KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/747 Esas
- Karar no
- 2025/698 Karar
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2025/155 Değişik İş - 2025/166 Karar
- Ek karar tarihi
- 17/02/2025
- Talep
- İhtiyati haczin kaldırılması
Karar Metni
2.818 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davacı Banka borçlularından ... A.Ş.'nin tahsilinde ve tahsil edildiği nispette kredi borçlarına mahsup edilmek üzere düzenlenmiş olan. 29/01/2025 vade tarihli 20.000.000-Euro bedelli bono ciro edilerek müvekkil bankaya teslim edildiğini, söz konusu bono vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini ve Beyoğlu ... Noterliği'nin 31.01.2025 tarih ve ...
Yevmiye numaralı ödememe protestosu ile protesto edildiğini, müvekkil bankaca yapılan araştırmalar neticesinde borçluların ödeme güçlüğü içinde oldukları ve mallarını kaçırma girişiminde bulundukları istihbar edildiğini, fazlaya ilişkin talep hakkımız saklı kalmak ve ileride doğacak alacağımızdan feragat anlamına gelmemek kaydıyla, şimdilik 13.703.954,00-Euro alacaklarının tahsilini teminen, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 04/02/2025 tarih ve 2025/155 Değişik İş - 2025/166 Karar sayılı kararında;"....İhtiyati haciz talebi bonoya dayandırılmış olup, bononun 05/06/2024 keşide tarihli, 29/01/2025 vade tarihli olduğu görülmektedir. Bono 20.000.000 EURO bedelli olup; aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıs ve tüm şirketlerin KEŞİDECİ olarak bonoda yer aldıkları, sadece ... Şirketi'nin lehtar olduğu, onun cirosu ile de alacaklı bankaya geçtiği görülmüştür.
Bonoya dayalı olan ihtiyati haciz taleplerinde bononun vadesinin gelmiş olması ve halen ihtiyati haciz isteyen tarafın eline geçerli bir ciro silsilesi ile geçmiş olması yeterli olup; vadesi gelmiş bononun halen hamil elinde bulunmuş olması ödenmediğine karinedir, senede bağlı olmasından dolayı da alacak kuvvetle muhtemeldir.Öte yandan bono üzerindeki imzaların hepsi ...'e ait gözükmekte olup;
mahkememizce şirketlerin firma kayıtları incelenmiş, ... diğer keşideci şirketlerin temsilcisi olduğu görülmüştür.Tüm bu gerekçelerle ihtiyati haczin şartlarının doğmuş olduğu kabul edilerek teminat karşılığında ihtiyati hacze karar vermek gerekmiştir...." gerekçesi ile. 1)İİK nın 257. ve devam eden maddeleri gereğince TALEBİN TEMİNAT KARŞILIĞINDA KABULÜ İLE;2)Talep edenin iddia ettiği 510.729.919,91 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçlular; -...'nin -...
ŞİRKETİ'nin -... LİMİTED ŞİRKETİ'nin-... ŞİRKETİ'nin -... ŞİRKETİ'nin-... ŞİRKETİ'nin-... ŞİRKETİ'nin -... ŞİRKETİ 'nin -... ŞİRKETİ'nin -...
ŞİRKETİ'nina)Taşınır mallarının,b)Taşınmaz mallarının,c)Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İHTİYATEN HACZİNE,3)İstemde bulunandan nakit yada kesin ve süresiz banka teminat mektubu şeklinde olmak üzere %15(76.609.488,00 TL) teminat alınmasına,...." karar verilmiş, verilen ihtiyati haciz kararına karşı muterizler vekili tarafından itiraz edilmiştir.Muterizler vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde özetle;
ihtiyati haciz kararının bonoda yetkili kılınan Mahkeme tarafından verilmediğini ve Mahkemenin yetkisiz olduğunu, bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini ve teminat senedine dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, genel kredi sözleşmesinin hesap kat tarihi itibariyle muaccel bir borcun bulunmadığını, senenin vadesinin önceki tarih olarak doldurulduğunu ve konkordato sürecinin dolanıldığını, konkordato kararı alan muterizler aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ve bu nedenlerle verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 17/02/2025 tarih ve 2025/155 Değişik İş - 2025/166 Karar sayılı Ek kararında;"...bank Aş; aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçluların tamamının "düzenleyen olarak" imzaladıkları 09/06/2024 tanzim tarihli, 29/01/2025 vade tarihli ve 20.000.000 EURO bedelli senede dayalı olarak 510.729.919,91 TL yönünden ihtiyati haciz talep etmiş, mahkememiz tarafından teminat karşılığında bu talebin kabulüne karar verilip, borçluların bu miktara yetecek menkul, gayrimenkul ve 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmuştur.Borçlular 06/02/2025 tarihinde ihtiyati haciz kararına itiraz etmişler;
ihtiyati haciz kararını karar uygulanınca öğrendiklerini, süresinde itiraz ettiklerini bildirerek; itiraz sebepleri olarak da;Borçlulardan;-... - ...-... ŞİRKETİ -... ŞİRKETİ -... ŞİRKETİ -...
ŞİRKETİ'nin, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/82 Esas ve Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/93 Esas sayalı dosyasında konkordato talep ettiklerini, mahkemelerce geçici süre verildiğini ve bunlar aleyhine takip yapılmaması evvelce başlatılan takiplerin durdurulması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması yönünden tedbir kararı verildiği;
bu nedenle öncelikle bu itirazlar edenler yönünden ihtiyati haczin usülen kaldırılması gerektiğini,Söz konusu senedin teminat senedi olduğunu, banka ile borçlulardan ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, bankanın hesabı kat etmesi ile durumu öğrenen kredi borçluları tarafından bankaya tüm borcun ödendiğini, teminat senedi niteliğindeki bu senedin artık ihtiyati hacze konu edilemeyeceğini bildirerek tüm borçlular yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini,İhtiyati hacze konu edilen senette düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunduğunu;
ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetki yönünden de ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini,İtirazları olarak ileriye sürmüşlerdir.Konkordato geçici tedbirlerin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmeyip sadece mühlet içinde kararın icrasına engeldir.
Bu nedenle konkordato davasından bahisle yapılan itiraza itibar edilmemiştir.Kredi borcunun hesap katından sonra ödendiği ve senedin teminat senedi olması sebebi ile bedelsiz kaldığı iddiası yönünden.
Alacaklı vekilinin ilgili banka alacağının konkordato davasında dahi projede yer aldığını, bu nedenle devam ettiğinin açık olarak iddia edildiği de nazara alınarak; bu savunmanın yargılamayı gerektireceği, ihtiyati hacze itiraz duruşmasında değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı sebebi ile itiraz edenlerin bu itirazlarına itibar edilmemiştir.Ancak; yetki itirazı yönünden durum farklı olup, senette yetki düzenlemesinin bulunduğu, ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin görevli olduğunun açıkça bildirildiği.
İstanbul Mahkemelerinden kastın ... kurulu bulunan İstanbul Adliyesindeki Mahkemeler olduğu, senet tarihi itibari ile HMK hükümlerine tabi olunacağı, HMK gereği yetki sözleşmesi düzenlendiğinde diğer mahkemelerin yetkilerinin sona ereceği; borçlularda ... dışındaki borçluların zaten şirket olduğu, ...'in de ..., bunun konkordato isteyip mahkemece bu isteği üzerine tacir olduğu kabul edilerek geçici mehil verildiği; bu durumda tamamı tacir olan taraflar arasındaki senette düzenlenen yetki düzenlemesinin geçerli olduğu; ihtiyati haczin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde isteneceğine Adliyemizde istenmesinin doğru olmadığı;
ihtiyati haciz istemlerinde mahkemenin YETKİ İNCELEMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI, İİK'nunda yetki itirazının tahdidi olarak sayılan "ihtiyati hacze itiraz" sebepleri içerisinde yer alması sebebi ile ancak yetki itirazı ileriye sürüldüğünde incelenebileceği;
ileriye sürüldüğü ve yerinde görüldüğü sebebi ile yetkisiz olan mahkememizde verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. ..."gerekçesi ile,''Yetki yönünden itiraz edenlerin itirazlarının KABULÜ İLE;Mahkememizin yetkisiz olduğuna, bu nedenle verilmiş olan 04/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararımızın KALDIRILMASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati Haciz Talep Eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen 04/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde kaldırılmasına karar verildiğini, mahkemenin ".....'in de tacir olduğu,
bunun konkordato isteyip mahkemece bu isteği üzerine tacir olduğu kabul edilerek geçici mehil verildiği..." gerekçesine dayandığını, İİK madde 285 hükmü ile dahi kabul edilemeyen kararın kabulünün hukuken mümkün olmadığını,...hakkında konkordato davasında geçici mehil verildiğinden bahisle tacir olarak kabul edilmemesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, bu konudaki itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini,İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/155 D.
İş 2025/166 Karar sayılı dosyasından verilen yetkisizlik kararının hatalı olduğunu ve kararın yasal dayanağının olmadığını, ihtiyati haciz kararına dayanak bonoyu düzenleyen gerçek ve tüzel kişilerin adreslerinin sayın mahkemenin yetki alanında olduğunu, dava konusu icra takibi, genel yetki kuralları ve kambiyo senedine dayanan borçların, götürülecek borçlardan olması nedeniyle borçluların adresi itibariyleİstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemesi ve İcra Müdürlüklerinde işlemler başlatıldığını,İhtiyati haciz kararına itiraz eden tüzel kişilerin ticaret sicil adresleri,
muamele merkez adreslerinin de İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri yetki alanında olduğunu, ... dahil bir kısım borçlular tarafından ikame olunan konkordato davasının İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/82 Esas sayılı dosyası ile ikame edildiğini, İhtiyati haciz kararının yetkisizlik sebebiyle kaldırılmasına yönelik verilen bu kararla müvekkil bankanın alacağının tahsiline yönelik başlatılan takip işlemlerinde borçluların çeşitli bankalarda bulunan yaklaşık 31.000.000-TL nakit, 1 adet gayrimenkul, 8 tanesi yakalanan 36 araç,
1 adet hidroelektrik santrali üzerinde bulunan tüm hacizlerin gerekçeli karar dahi yazılmadan mal kaçırılırmışcasına derhal fek edildiğini, dolayısıyla borçluların mal kaçırma gayelerine ulaşabilir olduklarını,Davacılardan ...'in gerçek kişi olduğunu, yasanın öngördüğü tacir sıfatı bulunmadığı gibi davacı tarafın iddia ettiği gibi avalist de olmadığını, doğrudan senedin düzenleyici olduğunu, aynı zamanda davacı firmaların ortağı konumunda olduğunu, haliyle HMK 17'de sayılan kişilerden olmadığından yetki sözleşmesinden bahisle sunulan yetki itirazına itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını,
davacı tarafça ...'in tacir olduğuna dair bir belgenin de sunulmadığını, işbu sebeplerle bonoda bahsi geçen yetki sözleşmesi şartları HMK 17 kapsamında oluşmadığı için ortada geçerli bir yetki sözleşmesinden bahsetmenin mümkün olmadığını, bu sebeple davacı tarafın yetki itirazının reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve fekkine karar verilen ihtiyati hacizlerin ihyasına karar verilmesi gerektiğini,Şartları oluşmadığından yetki sözleşmesinin uygulanamayacağını, yetki sözleşmesi yapabilecek kişilerin HMK'da sınırlandığını, buna göre sadece tacirler ve kamu tüzel kişilerin yetki sözleşmesi yapabileceğini,
huzurdaki bono da belirtilen yetki şartı/ sözleşmelerinin geçersiz olduğunu,...'in tacir olmadığına yönelik itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, ...'in konkordato davasında taraf olmasından bahisle tacir olarak değerlendirilmesinin, mahkemece gerekçeye esas alınmasının ve ihtiyati haciz kararının yetkisizlikle kaldırılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini,Yerel Mahkemenin hangi gerekçe araştırma ve değerlendirmeyle ...'in tacir olduğu sonucuna vardığının anlaşılamadığını, ...'in tek başına hissedar olması ve hele ki konkordato davasında taraf olmasının tacir olduğu anlamına gelmeyeceğini,
...'in bu işletmeyi kendi adına işletmediğini, şirketlerin kendisinin tüzel kişi tacir oluduğunu ve ...'in bu şirkette sadece hissedar sıfatına haiz olduğunu,İtiraz edenler tarafından dosyaya ...'in kendi nam ve hesabına şirketleri işlettiğini ispat edecek hiç bir delil sunulmadığını, ...'in tacir olarak nitelendirilmesinin dayanağının yerel mahkemece konkordato geçici mühleti verilmesine dayandırıldığını,
ancak konkordato başvuru dilekçesinde itiraz eden vekilince açıkça belirtildiği üzere ...'in davacı ve borçlu olarak konkordatoya başvurmasının yegane sebebinin kefaleten borçları sebebiyle şahsi mal varlığının icra tehdidi sebebiyle tehlike altında olması olduğunu, ...'in şirket ortağı olmak dışında tacir sıfatı olduğuna ilişkin tek bir delilin konkordato projesinde var olmadığını,
itiraz eden vekilince yaklaşık ispatın gerçekleştirilemediğini ve gerekçede tacir sıfatının dayanağı olarak gösterilen konkordato projesinde tacir sıfatını destekleyen bir tespit ve/veya dayanağın bulunmadığını,İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin yetkili olduğunu kabul ettiği İstanbul Anadolu Mahkemelerinden konkordato talebinde bulunduğunu, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/82 Esas sayılı konkordato dosyası'na İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkisini kabul ederek başvurduğunu ve 3 aylık geçici mühlet kararı aldığını, buna rağmen TMK 2'ye aykırı olarak ihtiyati haciz uygulanan malları kaçırmak adına, kötü niyetle,
ihtiyati haciz dosyasında yetkiye yönelik itirazlarını sunduklarını, hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni korumayacağını,Müvekkil bankanın borçlulardan alacaklı olduğunu, müvekkil banka borçlularından ... A.Ş.'nin tahsilinde ve tahsil edildiği nispette kredi borçlarına mahsup edilmek üzere düzenlenmiş olan.
29/01/2025 vade tarihli 20.000.000 EURO bedelli bononun ciro edilerek müvekkil bankaya teslim edildiğini, söz konusu bononun vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, Beyoğlu ...
Noterliği'nin 31.01.2025 tarih ve ...Yevmiye numaralı Ödememe Protestosu ile protesto edildiğini, müvekkil bankaca yapılan araştırmalar neticesinde borçluların ödeme güçlüğü içinde oldukları ve mallarını kaçırma girişiminde bulunduklarının istihbar edildiğini, bu doğrultuda, yerel mahkeme dosyası ile talep edilen ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilerek borçlular hakkında itiraza konu edilen ihtiyati haciz kararının verildiğini, yasal dayanağı bulunmayan,
usul ve yasaya aykırı itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından hukuken kabul edilemeyecek gerekçe ile yetkisizlik kararı verilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İhtiyati Hacze İtiraz Eden Borçlular vekili istinaf dilekçesinde özetle;
yerel mahkeme tarafından verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, söz konusu senedin İstanbul'da tanzim edildiğini ve ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı ibaresinin yer aldığını, bu kapsamda yetkili mahkemenin de İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar ihtiyati haciz talebinde bulunan davacı müvekkillerden ...'in tacir olmadığını iddia etmişse de bu iddianın kabul edilemez nitelikte olduğunu,
zira ... hakkında tacir olmasından kaynaklı olarak İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/82 Esas sayılı dosyasında konkordato talep edildiğini ve ... hakkında 3 (üç) aylık süre ile geçici mühlet verildiğinin açıkça görüleceğini,Yerel mahkemenin esasa dair itirazlarını değerlendirmediğini, ihtiyati haciz talep eden ...bank A.Ş.
İle müvekkiller arasındaki hukuki ilişkinin dayanağının asıl borçlular ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi olduğunu, işbu Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davacı banka hesabı kat ettiğini iddia ettiği tarih itibariyle tüm borçların ödendiğini, 31.01.2025 tarihi itibariyle davacı bankaya müvekkil şirketlerin muaccel olmuş borcunun bulunmadığını,
kötü niyetli banka tarafından işbu kredilerin teminatı olarak verilen senetler asıl borçlu şirketlerin konkordato kararı ve başvurusu alınmasının duyulmasından sonra dayanaksız bir şekilde vadeleri önceki tarihlere doldurulduğunu ve konkordato süreci dolanarak hukuk aykırı bir şekilde işbu başvurunun yapıldığını,İşbu ihtiyati hacze esas olan ve takibe konu senetler incelendiğinde senetlerin teminat senetlerine dayandığının görüldüğünü, işbu senetlerin teminat senedi olduğunun taraflar arasındaki hukuki ilişki incelendiğinde tespit ve teyit edileceğini, teminat senetlerine dayanılarak açılan esas yönünde de iptal etmesi gerektiğini,
yerel mahkeme tarafından bu hususta karar verilmemiş olmasının esasa dair itirazlarının incelenmediğini gösterdiğini, itirazlarının Dairemizce incelenmesini talep ettiklerini,Yerel mahkemece uygulanan işbu haksız ihtiyati haciz kararı nedeniyle uğradıkları zararların tespit edilmemesi ve maddi ve manevi olarak zararlarının tazminine karar verilmemesinin de hatalı olduğunu, işbu haksız ihtiyati haczin uygulanmasıyla beraber müvekkil şirketler üzerindeki araçlar üzerine hacizler konulduğunu ve yakalandığını, banka hesaplarının bloke edildiğini ve tüm hesapların kullanılamaz hale geldiğini,
fiili hacizler uygulanarak haksız bir şekilde kararın uygulandığını, tüm şirket personellerinin tedirgin olduğunu ve müvekkillerin mahvolması için azami gayret gösterildiğini, yapılan hacizler icra dosyası celp edildiğinde, bankalara yazılan müzekkere ve yapılacak bilirkişi incelemesiyle de ortaya konacağını, işbu nedenle maddi zararlarının tespit edilmesini ve tazminini talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; talep dayanağı bonoya dayalı olarak alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 04/02/2025 tarih ve 2025/155 Değişik İş -2025/166 Karar sayılı değişik iş kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş,
verilen karara muterizler vekilli tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 17/02/2025 tarih ve 2025/155 Değişik İş -2025/166 Karar sayılı ek kararı ile Mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesi ile itirazın kabulü ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, verilen ek karara karşı taraflar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca;
ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Söz konusu madde uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.Muterizler vekili tarafından talebe konu bononun teminat senedi olduğuna ve vadesinin önceki tarihli olarak doldurulduğuna ilişkin itiraz sebepleri maddede sınırlı olarak sayılan sebeplerden olmadığı için incelenmesi mümkün değildir.Bunun yanında borçluların konkordato sürecine girmesi ve haklarında geçici mühlet kararı verilmesi de ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayıp, bu husus kararın infazı aşamasında gözetilecek hususlardan olup,
talebe konu alacağın ödendiğine dair delil de sunulmadığından muterizler vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50/1. maddesine göre, Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
6100 sayılı HMK'nın 6. maddesinde ise, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olarak kabul edilmiştir.İİK'nın 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK'nın 7/1. Maddesine göre davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde.
"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir.Görüldüğü üzere,yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.
Anılan yetki sözleşmesinin geçerli olması ve takibin taraflarını bağlayabilmesi için HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesini yapan keşideci ve lehdarın her ikisinin tacir olması gerekmektedir. Talebe konu senette yer alan yetki sözleşmesinin tarafları olan lehdar ve ... dışındaki keşidecileri tacir olup yetki sözleşmesi bu taraflar açısından geçerli olup, ihtiyati haciz talebinde yetkili Mahkeme İstanbul Mahkemeleri'dir.
Keşideci ... açısından ise HMK'nın 7/1 maddesi uyarınca bu Mahkeme yetkili hale gelmiştir. Bu sebeple Mahkemece yetkisizlik sebebiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması yerindedir.
Keşideci...gerçek kişi olup, tacir olduğuna dair dosyaya taraflarca delil sunulmadığı gibi, gerçek kişiler tarafından da konkordato talebinde bulunulabileceği, konkordato talep edilen Mahkeme tarafından bu kişinin tacir olduğuna dair bir tespitin yapılmadığı ve vekili tarafından da ileri sürülerek delillendirilmediği dikkate alındığında hakkındaki konkordato talebinin kabulü de tek başına tacir olduğunu göstermediği gibi şirket yetkilisinin düzenleyen olarak kendisini şahsen sorumluluk altına soktuğu imzası nedeniyle tacir olduğunun kabulüne de olanak olmadığı dikkate alındığında Mahkemece dosyadaki delil durumuna göre bu kişinin tacir kabul
edilmesi yerinde değil ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.Sonuç olarak, ihtiyati haciz talep eden alacaklı ve ihtiyati hacze itiraz eden boçluların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/747, K. 2025/698, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama