KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/954 Esas
- Karar no
- 2025/965 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/683 Esas- 2025/201 Karar
- Tarih
- 20/03/2025
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
1.751 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili , ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı şirket aleyhinde işçilik hizmet tespit davası açtıklarını, açılan davanın İstanbul 44. İş Mahkemesi 2024/23 Esas sayılı dosya ile görüldüğünü, dava devam ederken, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine, mahkemece şirketin ihyası davası açmaları için taraflarına yetki ve süre verildiğini, ihya edilmesi istenilen ...
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İTO sicil ... no'suna kayıtlı olduğunu, 09.10.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini ve en son tek pay sahibinin ve yetkilisinin davalı olarak gösterdikleri ... olduğunu, müvekkilinin, iş mahkemesi davasında, şirket resen terkin edilmeden önceki dönemde (01.04.2006- 07.03.2012 tarihleri arasında) o şirketteki çalışmalarının SGK'ya bildirilmediğinden ötürü fiilen çalıştığının tespitini dava ettiğini beyan ederek İstanbul Ticaret Sicili’nde ... sicil no. ile kayıtlı ...
Ve Ticaret Limited Şirketi 'nin ihyasına, tasfiye memuru olarak tek pay sahibi ve yetkilisi olan ...'nun atanasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “...
Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını,
dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasına gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, iddia ve talebin, İstanbul 44. İş Mahkemesi’nde görülmekte olan 2024/23 esas sayılı dosyasının sonuçlandırılmasına,
taraf teşkilinin sağlanmasına dayandığını, İşbu nedenle, müvekkili Müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını belirterek davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde dava konusu şirketin, anılan mahkeme dosyası kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 20/03/2025 tarih ve 2024/683 Esas- 2025/201 Karar sayılı kararında. "Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası istenen şirketin sicil kaydı alınıp incelendiğinde 19/10/2015 tarihinde kaydının kapatıldığı, şirketin son yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır. İstanbul 44. İş Mahkemesine ait 2024/23 esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının ... davalıların ise ... ve ...
İnş İth İhr Dan San ve Tic Ltd Şti olduğu, dosyanın derdest olduğu, davacı vekiline ... İnş İth İhr Dan San ve Tic Ltd Şt'nin ihyası için dava açmak üzere davacıya süre verildiği görülmüştür. İhyası istenen şirketin sicil kaydı incelendiğinde, 19/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği tespit edilmiştir. Resen terkin 6100 sayılı Ticaret Kanunun geçici 7.maddesinde düzenlenmiştir.
Geçici 7.maddenin 15 nolu bendinde "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz.
Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…)[110] mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.
(Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." denilmiştir. Davacının İstanbul 44. İş Mahkemesinde açmış olduğu 2024/23 sas sayılı dosyanın yürütülmesi için, davalı şirketin ihya edilmesinde hukuki yararı mevcuttur.
İstanbul 44 İş Mahkemesindeki 2024/23 esas sayılı dosyanın yürütülmesi için ihya edilmesi gerektiğinden , ihya isteminin kabulüne ayrıca şirketin en son yetkilisi olan ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının kabulü ile.
İstanbul 44. İş Mahkemesindeki 2024/23 Esas nolu dosyadan taraf teşkilinin sağlanması, davanın yürütülmesi, verilecek kararın tebliği, kararın kesinleştirme işlemleri, verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil no ile kayıtlı ... İnşaat İthalat İhracat Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti'nin ihyasına, İhya edilen şirkete daha önceki yöneticisi ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, '' karar verilmiş ve karara karşı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davacının ihya talebi ve mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup müvekkil ile davacı arasındaki hiçbir hukuki ilişki bulunmadığı gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini, davacının davasının kabul edilerek vekalet ücretinin ve yargılama giderinin atanan tasfiye memuru olarak müvekkile yükletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu,
Geçici 7. madde hükmünde “…Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir…” denilerek bu madde kapsamında açılacak dava için beş yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, bu madde kapsamında dava açabilecek kişilerin ise “alacaklılar ve hukuki menfaati bulunanlar” olarak belirtildiğini,
şirketin 19.10.2015 yılında resen terkine edildiği tespit edilmesine rağmen dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığından ve bu husus ilk derece mahkemesi tarafından resen gözetileceğinden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Davacı tarafça dava konusu şirkete karşı 2024 esas numaralı dava açtığını iddiasıyla şirketin ihyasını talep ettiğini, ancak bu dava da terkin edilen şirkete terkin tarihinden sonra açıldığının görüldüğünü, davacının bu nedenle de işbu davayı açma da hukuki yararı bulunmadığını beyanla,
ilk derece mahkemesinin yukarıda yazılı kararının aleyhe hükümlerinin istinaf incelemesi ile kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, inceleme sonuçlanana dek tehiri icra kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince resen ticaret sicil kayıtlarından terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen ... Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti'nin münfesih olması veya sayılması sebebiyle şirketin sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7.maddesine göre 19.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği, davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul 44. İş Mahkemesi'nin 2024/23 esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığı, davacı tarafından ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi sebebiyle taraf teşkilinin sağlanması için Mahkemece verilen süreye istinaden iş bu davanın açıldığı ve bu sebeple şirketin ihyasının talep dilmesinde hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda,
6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince ihyası istenen şirketin dava dilekçesinde belirtilen İstanbul 44. İş Mahkemesindeki 2024/23 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirketin son yetkili temsilcisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, tasfiye memuru vekilinin aksi istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi sonucunda 22/06/2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı karar ile. 6102 Sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin, Anayasamızın 35 ve 40. maddelerine aykırılığı dolasıyla iptaline karar verilmiştir.
Söz konusu iptal kararı 15.09.2023 tarihli, 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle tasfiye memuru vekilinin davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına yönelik istinaf sebebi de yerinde değildir.
TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davalarında hasım olarak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün gösterilmesi gerekli ve yeterli olmasına ve davacı tarafından tasfiye memurunun hasım gösterilmesi doğru olmamasına rağmen hasım gösterilmesi sebebiyle aleyhine harç ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğinden Mahkemece aksinin kabulü yerinde görülmemiş, bu sebeple tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Sonuç itibariyle, tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
3-Adli yardım kararı olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 615,40-TL başvurma harcı ve 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL karar ve ilam harcının davanın kabulüne karar verildiğinden hazine üzerinde bırakılmasına, 4-Adli yardım kararı olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 670,00TL tebligat ve tezkere giderinden oluşan yargılama giderinin davanın kabulüne karar verildiğinden hazine üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde tasfiye memuruna iadesine, 9-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 255,00-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere; toplam 1.938,10-TL'nin davacıdan tahsili ile tasfiye memuruna verilmesine,
10-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/954, K. 2025/965, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama