KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/2169
- Karar no
- 2025/645
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/09/2021
- Numarası
- 2018/833 Esas - 2021/824 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı
Karar Metni
1.952 kelime·10 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... Dış Tic. A.Ş. ‘nin Türkiye’den Bulgaristan’a taşınacak cam emtiası nakliye işini davalı ...Tic.
A.Ş.'nin üstlendiğini, 03.06.2018 tarihli CMR- Taşıma Sözleşmesi'nin akdedildiğini, teslimat sırasında taşınması hususunda anlaşılan emtianın toplam 837,52 m2’ sinin hasarlı olarak teslim edildiğinin tespit edildiğini, tamamen kırılmış ve hurdaya atılmış olan bu emtianın nakliyesi sırasında davalıya ait ...
A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araçta taşınması sırasında ve 06.06.2018 tarihinde meydana geldiğinin tutanak altına alındığını, zarar gören dava dışı sigortalının ... poliçe numarası ile müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu ve poliçe kapsamında sigortalının zararının 15.12.2017 tarihinde karşılandığını, Borçlar Kanunun ilgili maddesi ve yeni TTK 1472 madde hükmü gereğince sigorta şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar halef olduğunu, sigortacının ödediği tazminatı zarara sebebiyet verenlerden ve bu fiilden sorumlu olanlardan kendi sigortalısına halef olarak geri alma hakkının tanındığını,
müvekkili sigorta şirketinin ödediği meblağın rücuen tahsili amacıyla yasal sürecin başlamasından önce, davalıdan hasar tazminat tutarının ödenmesinin talep edildiğini ancak davalının bu talebi ret ettiğini, işbu nedenle dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın sorumlusu olan davalı/borçludan tahsili amacı ile İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının icra takibine konu alacağa itirazı ile takibin durdurulduğunu ve kendilerine herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle müvekkili tarafından sağlam bir şekilde malların alıcısına teslim edildiğini, teslim sonrası vaki olmuş olan hasarlardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, malların hasarlı olarak teslim edildiğinin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı tarafından hasar dosyasının sunulması gerektiğini, kusur durumunun varsa tespiti tam olarak yapılmadan davacının vaki talebinin reddinin gerektiğini, zira yükleme sorumluluğunun münhasıran yükün sahibine ait olduğunu, yüklemeden kaynaklanan hasarların taşıyıcı olarak müvekkil firmadan talep edilmesinin açıkça hakkaniyetsiz olduğunu,
keza hurda tenziline dair bir değerlendirmenin de yapılmadığını belirterek haksız davanın reddi ile kötü niyetli takip açan davacının tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek rapor içeriklerine göre; davacının nakliyat sigortası teminatından dava dışı sigortalısı ... Dış Tic. A.Ş. ‘nin Türkiye’den Bulgaristan’a taşınacak cam emtiası nakliye işinin davalı ... Tic.
A.Ş.'nin üstlenildiği, 03.06.2018 tarihli CMR- Taşıma Sözleşmesi'nin akdedildiği, taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle 15.12.2017 tarihinde ödediği 2.737,- Euro tutarındaki tazminatın (işlemiş faiziyle birlikte rücuen tahsili amacı ile davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, dava konusu malın uluslararası karayolu taşıma işi tamamlandıktan sonra alıcısı emrine kısmi hasarlı ve/veya noksan olarak teslim edildiğini gösteren, taşıyıcıyı temsilen araç sürücüsünün de iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen hasar tespit tutanağının mevcut olmadığı, bahse konu hasarın nitelik ve niceliği ise davalının gıyabında tek taraflı olarak belirlendiği,
poliçe genel şartları 22. Maddeye göre hareket edilmeden davacının tazminat talebini ret hakkı olmasına rağmen ödeme yaptığı, davalıdan rücu talebinin koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket sigortalısı dava dışı ... Tic. A.Ş, Türkiye'den Bulgaristan'a taşınacak cam emtiası nakliye işini davalı ... A.Ş. Üstlendiğini, 06.06.2017 tarihinde boşaltma esnasında davalı ...
Lojistik A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araca yüklenen sigortalıya ait emtiada hasar meydana geldiği tespit edilerek hasar tutanak altına alındığını, dosyasında mübrez tutanaktan da görüleceği üzere 837,52 m² cam emtea tamamen kırılmış ve hurdaya atıldığını, hasarın meydana gelmesinde davalı şirketin %100 kusurlu olduğunu, ancak tüm bu hususlara rağmen mahkeme tarafından "dava konusu malın uluslararası karayolu taşıma işi tamamlandıktan sonra alıcısı emrine kısmi hasarlı ve/veya noksan olarak teslim edildiğini gösteren, taşıyıcıyı temsilen araç sürücüsünün de iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen hasar tespit tutanağının mevcut olmadığı,
bahse konu hasarın nitelik ve niceliği ise davalının gıyabında tek taraflı olarak belirlendiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, hasar görmüş emtiaya ilişkin 02.06.2017 tarihli gümrük depo müdürü, gümrük depo görevlisi ve taşıyıcı firma şoförü tarafından imzalanmış protokolün Türkçe çevirileri ile birlikte dosyasına sunulduğunu,
iş bu tutanağın davalı şirketin hasardan sorumluluğunu açıkça ortaya koymakta iken mahkemece itiraz edilmiş bilirkişi raporu hükme esas alınarak taşıyıcıyı temsilen araç sürücüsünün de iştiraki sağlanarak hasar tespit tutanağı olmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Önemle belirtmek gerekirse, davalı şirket yetkilisi tarafından imza edilmiş kaşeli CMR üzerinde de hasar kaydı bulunduğunu,
davalının bu belge üzerinde itirazı olmamasına rağmen mahkeme tarafından taşıyıcıyı temsilen imzalı hasar tutanağı olmadığı gerekçesiyle hüküm kurulması dosyadaki belgeler üzerinde yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiğini açıkça gösterdiğini, müvekkili şirket sigortalısının söz konusu taşıma işlemi dolayısıyla zarara uğradığı ve bu zararın davalılardan kaynaklandığı hem CMR ile hem de protokol başlıklı tutanak ile dosya ile ispat edildiğini, Sunulan CMR belgesinde de görüleceği üzere 13 numaralı bölümde el yazısı ile "KIRIK CAM" miktarı tespit edildiğini, aşağısında da davalı şirket tarafından bu belgenin kaşe ve imza edildiğini,
şu halde; taşıyıcı firma tarafından taşınan emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı sabitken mahkeme tarafından itiraz edilen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bu yönleriyle kaldırılması gerektiğini, İhbar sürelerine sigortalının uymamasının yaptırımı hasar bedelinin ödenmemesi değil;
geç ihbarın zararı artırması durumunda sigortacı tarafından hasar ödemesinin bir miktar indirimle ödenmesi imkanını sigortacıya tanıdığını, TTK'nın 1446.maddesinde ihbarın geç yapılması halinde zararda artış meydana gelmesi halinde sigortacı tazminattan ihbarın gecikmesindeki kusur oranında indirim yapma hakkına sahip olduğu düzenlendiğini, ancak ilgili madde hükümünden açıkça görüldüğü üzere geç ihbar sigortacı için tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtuluş olmadığını, değildir.
Hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, geç ihbar edilmesi halinde genel şartlar gereği sigortacıya ret hakkı verilmiş olması sigortacı ile sigortalı arasında olan ilişkiyi düzenleyen durum olup 3. kişilerin bu durumda etkilenmesi düzenlemenin kapsamında olmadığını, kaldı ki;
davalı tarafça dilekçelerin teatisi aşamasında rücu şartlarının oluşmadığına yönelik herhangi bir itirazı da bulunmadığını, Müvekkil şirketin, sigortalının işbu davaya konu fiiller ile uğramış olduğu zararını ödeyerek TTK 1472. maddesi gereği hukuken sigortalının yerine geçmiş olup işbu davada rücu şartları oluştuğunu, mahkeme tarafından rücu koşullarının oluşmadığına yönelik tespit hatalı olup işbu kararın istinaf incelemesiyle ortadan kaldırılması gerektiğini, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporları ile bilirkişi yetki alanı aşılarak raporlar hazırlandığını,
dosyasına sunulan raporlar ile taraflarınca sunulan deliller değerlendirmeye alınmadığını, raporlara karşı itiraz edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması mahkemeden talep edilse de talep kabul edilmeyerek, dosyasında mübrez raporlar doğrultusunda karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇEDava, dava dışı sigortalıya ait emtiadaki hasarın nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenmesi nedeniyle, ödenen tutarın halefiyet ilkesi uyarınca rucuen davalı taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilip incelenmesinde, davacısı tarafından davalı aleyhine toplam 12.929,11 TL tutar üzerinden 06.06.2017 tarihli hasar nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsiline dayalı olarak takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, toplanan deliller ışığında bilirkişi kök ve davacı itirazlarını gidermek için ek rapor alınmış, yargılama soncundan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Alınan kök ve ek bilirkişi rapor içeriklerinde tartışılıp tespit edildiği üzere, davacı ...
Sigorta Şirketi tarafından davaya konu hasar ödemesinin yapıldığı 01.01.2017/2018 vadeli 2110 numaralı Abonman Sözleşmesine bağlı olarak hazırlanan poliçede, Emtea Nakliyat Sigortası Genel Şatlarının geçerli olduğunun belirtildiği ve “Önemli Uyarı” olarak, “Hasar Durumu ve Ödemenin Belgelendirilmesi” başlığı altında; hasar durumunda sigorta şirketine, ...
Bankası Şubelerine veya en yakın ... gerekli belgelerle “Genel Şartların 22. Maddesinde belirtilen süre içinde müracaat edilmesi gerektiğinin” kayıt altına alındığı, bu bağlamda somut olayda davacının; hasar tarihi “06.06.2017” olarak gösterilmek suretiyle 10.11.2017 de (yani beyan edilen hasar tarihinden yaklaşık 5 ay sonra) yapılan ihbara konu “tahmini zararı” telafi etmek için sigortalısına yaptığı ödemenin, dayanak poliçenin bağlı olduğu Nakliyat Sigortası Genel Şarlarının 22. Maddesine göre “aslında tazmin mükellefiyeti altında olmadığı halde yaptığı ödeme” niteliğinde olduğundan,
sigortalısına yaptığı ödemeyi rücu konusu yapamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin somut olayda poliçe genel şartları 22 maddesi uyarınca rücu koşullarının ve şartlarının oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığı yönündeki istinafı yerinde değildir. Sulunu deliller ile alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler dikkate alındığında, 02.06.2017 tarihli “Protokol” başlıklı belgede. 02.06.2017 tarihinde ... AŞ.
Firmasına ait ... plakalı kamyon ile ... numaralı sipariş kapsamında Yenişehir 2010 fabrikasından ... numaralı depo sevk irsaliyesi ile giriş yapan emtiada aşağıda belirtilen ebat ve miktarlara göre kırık ürün tespit edildiği ve hazır ürün deposuna gönderildiği, bununla ilgili olarak düzenlenen Protokolün görevliler ve kamyon sürücüsü tarafından imzalandığının, açıklama / kırılma nedeninin, nakliye esnasında meydana gelen kırılmalar olarak belirtildiği, ancak bu tutanakta kamyon sürücüsünün kim olduğu belli olmadığı gibi imzasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan 02.06.2017 tarihinden teslim alan tarafından imzalanmış olan taşıma belgesinin 24 bölümünde hasara yönelik her hangi bir çekince konmadığından, gönderenin talimatının kayıtlı olduğu 13. Bölümüne kimin ne zaman yazdığı belli olmayan bir meşruhattan hareketle denetime elverişli başka hiçbir veriye dayanmayan somut olayda tartışılan cam hasarının taşıma sırasında oluştuğunun yada davalı taşıyıcının yükü teslim alırken CMR 23 bölümünü kaşeleyip imzalamış olmasının yükü teslim ederken CMR 13 bölümünde kim tarafından yazıldığı belli olmayan meşruhatı da kabul edeceği anlamı taşımayacağı anlaşılmakla,
davacı vekilinin gerek 02.06.2017 tarihli protokol ve gerekse CMR üzerindeki kayda göre hasarın taşıyıcı sorumluluğunda oluştuğunun kanıtladığı yönündeki istinafı da yerinde değildir. Davacı vekilince TTK 1446 maddesi uyarınca, ihbar sürelerine uyulmamasının hasar bedelini ödeme yönünde taşıyıcı davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, yalnızca geç ihbarla artan zarardan sorumsuzluğu gerektireceği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin bu yöndeki itirazı da bilirkişi ek rapor içeriğinde tartışılmış, sonuç olarak yukarıda belirlenen poliçe genel şartları 22 maddesi belirtilen düzenleme uyarınca bu maddede hüküm altına alınan şekil ve sürede müracaat edilmediği,
bu düzenleme uyarınca somut olayda hasar ihbarının mücbir bir sebep gösterilmeden geç yapılması dolayısıyla davacı sigortacının tazminat talebini reddetme hakkı olmasına rağmen bu hakkı kullanmayıp, dava dışı sigortalısının herhangi bir mücbir sebep göstermeden 5 ay sonra ihbar ettiği ve tek taraflı olarak belirlenen tahmini hasar bedelini ex greta olarak da adlandırılan türde ödemesi nedeniyle, davalı taşıyıcıya rücu edemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre, bilirkişi raporları takdiri delil niteliğinde olup mahkemece diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilerek hükme esas alınır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve davacı itirazlarını gidermek için alınan ek raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup mahkemece rapor ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmiş olup aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştirDavacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/2169, K. 2025/645, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama