KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2019
- Dosya no
- 2019/1218
- Karar no
- 2019/924
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/04/2019
- Numarası
- 2019/570 D.İş- 2019/572 Karar
Karar Metni
1.066 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz istemi hakkında kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEPİhtiyati haciz isteyen banka vekili, müvekkili banka ile asıl borçlu....ve Tic.Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırıldığını, borçluların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek noter kanalıyla borçlulara ihtarname keşide edildiğini ileri sürerek, 710.338,23 TL nakit ve 41.600 TL çek deposu olmak üzere toplam 751.938,23 TL üzerinden borçlular hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
DELİLLER
1-Talep eden banka ile kredi lehtarı asıl borçlu ....ve Tic.Ltd Şti arasında 27.02.2018 tarihli 5.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, ..., ..., ...l ....Ltd.Şti ve... Yapı İnşaat Ltd Şti.’nin sözleşmede aynı limitle kefil olarak yer aldıkları görülmüştür. 2-02.01.2019 tarihli hesap kat ihtarı ile; 28.12.2018 tarihi itibariyle hesabın kat edildiği, 24 saat içinde 710.338,23 TL nakit alacağın ödenmesi ve 26 adet çek yaprağından kaynaklı 41.600 TL çek yasal sorumluluk bedelinin deposu istenmiş olup, kat ihtarının tebliğine ilişkin dosyada tebliğ şerhine havi belgenin ibraz edilmiş olduğu görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebine konu alacağın ipotek ile teminat altına alınmış olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Alacaklı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğe konu taşınmazın asıl borçlunun borcunun teminatı için verildiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, banka kredi alacağı nedeniyle, asıl borçlu ve kefiller aleyhine İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin tüm borçlular yönünden reddine karar verilmiş, bu karara karşı alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
6098 sayılı TBK'nın 586. maddesi uyarınca da kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz (Yargıtay 11. HD 2016/13086 E 2016/9051 K 22.11.2016 T. Yine Yargıtay 19 HD 2012/4803 E 2012/10127 K 14.06.2012 T.
Ve 2010/6302 E 2010/10114 K 22.09.2010 tarihli emsal kararı).Somut olayda; alacaklı banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmeyi imzaladıkları, kefaletin şekil şartlarının gerçekleştiği görülmüştür. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine, hesabın kat edilerek asıl borçlu şirket ile kefiller adına noter kanalıyla kat ihtarnamesi gönderilmiştir.
Kat ihtarının tebliğine ilişkin dosyada tebliğ şerhine havi belgenin ibraz edilmiş olduğu görülmüştür. Hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliğ edilmiş olması aranmaz.
Asıl borçluya gönderilen ihtar, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, 6098 sayılı TBK’nın 586'ncı maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından da gerekli bir unsurdur.Ayrıca somut olayda, müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin kefaletine yönelik bir teminat söz konusu olmayıp, ipoteğin sadece asıl borçlunun borcu için verildiği, asıl borcu teminat altına aldığı,
kefillerin dava konusu kredi sözleşmesi kapsamında vermiş olduğu herhangi bir ipoteğin bulunmadığı anlaşılmaktadır.TBK'nın 586. maddesi uyarınca, alacaklının rehni paraya çevirmeden önce, müteselsil kefiller hakkında takip yapmasına ve bu bağlamda ihtiyati haciz talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, alacaklı vekilinin, nakit alacak yönünden ihtiyati haciz talebinin tüm borçlular yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, nakit alacak yönünden istinaf başvurusunun kabulü gerekir.İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği düzenlenmiştir.
O halde, çek yapraklarından kaynaklı bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarın depo edilmesine ilişkin talep yönünden, depo talebine ilişkin miktar yönünden bankanın riski henüz gerçekleşmediğinden, gayri nakit alacağa yönelik ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir ( Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun Esas : 2016/1 - Karar: 2017/6 sayılı, 27.12.2017 tarihli kararı).
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ret kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/1218, K. 2019/924, 2 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama