İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/32 K.2024/177

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2021/32Karar2024/177Tarih8 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.997 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Dosya no
2021/32
Karar no
2024/177
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
08.10.2020
Numarası
2020/51 Esas - 2020/534 Karar
Dava
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.997 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 14/12/2011 tarihi hasılat icarı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 13. maddesinde sözleşmenin gereklerinden en az biri yerine getirilmediğinde hak iddia eden tarafın karşı tarafa yazılı olarak bir ihtar çekeceği ve aksaklığın giderilmesi için 30 gün süre vereceği, bu süre zarfında aksaklık giderilmez ise durumun resmi olarak belgelenebilir olması halinde hak iddia eden tarafın başka bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği ve cezai şart uygulamaya hak kazanacağı, 14.maddesinde de;

sözleşmeye aykırı durumlar için taraflarca belirlenmiş cezai şartın 1.000.000 TL olduğunun düzenleme konusu yapıldığını, davalı şirketin haksız şekilde sözleşmeyi feshettiğini, fesih amacının hasılat icari sözleşmesinde belirlenen hakediş cirosunu ödememek istemesinden kaynaklandığını, sözleşmenin haksız surette feshedilmesinden dolayı 1.000.000 TL'lik cezai şarta hak kazandıklarını bildirerek 1.000.000 TL cezai şartın haksız fesih tarihi olan 09/11/2012 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirketin görevlendirdiği hekimlerin eylemlerinden dolayı müvekkili şirketin böbrek nakli merkezi faaliyetlerinin Sağlık Bakanlığı tarafında durdurulduğunu, müvekkilinin zarar gördüğünü, sözleşmenin ifasının çekilmez bir hal aldığını ve müvekkili şirketin çok ciddi bir şekilde kamuoyunda zor durumda kaldığını, cezai şart talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bir davada, cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı; tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, sözleşmenin süresi, alacaklının asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul (adil) ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı esas alınarak belirlenmelidir.

TTK 24. maddesi uyarınca tacirlerin cezai şartın indirilmesini istemeyeceği belirlenmiş ise de Yargıtay hukuk dairelerinin yerleşik içtihatları gereğince tacir sıfatına sahip borçlunun BK nun161/3.maddesinde yazılı cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de hükmedilecek cezanın ekonomik yönden davalının mahfına sebep olması halinde cezadan indirim yapılabileceğinin kabul edildiği,

mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen raporda davalı şirketin öz varlığı dikkate alındığında dava konusu cezai şart miktarının davalı şirketin iktisaden mahfına yol açmayacağı, cezai şartın fahiş olmadığı... " gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Davacı tarafından davalıya gönderilen Kadıköy ... Noterliği 07 Kasım 2012 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile sözleşmenin feshi sebebiyle sözleşmede kararlaştırılan tazminatların ödenmesi gerektiği ihtar edilerek davalının taraf temerrüde düşürüldüğünü, Bu sebeple ilk derece mahkemesince sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta Kadıköy ...

Noterliği 07 Kasım 2012 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken; dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının faiz tarihi yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Ticaret mahkemelerinin davaya bakmakta görevli olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olmadığını, Sözleşmenin feshi hususunun gerek bilirkişiler gerekse de ilk derece mahkemesi tarafından yanlış yorumlandığını, yani aslen, müvekkili tarafından bir fesih iradesinin açıkça ortaya konmadığının davacı tarafından da kabul edildiğini, ne var ki bilirkişilerin ve mahkemenin hatalı bir değerlendirme ile müvekkilinin sözleşmeyi feshettiği yönünde bir yorumda bulunmakla hata ettiklerini, aslen yapılması gerekenin müvekkilinin 07.11.2012 tarihli ihtarname ile davacıya yöneltilen taleplerin,

taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığının tespit edilmesi olduğunu, ancak dosya kapsamında bu yönde bir inceleme yapılmadığını, yapılan inceleme 07.11.2012 tarihli ihtarda belirtilen taleplerin hukuki sonuçları üzerinden yapılmış olup, bu da yanlış bir değerlendirme yapılmasına neden olduğunu, mahkemenin ve bilirkişilerin ise yapılan incelemede bu hususu gözardı ettiklerini ve aslen müvekkilinin sözleşmeyi 07.11.2012 tarihli ihtarname ile feshettiği yanılgısına düştüklerini, Bilirkişilerin 07.11.2012 tarihli ihtarnamenin içeriği bakımından yaptıkları incelemenin eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişilerin,

müvekkilinin böyle bir talepte bulunup bulunamayacağını değerlendirmek yerine, ihtarnamede bahsi geçen gerekçelerin yerinde olup olmadığını değerlendirerek hataya düştüklerini, Tarafların eşit şartlarda serbest iradeleri ile müzakere ederek imzaladıkları sözleşmede davacının zararlardan sorumlu olduğunu bildirmesine karşın;

zararın varlığının araştırılmaması ve gerekçesi olarak bunun ayrıca bir fesih sebebi olarak düzenlenmemiş olmasının gösterilmesi sözleşmeler hukukuna da aykırı olduğunu, o halde sözleşmeye bağlılık, güven ve dürüstlük kaidelerine rağmen taraflardan birinin sorumlu tutulması diğerinin ise sorumsuz taraf olması ile tüm zararlı sonuçlara katlanmasının beklenmesi taraf eşitliği prensibine de aykırı olduğunu, Sözleşmede davacı için bir yükümlülük düzenlendiğini ve neticelerinden sorumlu olacağının davacı tarafından kabul edildiğini, yine sözleşmede sözleşmeye aykırılık halinde fesih hakkının müvekkili şirket adına verildiğini,

sözleşmeye aykırı olan durum ise açıkça deliller ile dosyada sabit olduğu gibi ...

Hastanesi Böbrek Nakli Merkezinde yapılan denetim sonucunda hastane bünyesinde faaliyet gösteren böbrek nakli merkezi faaliyetinin 3 (üç) ay süre ile durması olduğunu, buna sebep olan olayın ise davacının ve hekimlerinin eylemi sonucu olduğu aşikar olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 124. ve 126.maddesinde borçluya süre verilmesine gerek olmaksızın sürekli edim içeren sözleşmenin feshedilebileceği hususunun düzenlendiğini, huzurdaki davada davacının bir ifa imkansızlığı yani kendisi dışında bir olay nedeniyle hastanenin kapatılması durumu da söz konusu olmadığını,

bizzat davacının sorumlu olduğu bir süreç hatalı yönetilmiş ama tüm zararlı sonuçlarına müvekkilinin katlandığını, bu noktada hala müvekkili düzeltilmesi imkansız olan yani süre vermenin faydası olmayacağı bir ortamda süre vermeden sözleşmeyi feshettiği gerekçesi ile cezai şarta mahkum edilmesi haksız olduğunu, zaten taraflar arasındaki sözleşme sui generis bir akit olduğu yani mahkeme kararının aksine adi ortaklık sözleşmesi olmadığı için sözleşmenin ruhuna amacına uygun şekilde ve sözleşmenin inikadı sırasındaki taraf iradeleri nazara alınarak feshin haksız bir fesih olup olmadığının araştırılması gerektiğini,

bir feshin haksız olup olmadığı ise kusur aratırmasından geçeceğini, ancak mahkemece kusur araştırması yapılmadan hüküm tesis edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı her iki taraf vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde. Davalı vekilince davaya bakmaya görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, karar veren Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde yargılama aşamasında İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince 2018/485 E 2019/650 K 20.06.20219 tarihli karar ile, davalı vekilinin istinaf nedeni olarak sürdüğü gerekçeler kapsamında görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 2019/2138 E 2019/1614 K 29.12.2019 tarihli kararı ile iş bu karar gerekçesinde gösterildiği üzere;

davaya dayanak sözleşme hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme sonucu taraflar arasındaki sözleşme, Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde olup, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu dosya kapsamıyla sabit olduğundan, uyuşmazlığa konu dava, ticari dava niteliğinde olmakla (Emsal Bkz.

Yargıtay 3 HD, 12.02.2019 tarih, 2017/13224-2019/970 E.K sayılı ilamı) davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğuna kesin olarak karar verildiği, bu şekilde görev uyuşmazlığının kesin olarak giderildiği anlaşılmıştır. Buna göre davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Sözleşmenin 13. maddesinde; sözleşme gereklerinin en az birinin yerine getirilmemesi durumunda hak iddia eden tarafın karşı tarafa yazılı ihtar çekerek durumu düzeltmesi için otuz günlük süre vereceği, bu süre zarfında aksaklık düzeltilmez ise durumun resmî olarak belgelenebilir olması hâlinde hak iddia eden tarafın başka bir ihtara ve cezai yaptırıma maruz kalmaksızın sözleşmeyi feshedebileceği ve ceza koşulunu talep etmeye hak kazanacağı düzenlenmiştir.

Yine sözleşmenin 14. maddesinde ise sözleşmeye aykırı davranılması hâlinde belirlenen ceza koşulunun 1.000.000 TL olduğunun kararlaştırıldığı, taraflardan herhangi birisinin sözleşme şatlarından herhangi birisinde tek taraflı, mutabakat olmadan tadilat istemesi hâlinde karşı tarafa ceza koşulunu talep hakkı vereceği hüküm altına alınmıştır.Yargılama sürecinde alının bilirkişi rapor içeriğinde de işaret edildiği üzere; taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında böbrek nakli hizmetinin verilmesi için davacı tarafından Doç.

Dr. ..., Op.Dr...., Dr. ..., Dr. ...İin görevlendirildiği, davalı tarafından çekilen 02 Kasım 2012 tarihli ihtarname ile görevlendirilen bu doktorlar hakkında soruşturma olduğu gerekçesiyle değiştirilmelerinin talep edildiği, 09.11.2012 tarihli olarak doktorlarla iş akdinin ise kısa süre sonra feshedildiği anlaşılmaktadır.

Davalı vekillerince yargılama aşamasında gerek cevap gerekse ikinci cevap dilekçelerinde taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yanca feshedilmediği ileri sürülmediği gibi, tam tersine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve cezai şart talebinin yerinde olmadığı yönünde savunmalarda bulunulmuştur.

Buna göre davalı vekilinin davalının 07.11.2012 tarihli ihtarının fesih iradesini ortaya koyan nitelik taşımadığı, fesih hususunun bilirkişilerce ve mahkemece yanlış yorumlandığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Dosyadaki deliller kapsamında ilk derece mahkemesi gerekçesinde işaret edildiği üzere; davacı tarafından görevlendirilen doktorlar hakkında açılan soruşturmalar sonucu doktorların herhangi bir cezai yaptırıma çarptırılmadıkları, doktorlar tarafından iş mahkemelerinde açılan işe iade, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı davalarının kazanıldığı,

taraflar arasında düzenlenen sözleşmede soruşturma açılmış olmasının fesih nedeni olarak gösterilmediği, soruşturmaların haksız olduğunun tespit edildiği, işten çıkarılan doktorların iş mahkemelerinde açmış oldukları davaları işten çıkarmaların haksız olması sebebiyle kazandıkları tespit edildiğinden ve yine Sağlık Bakanlığı tarafından, Organ ve Doku Yönetmeliği'nin 22/5 maddesine göre, 16 kasım 2012 tarihli yazı ile böbrek nakli merkezinin faaliyetinin üç ay süre ile durdurulduğu, geçici durdurma kararı verilebilmesi için personel hakkında adli takip başlatılmasının yeterli olduğu,

böyle bir kararın her sağlık kuruluşu için her zaman alınmasının mümkün olduğu, bu hususun Yönetmelik'te açıkça düzenlendiği, tarafların basiretli bir tacir olarak bu durumu öngörmesi gerektiği, sözleşmenin 10/b maddesinde şirketin, cerahhi ekibinin veya nefroloji ekibinin bu sözleşme kapsamında hastanede vereceği tibbı uygulama hizmetleri esnasında kendi hatası veya kusuru neticesinde hastaya veya bundan zarar görecek üçüncü şahıslara verilebilecek can kaybı her türlü bedeni ve psikolojik zararlara ilişkin olarak ileri sürülecek zarar ve ziyan iddialarının, hukuki,

mali ve diğer tüm neticelerinin kendi sorumlulukları altında olduğu ve bu neticelerden hastanenin sorumluluğunun bulunmadığının düzenleme konusu yapıldığı, böyle bir durum gerçekleştiğinde sözleşmenin feshedilebileceğinin karalaştırılmadığı, sadece sorumluluğun davacıya ait olduğunun belirlendiği, bu durumun taraflarca da bu gibi vakaların her zaman gerçekleşmesinin ihtimal dâhilinde olduğunu bilindiğinin açık göstergesi olduğu,

fesih sebebi olarak gösterilen ... isimli donörün ölümü nedeniyle Sağlık Bakanlığınca böbrek nakli merkezinin üç ay süreyle faaliyetinin durdurulması kararının sözleşmenin feshi için haklı neden oluşturmayacağı dikkate alındığında, davalı vekilinin bu konulardaki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde.

Davacı tarafından davalının keşide ettiği Beyoğlu ... Noterliğinin 02.011.2012 tarih ... Y.no lu ihtarnameye cevaben gönderilen Kadıköy ... Noterliğinin 07.11.2012 tarih ... Y.nolu cevabi ihtarı ile davalının temerrüde düşürüldüğü, buna göre 09.11.2012 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faizin yürütülmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.

Her ne kadar 07.11.2012 tarihli cevabi ihtar ile davalının temerrüdünün oluştuğu iddia edilmiş ise de iş bu ihtarın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ şerhi bulunmadığı gibi, tebliğ edilmiş olsa bile, ihtarname içeriğine göre cezai şart alacağı tutarı yönünden davalının açıkça temerrüdünü doğuracak içerikte bulunmadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığı gerekçesiyle faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesi yönündeki kararı isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;

bakiye 51.232,50 TL nispi istinaf karar harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. 18.02.2024

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/32, K. 2024/177, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/32
Karar No
2024/177
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/34 K.2024/232
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/34 K.2024/147
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/35 K.2024/70
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/35 K.2024/424
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/36 K.2024/258
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/36 K.2024/109

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.