İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1811 K.2025/568

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2021/1811Karar2025/568Tarih27 Mart 2025Okuma10 dk · 2.033 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mart 2025
Dosya no
2021/1811
Karar no
2025/568
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
16.03.2021
Numarası
2017/298 Esas - 2021/237 Karar
Dava
İtirazın iptali (Ticari satımdan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.033 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... ile davalı ... arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalının fatura konusu malları satın almış olup, bununla ilgili olarak 24/11/2016 tarih, ... numaralı, 601.668,00-TL bedelli, 16/11/2016 tarih... numaralı 636.012,00-TL bedelli, 10/11/2016 tarih, ... numaralı, 562.876,00-TL bedelli, 03/11/2016 tarih, ... numaralı, 604.584,00-TL bedelli irsaliyeli faturalar ile fatura konusu malların, davacı yana teslim edildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini,

buna rağmen davalının bir takım soyut iddialar ile müvekkillerine borç bedelini ödemediğini, bunun üzerine ilgili bedeller ihtarname ile talep edilmiş ise de borçlu tarafından bu bedelin ödenmemesi üzerine 24/11/2016 tarih ... numaralı 601.668,00-TL bedelli faturaya dayalı cari ekstre alacağı için İstanbul ....

İcra Dairesi ... sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı fatura konusu malları satın almış olup, bununla ilgili olarak faturalar ile malların davalı yana teslime edildiğini, öte yandan fatura ve içerikleri ile ilgili olarak davalı tarafından süresi içinde herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, bu kapsamda faturalara itiraz edilmemesi,

teslim edilen malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, ... sayılı dosyası borçlusu davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılıma giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; faturalarda geçen malların müvekkili şirket tarafından sipariş edilmediği gibi müvekkili şirkete teslim de edilmediğini, müvekkili şirket uhdesinde hiç girmediğini, faturalara ilişkin malların müvekkil tarafından sipariş edilmediği, taraflarınca keşide edilerek davacı tarafa yollanan Beyoğlu ... Noterliği' nin 20/12/2016 tarih ... nolu ihtarnamesi ve Beyoğlu ...

Noterliği' nin 28/12/2016 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile bildirilmiş ve faturalara, faturaların içeriğine, faiz ve diğer hükümler dahil faturaların içeriğine süresinde itiraz edildiğini, davacı tarafın müvekkil şirkete teslim edildiğini iddia ettiği mal metrelerce kumaştır, ancak kamera kayıtlarından da görülebileceği üzere müvekkili şirkete teslim edilen herhangi bir mal olmadığını, davacı taraf müvekkil şirketin borcu olduğunu iddia ettiği alacağa ilişkin gayr-i ciddi bir şekilde 24/11/2016 düzenlenme tarihli...nolu faturayı ... sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu,

müvekkilinin takip konusu borca faize ve faiz oranına itiraz ettiğini beyan ederek haksız davanın reddini, davacı aleyhine % 20 ' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Gerek kök gerekse ek mali bilirkişi raporlarına göre; davacı yanın takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde davalıdan dört adet faturanın toplam bedeli olan 2.405.160,00-TL tutarında alacaklı göründüğü, davalı yanın kendi defterlerinde bu dört faturanın kayıtlı olmadığı, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterlerine göre davacıdan 18.425,10-TL alacaklı göründüğü anlaşılmıştır.

Davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muhasebesel yönden 2.405.160,00-TL alacaklı göründüğü, dört faturaya konu malların tamamının teslim ediliğinin; ancak bedellerinin ödenmediğinin iddia edildiği, buna rağmen takibe yalnızca 24.11.2016 tarih ... numaralı 601.668,00 TL bedelli faturanın konu edildiği, faturalarda imzası bulunan ...'in davalı çalışanı olmakla birlikte, şirket yetkilisi olmadığı, şirkette sekreter olarak çalıştığı, faturalardaki teslim adresinin ...olduğu, buna göre toplam 222.700 metre ithal kumaşın bir apartman dairesinde tesliminin fiziken mümkün olmadığı,

davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde hareketli stok envanterinin sunulmadığı, davacının delil olarak sunduğu whatsapp yazışmalarında, dava konusu faturaya veya bu fatura muhteviyatı ürünlere ilişkin herhangi bir bilginin yer almadığı, faturaların( ve dava konusu faturanın) davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadıkları, davalı şirket tarafından vergi dairesine de beyan edilmedikleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... tarafından imzalanmış irsaliyeli faturanın teslim olgusunu tek başına ispata yeterli olmadığı anlaşılmıştır.

Teslim olgusunu ispat yükü üzerinde olan ve yemin deliline dayanan davacı, davalı yana yemin teklif etmiş, davalı şirket yetkilisi, dava konusu fatura muhteviyatı kumaşın kendilerine teslim edilmediği, takibe konu edilen faturanın KDV ihtiyacı nedeniyle düzenlendiği, davacının kendilerine bu ihtiyaç nedeniyle fatura düzenleme teklifinde bulunulduğu, teklif kabul edilmeden davacı yanın fatura düzenleyip sekretere teslim ettiği hususlarında yemin edilmiştir.

Böylece davacı yan dava ve takip konusu fatura muhteviyatı kumaşları davalıya teslim ettiğini ispat edemeği..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Taraflar arasındaki ilişki kapsamında tüm irsaliyeli faturalar ve malların da aynı şekilde faturaların üzerinde yazılı olan fiili sevk tarihlerinde karşı yana teslim edildiğini, öte yandan dosyaya sundukları çeşitli tarihlerdeki irsaliyeli faturalar incelendiğinde, taraflar arasında faturaların irsaliyeli fatura olması nedeniyle, ayrıca herhangi bir teslim belgesinin geçmişte de düzenlendiğini, bu hususta taraflar arasında ticari teamül oluştuğunu, bu itibarla davalı şirketin yetkilisin ... olduğu ve bu kişinin dava konusu mal ve irsaliyeli faturayı teslim almadığı,

bu nedenle bu işlemin usulsuz olduğu iddia ve tespitinin hatalı olduğunu, bu büyüklükte bir şirketin tüm belgelerinin şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanının imza ettiğini ileri sürmenin başlı başına kötüniyet göstergesi olduğunu, Dava konusu alacağın dayandığı irsaliye faturanın düzenleme tarihi ve fiili sevk tarihinin 24.11.2016 tarihi olduğunu, halbuki davalı yanca faturalara itiraz edilen ihtarname keşide tarihi 20.12.2016 tarihi olduğunu, görüldüğü üzere TTK. m. 21'de yer alan 8 günlük süreninde geçtiğini, kaldı ki,

davalı tarafın gerek dosyaya sunduğu ihratnamelerde gerekse cevap dilekçesinde faturaların 24.11.2016 tarihinde değil 14.12.2016 tarihinde teslim edildiği ve yetkisiz kişiye teslim edildiği hususunda bir iddianın da ileri sürmediğini, fatura ve içeriklerine süresi içinde bir itiraz sunulmadığından, teslim edilen malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini, Tüm dosya kapsamında taraflar arasındaki ihtilaf konusu faturalardan önce kesilmiş olan faturaların mevcut olduğu, aynı kişi ve/veya farklı bir davalı şirket çalışanına teslim edilen irsaliyeli fatura ve malların bulunduğu,

bu malların tesliminin dosya kapsamındaki şekilde teslim edildiği, bu kapsamda taraflar arasında ticari bir teamül oluştuğu, ihtilaf konusu fatura tarihinde müvekkil şirket kayıtlarında bildirilen faturada yer alan miktarda stok çıkışının olduğu noktalarında toplandığını, tüm bu maddi olay ve değerlendirmeler gözönüne alındığında davanın ispat edildiğini, aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece tahkikat aşaması bitirildikten ve sözlü yargılama aşaması sırasında talep olmadan, salt davalı şirket vekilinin beyanları nazara alınarak,

davanın ispat edilemediği kanaati ile tahkikat aşamasına geri dönülerek yemin deliline dayanıp dayanmadıklarının sorulmasının da hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ilk raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğunu, bilirkişinin irsaliyeli faturanın malları teslim anlamına geldiğini ve fiili sevk tarihinin faturayı ve malları teslim tarihi olarak sayılacağını tespit ettiğini, bu kapsamda bu rapor doğrultusunda davanın kabulü yerine reddinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin ek bilirkişi raporunun hazırlanma yöntemi ve usulu hatalı olup, bir ticaret mahkemesi yetkisini aşar nitelikte olduğunu,

mahkemenin kendisini vergi mahkemesi yerine koyduğunu,Müvekkili şirketin yapısı gereği "hareketli stok envanteri" sunmasının mümkün olmadığını, kanunen böylesi bir envanter tutmadığı gibi tutma zorunluluğu da bulunmadığını, kaldı ki, 26.03.2019 tarihli dilekçeleri ile ara kararı gereği ilgili belgeyi dosyaya sunduklarını ve sunulan belgenin yeterli olmaması ve/veya bilirkişinin istediği belge olmaması ve/veya karşılamama durumu söz konusu ise müvekkilinin defter ve belgelerinin yerinde inceleme yapılmasının talep edildiğini,

bu itibarla mahkemece "...davacı tarafça hareketli stok envanterinin verilen kesin süre içerisinde sunulmadığı ..." gerekçesinin doğru olmadığını, bu kapsamda kabul anlamında olmamak üzere eğer hareketli stok envanteri ile ilgilide aynı yöntem uygulanması, gerekirse bu konuda başka bir bilirkişi ataması gerektiğini, bu konuda hatalı ve eksik inceleme yapıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlanmış alacağın tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, taraflar arasındaki kumaş satışına ilişkin ticari ilişki kapsamında davalıya teslim ettiğini iddia ettiği ürünler için 24.11.2016 tarih ... numaralı 601.668,00 TL bedelli fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise fatura konusu malların teslim olmadığını,

taraflar arasında bu fatura konusu mal alımına ilişkin ticari ilişki kurulmadığını, fatura konusu malların teslim edildiği kişinin şirket yetkilisi de olmayıp, şirket merkezinde çalışan sekreter olduğunu, faturaya itiraz da edildiğini, faturanın KDV ihtiyacı için düzenlenen bir fatura olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince tarflara ait Ba-Bs formları dosyaya kazandırılarak, taraf ticari defter ve kayıtları inceletilmek üzere bilirkişi kök ve ek raporları alınmıştır.

Faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından Bs formu ile vergi dairesine bildirildiği, davalı yanca Ba formu ile bildiriminin yapılmadığı, davacının takip ve davaya dayanak faturası ile takip ve dava konusu yapılmayan diğer faturalarında teslim alan bölümünün davalı şirkett sekreteri ... imzası bulunduğu, faturalarda imzası bulunan ...'in davalı çalışanı olmakla birlikte, şirket yetkilisi olmadığı, şirkette sekreter olarak çalıştığı, faturalardaki teslim adresinin ... olduğu, buna göre toplam 222.700 metre ithal kumaşın bir apartman dairesinde tesliminin fiziken mümkün olmadığı,

davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde hareketli stok envanterinin sunulmadığı, davacının delil olarak sunduğu whatsapp yazışmalarında, dava konusu faturaya veya bu fatura muhteviyatı ürünlere ilişkin herhangi bir bilginin yer almadığı, faturaların( ve dava konusu faturanın) davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadıkları, davalı şirket tarafından vergi dairesine de beyan edilmedikleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... tarafından imzalanmış irsaliyeli faturanın teslim olgusunu tek başına ispata yeterli olmadığı,

teslim olgusunu ispat yükü üzerinde olan ve yemin deliline dayanan davacının teklif ettiği yeminin davalı şirket yetkilisince eda edildiği, bu surette davacının ispatlayamadığı davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilince mahkemece tahkikatın bitirilip sözlü yargılamaya geçilmesinden sonra, tekrar tahkikat işlemi olan yemin delili kapsamında tahkikat yapılmasının usule aykırı olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.

İlk derece mahkemesince 01.10.2019 tarihli oturum ara kararı ile yazılı tahkikatın bitirildiği belirtilerek sonraki celse olarak kararlaştırılan 04.02.2020 tarihli oturumun sözlü yargılama oturumu olarak icrasına karar verilmiş, 04.02.2020 tarihli oturumda ise davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış, davacı vekilinin bu yöndeki itirazının ise reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince 04.02.2020 tarihli duruşma zabtına geçildiği surette yapılan işlemde HMK 225 vd maddeleri uyarınca aykırılık bulunmayacağı, tahkikat işlemlerinde eksiklik olması halinde mahkemece sözlü yargılama aşamasından dönülebileceği, bu hususun taraflar açısından müktesep hak sağlamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.

İlk derece mahkemesince irsaliyeli faturada teslim alan kısmının şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı gerekçesi dışında, yukarıda özetlenen gerekçeler doğrultusunda davacının alacağına dayanak irsaliyeli fatura kapsamındaki malları davalıya usule uygun şekilde teslimi kanıtlamadığı sonucu ve davacının teklif ettiği yeminin davalı şirket yetkilisi tarafından eda edilmesi nedenine dayalı olarak reddine karar verilmiştir.

Bu nedenle davacı vekilinin daha önceki ticari ilişki kapsamındaki faturaların da davalı şirket yetkilisince imzalanmadığı, bu gerekçe ile davanın reddinin yerinde olmadığı yönündeki istinafı yerinde değildir.Davacı vekilince fatura içeriğinden malların ve fatura tesliminin 24.11.2016 tarihi olduğu, oysa davalı yanca faturaya 8 günlük yasal sürede itiraz edilmediği gözetilerek davanın kabulü gerektiği ileri sürülmüştür.

Davalı yanca faturaya ilişkin akdi ilişkinin reddedildiği de gözetildiğinde, faturaya yasal 8 günlük sürede itiraz edilmemesi veya süresinden sonra iade edilmesi, faturadaki malın fiyatı ve miktarı yönünden içeriğini doğrulayan unsur olup, fatura içeriğinin teslim yükümlülüğünü kanıtlamaya etkisi olmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde değildir.Ayrıca dosyaya çıktıları sunulduğu anlaşılan 08.11.2016 tarihli watsup yazışmaları içeriği de dikkate alındığında, faturaya dayalı mal teslimi yapılmadığına dair davalı savunmalarına itibar etmek gerekmiştir.

HMK 282 maddesi uyarınca bilirkişi raporları takdiri delil niteliğindedir. İlk derece mahkemesince fatura içeriği, taraf ticari defter kayıtları, Ba-Bs form bilgileri, delil olarak sunulan watsup yazışmaları ile davacının delil olarak dayandığı yemin sonucuna göre karar verildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre davacı vekilinin ilk alınan kök rapor içeriğindeki tespitlere göre mahkemece davanın kanıtlandığı sonucu ile hüküm kurulması gerektiği yönündeki istinafı da yerinde değildir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi soncu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 27.03.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1811, K. 2025/568, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1811
Karar No
2025/568
Tarih
27 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1812 K.2025/381
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1816 K.2025/582
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1817 K.2025/576
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1818 K.2025/261
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1823 K.2025/435
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1825 K.2025/382

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.