İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2018/225 K.2018/945

Şirket genel kurul kararlarının yokluğunun ve butlanının tespiti talebiyle açılan davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi,…

Esas2018/225Karar2018/945Tarih27 Eylül 2018Okuma7 dk · 1.354 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Eylül 2018
Dosya no
2018/225
Karar no
2018/945
İncelenen dosyanın mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2016/748 Esas - 2017/954 Karar
Tarih
18/10/2017
Dava
Genel Kurul Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.354 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Şirket genel kurul kararlarının yokluğunun ve butlanının tespiti talebiyle açılan davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, %10 oranında davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 15/03/2016 tarihli 2015 yılına ilişkin genel kurul toplantısında alınan 3,4,5,6,7,8,9,10 ve 11 numaralı kararlarının dava dilekçesindeki ayrıntılı açıklamaları kapsamında yokluk ve butlanla malul olduğunu belirterek, anılan genel kurul kararlarının yokluk ve butlan nedeniyle hükümsüz olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili savunmasında özetle; davacının, davalı şirketin ortağı olduğu gibi aynı zamanda maaşlı çalışanı olduğunu, esasen davalı şirketin yetkilisi ...'in davacıya güvenip optik sektöründe istihdam ettiğini, pazarlama bölümü yetkilisi yapıldığını ve işine dört elle sarılıp bağlılık ve mutluluk içinde çalışmasını teminen tamamen iyiniyetli bir yaklaşım ile hiçbir bedel almadan kendisine %10 hisse verildiğini, davacının ortağı olduğu, davalı şirketin 2015 yılına ilişkin 15/03/2016 tarihli genel kurul kararlarının bir kısmının iptalini talebinin hukuki mesnetten ve iyiniyetten yoksun bulunduğunu belirterek davaya cevap dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 18/10/2017 tarihli 2016/748 Esas - 2017/954 Karar sayılı kararında;

"...Davacının, davalı şirketin %10 ortağı olduğu; davalı şirketin, 2015 yılına ilişkin olarak 15/03/2016 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı şirketin 15/03/2016 tarihinde 2015 faaliyet yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 3,4,5,6,8,9,10 ve 11 numaraları kararlarının yokluk ve butlanla malul olup olmadığı; bu kararların, şirket ana sözleşmesine, kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunup bulunmadığı; bu kapsamda iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılamaya göre; davacı vekiline 01/03/2017 tarihli oturumun (3) nolu ara kararı uyarınca bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, davalı vekilince, belirlenen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenlerle, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, davalı şirket nezdinde bulunan defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, bu nedenlerle, davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan işbu davanın sübut bulmadığından reddine karar vermek gerektiği..."gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemece kendilerine bilirkişi ücreti yatırmak üzere kesin süre verilmiş ise de Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilenin aksine yatırılması istenen avansın hangi işlere ilişkin olduğu, ara kararın yerine getirilmemesinin sonuçlarının ara kararda açıklanmadığını, yerel mahkemenin kararının bu nedenle yasaya ve Hukuk Genel Kurulu kararına açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2013/9-651, K. 2014/202 sayılı, 05.03.2014 tarihli kararına göre.

"Kesin süreye ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir.

Uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bulunması ve tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada sadece delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, kapsamı da belirtilmeden gider avansı istenmesi yerinde değildir. Gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir.

Davacı vekiline verilen kesin süreye ilişkin alınması gereken avansın ne miktarda ve hangi işlere ilişkin olduğu, hangi iş için ne miktar avans yatırılacağının açıkça belirtilmemesi ve belirtilen sürede ara karar gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının ara kararda açıklanmaması doğru değildir. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekir.

Dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi yasaya aykırıdır." şeklinde ortaya konulan ilkelerin ilk derece mahkemesince ihlal edildiğini,

İlk derece mahkemesinin 01.03.2017 tarihli ara kararı ile davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırmak üzere süre verilmişse de davalı taraf ile müvekkili arasında anlaşma ihtimali mevcut olduğundan mahkemece ara kara konu edilen ücretin müvekkili tarafından yatırılmadığını, ancak sonrasında anlaşma ihtimalinin ortadan kalktığını, bu nedenle 17.10.2017 tarihli dilekçeleri ile sözkonusu delil avansını yatırmak üzere yeniden mehil verilmesini talep ettiklerini, yerel mahkemece talepleri kabul edilmeyerek davanın reddine karar verildiğini, dosya kapsamında mevcut 17.10.2017 tarihli talep dilekçede belirtildiği üzere davalı şirket yetkilisi ...'in,

şirketin 2014 yılı sonunda yapılan genel kurul toplantısında müvekkilin yokluğunda ve bilgisi dışında imzasını taklit etmek suretiyle karar alarak 2008 yılından 2016 yılına kadar kâr dağıtımı ancak 2010 yılında yapmış gibi gösterdiğini ve kendisini 10 yıllığına şirket müdürü olarak seçtirdiğini, 2010 yılındaki kâr dağıtımı sonrasında müvekkilinin payına düşen kâr payı ödenmeksizin, bilgisi haricinde ortaklar cari hesabından düşüldüğünü, kâr dağıtımına ilişkin kararın yalnızca şirketin karar defterine işlenmiş olup müdür seçimine ilişkin karar ise Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini,

müvekkili adına atılan sahte imzayı havi 05.11.2014 tarih 2014/01 nolu karar ... tarafından, Kadıköy .... Noterliğinin 05.11.2014 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile onaylatılarak tescil ve ilan edilmek üzere İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz edildiğini, söz konusu karar suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin edilerek dilekçe ekinde yerel mahkemeye ibraz edildiğini, tüm bu hususların davalı şirkete ait ticari defter, kayıt ve belgelerle sabit olduğunu,

Müvekkili adına sahte imza atmak suretiyle kararlar alınmış olması nedeniyle davalı şirket yetkilisi ..hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 2017/90750 sayılı soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın halen devam ettiğini, soruşturma neticesinde verilecek kararın dava sonucunda verilecek hükme etki edebileceğinden, işbu soruşturma dosyasının sonuçlanmasının bekletici mesele yapılması talebinin yerel mahkemece dikkate alınmadığını belirterek, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin istinafa konu 2016/748 Esas - 2017/954 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/748 Esas - 2017/954 Karar sayılı dosya kapsamı.

İNCELEME VE GEREKÇE

Davacı tarafça davalı şirketin 15.03.2016 tarihli genel kurulunda alınan bir kısım kararların TTK.'nın 445 vd. maddeleri uyarınca batıl ve yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptalilerine karar verilmesi istemli dava açıldığı, ilk derece mahkemesince davanın kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

HMK.'nın 355. maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ile kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapılmıştır.

Davacı vekili, ilk derece mahkemesince kesin süreye ilişkin ara kararının açık olmadığı, yüklenen yükümlülüğün yapılacak işin açıklanmadığı, kesin süerin sonuçlarının hatırlatılmadığı, bu surette usule uygun kesin süre verilmediği, buna dayanılarak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkin yüksek mahkeme kararları bulunduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.

Öncelikle, ilk derece mahkemesi gerekçesine göre dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmemiş, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiye dayalı olduğu gerekçesiyle, davalı şirket ticari defter ve kayıtları da inceletilmek suretiyle bilirkişi raporu alınmasına karar verilip 01.03.2017 tarihli oturumun 3 nolu ara kararı ile HMK.'nın 324. maddesi uyarınca davacı vekiline bilirkişi inceleme masraflarını yatırması için 2 hafta kesin süre verildiği, kesin sürenin de sonuçlarının ihtaren hatırlatıldığı duruşma zaptından ve ara karardan anlaşılmaktadır.

Kaldı ki davacı vekilinin bu konuda gerek ilk derece mahkemesine sunduğu 16.10.2017 tarihli dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde müvekkili ile davalının anlaşma ihtimallerinin bulunduğu, ancak sonradan anlaşma ihtimalinin kalmaması üzerine ara kararın yerine getirilmediği ileri sürülmüştür. Davacı vekilinin bu beyanları da dikkate alındığında ve ilk derece mahkemesi ara kararının kapsamına göre, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.

Yine, davacı vekilince davalı şirket yetkilisi hakkında sahtecilik yaptığı gerekçesiyle C. Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine soruşturma açıldığı, bu soruşturma sonucunun eldeki davayı etkileyebileceği, bu nedenle soruşturma sonucunun beklenmemiş olması da istinaf nedeni yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin red gerekçe ve nedeni dikkate alındığında ve ticari kayıtlar üzerinde inceleme yapılmaksızın davanın aydınlatılması ve sonuca varılması mümkün olmayıp sadece ceza soruşturmasıyla sonuca gidilmesi mümkün olmayacağından, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.

İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Duruşma açılmadığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Gerekçeli kararın birer örneğinin Mahkememiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine dair; HMK.'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 27.09.2018 tarihinde oybirliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK.'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/225, K. 2018/945, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Deliller
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Kanun Yolu
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/225
Karar No
2018/945
Tarih
27 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/226 K.2018/885
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2018/228 K.2018/944
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/229 K.2018/653
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/229 K.2018/976
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/229 K.2018/935
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/230 K.2018/1217

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.