KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2021
- Dosya no
- 2019/680
- Karar no
- 2021/142
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29/12/2017
- Numarası
- 2016/1120 Esas - 2017/1056 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.252 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı davacı vekili tarafından başvurusunda bulunulduğu görülmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Büyükçekmece.... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası gereği tahliye işlemi sonucu 30.05.2015 tarihinde yedi emin sözleşmesi imzalandığını, günlük 28 TL üzerine anlaşıldığını, 2.000 TL ücret alınıp, bakiyesinin ödenmediğini, malların da teslim alınmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için Büyükçekmece ....
İcra Müdürlüğünün ... nolu dosyasıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibine giriştiklerini, takibe itiraz edilmesi üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde süresinde cevap vermediği anlaşılmıştır. Davalı vekili duruşmadaki beyanında müvekkilinin münkir sayılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi 29/12/2017 tarihli, 2016/1120 Esas - 2017/1056 Karar sayılı kararında, "... Tüm dosya içeriğinden ederi 600.TL olan eşya için yanların serbest iradesiyle yedi emin sözleşmesi düzenlediği, davalının 2.000.TL peşin ödeme yaptığı, eşyanın davacı yedieminde toplam 537 gün kaldığı ücret tarifesine göre davacı yanın bakiye 13.036 TL alacak için takibe giriştiği sabittir.
Asıl olan yanların serbest iradelerinin gözetilmesi olmakla birlikte BK.mad.52 gözetilerek sonuca varılması zorunludur. Eldeki dosyada davacı yan 600.TL ederindeki eşya için 2000.TL ödemeyi peşin almış ve ücretin sonunda malın tahliyesi zararın artışına engel olmak adına herhangi bir fiilde bulunmamıştır. Bu yön dürüstlük ilkesine aykırıdır.
B.K.mad.52.uyarınca talepte bulunan zararı doğuran fiile razı olmuş olduğundan ve tazminat yükümlüsü davalının durumunu ağırlaştırdığından talep hakkaniyette uygun bulunmamış ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından tahliye işlemi yapılarak 30/05/2015 tarihinde menkullerin müvekkiline ait depoya teslim edildiğini, alacaklı vekili ile müvekkili arasında düzenlenen yediemin teslim zaptı sözleşmesinde menkul mallar için günlük 28,00 TL bedel kararlaştırıldığını, alacaklı vekili tarafından müvekkiline 2.000,00 TL peşin ödeme yapıldığını, aynı zamanda 30/05/2015 tarihinde imzalanan yediemin teslim-ücret sözleşmesinde,
taraflar arasında belirlenmiş günlük ücretin her ay anlaşma gereğince peşin olarak ödeneceğini ve yasal ihtarın yapılarak menkulleri teslim alındığından bahsedildiğini ve karşılıklı anlaşma sağlanarak imza altına alındığını, davalı taraftan talep edilen, haksız fiilden kaynaklanan bir alacak talebi olmadığını ve davada Borçlar Kanunu 52. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, Yerel mahkeme tarafından müvekkilince malın tahliyesi sağlanıp zararın artışına engel olmadığı,
ve bu yönden dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğinden bahsedildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yediemin görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirerek menkul malları muhafaza ederek koruduğunu, menkul mallarda herhangi bir eksiklik bulunmadığını, müvekkilinin yediemin sıfatıyla kendisine teslim edilen menkul malların muhafazası ve korunmasından başka bir görevi bulunmadığını, zira Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında taraf olmadığını, icra dosyasında alacaklı vekilinin saklanan menkul malların satışını veya teslimine yönelik her hangi bir işlemde bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kötü niyetinden bahsetmenin mümkün olmadığını, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasından 30/05/2015 tarihinde teslim edilen menkul malların 30/05/2015 ile 18/11/2016 tarihleri arasında 537 günlük alacağa tekabül edilen miktarın yani 30/05/2015 tarihinde müvekkili ile alacaklı vekili arasında kararlaştırılarak imzalanan yediemin teslim-ücret sözleşmesine göre her ay peşin ödenmesi gereken ücretin ödenmediğinden birikmiş bedelin isteminden ibaret olduğunu,Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TBK'nın 561 vd. maddelerine dayalı olarak yediemin ücret alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı dosyası kapsamında Adalet Bakanlığına ait depo bulunmadığından alacaklı vekilinin gösterdiği davacıya ait yeddiemin deposuna tahliye edilen malların getirildiği ve alacaklı vekilinin günlük yediemin ücretini 28,00 TL olarak kabul ettiği, 2.000,00TL peşin ücretinde de ödediği anlaşılmaktadır. Eşyanın saklanmak üzere teslim tarihinin 30.05.2015 tarihi olduğu aynı tutanakta yazılıdır.
Yedi emine teslim edilen tahliye konusu mallar dava dışı üçüncü kişiye ait ise de bunun iş bu davanın tarafları arasındaki saklama sözleşmesinden doğan yediemin ücret alacağına etkisi yoktur. Zira, davacının deposuna bu malları yediemin sıfatıyla muhafaza etmesi için bırakan kişi, dosyamızın davalısıdır.
Keza, dosyaya sunulan tutanak çerçevesinde günlük 28,00 TL'lik yedieminlik ücreti davalı tarafça kabul edilmekle, yedieminlik ücretinin bu günlük bedel doğrultusunda hesaplanması gerekecektir.
30.05.2015 tarihinde davacı deposuna teslim edilen davalının tahliye ettirdiği yere ait eşyaların, teslim tarihinden takip tarihi olan 18.11.2016 tarihine dek günlük 28,00 TL hesabı ile işleyen yediemin ücretinden peşin yatırılan 2.000,00 TL'nin mahsubu sonucu 13.036,00 TL davacının alacak talep edebileceği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine geçerlilik tanınması gerekip (Bu konuda emsal karar için Bkz.
Yargıtay 19. HD, 24.11.2016 tarih, 2016/8016 Esas-2016/15109 Karar sayılı ilamı) Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlar Tarife hükümleri gereği uygulama da yapılamayacaktır.Ancak emsal Yargıtay uygulamaları da gözetildiğinde, hukuki ilişki Adalet Bakanlığı tarifesine bağlı olmasa bile, hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Hakkaniyet indirimi konusunda Bakanlık tarifesinin aynen uygulanması söz konusu değildir (Yargıtay 13 HD 2017/8918 E2020/2431 K 19.02.2020 T ).
Saklama sözleşmesine konu emtianın değeri dikkate alınarak hakkaniyet indirimi yapılması uygun olup, saklama ücretinden takdiren %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davacının 6.518,00 TL alacağı yönünden davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile tümüyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Dairemizce davanın 6.518,00 TL yönünden kısmen kabulü ile kabul edilen tutar yönünden % 20 oranı ile belirlenen inkar tazminatına hükmedilerek ve Yargıtayın hakkaniyet indirimi yapılması halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti takdir edilemeyeceğine ilişkin içtihatları da gözetilerek hüküm kurulmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine,
bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/680, K. 2021/142, 4 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama