İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/596 K.2025/518

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2025/596Karar2025/518Tarih27 Mart 2025Okuma14 dk · 2.867 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mart 2025
Dosya no
2025/596 Esas
Karar no
2025/518 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas no
2025/41 Esas (Derdest dava dosyası
Tarihi
12/02/2025 (Ara Karar Tarihi
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Talep
İHTİYATİ HACİZ
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.867 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin şirketin yetkilisi olduğu dönemde davalı ... Dış Tic. A.Ş. firmasına ... Bankası A.Ş.'den ... nolu TL İşletme Kredisi ve ... nolu TL İşletme Kredisi tahsisi esnasında müvekkilime ait ... Nolu Kur Korumalı Mevduat hesabında bulunan 945.234,50-TL hesabı üzerinde 03.08.2023 tarihli mevduat rehin sözleşmesi ve ...

Nolu Kur Korumalı Mevduat hesabında bulunan 1.622.764,00-TL hesabı üzerinde 03.08.2023 tarihli mevduat rehin sözleşmesi imzalanarak nakit teminatlı ticari krediler davalı şirket için kullandırıldığını, müvekkilinin işbu şahsi hesaplarında toplam 2.567.998,50 TL limitli nakit karşılıklı rehin tesis edilmiş, ayrıca 25.10.2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine 25.10.2022 Tarihinde 6.250.000,00.-TL Kefalet limiti ile kefil sıfatıyla borç altına girdiğini, kefalet ilişkisinden dolayı ...

Nolu Şirket Kredi kartına ve ... nolu TL ve ... nolu TL İşletme Kredilerinin tamamına müvekkilinin kefil olduğunu, davalı şirketin ... Bankasına ticari kredi borcunu ödememesi üzerine kefil sıfatıyla müvekkilinin şahsi hesabındaki nakit blokeli parasından toplamda 2.567.998,50-TL bedel tutarı 07/08/2024 tarihinde banka tarafından çekildiğini, müvekkilinin davalı şirkete karşı 25.10.2024 tarihinde Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek; ...

Bankasından şirket adına çekilen kredi borcunun şirket tarafından ödenmediğinden dolayı ... Bankası tarafından müvekkilinin şahsi hesabında bulunan toplamda 2.567.998,50-TL tutarın çekildiğini, sadece bu tutarı aşan kısmın şirket tarafından bankaya ödendiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde Banka tarafından kefil sıfatıyla hesaptan çekilen 2.567.998,50-TL tutarın ödenmesi,

ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği halde borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığını belirterek davalı borçlunun malvarlığını kaçırma ve eksiltme hazırlığı içinde olduğundan dolayı taşınır, taşınmaz ve banka hesapları olmak üzere davalının malvarlığına öncelikle teminatsız olarak aksi halde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 15/01/2025 ( Tensip Ara Karar Tarihi) tarih ve 2025/41 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında.

"Davacı vekili, dava dilekçesinde ihtiyati hacizle ilgili olarak; davalı borçlu şirket yetkilisinin hiçbir somut ve hukuki gerekçe ileri sürmeksizin ödeme yapmaktan kaçınmakta olduğunu, borcunu ödememek için müvekkiline iftira atmaya, suçlamaya, tehdit etmeye başladığını, müvekkilinin tüm yasal haklarının saklı olduğunu, borçlu davalının likit olan borcunu ödemekten kaçındığını ve malvarlığını da kaçırma ve eksiltme hazırlığı içerisinde olduğunu, müvekkilinin davanın alacağı süre dikkate alındığında alacağına kavuşmama riski altında olduğunu, bu nedenlerle müvekkilini telafisi zor zararlara sokacağından dolayı davalının taşınır,

taşınmaz ve banka hesapları olmak üzere öncelikle teminatsız olarak aksi halde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmeleri gerektiğinden bahisle borçlunun malvarlığını kaçırma ve eksiltme hazırlığı içinde olduğundan dolayı taşınır, taşınmaz ve banka hesapları olmak üzere davalının malvarlığına öncelikle teminatsız olarak aksi halde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde yazılmış olup, 257. madde uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir.

Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.

Yukarıda yazılı sebeplere, dosya kapsamına ve borçlunun durumuna göre şartları oluştuğundan davacı vekilinin talebinin kabulü ile İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince % 20 teminat karşılığında davalının 2.906.604,93 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' Gerekçesi ile,''1-Davacı vekilinin talebinin kabulü ile İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince davalı ...

Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin 2.906.604,93 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,2-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafın İİK'nin 259 ve HMK'nin 87. maddeleri uyarınca yukarıda miktarı belirlenen %20 (581.320,98 TL) tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu Mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,'' karar verilmiş ve ihtiyati haciz kararına karşı davalı vekili tarafından

itiraz başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde özetle. Mahkememizce her ne kadar İİK 265'e göre duruşma açılması zaruri olsa da itirazları kapsamında dosya üzerinden inceleme ile ivedilikle ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasına veya aksi kanaatte olunursa bankalara uygulanan haczin kaldırılmasına,

sadece taşınmaz ve araçlardaki haczin devamına, bu taleplerinin reddi halinde duruşma beklenecek ise bu talepleri baki kalmak kaydıyla Mahkemece açılacak duruşmaya kadar geçecek sürede uygulanan ihtiyati hacizlerin müvekkilinin ödeme dengesini bozacak olması nedeniyle duruşma tarihine kadar şirketin ticari hayatının zarar görmemesi adına mevcut hacizlerin teminat mektubuna kaydırılması için öncelikle taraflarına dava miktarını geçmeyecek miktar bildirilmesine ve nihayetinde hacizlerin teminat mektubuna kaydırılmasına acilen karar verilmesini, davacının ortaklık ilişkisinin şirket malvarlığını haksız olarak kendisine devretmesi,

haksız olarak söz konusu krediyi çekerek şirket pay sahibi sıfatıyla kefil olduğunu, bu kefil olduğu kredi sözleşmesine şirketin nakit malvarlığını teminat olarak gösterdiğini ve bu ilişkiden aslında karlı çıktığını saklamış ve bunlar için tarafımızdan yapılan hukuki girişimlerden sonra kötüniyetli olarak huzurdaki davayı ikame ederek müvekkilin ticari itibarını ve ticari faaliyetini engellemeye çalışmakta ve mahkemeyi aracı kılarak müvekkilinin alacaklarını talep etmemesi için baskı altına almaya çalıştığını, müvekkili şirket'in mal kaçırmasının söz konusu olmadığını,

müvekkilinin itibarı olan kurumsal ve mali yapısı güçlü bir şirket olduğunu, şirkette ihtiyati haciz tutarının çok daha üzerinde olan malvarlığı unsurlarının bulunduğunu, mal kaçırma kastı olduğu iddia edilen müvekkili şirketin işbu davanın arabuluculuk görüşmeleri sırasında 5 Milyon Türk Lirası değerinde araç satın aldığını, şirketin iştigal konusu gereği nakit paraya ihtiyacı bulunduğunu, teminat mektubunun da nakit bloke para karşılığı verilmekte olduğundan pratik bir farkı olmadığını,

ihtiyati haczin kaldırılmasına veya sadece gayrimenkulde devamına karar verilmeyecek ise tüm hacizlerin teminat mektubuna kaydırılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin mahkemece beklenmedik bir şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi üzerine,

uygulanan hacizlerin kalkması ve teminat mektubuna kaydırılması için kredi taksitlerini ve çeklerini ödemek için ayırdığı nakit blokesi karşılığında teminat mektubu talep ettiğini, söz konusu teminat mektubunun bankaca sadece bedelin tamamı bloke edildiğinde verildiğini ayrıca bu mektubun banka nezdinde oldukça yüksek bir gideri ve masrafı bulunduğunu, bu sebeple ani gelişen bu durum karşısında söz konusu hacizlerin ve teminat mektubu alınmasının müvekkilinin nakit akış dengesini bozacak mahiyette olduğunu, müvekkilinin yakın vadede çekleri ve banka kredi taksitlerini ödeyememe riski bulunduğunu,

taraflar arasında devam etmekte olan başka davaların mevcut olup diğer dosyalar üzerinden yaptıkları ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini ve ret kararının istinaf incelemesinden geçip kesinleştiğini, davacının eskiden müvekkili şirket'in %100 pay sahibi olduğunu, taraflar arasında sadece bir kredi ve rücu ilişkisi söz konusu olmadığını, buna göre davacı şirketin nakit parasını kullanarak şirketi borçlandırmış, kendi şahsı adına kur korumalı hesap açtırarak haksız kazanç elde ettiğini, bu elde ettiği kazancı şirkete iade etmediğini, bundan sonra hisse devir sözleşmesi yapıldığını,

müvekkili şirketin yeni sahibinin ...'ın talep etmesine rağmen davacının bu paraları iade etmediğini ve krediye de ödemediğini, davacının kendisine kanuna aykırı olarak satış suretiyle devrettiği mal varlığının İstanbul Ataşehir'de bulunan 3 katlı bir bina ve ... marka araç olup değerleri toplamı 25.000.000 TL'den fazla yaptığını, ihtiyati haciz tutarının yanlış ve afaki hesaplandığını, hangi oranda ve neye göre hesaplandığı belli olmayan 338.606,43 TL'lik işlemiş faiz miktarının ihtiyati hacze konu yapılmasının kabul edilemeyeceğini,

bu tutarlar için öncelikle Mahkemece yargılama yapılmasının elzem olup davacının da ödemiş olduğu tutar olmadığını, mahkemece ihtiyati haciz kararına devam edilecekse bile en azından işlemiş faiz olarak talep edilen tutarın hesaba katılmaması gerektiğini, mahkemenin 16.01.2025 tarihli ara kararı ile verdiği ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarının kabulü ile aciliyetine binaen itirazları kapsamında dosya üzerinden duruşma açılmaksızın inceleme ile ivedilikle ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasına veya aksi kanaatte olunursa bankalara uygulanan haczin kaldırılmasına,

sadece taşınmaz ve araçlardaki haczin devamına, bu taleplerinin reddi halinde duruşma beklenecek ise bu talepleri baki kalmak kaydıyla, Mahkemece açılacak duruşmaya kadar geçecek sürede uygulanan ihtiyati hacizlerin müvekkilinin ödeme dengesini bozacak olması nedeniyle duruşma tarihine kadar şirketin ticari hayatının zarar görmemesi adına mevcut hacizlerin teminat mektubuna kaydırılması için öncelikle taraflarına dava miktarını geçmeyecek miktar bildirilmesine ve nihayetinde hacizlerin teminat mektubuna kaydırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 12/02/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2025/41 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; ''....Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihtiyati haciz kararına konu alacak iddiasının kefilin rücu hakkına dayandığı, davacı tarafın borçlu adına ödeme yaptığı ve rücu hakkı bulunduğu,

ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağının varlığının yaklaşık olarak ispatlanması gerektiği ve yine alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gerektiği, somut olayda dosyaya sunulan belgelerden davacı tarafın kefil sıfatıyla ödeme yaptığı, alacağın varlığı ve miktarı hususunda ihtiyati haciz kararı verilmesini sağlayacak derecede yaklaşık olarak ispatlandığı, alacağın rehinle temin edildiğine dair bir delil bulunmadığı, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiği, itiraz eden davalının itirazında ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı,

bu sebeple mahkememizce gösterilen sebeplere hasren tetkikat yapılmasının da mümkün olmadığı, bu sebeple ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirir bir hukuki durum bulunmadığı kanaatine varılmış, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir...."gerekçesi ile, ''1-Mahkememizin 15/01/2025 tarih ve tensip tutanağı 15 nolu bendiyle verilen ihtiyati haciz kararına davalı tarafça yapılan itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Müvekkil şirketin mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, itibarı olan, kurumsal ve mali yapısı güçlü bir şirket olduğunu, 10 yıldır faaliyette olduğunu ve kamu kurumlarının ihtiyaçlarını ihale sureti ile tedarik eden bir şirket olduğunu, ekte sunulan şirket kayıtları ve son dönem mizanı incelendiğinde şirketin 9 aylık dönemdeki resmi cirosunun 48.540.345,90 TL olduğunu, şirket adına kayıtlı gayrimenkul ve araçlar olduğunu, mahkemece verilen kararın, karşı tarafın alacağını garantilemesinden ziyade müvekkilin ticari hayatını tehlikeye attığını, müvekkil şirketin onlarca kamu ihalesi aldığını ve yürütmeye devam etmekte olduğunu,

yeni kamu ihalelerine de hazırlandığını, mahkemece uygulanan ihtiyati haczin kamu kurumları nezdinde müvekkilin itibarını zedelediğini, zira müvekkilin yeni hazırlandığı ihalelere de teminat mektubu sunmakta olduğunu ve ihtiyati haciz nedeniyle söz konusu ihalelerden çıkarılmasının söz konusu olabileceğini, şirkette ihtiyati haciz tutarının çok daha üzerinde olan malvarlığı unsurları bulunduğunu, mal kaçırma kastı olduğu iddia edilen müvekkil şirketin işbu davanın arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı sıra olan 24.10.2024 tarihinde 4.976.228,04 TL'lik araç aldığını,

hali hazırda bu araç dışında mizan kaydında 1.225.434,93 TL değerli ... marka diğer bir aracın şirkete kayıtlı olduğunu, iki araca ek olarak birkaç sene önceki değeri şirket kayıtlarında bile 2.526.915,90 TL gözüken Ayvalık'ta yer alan taşınmazının şirket mizanında kayıtlı olduğunu, mal kaçırma kastı olan bir şirketin bu kadar malvarlığı olmasının takdirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığını, müvekkilin dava ikamesinden hemen önce halihazırda yaklaşık 30.000.000 TL değerinde malvarlığı edindiğini.

Sakarya İli Sapanca İlçesinde yaklaşık değeri 23-24.000.000,00 TL olan tripleks bir villanın alımı için ... İNŞAAT A.Ş. İle anlaştığını ve ...

Üstbostancı şubesi nezdinde kredi işlemlerine başladığını ve bu kredinin onaylanmış bulunduğunu, müvekkil şirketin işbu davanın arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı sıra olan 24.10.2024 tarihinde 4.976.228,04 TL'lik ... serisi sıfır kilometrede bir aldığını, bu iki satın alma hususunun müvekkilin mal kaçırma kastında olmadığını açıkça gösterdiğini, kaldı ki mahkemece verilen karar nedeniyle bu gayrimenkul için ayrılan nakit bedelin bankaya teminat olarak yatırılmak durumunda kalındığını, davacı müvekkil şirketin tek pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi sıfatıyla bu kredileri çektiğini,

kredi ödemesi için bankadan tahsil edilen tutarların müvekkil şirkete ait paralar olduğunu, taraflar arasında devam etmekte olan başka davaların mevcut olduğunu ve diğer dosyalar üzerinden yaptıkları ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, davacının eskiden müvekkil şirketin %100 pay sahibi olduğunu, Şubat 2024 ayında hisselerinin tamamını ...'a devrettiğini, ancak davacının bu deviri yapmadan şirkete ait önemli nitelikteki menkul ve gayrimenkul malvarlığının kanuna aykırı olarak kendisine satış suretiyle devretmiş olması nedeniyle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/980 E. Sayılı dosyasının ikame edildiğini,

davacının kendisine kanuna aykırı olarak satış suretiyle devrettiği mal varlığının İstanbul Ataşehir'de bulunan 3 katlı bir bina ve ... marka araç olduğunu ve değerleri toplamının 25.000.000 TL'den fazla yaptığını, buna rağmen müvekkil şirketin %100 pay sahibi olduğu dönemde şirketi borçlandırarak çekmiş olduğu kredilerden ötürü malvarlığını kaçırdığı iddiasıyla ihtiyati haciz talep ettiğini, müvekkili zarara uğratma kastıyla ihtiyati haciz talep edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin yargılamayı gerektirdiğini, davacının kredi borcunu müvekkil şirketin parasıyla ödediğinin ve üzerine de kar elde ettiğinin ortaya çıkacağını,

huzurdaki davanın reddi gerekirken müvekkil aleyhine ihtiyati haciz kararın uygulanmasının haksız olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi, şirketin borcunu karşılayacak malvarlığının bulunduğunu, huzurundak asıl alacağı 2.500.000 TL olan davada, müvekkil şirketin teminat mektubu alabilmek için 4.500.000 TL nakit bloke etmek zorunda kaldığını, bu kaynağın yargılamayı gerektirir bir davada uzun bir süre mahkeme nezdinde bloke edilmesinin müvekkil açısından telafisi zor zararlara sebep olacağını, ihtiyati haciz tutarının yanlış ve afaki hesaplandığını, davaya temel oluşturan İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasındaki ödeme emrinde belirtilen 2.567.998,50 TL asıl alacak ve 338.606,43 TL işlemiş faizin afaki olarak hesaplanmış tutarlar olduğunu, zira söz konusu tutarın bir bölümünün müvekkilin hesabından tahsil edildiğini, bir bölümünün de davacıdan tahsil edildiğini, öncelikle bu tutarların aydınlatılması gerektiğini, bu sebeple sayın mahkemece ihtiyati haciz kararına devam edilecekse bile en azından işlemiş faiz olarak talep edilen tutarın hesaba katılmaması gerektiğini belirterek ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; dava dışı banka ile davalı asıl borçlu arasında akdedilen ve davacının kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun davacı kefil tarafından ödendiği iddiası ile ödenen bedelin asıl borçlu davalıdan rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece 15/01/2025 Tarihli tensibin 15 nolu ara kararı uyarınca; davacı vekilinin talebinin kabulüne, karar verilmiş ve ihtiyati haciz kararına karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiş ve mahkemece 12/02/2025 tarihli ara karar ile;ihtiyati haciz kararına davalı tarafça yapılan itirazın reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacının davalının dava dışı ...

Bankası A.Ş. nezdinde kullanmış olduğu kredi borçlarına kefil olduğunu ve kredi borçlarının davalı tarafından ödenmemesi üzerine ... Bankası tarafından gerek davalı şirkete gerekse müvekkilime muhatap sıfatıyla Kadıköy ... Noterliğinden gönderdiği 05/08/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen davalı şirketin ...

Bankasına ticari kredi borcunu ödememesi üzerine bankanın kefil sıfatıyla müvekkilinin şahsi hesabındaki nakit blokeli parasından toplamda 2.567.998,50-TL bedel tutarı 07/08/2024 tarihinde kredi borcuna istinadan çektiğini, müvekkilinin davalı şirkete karşı 25.10.2024 tarihinde Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek; ... Bankasından şirket adına çekilen kredi borcunun şirket tarafından ödenmediğinden dolayı ...

Bankası tarafından müvekkilinin şahsi hesabında bulunan toplamda 2.567.998,50-TL tutarın çekildiğini, sadece bu tutarı aşan kısmın şirket tarafından bankaya ödendiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde Banka tarafından kefil sıfatıyla hesaptan çekilen 2.567.998,50-TL tutarın ödenmesi,

ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiği halde borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığını belirterek davalı borçlunun malvarlığını kaçırma ve eksiltme hazırlığı içinde olduğundan dolayı taşınır, taşınmaz ve banka hesapları olmak üzere davalının malvarlığına öncelikle teminatsız olarak aksi halde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık konusu,

ihtiyati haciz kararı verme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir.

Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.

Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.

Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.) İİK 265/1 maddesinde itiraz nedenleri sınırlı olarak sayılmış olup, buna göre uyarınca borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir.

Somut olaya döndüğümüzde, davaya konu alacağın kaynağının genel kredi sözleşmesi olması, dava dilekçesi ekinde sunulan deliller ve Türk Borçlar Kanunu’nun 596/1 madde hükmü bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ihtiyati haciz talebine konu muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının bulunduğunu İİK'nun 258 maddesi kapsamında yaklaşık düzeyde ispat ettiği, muteriz davalı vekilince ileri sürülen diğer itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup,

muteriz davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, muteriz davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/596, K. 2025/518, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/596
Karar No
2025/518
Tarih
27 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/596 K.2025/412
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/599 K.2025/519
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/600 K.2025/547
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/601 K.2025/441
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2025/603 K.2025/523
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/603 K.2025/563

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.