İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/953 K.2025/997

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2025/953Karar2025/997Tarih12 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.275 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Haziran 2025
Dosya no
2025/953 Esas
Karar no
2025/997 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2025/164 Esas (Derdest Dava Dosyası
Tarih
07/04/2025
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.275 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava konusu 13.12.2024 tarihli Genel Kurul ve 15.01.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararlarının butlanının tespiti, aksi halde iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararı verilerek, telafisi imkansız zararların önüne geçilmesi maksadıyla, davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin 13.12.2024 tarihli Genel Kurul ve rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin 15.01.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararlarının ifasının ve uygulanmasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilerek, davanın açıldığının İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirilerek tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 07/04/2025 tarih ve 2025/164 Esas sayılı ara kararında. "Talep, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.

Mahkememizin 25/02/2025 tarihli tensip tutanağının 11 nolu ara kararı gereğince TTK 449 maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulu başkanına görüşünü bildirmesi için ihtaratlı tebligat çıkartılmış ve vekili kanalıyla beyanda bulunduğu görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İhtiyati tedbirin şartları başlıklı 389 ncu maddesi "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde,

uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." ve İhtiyati tedbir talebi başlıklı 390 ncı maddesi "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.

(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü düzenlemiştir.Bir anonim şirket ortağının ölmesi hâlinde, kendisine ait hisseler mirası reddetmemiş mirasçılarına geçer.

Mirasın kanunla intikal etmesi sebebiyle mirasçılar kendiliğinden şirkete ortak olurlar.

Kanunda açık hüküm olmamakla beraber diğer ortakların muvafakatine ihtiyaç yoktur.Davacıların şirket ortağı ölen ...'nin mirasçısı oldukları taraflar arasında ihtilafsız olup genel kurul toplantısından haberdar oldukları ve kendi inisiyatifleriyle toplantıya katılmadıkları göz önünde bulundurulduğunda, genel kurulda alınan 3 nolu karar şirket ana sözleşmesinin "Şirketin Sermayesi" başlıklı 6. maddesinin tadil edilmesi,

4 nolu karar şirket ana sözleşmesinin "Sermaye Değişikliği" başlıklı 8. maddesinin tadil edilmesi ve ekli tadil metninin kabulü 5 nolu karar şirket ana sözleşmesinin "Toplantıda Komiser Bulunması" başlıklı 25. Maddesinin tadil edilmesi ve ekli tadil metninin kabulüne karar verilmesine ilişkindir.

Nitelikli çoğunluk aranmayan kararların niteliği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmediği taktirde telafisi imkansız zarar doğuracak nitelikde olmayıp, iptaline karar verilmesi halinde hiç alınmamış gibi etkileri ortadan kalkacaktır.

Bu durum karşısında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilen bir hal bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin davalı şirketin 13.12.2024 tarihli Genel Kurul ve rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin 15.01.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararlarının ifasının ve uygulanmasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilerek,

davanın açıldığının İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirilerek tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesine karar verilmesine yönelik tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki karar kılınmıştır. "gerekçesi ile, '' 1-Davacı vekilinin davalı şirketin 13.12.2024 tarihli Genel Kurul ve rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin 15.01.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararlarının ifasının ve uygulanmasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulması ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilerek,

davanın açıldığının İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirilerek tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesine karar verilmesine yönelik tüm ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemenin tedbir talebinin sonuçlarını ve içeriğini değerlendirmeden ve dosyada mübrez delilleri incelemeden tedbir talebini reddetmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, evveliyatla bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verileceği konusunda şüphe bulunmadığını,

nitekim bu kapsamda usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan 13.12.2024 tarihli genel kurul toplantısı ve 15.01.2025 tarihli yönetim kurulu kararlarının müvekkillerinin haklarına halel getireceği izahtan vareste olduğundan Yerel mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ancak Yerel mahkeme kararında bu kapsamda yer alan beyanlar dikkate alınmaksızın hatalı bir şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini.

Davalı şirketin ortaklık yapısı ve pay oranları henüz belirlenmediğinden. Kadıköy ...

Noterliğinin 10.12.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirttikleri üzere, 13.12.2024 tarihli genel kurul toplantısının yapılmamasına ilişkin uyarıların davalı şirkete ve şirket yetkilisi ...'na toplantı yapılmadan önce ulaştığını, söz konusu ihtarnamede; dava dışı ... tarafından açılan İstanbul Anadolu 24. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/175 E. sayılı terekenin resmi defterinin tutulması davasının türü sebebiyle müvekkillerinin sadece muhtemel pay sahibi olduğu, bu sebeple mirasçılar mirası red veya kabul yönünde kesin bir beyanda bulunmadan genel kurul toplantısının yapılmaması gerektiğinin detaylıca açıklandığını.

Müvekkillerinin tüm uyarılarına rağmen davalı şirket tarafından genel kurul toplantısı yapıldığını ve sermaye artırımı gibi önemli bir konuda karar alınarak uygulamaya konulduğunu, akabinde ... tarafından hukuka aykırı şekilde alınan genel kurul kararı dayanak gösterilerek 15.01.2025 tarihli yönetim kurulu kararı ile rüçhan hakkı kapsamında tüm payların satın alındığını ve müvekkillerinin şirket paylarını kullanamadıkları için devre dışında bırakıldıklarını,

bu şekilde yapılan 13.12.2024 tarihli genel kurul toplantısı ve 15.01.2025 tarihli yönetim kurulu kararı ile müvekkillerinin şirketteki haklarına halel getirilmek istendiği konusunda tereddüt bulunmadığını.

Zira, davalı şirket yetkilisi ... tarafından tamamen usul ve yasaya aykırı şekilde genel kurul toplantısı yapıldığını, ...'nun sunduğu beyan dilekçesinde ikrar ettiği üzere murisin vefatından sonra tüm mirasçılar tarafından külli halefiyet ilkesi gereğince hak sahibi olunsa da, mirasçılar bir araya gelemediğinden aralarında yapılmış bir miras taksim sözleşmesi bulunmadığını, aksine, dava dışı mirasçı ... tarafından açılan bir tereke resmi defterinin tutulması davasının mevcut olduğunu, işbu sebeple mirasın tamamı hakkında şuan itibariyle elbirliği mülkiyet hükümleri uygulanmakta olup,

genel kurul toplantısının yapılmasının ancak terekeye temsilci atanması ile mümkün olabileceğini.

Huzurdaki dava ile birebir benzer konuda verilen emsal Yargıtay kararında da açıklandığı üzere mirasçılar tarafından miras taksim sözleşmesi yapılmadıysa, henüz kesinleşmemiş mirasçılık paylarına ilişkin her bir mirasçının ayrı ayrı dava konusu genel kurul toplantısına katılması ve oy kullanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, fakat müvekkillerinin bu konudaki tüm itirazlarına rağmen, davalı şirket tarafından 13.12.2024 tarihli genel kurul toplantısının yapıldığını ve sermaye artırımı kararı alınarak uygulandığını,

15.01.2025 tarihli yönetim kurulu kararı ile de ... tarafından rüçhan hakkı kullanılarak tüm payların satın alındığını ve tek ortak haline gelindiğini.

Şu aşamada, ... tarafından yapılacak her hukuki işlemin müvekkillerinin haklarını geri dönülemez şekilde etkileyebilecek seviyede olduğunu, zira anılan kişi tarafından çok yüklü meblağlarda borçlandırıcı işlemler yapılabileceğini, hukuki veya cezai sorumluluğu bulunan birçok konuda müvekkillerinin haklarına halel getirebilecek kararlar alınabileceğini, ...nun usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan genel kurul toplantısı ve yönetim kurulu kararı sebebiyle şirketin tek ortağı haline geldiğini ve yaptığı işlemlerde herhangi bir denetime tabi olmaksızın hareket etmeye başladığını.

Özetle; dosya kapsamındaki dava dilekçesi başta olmak üzere tüm beyanlarında ayrıntılı olarak yer alan ihtarname ve genel kurul toplantısına ilişkin belgeler ve TTSG evraklarından da anlaşılacağı üzere; müvekkillerinin işbu davadaki taleplerinde, ayrıca tedbir talebi isteminde ne kadar haklı ve endişelerinin de yerinde olduğu,

tedbir kararı verilememesi durumunda müvekkillerinin haklarına halel geleceği konusunda şüphe bulunmadığını;Nitekim her ne kadar Yerel Mahkemece genel kurul kararının iptaline karar verilmesi halinde hiç alınmamış gibi etkileri ortadan kalkacağından bahisle, bu durum karşısında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilen bir hal bulunmadığı anlaşıldığından tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilse de,

... tarafından yapılacak her türlü işlemin iyi niyetli üçüncü kişiler açısından bağlayıcı olacağı, ayrıca genel kurul kararının iptaline karar verilse dahi anılan kişi tarafından yapılan işlemlerin ve etkilerinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasının müvekkilleri açısından zorlayıcı olacağı ve para,

emek ve mesai israfı anlamına geleceğini beyan etmekte herhangi bir behis bulunmadığını;Huzurdaki davaya konu 13.12.2024 tarihli genel kurul toplantısında ise şirket yetkilisi ... tarafından müvekkillerinin pay sahipliğinin engellenmesi ve şirket yönetimine müvekkillerinin katılmasının önüne geçilmesi amacıyla ilk önce çağrı ilanı usulü gözetilmeksizin sermaye artırımı yapıldığını, sonrasında ise 15.01.2025 tarihli yönetim kurulu kararıyla rüçhan hakkı kullanılarak tüm payların satın alındığını,

... tarafından hiçbir zorunluluk hali olmadığı halde alelacele genel kurul toplantısı yapılması ve payların satın alınmasının tamamen kötü niyetle hareket edildiğinin göstergesi olduğunu, işbu sebeple MK md.2 kapsamındaki temel hukuki ilkelerimizden olan dürüstlük kuralına aykırı davranışların hukuken korunması mümkün olmayıp,

şirket yetkilisi ... tarafından verilen kararlar sebebiyle müvekkillerinin haklarının zedelendiğinin tartışmasız olduğunu beyanla istinaf talebinin kabulü ile istanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/164 E. sayılı dosyasında 07.04.2025 tarihli ara kararı ile verilen Tedbir Talebinin Reddine dair kararın kaldırılmasına, davalı şirketin 13.12.2024 tarihli genel kurul toplantısında verilen sermaye artırımı kararının ve bu kararla bağlantılı rüçhan hakkının kullanılmasıyla ilgili olarak 15.01.2025 tarihli yönetim kurulu kararının uygulanmasının yargılama sonuna kadar durdurulmasına,

huzurdaki davanın açıldığının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilerek tescilin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep, davalı şirketin 13/12/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlar ile 15/01/2025 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti, aksi halde ise iptaline karar verilmesi talebi ile açılan davada, anılan kararların yürütülmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6102 Sayılı TTK'nın 449/1. maddesine göre; genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra,

dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir.6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesine göre. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanunun 390/3 maddesine göre.

Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartlarında varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.4721 Sayılı TMK'nın 640. maddesine göre; birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. TTK'nın 477. maddesinde. "Pay şirkete karşı bölünemez.

Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur.

Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisine haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi gerekir.” hükmü ve 494/2. maddesinde.

“Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.” hükmü bulunmaktadır.Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; mütevaffa ...'nin davalı şirketteki %50 payının davacılar ile dava dışı ...'ye miras olarak intikal ettiği, davacılar ile dava dışı ...'ye mirasen intikal eden payların elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğu,

dava dışı mirasçı tarafından terekenin resmi defterinin tutulması için dava açıldığı ve açılan davanın derdest olduğu, davacılar ile dava dışı mirasçı arasında terekenin paylaşılması konusunda bir anlaşmanın bulunmadığı hususları ile davalı şirketin 13/12/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlar ile bu toplantının devamında alınan 15/01/2025 tarihli yönetim kurulu kararının niteliğinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde,

mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği noktasında ve davanın esası hakkında yaklaşık ispat koşulu sağlandığından İlk Derece Mahkemesince davalı şirketin 13/12/2024 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların ve 15/01/2025 tarihli yönetim kurulu kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2025 tarihli ve 2025/164 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce talep hakkında yeniden karar verilmek suretiyle,

2-Davacıların ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulü ile davalı şirketin 13.12.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararlarının ve 15.01.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararının yürütülmesinin yargılama sonuna kadar durdurulmasına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan 1.683,10 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 615,40 TL karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/953, K. 2025/997, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/953
Karar No
2025/997
Tarih
12 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/954 K.2025/965
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/955 K.2025/1101
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/955 K.2025/1135
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/958 K.2025/1127
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/959 K.2025/994
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/960 K.2025/756

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.