İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/771 K.2025/1212

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2025/771Karar2025/1212Tarih10 Temmuz 2025Okuma7 dk · 1.473 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Temmuz 2025
Dosya no
2025/771 Esas
Karar no
2025/1212 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2024/528 Esas - 2025/253 Karar
Tarihi
05/03/2025
Dava
Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.473 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ...

Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı iken şirketteki hissesinin tamamını diğer ortak davalı ...'a noterde düzenlenen senet ile devrettiğini, devir işleminden sonra müdürlük görevinin sonlandırılması için istifa beyanını ihtarname ile davalı tarafa bildirdiği halde kendisinin müdürlük görevine son verip gerekli tescil işleminin yaptırılmadığını, şirket ile herhangi bir ilgi ve alakası kalmadığından müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine ve davalı ...'ın şirket müdürlüğüne atandığının tespiti ile söz konusu tespit kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hissesini noter senediyle devrettiğinden dolayı ayrıca bu hususun ve müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine gerek olmadığını, ayrıca müvekkili ...'ın müdür olarak atanması yönündeki istemin de yasal dayanağı bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 05/03/2025 tarih ve 2024/528 Esas - 2025/253 Karar sayılı kararında. "Her ne kadar müdürlük görevinin sona erdiğine ilişkin tespit davasının şirket aleyhine açılması gerekli ise de, şirketin iki ortaklı olduğu, her iki ortağında davalı olarak gösterilmiş olması nedeniyle taraf teşkilinin bu şekilde sağlanmış olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.

Yapılan yargılama sonucunda; davacının, dava konusu şirketteki hisselerinin tamamını 23/08/2013 tarihli noter senediyle diğer hissedar olan davalı ...'a devrettiği, bu şekilde davacının şirketle ilgisini kestiği, ancak ticaret sicil kaydında davacının halen şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğu, davacının müdürlük görevinden istifa ettiğine ilişkin bildirimi dava konusu şirket ile şirket ortaklarına noter ihtarnamesiyle bildirdiği,

bu bağlamda davacı tarafın şirket müdürlüğünün sona erdiğinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğu (Yargıtay 11. HD'nin 2019/4503 Esas, 2020/2760 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere) dikkate alınarak bu yöndeki istemin kabulüne; ancak şirket müdürünün davalı ... olduğunun tespiti yönündeki istemin yasal dayanağı bulunmadığından, mahkememizce verilen kararın ticaret sicil memurluğu nezdinde tescil ve ilanının ise tespit kararının infazıyla ilgili olması ve yetkinin de ilgili ticaret sicil memurluğuna ait olduğu dikkate alınarak reddine kararı verilmiş; iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM 13. H.D.

2023/31 Esas -2024/840 Karar sayılı ilamında ''Davacı tarafından dava konusu şirketteki müdürlük görevinden istifa ettiğine dair istifa ihtar ve ihbarının davalı şirkete ve diğer ortaklara gönderildiği ve tebliğ edilemediği belirtilmiş, ancak Mahkemece ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebligat evrakları, dava konusu şirketin ticaret sicil kayıtları celbedilerek tebligat sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve davacının istifa beyanının sonuç doğurup doğurmadığı,

müdürlük görevinin sona erip ermediği ve sona ermiş ise hangi tarihten itibaren sonra erdiği hususlarında inceleme ve değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır. İBAM kaldırma kararı kapsamında Bakırköy ... Noterliği'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarnamenin 27/09/2018 ve 02/10/2018 tarihlerinde tebliğ edildiğinin bildirildiği anlaşıldı.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, dava konusu şirketteki hisselerinin tamamının 23/08/2013 tarihli noter senediyle diğer hissedar olan davalı ...'a devrettiği, davacının müdürlük görevinden istifa ettiğine ilişkin bildirimi davalı şirket ortaklarına noter ihtarnamesi ile bildirdiği,

bildirim tarihi 02/10/2018 olduğu ve bu tarih itibariyle davacının dava konusu şirketteki yetkili müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine verilen kararın ticaret sicil memurluğu nezdinde tescil ve ilanı ise infazla ilgili olması nedeniyle ve bu hususun şirket temsilcisi tarafından ticaret sicil memurluğuna bildirilmesi gerektiğinden bu hususa ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davacının, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ...

SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ni temsilen yetkili müdürlük görevinin 02/10/2018 tarihi itibariyle sona erdiğinin TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müdürlük görevinin 02/10/2018 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 23.08.2013 tarihinde Bakırköy ...

Noterliği ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile 6.000 TL tutarındaki şirket hissesini davalılardan ...’a devrettiğini, kendisine istifa dilekçesi verdiğini, işbu devre ilişkin ortaklar kurulu kararının da Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edildiğini, şirket müdürlüğünün şirket dışından devam ettirileceğine dair bir karar alınmadığından müvekkilin müdürlük görevinin 23.08.2013 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine karar verilmesi gerektiğini, Esas mukavele ile değil ortaklar kurulu kararıyla şirketi temsil yetkisi tanınarak müdür olarak atanan bir ortağın,

şirketteki paylarının tümünü üçüncü bir kişiye (dışından müdür olarak atanmadıkça) şirketi temsil yetkisinin devam ettiğinin düşünülemeyeceğini, Ayrıca müvekkilin 23.08.2013 tarihinde Bakırköy ...

Noterliği ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile 6.000-TL tutarındaki şirket hissesini davalılardan ...’a devrettiğini ve kendisine istifa dilekçesi verdiğini, işbu devre ilişkin ortaklar kurulu kararının da Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edildiğini, dolayısıyla müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti ile hisse devir sözleşmesi gereği de pay devrinin tescili tarihi ya da pay devrini onaylayan genel kurul kararı tarihi itibariyle devir alan ...’ ın atandığının tespitine, anılan durumların ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini,

pay devrinin tescili tarihi ya da pay devrini onaylayan genel kurul kararı tarihi itibariyle sorumlu kişinin tespitine karar verilmemiş olmasının hukuki olarak sorumluluğu müvekkil üzerinde bırakacak nitelikte bir sonuç doğuracağını, bu hususun kabul görecek nitelikte olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; davacının dava konusu şirketteki müdürlük görevinden istifa ettiği gerekçesi ile müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti, tescil ve ilanına karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece 07/07/2021 tarih, 2021/65 esas ve 2021/615 karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne ve davacının dava konusu şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine karar verildiği, ancak müdürlük görevinin hangi tarihte sona erdiğinin tespit edilmemesi sebebiyle Dairemizin 16/05/2024 tarih, 2022/31 esas ve 2024/840 karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği,

Mahkemece kaldırma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ve davacının müdürlük görevinin 02/10/2018 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından davacının dava konusu şirketteki müdürlük görevinin pay devrinin tescili veya pay devrinin onaylandığı genel kurul kararı itibariyle sona erdiğinin ve bu tarihten itibaren sorumlu kişinin tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut uyuşmazlıkta; davacı dava konusu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde pay sahibi ve münferiden yetkili müdür iken hissesini davalı ...'a Bakırköy ...

Noterliği'nin 23/08/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket hisse devri sözleşmesi ile devretmiş ve şirket tarafından 23/08/2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisse devrinin kabulüne ve pay defterine işlenmesine karar verilmiş ve karar tescil edilerek 23/03/2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Ancak aynı ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olan davacının müdürlük görevine son verilmemiş ve yeni müdür atanmamıştır.

Davacı dava konusu şirkete 25 yıllığına müdür olarak seçilmiş olup, halen dava konusu şirketin münferiden yetkili tek müdürü gözükmektedir. Davacı tarafından dava konusu şirketin müdürlük görevinden istifa ettiğine ve istifanın tescil ve ilanı için dava konusu şirkete ve davalılara Bakırköy ...

Noterliği'nin 25/07/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname düzenlenmiş olup, kaldırma ilamından sonra dosyaya celbedilen ihtarname tebliğ şerhlerine göre ihtarnamenin davalı ...'a 27/09/2018 tarihinde, ...'a 02/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, şirket adına çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır.

Davacının payının devrine ilişkin ortaklar kurulu kararında davacının müdürlük görevinden azledilmesine karar verilmediği, müdür olan davacının şirketteki hissesini devretmesinin kendiliğinden müdürlük görevini sona erdirmeyeceği, tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifanın, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracağı ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevinin sona ereceği,

dış ilişkide ise istifanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğuracağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/13645 Esas-2017/1451 Karar sayılı kararı) dikkate alınarak Mahkemece istifaya ilişkin ihtarnamenin ortaklara tebliğine ilişkin en son tarihin dikkate alınarak müdürlük görevinin sona erdiği tarihin belirlenmesi ve iş bu davada sorumlu olan kişinin tespitine karar verilemeyeceğinden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/771, K. 2025/1212, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/771
Karar No
2025/1212
Tarih
10 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/771 K.2025/1070
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/771 K.2025/946
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/771 K.2025/859
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/773 K.2025/745
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/774 K.2025/841
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/774 K.2025/973

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.