İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/373 K.2024/800

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2021/373Karar2024/800Tarih16 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.067 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Dosya no
2021/373
Karar no
2024/800
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
02.12.2020
Numarası
2016/305 Esas - 2020/826 Karar
Dava
Tazminat (Şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.067 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ..., ..., ihbar olunan ...

AŞ nin hissedar olduğunu, ...AŞ nin bir aile şirketi olduğunu, ...AŞ nin 2008 yılından bu yana sürekli zarar etmesi nedeniyle müvekili şirketin neden zarar ettiğini araştırmaya kalktığını lakin ticari defterler üzerinde inceleme yaptırmak istediğinde yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, inceleme yapmasının engellendiğini, bu gelişme üzerine müvekkilinin avukatları aracılığı ile özel denetçi atanması talebi ile Bakırköy 1 ATM nin 2015/221 esas sayılı dosyasında dava ikame edildiğini, Bakırköy 1 ATM 2015/221 e 2015/837 K 05/11/2015 tarihli kararı ile şartlar oluşmadığından özel denetçi atanması talebinin reddedildiğini,

TTK'nın 392. maddesi kapsamında yönetim kurulu üyesinin inceleme hakkının kullanılmasına karar verildiğini, kararın icraya konulmuş lakin ticari defter inceleme için şirket merkezinde hazır edilmediğini, bu kez ihbar olunan şirket vekilleri 02/03/2015 tarihinde bir gün evvelinde şifahi olarak haber verdikleri bir genel kurul yaparak müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine hâkim hissedarlar tarafından son verildiğini, böylece Bakırköy 1. ATM kararının infaz kabiliyetinin ortadan kalktığını, müvekillerinden defterler kaçırılmaya çalışınca müvekkili tarafından yapılan araştırmalarda, şirketin mevcut hissedar ve yönetim kurulu üyeleri tarafından,

ihbar olunan ...AŞ ile aynı konuda iştigal eden şirketler kurulduğu ve bu şirketlerle ticari ilişkiler içinde olunduğunu ve bu şirketlere kaynak aktarımı yapıldığına ilişkin duyumlar alındığını, ...

San AŞ'nin uğradığı zararın tespiti ile tespit edilen zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilirinden ihbar olunan şirketteki hissesi oranında müvekkillerine ödenmesini bu talebin kabul görülmemesi halinde uğranılan zararın ihbar olunan şirkete ödenmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın niteliğinin davacılar tarafından açıklanması gerektiğini, davacılar tarafından tazminat davası açılmış olduğunu, davanın yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası mı yoksa haksız fiil nedenine dayalı bir tazminat davası mı olduğu ve hangi yasal gerekçelere dayanıldığının dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına olanak bulunmadığını, davacılar tarafından açılan davanın bir an için YK üyelerinin sorumluğundan kaynaklı tazminat davası olduğu düşünüldüğüde dahi davanın dava şartı ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

yönetim kurulu üyesi davacının dava hakkı bulunmadığını, davalılardan ..., ... ve ..., dava konusu zarara uğradığı iddia edilen şirketin dava tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olmadığını, bu durumda, bu davalılara dava yöneltilmesinin olanaksız olduğunu, ... San ve Tic AŞ, ... Ltd Şti ve ...

Ltd Şti firmalarının da dava dilekçesinden dava niteliği anlaşılmasa da şirketin zararının tazmini ve şirkete ödenmesi talepli bir dava taraf gösterilmesinin olanaksız olduğunu, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların öncelikle zararı ispat etmeleri gerektiğini, davalıların gayrimenkul satışı nedeni ile şirketin zarara uğratıldığı yönündeki iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, davacıların davanın esasına etkili olmayan asılsız iddialarına şimdilik yanıt verilmediğini, davanın ihbarı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafça davalı şirketlere zararına veya piyasa değerinin altında satışlar yapıldığı ve şirket adına kayıtlı taşınmazın gerçek değerinin altında satıldığından bahisle zarar doğduğundan bahisle tazminat talep edilmiştir.

Sorumluluk davalarının şartlarından birisi "zarar" olup, şirketin, ortakların ve alacaklıların zararı, malvarlığının mevcut durumunda "fiili bir azalma" diğer adıyla "pozitif zarar" olarak ortaya çıkabileceği gibi, olayların normal akışına, genel hayat tecrübelerine göre malvarlığında meydana gelebilecek artışın zarar verici davranış nedeniyle kısmen veya tamamen önlenmesi suretiyle "kardan yoksunluk" şeklinde ortaya çıkabilir.

Zarar veren yöneticinin, kendisine bir çıkar sağlayıp sağlamaması veya çıkar sağlamak istemesinin bir önemi yoktur. Ortada bir zarar yoksa, yönetim kurulu üyesi hukuka aykırı davranmış olsa dahi, aleyhine sorumluluk davası açılması sözkonusu olmaz.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sektör bilirkişi tarafından inceleme yapılmış olup, faturalarda ilgili tarihlerdeki alüminyum levha fiyatlarında piyasa rayiçlerinin fahiş oranda altında bir fiyatlandırma bulunmadığı, kesilen faturaların piyasa rayiçlerine yakın olduğu ifadelerine yer verildiği işaret edilmiş olmakla bilirkişi raporunda şirket zararının bu satışlardan kaynaklanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Şirket adına kayıtlı gayrimenkulün rayiç değerinin altında satışının yapılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığından bahisle tazminat talep edilmiş ise de, satış tarihi itibariyle olaya uygulanması gerekli 6102 Sayılı TTK'nun 553.maddesinde düzenlenen yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun, kusur sorumluluğu olduğu, satışı yapılan gayrimenkulun rayiç değerinin altında satılmış olmasının davalıların kusuru ile gerçekleştiği iddiasının ispatlanamadığı,

satış değeri ile rayiç değeri arasındaki farkın başlı başına kusurlu davranışı ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla bu zarar kalemi yönünden de hukuki sorumluluğun şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davalılar ..., ..., ..., ..., ...'a karşı açılan davanın subut bulmadığı..." gerekçesiyle, davalıların zamanaşımı itirazının reddine, davalılar ... AŞ., ... Ltd. Şti., ... San. Ve İth. İhr. Ltd.

Şti'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalılar ..., ..., ..., ..., ...'a karşı açılan davanın subut bulmadığından reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Müvekkillerinden ...'ın, davanın açıldığı tarihte sermayesi 2.500.000,00 TL olan ... San. A.Ş.'nin % 19,80 nispetinde hissedarı olup, diğer müvekkili ...'ın ise ihbar olunan şirketin % 0,20 nispetinde hissedarı olduğunu, ihbar olunan ... San.

A.Ş.'nin 2008 yılından bu yana sürekli zarar etmesi nedeniyle müvekkili şirketin neden zarar ettiğini araştırmaya kalktığını lakin ticari defterler üzerinde inceleme yaptırmak istediğinde, o tarihte yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, inceleme yapmasının engellendiğini, davayı açtıkları dönemde yaptıkları araştırmalarda, şirket yönetim kurulu üyesi davalıların, kendi adlarına kurdukları şirketlere piyasa değerinin altında satış yaparak,

ihbar olunan şirketi zarar uğrattıklarının anlaşıldığını, bunun üzerine ihbar olunan şirkete özel denetçi atanması için dava açıldığını, özel denetçi raporu ile davalıların, ihbar olunan şirketi zarar uğrattıkları tespit edildiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/673 E.sayılı dosyasından ihbar olunan şirkete atanan özel denetçiler tarafından düzenlenen raporda, ihbar olunan şirketin 2007 ile 2013 yılları arasında 61.057.023,93-TL satış yaptığı, bu satışın %79,52'sinin (Bu tutarın ise 48.552.545,42-TL olduğu) davalı ...

San. ve Tic. A.Ş.’ye yapıldığı ve bu satışların piyasa değerinin altında yapıldığının tespit edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılan ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunda, davalı ...

Alüminyum'a yapılan satışların piyasa rayiç bedelinin ortalama %11 altında bir bedelle yapıldığı, piyasa değerinin altındaki bu satış oranının %25'e kadar çıktığı tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bu oranların pek de mühim olmadığı ifade edilse de aslında bilirkişilerin, ihbar olunan şirketin davalılar tarafından zarara uğratıldığını tespit ettiğini, lakin bilirkişilerin bu zarar miktarını hesaplamadığını, bilirkişilerin zararı hesaplama zahmetine dahi girmediklerini, İhbar olunan şirket tarafından itiraza uğramadan kesinleşen özel denetçi raporunda davalı ...

Alüminyum …A.Ş.’ye 48.552.545,42-TL satış yapıldığının tespit edildiğini, ihbar olunan şirketin uğradığı zararın 48.552.545,42-TL toplam satış miktarı üzerinden hesaplanmasının gerekeceğini, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda davalı ... A.Ş.’ye yapılan satışların piyasa değerinin %11 ile %25’i altında olduğu belirtildiğini, ...

A.Ş.’ ye yapılan toplam satış tutarı olan 48.552.545,42-TL’nin %11’ini ve %25’ini hesapladıklarında, ihbar olunan şirketin ne kadar zarara uğradığını tespit edilmiş olacağını, ihbar olunan şirketin 2007 ile 2013 yılları arasında piyasa değerinin % 11 ve % 25 aşağısına yapılan satışlara göre zararının "yasa değerinin %11 Altında Zarar: 48.552.545,42-TLx%11= 5.340.779,99-TL ve Piyasa Değerinin %25 Altında Zarar: 48.552.545,42-TLx%25= 12.138.136,35-TL" şeklinde olduğunu, Yukarıdaki zararın 2013 yılına göre hesaplandığını, bu tarihte şirketin sermayesinin 2.500.000,00 TL olduğunu, bilirkişilerin pek de mühim görmedikleri zararın,

%11 üzerinden hesaplandığında şirket sermayesinin 2 katı, % 25 üzerinden hesaplandığında ise şirket sermayesinin 5 katı olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin, 2013 yılında şirket sermayesinin 2 ila 5 katı nisbetindeki sermayeyi kendi şirketlerine aktardıklarını, davalı şirketin kullandığı ana hammaddenin, alüminyum metali olduğunu, bu metalin, Londra Metal Borsası’nda dolar üzerinden işlem gördüğünü, ihbar olunan şirketin 2013 yılındaki zararının dolar kuru karşılığı hesaplandığından,

davalı şirket yöneticilerinin şirketi ne denli büyük bir zarar uğrattığının açıkça görüleceğini, (%11’lik Zarar Hesabına Göre Zarar: 5.340.779,99-TL /1,7820-TL= 2.997.070,00-USD %25’lik Zarar Hesabına Göre Zarar: 12.138.136,35-TL/1,7820-TL= 6.811.524,00-USD ) ihbar olunan şirketin, davalı yönetim kurulu üyelerinin, ihbar olunan şirketi ciddi bir zarar uğrattıklarının aşikar olduğunu, İhbar olunan şirketin uğradığı tek zararın örtülü kazanç transferinden kaynaklanmayıp, bilirkişilerin,

şirket yönetim kurulu üyesi ... ve ...'ın genel kurul kararı olmaksızın şirkete ait Çerkezköy'deki taşınmazı piyasa değerinin %32 aşağısında satması nedeniyle oluşan zararı hiç değerlendirmediğini, Davalıların şirkete ait taşınmazı genel kurul kararı olmaksızın sattığı 22.04.2015 tarihinden bu yana yaklaşık 5,5 yıl geçtiğini, özel denetim raporunun alındığı tarihte 13.09.2017 tarihinde bu taşınmazın piyasa değeri 10.552.000,00-TL olarak tespit edildiğini, özel denetim raporunun alındığı tarihte şirketin bu satıştan dolayı uğradığı zararın 4.643.363,00-TL olduğunun tespit edildiğini,

Tüm bu usulsüzlüklerin yapıldığı tarihte davalı şirketin sermayesinin 2.500.000,00 TL olduğunu, ihbar olunan şirketin, davalı ... A.Ş.’ye yapılan mal satışı nedeniyle uğradığı zararın 2013 yılı itibariyle 2.997.070,00 USD ile 6.811.524,00 USD arasında olup, gayrimenkul satışı nedeniyle 2015 yılında uğradığı zararın ise 2.725.363,00 TL olduğunu, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile hatalı bir karar verdiğini, Usule ilişkin olarak ise;

mahkeme tarafından, davanın esasına ilişkin beyanları alınmadan, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakları ihlal edilerek hüküm verildiğini, mahkeme tarafından, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden, esas hakkındaki beyanları alınmadan kararın, kopyala yapıştır sureti ile yüzlerine okunduğunu, ilk derece mahkemesinin bu tutumunun açıkça adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup, mutlak istinaf nedeni olduğunu, davanın, örtülü kazanç transferi yapılan şirketler açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, huzurdaki dava ikame edilirken,

davalı yöneticilerin örtülü kazanç transferi teşkil eden eylemleri sebebiyle kazancın aktarıldığı şirketlerde, huzurdaki davada taraf olarak eklendiklerini, huzurdaki davada, davalı yönetim kurulu üyeleri açısından sözleşmeden kaynaklanan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin dava iken, diğer davalılar açısından haksız rekabetten kaynaklanan zararın tazminine yönelik olarak ikame edildiğini, dolayısıyla, huzurdaki davada tüm davalıların aktif husumet ehliyeti bulunmakla husumet yönünden verilen davanın reddi kararının hatalı olduğunu,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı yönetim kurulu üyelerinin davacıların ortağı olduğu ihbar olunan şirketten, diğer davalı şirketlere kaynak aktarımı kapsamında piyasa değerinin altında yaptığı satışlar nedeniyle ve yine ihbar olunan şirkete ait taşınmazın değerinin altında ve yönetim ya da genel kurul kararı olmaksızın satılması sonucu şirketin uğradığı zararların davalı şirket yöneticilerinden yönetici sorumluluğu, diğer davalı şirketlerden ise haksız fiil sorumluluğu kapsamında tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesi istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Gerek dava dilekçesindeki anlatım gerek davacılar vekilinin 15.01.2019 tarihli dilekçesindeki açıklamalar gerekse istinaf dilekçesindeki beyanlar kapsamında, dava,

TTK'nın 553 vd. maddeleri uyarınca yönetici sorumluluğu ile diğer davalı şirketler yönünden haksız fiil (haksız rekabet) sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.Öncelikle davacılar vekilince davalı şirketler yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda da açıklandığı üzere, davacılar eldeki davada, ortağı oldukları şirket yöneticilerinin diğer davalı şirketlere piyasa değerinin altında satışlar yaparak şirketi zarara uğrattıklarını, diğer davalı şirketlerin de bu satışlar nedeniyle meydana gelen zarardan haksız fiiil (haksız rekabet) hükümleri uyarınca sorumlu olduklarını iddia ederek, şirketin uğradığı dolaylı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince şirket yöneticilerinin sorumluluğu kapsamında açılan davada, davalı şirketlerin pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketler aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğundan karar verilmiş ise de davalı şirketler yönünden iddianın ileri sürülüşü dikkate alındığında, davacıların davalı şirketlerin haksız fiil (haksız rekabet) hükümleri uyarınca sorumluluğuna dayalı dava açtığını belirttiği dikkate alındığında, yani davacıların davalı şirketler bakımından haksız fiile (haksız rekabete) dayalı açılan davada aktif husumetlerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.Bunun dışında,

davacılar vekilince şirketin iddia edilen tek zararın piyasa fiyatları altında yapılan satışlar olmayıp, şirket yönetim kurulu üyesi olan davalılar ... ve ... tarafından genel kurul kararı olmaksızın şirkete ait Çerkezköy' deki taşınmazın o dönemde değeri 8.500.000,00 TL iken, piyasa değerinin altında 7.050.000,00 TL'ye satıldığı, bu nedenle de zarara neden olunduğu, ancak bu hususun kararda değerlendirilmediği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.

İlk derece mahkemesince yargılama sürecinde yaptırılan bilirkişi incelemelerinde bu iddia ve hususun değerlendirilmediği gibi taşınmaz değerinden anlayan bir bilirkişi eliyle inceleme de yaptırılmadığı, bu konudaki zarar iddiasının araştırılmadığı, bu konuda dosyaya ibraz edilen denetçi raporunun da gerekçeli kararda hiç değerlendirilmediği,

sonuç olarak bu konuda eksik tahkikat yapılıp esasa ilişkin bu yönde deliller toplanıp değerlendirilmeksizin karar verilmesi usule aykırı bulunmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu karanının kaldırılmasına ve davalının yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 16.05..2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/373, K. 2024/800, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/373
Karar No
2024/800
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/373 K.2024/398
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/375 K.2024/370
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/376 K.2024/363
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/377 K.2024/378
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/377 K.2024/341
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/378 K.2024/539

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.