İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1549 K.2024/1214

Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2021/1549Karar2024/1214Tarih12 Eylül 2024Okuma9 dk · 1.825 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Eylül 2024
Dosya no
2021/1549
Karar no
2024/1214
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/05/2021
Numarası
2020/236 E. - 2021/414 K.
Davanın konusu
Tespit (Davalının, şirket ortağı ve müdürü olduğunun tespiti
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.825 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, dava dışı...t adlı iş yerinin işlerini vekaleten takip ettiği sırada, şirketin işlerinin bozulması üzerine, müvekkilinin bilgi ve tecrübesinden faydalanmak için müvekkiline iş teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin daha önce tanıdığı davalıya güvenerek,

anılan iş yerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, bir süre sonra davalının, müvekkilinin kredi limiti yüksek olan bir şirketi devir almak istediğini, ancak şirket paylarını devir edecek kişi ile sıkıntıları olması nedeniyle, müvekkilinin payları devir almasını söylediğini, bir süre sonra şirket paylarını devir alacağını taahhüt ettiğini, müvekkilinin bu vaade güvenerek ...Ltd Şti'nin paylarını devir aldığını, müvekkilin devir aldığı şirketin sadece görünürde yetkilisi ve ortağı olduğunu, şirketin tüm kazançlarını davalıya ait olduğunu, müvekkilinin gerçek ortak olmadığına ilişkin tanıklar bulunduğunu,

taraflar arasındaki yazışmalarda da bu durumun anlatıldığını, ancak sonraki dönemde şirketin kamu borçlarının davalı tarafından ödenmediğini, devralının şirket üzerinden kazanç sağlayan davalının, şirketin tüm borçlarını müvekkiline bıraktığını, yapılan suç duyurusu üzerine davalının Büyükçekmece Cumhuriyet Başavcılığında verdiği ifadesinde, “'..gerekli fînansal durum tespiti yapıldıktan sonra firma ite ilgili ortaklık yapısını ... ...-....olarak belirleyip bütün yönetim sorumluluğunun ...'e bunun en başında muhasebe finans imza yetkisi olarak verildiğini ve şirketi devraldık” dediğini,

davalının beyanında şirketi müvekkilden devir almak istediğini, ancak finansal olarak sıkıntılı olduğu için devir alamadığını belirttiğini, davalının 10.03.2015 tarihinden bu yana dava dışı ... San. Ve Tlc. Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğu ileri sürerek, davalının tek ortak ve yetkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin, dava dışı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu iddiasıyla tespit davası açılmasına rağmen, müvekkilin tacir olmadığı gibi dava dışı...San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ortağı ve yetkilisi olmadığını, müvekkilinin başka bir ticari işletmenin de temsilcisi ve yetkilis olmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacınını, ... San. ve Tic. Ltd.

Şti hisselerinin tamamını, şirketin tek ortağı olan ... ...Noterliğinin 07.08.2015 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devir aldığını, ....Noterliğinin 10.08.2015 tarihli işlemi ile ortaklığa kabule ilişkin ortaklar kurulu kararının onaylandığını ve kararın 10.08.2015 tarihli ... ilan edildiğini, bu kararla davacının süresiz olarak şirket müdürlüğüne saçıldığını, daha sonra 18.09.2015 tarihinde Ordu Gürgentepe şubesinin davacı tarafından açıldığını, tüm işlemlerin davacı ve başka bir kişi tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu işlemlerle ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davalının 18/08/2015 tarihinden itibaren ...San. Tic. Ltd.

Şti.'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğunun tespiti istemine ilişkindir....San Tic Ltd Şti yetkilisinin davalı olup olmadığı, taraflar arasındaki anlaşma gereğince davalı şirketi devir alıp almayacağı, şirketin kazançlarını alıp borçlarını davacı üzerinde bırakıp bırakmadığı, davalı tarafın davacı ve söz konusu şirket ile bağlantısının bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve sicil dosyası dosyamız arasına alınmıştır.

Dava dışı ... San. Tic. Ltd.

Şti.nin, hisse devri öncesi son kayıtlara göre eski ortağı ve tek yetkilisi ...'dan....Noterliğinin 07/08/2015 tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'in devraldığı ve ...Noterliğinin 10/08/2015 tarih ve ... yevmiye sayı ile onaylı genel kurul kararı ile 10/08/2015'te ...sicilinde tescil ve ilan olunduğu(14/08/2015 tarihli 8884 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi] 2. Tescil ve İlan olunan 10/08/2015 tarihinden itibaren şirketin tek yetkilisinin ve ortağının ... olduğu, münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu tespit edilmiştir.Ticari kayıtlar ve sicil dosyası incelendiğinde de davalının ...

San. Tic. Ltd. Şti.nin tek ortağı ve yetkili olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı, bu iddianın ticari kayıtlarla desteklenmesi gerektiği, tanıkla ispatın mümkün olmadığı, kaldı ki şirket ortağı ve yetkilisi olduğunun tespiti davalarında hukuki yarar bulunmasa da söz konusu davada ispat yükü davacıda olup davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Davalının, ... işlerini vekaleten takip ettiği sıralarda, şirket işlerinin bozulması sebebiyle müvekkilinin mesleki bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak için müvekkile iş teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin daha önceden tanıdığı ve arkadaşı olan davalının iş teklifini ederek ...t adlı iş yerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, davalının bu şirketin işlerini vekaleten takip etiğine ve müvekkilin bu iş yerinde sigortalı olarak çalıştığına .. tanık olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince tanık dinletilmesi talebinin reddedildiğini, Bir süre sonra davalının, müvekkiline kredisi yüksek bir şirket bulunduğunu,

ancak şirket ortağı ile sorunları olması nedeniyle, şirket paylarını devir almasını, bir süre sonra kendisinin şirket paylarını davacıdan devir alacağını belirterek, müvekkilinin ... San. Ve Tic. Ltd.

Şti'nin paylarını devir almasını sağladığını, müvekkilinin bu şirketin sadece görünürde yetkilisi ve ortağı olduğunu, buna rağmen şirketin tüm borçlarının müvekkiline bırakıldığını, Tanıkların dinlenmemesinin usule aykırı olduğunu, şirketin gerçek malikinin davalı olduğuna ilişkin bir çok tanık bulunduğunu, davalı hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/52571 Soruşturma sayılı dosyasından yapılan suç duyurusunda dinlenen tanık ... bu durumu doğruladığını, tanıkların dinlenmeyerek adil yargılama hakkının ihlal edildiğini, Sunulan WhatsApp yazışmalarından da anlaşılacağı üzere davalınını,

bu şirketin yetkilisi olduğunu kabul ettiğini, mahkeme kararının talebe aykırı olduğunu, müvekkilinin kayden ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, aslında ortağı ve yetkilisi olmadığının tespitini talep ettiğini, iddianın ileri sürülüş şekline göre müvekkilinin ortak veya yetkili olmadığına ilişkin belgenin bulunmamasının normal olduğunu, HMK'nın 202. maddesine, senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebileceğini, davalının,

aslında şirketin yetkilisinin kendisi olduğuna dair müvekkiline gönderdiği WhatsApp mesajlarınındelil başlangıcı olarak kabul edilerek inceleme yapılması gerektiğini, cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davalının dava dışı ... San ve Tic.Ltd.Şti'nin yetkilisi ve ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili, müvekkili ile davalının yakın arkadaş olduklarını ve davalının işlerini vekaleten yürüttüğü işletmede birlikte çalıştıklarını, bir süre sonra davalının, kredibilitesi yüksek olan dava dışı ... ve Tic.Ltd.Şti'nin paylarının devir edileceğini, ancak paylarını devir eden kişi ile arasının açık olması nedeniyle, payların davacı tarafından devir alınmasını istemesi üzerine şirketin paylarının davacı tarafından devir alındığını, oysa gerçekte şirketin tek ortağı ve yetkilisinin davalı olduğunu ileri sürerek, davalının ortaklığının tespitini talep etmiştir.

Davalı ise davaya cevap vererek dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiştir. Davalı vekilinin cevabının süresinde olmadığı kabul edilse dahi, HMK'nın 128. maddesine göre, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıalar inkar edilmiş sayılacaktır. Süresinde cevap dilekçesi sunulmaması ispat yükünün yer değiştirmesini gerektirmez. Bu davada, HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesine göre ispat yükü davacıya aittir.

Süresinde dava dilekçesinin verilmiş olması veya verilmemesi ispat yükünü yer değiştirmeyecektir. Bu nedenle, davacı, taraflar arasında inançlı işlem veya nam-ı müstear ilişkisinin bulunduğunu davacının kanıtlaması gerekmektedir. Limited şirketlerinin ortaklık yapısı kural olarak yazılı belgelerle belirlenir ve bu bilgiler kural olarak aleniyetin sağlanması için tescil ve ilan edilir.

Bu nedenle, şirketlerin ortaklık yapısının değiştirilmesi sonucunu doğuracak işlemlerin usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekir. Bu hususta uygulama alanı bulunan 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, inançlı işlem iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir.

Her ne kadar anılan karar taşınmaz mülkiyetine ilişkin olsa da, limited şirket pay devrinin noterlikten yapılması gerektiğinden, anılan kararın somut olaya uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bu tür bir iddia, gerek senede karşı ileri sürülen iddianın senetle ispatlanması ve gerekse tanıkla ispat sınırını aşması nedeniyle kural olarak tanıkla ispata mümkün değildir.

Ancak HMK'nın 202.maddesine göre delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebilecektir.Dosyadaki belgelere göre davacı, dava dışı....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki ortaklık payını ....Notrliğinin 07.08.2015 tarihli pay devir senedi ile dava dışı ...dan devir almıştır. Davacının ortaklığı şirketin aynı noterlikten tasdikli 10.08.2015 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kabul edilmiş ve davacı şirket ortağı olmuştur.

Davacının ortaklığı ve şirketi münferiden temsilcisi olduğuna ilişkin karar 14.10.2015 tarihli sicil gazetesinde ilen edilmiştir. Dosyada bulunan sicil kayıtlarında doğal olarak tüm işlemlerin ve şube açılışının şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan davacı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalının, ortaklığına ilişkin yazılı bir kayıt ise dosyada bulunmamaktadır.

Davacı tarafından dolandırıcılık suçundan yapılan yapılan suç duyurusu üzerine, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2019 tarih ve 2019/52571 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

Ticaret şirketlerinde, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin seçim ve ilanların şekli düzenlenmiş olup, tescil ve ilan edilen kişinin üçüncü kişilerle yaptığı işlemler ve yasadaki düzenlemeler dikkate alındığında, ilan edilen kişinin dışındaki bir kişinin, şirketin gerçek temsilcisi olduğunun ileri sürülmesi mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, davacının sadece ortaklığın tespitine ilişkin iddiası, davanın tarafları arasında hüküm ve sonuç doğurmak üzere incelenebilir.

Davacı tarafından sunulan WhatsApp yazışmalarının belge niteliğinde olup olmadığı ve delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK'nın 202/2. Maddesine göre delil başlangıcı, "Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir" şeklinde tanımlanmıştır.

Sunulan belgelerin incelenmesinde, bu belgelerin davalı tarafından gönderildiği kabul edildiğinde, mesaj içeriklerinde, taraflar arasında inançlı işlem bulunduğunu ve davacının, dava dışı ...Şirketinin paylarını, davalı adına devir aldığına ve taraflar arasında, bu payların davalıya devir edileceğine ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Mesaj içeriklerinden, taraflar arasında konusu belirsiz bir borç alacak ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, bu yazışmalara ortaklığın devir ve tespitinde değer verilemeyeceği gibi, bu mesajların delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık da dinlenemez. Aksi halde, aleniyet ilkesinin geçerli olduğu ve üçüncü kişilerin tescil ve ilan edilmiş şekli ile hukuki ilişki kurduğu, kişi veya şirketlerin ortaklık yapısının, son derece basit şekilde değiştirilmesi sonucu ortaya çıkacaktır.

Bu durum da TTK'nın 124 ve devamı maddelerinde düzenlenen ticaret şirketlerinin kuruluş, işleyiş ve ortaklık paylarının devrine ilişkin şekil şartlarına aykırılık oluşturur.

Yasa koyucun, limited şirketlerdeki pay devrine verdiği önem, pay devrinin noterde düzenleme şeklindeki pay devir sözleşmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme ile ortaya konulmuşturAnılan düzenlemenin, usulüne uygun deliller olmaksızın, tanık beyanı ile ortadan kaldırılması, yasa ile konulan düzenlemenin anlamsızlaştırılması anlamına gelecektir. Diğer taraftan davacı, taraflar arasında bir inanç sözleşmesi bulunduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlamamıştır.

Sunulan mesajlar, soruşturma aşamasındaki tanık beyanları davanın ispatı için yeterli olmadığı gibi, davalının soruşturma aşamasında mahkeme dışı ikrar anlamına gelebilecek bir beyanı da bulunmadığından, ilk derece mahkemesince yapılan inceleme yeterli olup, mahkemece sunulan delillerin değerlendirilmesi ile varılan sonuç yerinde olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz ... taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır. 12/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1549, K. 2024/1214, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1549
Karar No
2024/1214
Tarih
12 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1567 K.2024/1335
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1570 K.2024/1493
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1573 K.2024/1295
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1598 K.2024/1277
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1617 K.2024/913
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1640 K.2024/910

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.