklı gözüken tarafa borcunun da olmadığını, kanunda sayılan ve ihtiyati haciz kararı verilmesine mesnet olabilecek hiç bir şartın gerçekleşmediğini belirterek itirazlarının kabulü ile,

borçlular hakkında, 2024/538 D.iş 2024/542 K. Sayılı dosyadan verilen 12.11.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin ihtiyati haciz talep eden tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 23/12/2024 tarih, 2024/538 değişik iş sayılı ek kararında;"Talep ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.

Mahkememizin 2024/538 D.iş, 2024/542 Karar, 12/11/2024 tarihli D.iş kararı ile 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/03/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli, 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/02/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli, 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/01/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli, 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/12/2017 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli, 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/11/2017 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle borçlular ..., ... aleyhine %20 teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır.

İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.2004 sayılı İİKnun 265.maddesinde "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.

Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir." hükmü bulunmakta olup, anlaşılacağı üzere İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. 6102 sayılı TTK'nın 778/1-h maddesi atfı ile bono da zaman aşımı ile ilgili uygulanacak olan aynı yasasının 749.

Maddesinde; "(1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

(2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü düzenlenmiştir.TBK'nın 146 vd maddeleri uyarınca Zamanaşımı ileri sürüldüğü zaman mahkemece nazara alınması gereken borcun ödenmesine engelleyen bir defii niteliğinde olup,

aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafından ileri sürülmediği sürece mahkemece re'sen gözetilemez, (Y11 H.D'nin06/07/2021 tarih ve E: 2012/8806 -K: 2012/12128 sayılı ilamı).

Zamanaşımına uğrayan bono, alacağın ispatı açısından tek başına yeterli olmamakla birlikte zamanaşımı nedeniyle kambiyo vasfını kaybeden bonoya dayanma imkânı olmayan hamil, temel ilişkiye dayanarak açılan davalarda, zamanaşımına uğrayan bonodan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 202. maddesi kapsamında yazılı delil başlangıcı olarak yararlanabilir ve senetle ispatı gereken bir hukukî işlem hakkında iddiasını tanık dinleterek veya başka delillerle ispat etme imkânına sahip olur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 25.12.2019 tarihli ve 2019/1 E., 2019/8 K. sayılı kararı,

Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli ve 2017/19/11-937 E., 2021/357 K. sayılı kararı) İİK m.257/1 gereği, ihtiyati haciz isteminde bulunabilmek için, vadesi gelmiş bir para alacağı mevcut olmalıdır. Buradaki vadeden anlaşılması gereken, maddi hukuk anlamında ihtiyati hacze esas olan alacağın muaccel hale gelmesi, yani talep edilebilir olmasıdır. Vade ve muacceliyet terimleri çoğu kez birbiri yerine kullanılan kavramlar olsa da aynı şey değildir.

Vade, bir borcun ifasının gerçekleştirileceği belirli bir zaman dilimini ifade ederken muacceliyet alacaklı tarafından edimin talep edilebileceği ve gerektiğinde bu amaçla borçluya karşı hukuki yollara başvurulabileceği borçlunun da edimi ifa zorunluluğunun başladığı andır. Alacak hakları borç ilişkisi kurulduğu anda doğduğu halde talep hakkı ancak borcun muaccel olduğu anda doğar, bu sebeple alacaklı borç muaccel olmadan edimin ifasını talep edemez.

Bir alacağın zamanaşımına uğraması için, her şeyden önce muaccel olması gereker. Bu husus TBK m149/1'de "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar " denilmek suretiyle açıkça ortaya konmuştur. Zamanaşımı alacağı sona erdiren bir sebep olmadığına göre , zamanaşımına uğramış bir alacağın, halen mevcut olduğu ve muaccel hale gelmiş olduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır.

Talebe konu bonoların keşideci ..., lehtarı ... ondan da ciro yolu ile ihtiyati haciz talep eden ... tekstil olduğu, bonoların sırasıyla 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/03/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono. 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/02/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono. 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/01/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono. 19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/12/2017 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono.

19/12/2016 düzenlenme tarihli, 10/11/2017 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono olup, hamil tarafından keşideci ve lehdarı aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup, zamanaşımı süresi 3 yıldır.

Her ne kadar, takibe konu bonoların vade tarihi dikkate alındığında talep tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuş ise de, davalı tarafından imzası inkar edilmeyen bonolar adi yazılı belge niteliğinde olup, alacağın muaccel olduğu dikkate alınarak somut olayda yaklaşık ispat şartı oluştuğundan ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' -İhtiyati hacze itirazın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

ihtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle. "1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.11.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı dayanak yapılarak, müvekkiller hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından takip başlatılmış, örnek 7 ödeme emirlerinin tebliği üzerine, ihtiyati haciz kararı 04.12.2024 tarihinde öğrenilmiş ve ihtiyati haciz kararına karşı yasal süresi içinde itiraz edilmiştir. 2-Aynı tarihte İstanbul ...

İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takip dosyasından gönderilen örnek 7 ödeme emrine de, takibe dayanak gösterilen bonolardan üçünün vade tarihinin üzerinden 6 yıl, diğer ikisinin vade tarihinin üzerinden 7 yıl geçmiş olması, takibe dayanak bonoların tamamı kambiyo senedi vasfını kaybetmiş ve zamanaşımına uğramış olduğu ve müvekkillerin davacı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığından bahisle itiraz edilmiştir.

İlamsız takibe itiraz üzerine takip durdurulmuştur. 3-İtiraz dilekçemiz ve icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin 09.12.2024 tarihli kararı, 10.12.2024 tarihinde elektronik posta yoluyla alacaklı vekiline tebliğ edilmiştir.

İİK.264/4 maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilmesinden sonra gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğinden itibaren alacaklının yedi gün içinde itirazın iptalini İcra Mahkemesinden ya da Genel Mahkemeden talep etmemesi halinde ihtiyati haciz hükümsüz olur.

İtiraz dilekçemizin alacaklı vekiline tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde, alacaklı tarafça herhangi itirazın iptali talepli bir dava açılmadığı gibi genel mahkemelerde herhangi bir dava açılmamış ve bu hususta dosyaya herhangi bir bildirimde de bulunulmamıştır.

Bu nedenle, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/538 D.İş sayılı dosyasından 12.11.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı HÜKÜMSÜZ hale gelmiştir.4-Öte yandan, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan 5 adet bono incelendiğinde, bonolardan ikisinin vade tarihi 10.11.2017, 10.12.2017, diğer üç bononun vade tarihi ise 10.01.2018, 10.02.2018, 10.03.2018 tarihleridir.

İhtiyati haciz kararının verildiği tarih itibariyle, bonolardan üçünün vade tarihinin üzerinden 6 yıl, diğer ikisinin vade tarihinin üzerinden ise 7 yıl geçmiş olup bonoların tamamı kambiyo senedi vasfını kaybetmiş ve zamanaşımına uğramıştır. Yargıtay 19. HD'nin 13.12.2007 tarih ve 2007/11147-11271 sayılı kararında; "ihtiyati hacze itiraz eden vekili çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek ihtiyati hacze itiraz etmiştir.

Çekin zamanaşımına uğraması halinde, borçlunun çeke dayanan ifa taleplerinden kaçınma imkanı bulunmaktadır. Ayrıca, İcra ve İflas Kanununun 265'inci maddesine göre, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edilmesi mümkündür. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi zorunlu olup, bu şart, ihtiyati haczin dayandığı sebeplerden birini teşkil eder.

Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu'nun 265'inci maddesi kapsamında bulunan zamanaşımı def'inin incelenerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksine gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır."Emsal karar ile de sabit olduğu üzere, ihtiyati hacze dayanak senetler zamanaşımına uğradığından, borçlunun ifadan kaçınma hakkı vardır.

Borcun kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla, ilamsız takibe süresi içinde, zamanaşımı def'inde bulunulmuş olmakla, artık alacak talebine imkan kalmamıştır. Hukuken talep edilemeyecek bir alacak için ihtiyati haciz de verilemez.

Bu nedenle, mahkemenin "Her ne kadar, takibe konu bonoların vade tarihi dikkate alındığında talep tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuş ise de, davalı tarafından imzası inkar edilmeyen bonolar adi yazılı belge niteliğinde olup, alacağın muaccel olduğu dikkate alınarak somut olayda yaklaşık ispat şartı oluştuğundan ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesi ve kararı usul ve yasaya aykırıdır. İhtiyati haciz isteminde bulunan tarafın dayandığı senetler zamanaşımına uğradığından, alacağın varlığı muhtacı muhakemedir. Adi yazılı belge ile alacağın ispatına olanak bulunmamaktadır. Zamanaşımına uğramış senetlerle yaklaşık ispat şartı oluşması mümkün değildir. Yine İİK 257.

Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerekmektedir ki, bu şartların hiçbirisi somut olay bakımından vaki değildir.Müvekkillerin her ikisinin de yerleşim yerleri bellidir. Müvekkillerin alacaklı gözüken tarafa borcu da yoktur.

Kanunda sayılan ve ihtiyati haciz kararı verilmesine mesnet olabilecek hiç bir şart gerçekleşmemiştir. Haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasını diliyoruz."demiştir. İlk derece mahkemesinin 23.12.2024 tarih ve 2024/538 D.iş 2024/542 K. Sayılı EK kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep; zamanaşımına uğramış bonolara dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı aleyhlerine ihtiyati haciz talep edilenler tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 25/12/2024 ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı aleyhlerine ihtiyati haciz talep edilenler tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265/1. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.

Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilenler tarafından zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmeyeceği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise, de, Mahkemece gerekçeli ek kararda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere zamanaşımına uğramış bonolara dayalı olarak,

imzası inkar edilmeyen bonolar adi yazılı belge niteliğinde olup, alacağın muaccel olduğu dikkate alınarak somut olayda yaklaşık ispat şartı oluştuğundan ihtiyati haciz kararı verilmesi isabetli olup, bu yöndeki istinaf sebebi, ayrıca vadesi gelmemiş borç sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilmesinin şartları olan borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi,

kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiğine ve bu şartların hiçbirisi somut olay bakımından vaki olmadığına ilişkin istinaf sebebi de talebe dayanan alacağın muaccel olması sebebiyle yerinde görülmemiştir.

Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilenler tarafından İİK'nın 264/4 maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilmesinden sonra gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğinden itibaren alacaklının yedi gün içinde itirazın iptalini icra mahkemesinden ya da genel mahkemeden talep etmemesi halinde ihtiyati haczin hükümsüz olacağının hüküm altına alındığı,

icra takibine itiraz dilekçelerinin alacaklı vekiline tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde, alacaklı tarafça herhangi itirazın iptali talepli bir dava açılmadığı gibi genel mahkemelerde herhangi bir dava açılmadığı ve bu hususta dosyaya herhangi bir bildirimde de bulunulmadığı, bu nedenle, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/538 D.İş sayılı dosyasından 12.11.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı hükümsüz hale geldiğini belirtmiş ise de, dosyadaki belgelerden bu hususların anlaşılamadığı,

ihtiyati haczin hükümsüzlüğünü tespit yetkisi icra müdürüne, ihtiyati haczin hükümsüz kaldığına ya da infaz edilemeyeceğine yönelik şikayeti incelemeye yetkisi ve görevinin de icra mahkemesine ait olduğu, kaldı ki ihtiyati haczi tamamlayan merasimin yapılmamasına ilişkin iddianın doğru olması halinde ihtiyati haczin hükümsüz kalacağı ve bu durumda hükümsüz kalan ihtiyati hacze yönelik istinaf başvurusunun da konusunun kalmayacağı anlaşıldığından bu husustaki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi ek kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, muterizler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muterizler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gerekli harç istinaf başvurusu sırasında alınmış olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/221, K. 2025/196, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/221
Karar No
2025/196
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/221 K.2025/344
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/221 K.2025/340
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/222 K.2025/258
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/222 K.2025/174
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/222 K.2025/211
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/222 K.2025/345

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.