İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2314 K.2022/1379

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2019/2314Karar2022/1379Tarih27 Ekim 2022Okuma14 dk · 2.838 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Ekim 2022
Dosya no
2019/2314
Karar no
2022/1379
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/06/2019
Numarası
2017/151 Esas 2019/288 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.838 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı dava dışı ... San. Ve Diş Tic. AŞ'nin Hong Kong'da yerleşik ...

Limited firmasından 18.08.2015 tarih mal faturası karşılığında satın almış olduğu ''... (matkap seti)'' emtialarının, Ningbo/Çin'den İstanbul'a ... gemisi ile nakliyesi işinin davalı tarafından üstlenildiğini, sigortalı emtianın, davalı sorumluluğunda 24.08.2015 tarihinde İstanbul'a sevk edilmek üzere Çin'deki limandan 8 adet 40 HQ konteynır ile gemiye yüklendiğini, geminin 27.09.2015 tarihinde Mardaş Limanına vardığını ve konteynerlerin gemiden liman sahasına alındığını, bu sevkiyata ait 8 konteynerdan ... no.lu konteynerin 01.10.2015 tarihinde liman sahasında ... plakalı araca yüklenerek ... lojistik firmasına ait depoya gönderildiğini,

bu konteynerin içindeki emtiaların depoya tahliyesi sırasında emtia kolilerinin ıslak olduğunun görülerek tutanak düzenlendiğini, ekspertiz raporunda, toplam 219 koli- 438 set matkap seti cinsi emtianın tamamında ağır ıslaklık olduğu, yapılan gümüş nitrat testlnin(-) olduğu, ıslaklığın yağmur suyundan kaynaklandığı tespitlerine yer verildiğini, sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen hasar miktarının 35.094.26 TL olduğunu, bu miktar sigorta tazminatının sigortalıya ödendiğini, bu şekilde sigortalıya nakliye faturası kesen davalı ...

AŞ'ye rücu imkanının bulunduğunu, müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, rücu hakkının doğduğunu, taşıma sırasında meydana gelen hasardan davalı taşıyıcı şirketin sorumlu olduğunu, davalı taşıyıcı şirkete yapılan rücu ihtarlarından herhangi bir sonuç alınamaması üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ancak itiraz sonucu takibin durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı müvekkilinin taşımaya sadece aracılık ettiğini, konişmentoda imzası veya yük üzerinde fiili hakimiyeti bulunmayan davalının taşıyan sıfatını haiz olmadığı, taşıma işinin ... isimli gemi aracılığıyla gerçekleştirilmiş olduğunu, bu nedenle davanın ... Services Ltd ve Türkiye'de acentesi konumundaki ...

Taşımacılık AŞ'ye yöneltilmesinin gerektiği, TTK'nın 1185/1 maddesi gereğince hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında bildirilmesi gerektiğini, hasar haricen belli değilse bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren üç gün bildirilmesi gerektiğini, davalı şirketin 24.08.2015 tarihinde yapılan taşıma esnasında oluştuğu iddia edilen hasardan davacı sigorta şirketinin 09.03.2016 tarihli yazısıyla haberdar olduğunu, bu sebeple TTK'nın 1185/4 maddesine göre emtianın taşıma senedine uygun olarak teslim edilmiş olduğunu,

ayrıca davacı sigorta şirketinin herhangi bir tarih dahi içermeyen ihbarnameyi davalı şirkete noter marifetiyle ve yahut başka bir yolla göndermediğini, mahkemeye başvurulmaksızın, davalı şirketin hazır bulunmadığı bir incelemeye dayanılarak düzenlenen ekspertiz raporunun ve tek taraflı düzenlenen tutanağın hem yasaya hem de Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, 219 kolinin ıslanmasına ve zararına sebep olacak kadar büyük bir deliğin, konteynerin teslimi esnasında fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

kolilerde meydana geldiği iddia edilen hasar gerçekleştiyse dahi bu zararın kolilerin konteyner içerisinde bulunduğu dönemde meydana gelmediğini, zararın yükün konteynere yükleme ve boşaltmadan sorumlu davacı şirketin sigortalısının hakimiyetinde meydana gelmesinin muhtemel olduğunu, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin sigorta kapsamı dışındaki mallar için olduğunu, sigorta sözleşmesine aykırı biçimde gerçekleştirildiğini, davacının sigortalısına halef olduğu iddiasının hukuka aykırı olduğunu, poliçenin 4. sayfasında sigorta konusunun; " Sigortalının;

tüm dünya ülkelerinden Türkiye'ye gemi, uçak, kamyon ile ithal edeceği e-bebek, file marketleri ve Bim marketlerinde bulunan her türlü emtianın nakliyat sigortasıdır" şeklinde belirlendiğini, oysa hasara uğradığı iddia edilen yükün matkap seti olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; '' ... Dosyaya mübrez 18.08.2015 tarih ve ... numaralı ticari faturaya göre, dava dışı sigortalı ... San. Ve Diş Tic. A.Ş’nin ... Limited firmasından toplam 77600 parça ve 788.881,25 USD tutarında Darbeli Matkap, Açılı Taşlama Makinesi, Şarjlı Matkap ve Yedek parçaları şeklinde 3’lü alet seti emtiası satın almış olduğu anlaşılmıştır. ...

Ltd şirketi tarafından 24.08.2015 tarihinde düzenlenen ... numaralı Kombine Nakliye Konişmentosu göre taşıma konusu toplam 12498 kolide 156.319,6 kg. brüt ağırlığındaki “Matkap Seti” emtiasının konteyner içerisinde bulunduğu, yükletenin Hong Kong'da yerleşik ... Limited isimli firma, Alıcı/İhbar olunanın İstanbul’da yerleşik ... San. ve Dış Tic. A.Ş, teslimat acentasınm ise İstanbul’da yerleşik davalı ... Taş.

A.Ş olduğu ve toplam 8 adet konteynerin Çin’in Ningbo limanında ... isimli gemiye yüklenerek vanş yeri olan İstanbul Ambarlı limanına sevk edildiği görülmektedir. Konşimento üzerinde bulunan kayıtlar İncelendiğinde.

“CY/CY” kaydından; taşıyanın sadece yükleme limandaki konteyner sahasından tahliye limanındaki konteyner sahasına kadar olan taşımadan sorumlu olduğu, liman dışı bir bölgeye yapılacak kara taşımalanndan sorumlu olmadığı, “...” kaydından; emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, lashingi, sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleten Hong Kong'da yerleşik ... Limited isimli firma tarafindan gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı ... Taşımacılık AŞ nin ... numaralı konişmentoya atıfta bulunarak ... İsimli geminin 45W nolu seferi ile 1x20’ DC ve 7x40’ HC olmak üzere toplam 8 adet konteynerin Çin’in Ningbo Umarımdan İstanbul Ambarlı limanına kadar olan denizyolu taşımasına ilişkin olarak; navlun ücreti için davadışı ... San. ve Dış Tİc.

A.Ş’ne toplam 8.700 USD tutarında fatura kesmiş olduğu bu nedenle davalı firma, navlun faturası çerçevesinde eşya taşıtmayı üstlendiğinden, TTK m.917 vd. hükümleri uyarınca taşıyanın sorumluluğu hükümlerine tabi olup davalının taşıyan sıfatıyla meydana gelen emtea hasarından sorumlu tutulabileceği bu bağlamda da davada pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya teslim eden kısmında ... Nakliyata ait ... plakalı araç sürücüsü ..., teslim alan kısmında ...

Lojistik görevlisi ... ve ... imzalı, 01.10.2015 tarihli bir tutanak tanzim edilmiş bir tutanak sunulmakla; ... Tüketime ait 3’lü Matkap Seti ürünlerin bulunduğu 219 kolinin içerisinde bulunduğu ... no’lu konteynerden ıslak çıkmış olduğunun tespit edilmesi üzerine hasarlı kolilerin fotoğrafları çekilerek söz konusu tutanağın tanzim edilmiş olduğu anlaşılmıştır.

TTK m. 1185/1 “ Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir.

İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir.” hükmü gereği ve TTK m. 1185/2’deki eşyanın İncelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafindan yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hükmü bir arada değerlendirildiğinde; anılan tutanakta depo müdürü, araç şoförü ve bir tanığın imzasını havi olup; tutanakta taşıyanın yahut bir temsilcisinin imzası bulunmadığından ve dosya içeriğinde taşıyanın limandan depoya yapılan karayolu taşımasını üstlendiğine ilişkin bir belge ya da bilgi bulunmadığından karayolu taşımasını gerçekleştiren ...

Nakliyat’ın taşıyanın adamı olarak kabul edilemeyeceği; bu çerçevede içeriği açıklanmış bulunan tutanağın TTK m. 1185 anlamında bir zarar ihbarı niteliğini taşımadığı kabul edilmiştir.

Her ne kadar dosyada alınan 11/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalının kara taşımacılığını da üstlendiği değerlendirilmişse de, bu hususun açıklanması için alınan 23/05/2019 tarihli ek raporda bahsi geçen 17/03/2016 tarihli davalı cevabında, kara taşımacılığının davalı tarafça üstlenildiğine dair bir kabul yahut beyan olduğu mahkemece değerlendirilememiştir.

Bu nedenle mahkemece dosyaya sunulan 22/06/2018 tarihli bilirkişi raporu ve değerlendirmeleri esas alınmış, raporlar arasında bu hususta ve sonuçta çelişki olmasına rağmen yeni bir rapor alınması yoluna gidilmemiştir. Konişmentoda “gemiye 24/08/2015 tarihinde yüklendi” kaydı yer almakla esasen bu kayıt kapalı olarak teslim alınan konteynerin haricen hangi hâl ve durumda teslim edildiğini tam olarak göstermemektedir.

Ancak, TTK m. 1239 f. 2 uyarınca taşıyan, eşyanın haricen belli olan hâlini konişmentoda beyan etmeyi ihmal ederse, konişmentoda eşyanın haricen iyi hâlde olduğuna dair beyanda bulunulmuş sayılır hükmü gereği eşyanın içinde bulunduğu konteynerin gemiye yüklendiği anda konteynerin haricen iyi hâl ve durumda olduğu, tavanının delik olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Dosyaya sunulan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bahsedildiği üzere; uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman ve acente görevlileri gerekse kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafindan kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip “Container Interchange Receipt And Damage Report “ olarak tanımlanan “ Konteyner El Değiştirme ve Hasar Tutanağına ” işlenmektedir.

Ancak dosyada ... numaralı konteynerdeki delinme hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve tahliye limanlarında liman ve acente yetkilileri tarafindan, gerekse gemide kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafindan düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanmadığı gibi Gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra konteynerin limandan çıkışı esnasında ve/veya kara nakliyesİ için teslim alındığı esnada da konteyner için düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanmamıştır.

Davaya konu taşımaya ilişkin navlun faturasından anlaşıldığı üzere, davalı ... A.Ş. nin Çin’in Ningbo limanından Ambarlı limanına kadar olan taşımadan sorumlu olmakla dava konusu 1 adet konteynerin 24.08.2015 Tarihinde Ningbo limanından gemiye yüklendiği, 28.09.2015 tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nün gümrük giriş beyannamesine göre girişinin yapılmış olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Ancak, dosyada mevcut 01.10.2015 tarihli Tutanakta emtiadaki ıslaklık hasarının, ilk defa ... nolu konteynerin gönderilenin deposunda yapılan incelemesinde ortaya çıktığı, söz konusu tutanakta, ... nolu konteynırın tavanının delik/çatlak olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi eksper tarafindan da söz konusu konteynır üzerinde fiziki bir İncelemenin yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle ve TTK 1185 gereği usule uygun hasar bildiriminin yapılmamış olması nedeniyle TTK 1185/4 fıkrası gereği ispat yükü davacı üzerinde bulunmakla dava konusu emtia hasarının davalı taşıyanın yahut dava dışı fiili taşıyanın sorumluluğu ve zilyetliği altında gerçekleştiğine dair dosyada kanaat uyandıracak somut bir delil bulunmadığı ... '' gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, bu çelişki giderilmeden 22.06.2018 tarihli rapor esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının kara yolu taşımasını da üstlenmiş olduğunu, multimodal olarak taşıma işinin yürütüldüğünü, davalı taşıyıcının yükü teslim aldığı andan sigortalı şirkete teslim ettiği ana kadar yükün zarara uğramasından sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğundaki emtiaların deniz yoluyla nakliyesi ile Martaş Limanına boşaltılmasının ardından ...

Nakliyat'a ait ... plakalı araç ile ...

Lojistik firmasının deposuna götürüldüğünü, burada 01.10.2015 tarihli tutanakla emtia kolilerinin ıslak olduğunun tespit edildiğini, davalının karayolu taşımasını üstlendiğinin 23.05.2019 tarihli bilirkişi ek raporu ile belirlendiğini, davalı tarafın 17.03.2016 tarihte müvekkiline verdiği cevapta hasar bedeli ile ilgili sorumluluğun acentede olduğunu, bu nedenle hasar talebinin acenteye bildirilmesi gerektiğini bildirdiğini, bu şekilde işin ...

AŞ tarafından yürütüldüğü ... firması tarafından yapılan kara taşıma süreci bakımından sorumluluğu acenteye atfettiğini, acentenin yaptıklarının doğrudan davalıyı bağladığını, FOB konteyner yükü olarak alınan yükün navlununun Türkiye alıcısı tarafından ödenecek olmasına göre davalının esasen teslim ettiği ana kadar meydana gelen zarardan sorumluluğunun esas olduğunu, davalının daha önce yükü gönderilene teslim ettiğini ispat etmedikçe depoya teslim eden karayolu taşıyıcısının davalı için bu teslimi yapmış olduğunu, bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka ve içtihatlara uygun olduğunu, müvekkilinin karayolu taşımasını üstlenmediğini, Çekmeköy'e yapılan taşımada rol almadığını, yükü Mardaş Limanında davacının sigortalısına teslim ettiğini, karayolu taşımasını yapanın dava dışı sigortalının anlaştığı firma olduğunu, davacının sigortalısının çekince koymaksızın imzaladığı evrak teslim formunda da müvekkilinin yükü 22.09.2015 tarihinde limanda teslim ettiğinin görüldüğünü, 01.10.2015 tarihli tutanakta müvekkilinin temsilcisinin imzası bulunmadığını,

müvekkilinin 17.03.2016 tarihli yazısında sorumluluğu ...'a atfetmesinin yazıda açıkça deniz taşımasının kastedildiğini, kara taşımacılığından haberi dahi olmayan müvekkili şirketin bu yazısından davacının vardığı çıkarımların yapılmasının mümkün olmadığını, emtianın nerede ne zaman ıslandığının belli olmadığını, emtiaların tahliye limanında hasarsız teslim alındığını, davacı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin reddini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının konu edildiği ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve hasar nedeniyle ödenen tazminat alacağının rücuen tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya içeriğinde bulunan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı (takip alacaklısı) tarafından davalı (takip borçlusu) aleyhine 17.05.2016 tarihinde 35.094,26 asıl alacak ve 1.625,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.719,65 TL'nin tahsili için ilâmsız icra takibi başlatıldığı, alacağın sebebi olarak sigortalıya hasar nedeniyle yapılan tazminat ödemesinin rücuen tahsili talebinin gösterildiği, ödeme emrinin davalıya (borçluya) 24.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı (borçlu) vekilince 25.05.2016 tarihinde borca itiraz edildiği, itirazın süresinde yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu,

eldeki itirazın iptali davasının da 1 yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dışı sigortalı ... AŞ'nin Çin'de bulunan ... Limted şirketinden 181214 nolu ve 788.881,25 USD tutarındaki fatura ile 77600 parça faturada yazılı emtiayı satın almış olup davalı ... AŞ tarafından, dava dışı ... AŞ adına 18.09.2015 tarihli, ''navlun ücreti'' adı altında fatura düzenlemiştir.

Dosya içerisindeki 24.08.2015 düzenleme tarihli konişmentonun incelenmesinde; yükletenin Hong Kong'da mukim ... Limted şirketi, alıcının dava dışı sigortalı ... AŞ olduğu, boşaltma limanında teslimat acentesinin davalı ...

AŞ olduğu, yükleme limanının Ningbo limanı, boşatma limanın Ambarlı şeklinde geçtiği, konşimentonun üzerinde ''...'' ibaresi bulunduğu, ayrıca ''yükleyici tarafından belirtilen ambalaj ve mal tanıtımı, mallar belirtilen konteynıra yükleyici tarafından yüklendi, istiflendi, sayıldı ve mühürlendi'' ibaresinin bulunduğu, emtianın 8 adet konteynere yüklendiğinin belirtildiği görülmektedir. Davacı ile dava dışı sigortalı ...

AŞ arasında nakliyat abonman sigorta poliçesi bulunduğu, sigorta poliçesinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin 01.01.2015-01.01.2016 olduğu, davacı tarafından dava dışı sigortalıya 08.12.2015 tarihinde 35.094,26 TL ödendiği, buna göre konusu eşyanın taşıma rizikosuna karşı sigortacı tarafından sigorta örtüsü altına alındığı, ödeme ile davacı sigortalının haklarına halef olduğu gibi, ödeme sonrası düzenlenen ibranameyle de temlik hükümlerine göre sigortalıya yaptığı ödeme kapsamında davalıdan talepte bulunma hakkına sahip olduğu,

bu kapsamda sigortalıya ait ithal edilen emtianın taşıma sırasında davalının sorumluluğu sırasında hasarlandığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına göre somut olayda, davalı şirket tarafından, davacının sigortalısına hitaben düzenlenen fatura içeriğinde navlun ücreti açıklamasının bulunduğu, dolayısıyla davalının navlun sözleşmesinin tarafı olduğu ve akdî taşıyan konumunda olduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre davalı, taşıyıcı sıfatı bulunduğundan meydana gelen hasardan TTK'nın taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsamında sorumlu olacaktır.

Taşımaya konu emtianın taşıyanı, gönderileni ve aralarındaki ilişkiyi belirleyen, konişmentoda ''...'' ayrıca ''yükleyici tarafından belirtilen ambalaj ve mal tanıtımı, mallar belirtilen konteynıra yükleyici tarafından yüklendi, istiflendi, sayıldı ve mühürlendi'' ibaresi bulunmakta olup yükün konteynere satıcı/yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve konteynerin mühürlendiği, dolayısıyla somut olayda konteyner içindeki yükleme ve istiflemeyi taşıyanın yapmadığı,

yine konteynerin taşıyıcı tarafından temin edildiğine ilişkin bir iddia ve delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır.TTK'nın 1185. maddesi gereğince, ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Ziya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin üç gün içerisinde yapılması yeterlidir.

Aynı maddenin 4. fıkrasında, eşyanın ziya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.

Şu kadar ki bu karinenin aksi ispat olunabilinir.Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan19.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere konişmentoda ''...'' kaydı yer aldığı, buna göre taşıyanın, yükleme limanında konteyner sahasından boşaltma limanındaki konteyner sahasına kadar olan taşıma bölümünden sorumlu olacağının ifade edildiği, ... nolu ve 28.09.2015 tarihli Ambarlı Müdürlüğünün Gümrük Beyannamesi ile yükün gemide limana boşaltıldığı, davalının limandan depoya yapılan karayolu taşımasını üstlendiğine dair bir belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı,

... firmasınca Çekmeköy'deki depoya taşınan emtialarla ilgili taşıyan ya da temsilcisinin imzası bulunmayan 01.10.2015 tarihli bir tutanağın bulunduğu, hasarın davalıya tarihsiz bir ihtarname ile bildirildiğinin iddia edildiği, ancak bu ihtarın davalıya gönderildiğine dair bir evrakın bulunmadığı, davacı tarafından daha sonra davalıya 09.03.2016 tarihli yazı ile ödeme talebinde bulunulduğu, davalının bu talebe 16.03.2016 tarihli yazısı ile verdiği cevapta sorumluluğun acente ... firmasında olduğunun bildirildiği, buna göre TTK'nın 1185. maddesi uyarınca ihbarın süresinde olmadığı ve bu surette hasarı ispat yükünün yer değiştirdiği,

ancak davacının hasarın davalının sorumluluğu sırasında gerçekleştiğini ispat edemediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, davalının 16.03.2016 tarihli yazısından karayolu taşımasını da üstlendiğini kabul ettiği sonucuna ulaşıldığı iddia edilmiş ise de, yazı içeriğinde bu sonuca ulaşılacak bir ifadenin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yine davacı vekilince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu da istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.

Ancak mahkemece hükme esas alınan 19.06.2018 tarihli bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup daha sonra alınan 11.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 23.05.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalının 16.03.2016 tarihli yazısına karayoluyla taşımayı davalının üstlendiğini kabul ettiği anlamı verilerek sonuca ulaşıldığının belirtildiği, az yukarıda da ifade edildiği üzere davalının 16.03.2016 tarihli yazısından bu yönde bir sonucun çıkmadığı, bu nedenle alınan sonraki bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Nitekim, HMK'nın 282.maddesi uyarınca, hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü, diğer delillerle birlikte serbestçe takdir edecek olup somut olayda mahkemece, ileri sürülen bu hususta bilirkişi raporlarına ilişkin gerekli inceleme ve değerlendirme ile tespitin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan davacı vekili yükün FOB konteyner yükü olarak alındığını, navlunun Türkiyede alıcı tarafından ödeneceğini, bu nedenle davalının alıcıya teslime kadar sorumlu olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de somut olayda konteyner ile taşıma söz konusu olduğundan FOB (Free On Bord) kaydının bir önemi bulunmadığından bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, hasarın taşıyıcının sorumlu olduğu deniz taşıması sırasında meydana geldiğine ilişkin davacı yanca herhangi bir kanıt sunulamaması karşısında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle, davacı vekilin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-Bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 27.10.22022 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2314, K. 2022/1379, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2314
Karar No
2022/1379
Tarih
27 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2326 K.2022/1310
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2019/2330 K.2022/1453
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2351 K.2022/1301
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2019/2352 K.2022/1211
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2352 K.2022/1234
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2356 K.2022/1235

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.