KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Dosya no
- 2026/144 Esas
- Karar no
- 2026/409 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2025/1194 Esas- 2025/1048 Karar
- Tarih
- 24/12/2025
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;dava konusu .../02/2024 keşide tarihli, ... çek nolu, ... A.Ş .../İSTANBUL şubesine ait 65.000,00 TL bedelli çekin taraflar arasındaki mutabakat uyarınca üzerine "iptal" şerhi düşülerek hükümsüz hale getirildiğini, ancak bu aşamadan sonra çekin fiziksel olarak zayi edildiğini ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını, çek her ne kadar üzerine "iptal" yazılarak imha edilmek istenmişse de, banka kayıtlarında halen açık gözükmekte ve banka tarafından hesabın kapatılması/teminat iadesi işlemleri için çekin aslı veya mahkemece verilecek iptal kararı talep edilmekte olduğunu beyanla dava konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davanın zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olduğu, zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının, TTK'nın 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı olan hamile ait olduğu, bu nedenle keşideci sıfatındaki davacının, zayi davası açma hakkının bulunmadığı, iptali istenilen çekin davacının banka hesabı üzerinden aldığı ve dava dışı kişi lehine düzenlediği çek olup, davacının söz konusu çekin keşidecisi olduğu, çekle ilgili olarak davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Yerel mahkemece TTK m.651 uyarınca iptal davasını sadece hamilin açabileceği, keşidecinin bu davayı açma hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ancak bu kararın hukuka aykırı olduğu, davacı şirketin ''hamil'' sıfatını kazandığı, mahkemenin çekin lehtar tarafından iptal edilerek davacıya iade edildiği ve çekin davacının elindeyken zayi olduğu hususunu göz ardı ettiği, çek üzerine iptal şerhi düşülmüş olsa dahi çekin piyasada dolanma riskinin bulunduğu, bu nedenle çekin iptaline karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1. maddesinin atfı ile 757 vd maddeleri gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece davacının çekin keşidecisi olduğu ve keşidecinin çek iptali davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir.
Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır.Keşidecinin, muhatap bankayı ödemeden men yetkisi bulunmamaktadır. Çek ibraz edildiği takdirde, hak talep eden hamile karşı İİK'nın 72. maddesi uyarınca olumsuz tespit davası açma imkanı mevcuttur.
Yine TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişi senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. Somut olayda davacı, çekin hamili değil bağlı olduğu hesabın sahibi yani keşidecesidir. Çekteki cironun iptal edilmesi ve çekin keşideciye iade edilmesi de durumu, keşidecinin sıfatını değiştirmemektedir. Keşideci hesap sahibinin çek hakkında zayi kararı verilmesini talep etmesi mümkün değildir.
Bu sebeplerle ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2026/144, K. 2026/409, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama