KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2021
- Dosya no
- 2019/623
- Karar no
- 2021/290
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/05/2018
- Numarası
- 2018/411 Esas - 2018/504 Karar
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı dava dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş.'nin imtiyaz sözleşmesi kapsamında abonelerine mobil elektronik haberleşme hizmeti sunduğunu, isim ve logosu ile birçok ürünün TPE nezdinde marka olarak tescilli olup, markası tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalının @... adlı kişisel Twitter hesabından yapmış olduğu,
''..." paylaşımıyla şirketin kişilik haklarına ağır saldırıda bulunduğundan TMK 25, TBK 49 ve 58. maddeleri gereğince davalının sorumlu olduğunu, aynı zamanda müvekkilini tecavüz skandalı nedeniyle gündemde yer alan ...'yla ilişkilendirerek ticari itibarını zedelediğini, rakiplerini öne çıkarmak amacıyla hareket ederek haksız rekabet eyleminde bulunduğunu ve dolayısıyla TTK'nın 55 vd. maddeleri gereğince de davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; ... ve ... isimli kuruluşların yasadışı şekilde açtığı ve işlettiği öğrenci yurtlarından Karaman ilinde bu mekanların sorumlusu olarak görev yapan ... isimli kişinin 45 çocuğa karşı cinsel istismarda bulunduğunu, yargılama sonucunda 508 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edildiğini, davacı şirketin vakfın ve bu vakfın düzenleyicisi olduğu birçok etkinliğin resmi sponsoru ve destekleyicisi olan bir kuruluş olduğunu, davalının Twitter hesabından paylaşmış olduğu sözlerin Anayasa'nın 25. ve 26. maddelerinde düzenlenen ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında olduğunu, paylaşım içeriğinin hiçbir şekilde hakaret,
aşağılama ve kişilik haklarını zedeleyici bir niteliğie sahip olmadığını, paylaşımın ... vakfına ve etkinliklerinin sponsoru olması sebebiyle söylendiğini, manevi tazminatın şatlarının oluşmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davalının bahse konu paylaşımı sebebiyle kişilik haklarının ne şekilde ihlal edildiğini, bu ihlalle birlikte nasıl bir zarara uğradığının afaki ve belirsiz olduğunu, soyut ve dayanaksız beyanlarla talep edilen fahiş miktardaki tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".... (@...) isimli twitter hesabından @... etiketiyle '...' şeklindeki paylaşımın davalı ... tarafından yapıldığı, davacının paylaşımının Anayasa ile güvence altına alınan ifade hürriyeti kapsamında kaldığı, dolayısıyla paylaşımın kusurlu bir hareket niteliğinde olmadığı, paylaşımın davacı şirketin ticari faaliyetlerine ve ürünlerine yönelik olmadığı, davacı tarafın da dilekçesinde söz ettiği gibi paylaşımın hedefinin davacı şirketin sosyal sorumluluk projesi kapsamında öğrencilere burs verme şeklindeki faaliyetlerine ilişkin olduğu,
ticari faaliyete ilişkin olmayan sosyal sorumluluk projesi olarak yapılan faaliyetlere yönelik eleştirinin haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kapsamında kalmadığı, haksız rekabet ve TTK'nın 56. Maddesinin atfı ile TTK'nın 58. Maddesindeki şartların oluşmadığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varıldığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verildiğini, kararın yasaya ve usulüne uygun olmasın rağmen davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek eksik karar verildiğini belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, davalının paylaştığı sosyal medya içeriğinin davacının kişilik haklarına zarar verdiği, davalının eyleminin aynı zamanda ticari itibarı zedeleyerek haksız rekabet oluşturduğu iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, davacı yanın istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 326/1.maddesi uyarınca, kanunda aksine düzenleme bulunmadıkça, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur.
Somut olayda Mahkemece manevi tazminat istemli davanın reddine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz olup, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerindedir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/623, K. 2021/290, 4 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama