KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2018
- Dosya no
- 2018/9
- Karar no
- 2018/502
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/10/2017
- Numarası
- 2015/1147- 2017/924 E.K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit-İstirdat
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafça çeke dayalı olarak icra takibine girişildiğini, çekin rızası hilafına elden çıktığını, çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığı gibi davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek çeke dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra takip borcunun ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
1-Davacının keşideci olup hamiline düzenlenmiş olan 28.02.2008 tarihli 2.600 TL bedelli çekte davalının çekin son hamili olduğu görülmüştür.
2-İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 26/03/2015 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu ve takip dayanağı gösterilmeksizin 2.600,00 TL asıl alacak, 3.079,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.679,79 TL'nin fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu; örnek no: 7 ödeme emrinin borçlu ...e 30/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği; icra takibi sonucunda borçlu .. . vekilince takip dosyasına 04/11/2015 tarihinde toplam 7.261,65 TL ödemede bulunulduğu görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı, icra takip borcunun davadan sonra ödenmiş olduğunda davanın istirdat davasına dönüştüğü, davacının talebinde haklı olup, davalının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.261,65 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacı yararına İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca %20 kötüniyet tazminatı 1.452,33 TL'nin hükmedilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalının istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun HMK.nın 211 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmediğini, davacı asilin medari tatbik imzalarının alınmadığını, ceza yargılamasında dava dışı ...’ın beraat ettiğini, dolayısıyla davacının savcılığa şikayetinin ve ceza davasının sonucunun işbu dayaya etkisinin bulunmadığını, koşulları oluşmadığı halde müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
İlk derece yargılaması sırasında, davaya konu icra takip borcu ödendiğinden dava istirdat davasına dönüşmüştür.
Davacı, keşidecisi olduğu çekteki imzanın sahte olduğunu iddia etmiş ve yargılamada alınan grafoloji raporunda çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun esasına yönelik olarak davalı tarafça herhangibi bir beyanda bulunulmamış, çekin alacaklısı olduğu ...’dan alındığı beyan edildiğinden denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Takibe dayanak teşkil eden çekteki imzanın sahteliği iddiası mutlak def'i niteliğinde olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir. Bu durumda, çekteki keşideci imzasının sahteliği sübut bulduğundan davanın kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Ne var ki, davalı dava konusu çekin ciro yoluyla hamili olup keşideci imzasının sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığından ve kötü niyeti kanıtlanamadığından davalının kötü niyetinden söz edilemez. Bu durumda davalı aleyhine haksız ve kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan bu gerekçelerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kötü niyet tazminatı yönünden kısmen kabulü ile HMK.353/1.b.2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KANUN YOLU
Dava konusunun değerine göre, HMK.m.362/1.a uyarınca karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/9, K. 2018/502, 17 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama