KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/401
- Karar no
- 2024/397
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10.12.2020
- Numarası
- 2020/20 Esas - 2020/708 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.622 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir antrepo şirketi olduğunu, davalı borçlu şirkete ait eşyaların müvekkili şirketin antreposunda depo edilmiş olduklarını, davacı ile davalı arasında gerçekleşen bu ticari ilişki neticesinde, müvekkili şirketçe davalı şirket adına 18/12/2018 tarih ...
Nolu, 11.000,00 TL tutarlı faturanın kesilerek davalı şirkete gönderildiğini, bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili şirketin taleplerine rağmen ödemenin yapılmaması üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin yetkiye ve borca yaptığı itiraz neticesinde takibin durduğunu, davalı borçlu şirketin yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin makinelerinin müvekkili şirket deposunda kaldıklarını ve davacı şirketin bugüne kadar antrepo ücreti ödemediğini, üstelik antrepo bedelini ödemediklerini ikrar ettiklerini, ticari defter ve gümrük kayıtlarında yapılacak incelemelerle bu durumun açıkça görüleceğini, davalı şirketin takip konusu borçtan sorumlu olduğunu iddia ederek,
davalı şirketçe takibe yapılan vaki itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine en az %40 icra inkâr tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirketten mal ve hizmet alınmasına yönelik herhangi bir talimatı olmadığını ve davaya konu mal ve hizmetin de alınmamış olduğunu, davacı tarafından tanzim edilen faturanın da kabul edilmeyerek iade edildiğini, borçla ilgili temerrüt koşulları oluşmadığını, temerrüt faizi hesaplanarak tahsil edilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin yasal sınırın üzerinde olduğunu, takibe haksız olarak itiraz edilmediğinden icra inkâr talebinin de isabetsiz olduğunu savunarak,
haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamından; davanın bir adet ardiye hizmet faturasının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacı şirketçe davalı şirket adına 18.12.2018 tarihli, ... nolu, "ardiye" içerikli, 11.000,00 TL bedelli faturanın düzenlenerek ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydının yapılmış olduğu ve davacı şirket ticari defter kayıtlarında bu faturaya ilişkin olarak davalı şirketten yapılmış herhangi bir tahsilat kaydının bulunmadığı,
söz konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, İstanbul/Erenköy Gümrük Müdürlüğü yazı cevabında; davalı şirketin yurtdışında (Çin Halk Cumhuriyeti) yerleşik ... Firmasından 28.05.2015 T. ... Nolu Commercıal ınvoıce (Ticari Fatura) kapsamında, Erenköy Gümrük Md. 23.06.2015 T. / ... GGB ile ithalatını yaptığı Beyanname Muhteviyatı "1 KAP 45 KG (Brüt)" Muhtelif Eşyanın, Davacı ... LTD. ŞTİ.' nin Sabiha Gökçen Hava Limanında yer alan Hız Antrepo/...
Kodlu Antrepoya, Davacı Hız Antrepo Yetkilisi ile Davalı Şirketin Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri (...) ... adına ... tarafından imza altına alınmış 23.06.2015 Tarihli Tutanak düzenlenmek suretiyle boşaltıldığı, davalı şirketçe Erenköy Gümrük Müdürlüğü' ne hitaben şirket antetli kâğıda yazılan 13.02.2019 Havale Tarihli/... kayıt nolu talimatla, davalı şirketin Erenköy Gümrük Müdürlüğü onaylı ...
Sayılı, 23.06.2015 tarihli antrepo beyannamesi muhteviyatı eşyaların Gümrük Kanunu 164.Md. kapsamında Hazineye hiçbir masraf getirmeyecek şekilde gümrüğe terk etmek ve buna ilişkin gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettikleri, Erenköy Tasfiye İşletme Müdürlüğünün Erenköy Gümrük Müdürlüğü' ne yazmış olduğu ... Sayılı Cevabi yazısında, Erenköy Gümrük Müdürlüğü denetimindeki HIZ ANTREPOSU' andaki Eşyanın 04.04.2019 Tarihinde ...
Plakalı Araca yüklenerek şevkinin yapıldığı ve Müdürlüğün 1 Nolu Tasfiye Eşya Ambarına teslim alındığının bildirildiği, dolayısıyla davalı şirkete ait "1 Kap 45 Kg Brüt" miktarlı eşyanın 23.06.2015 tarihinden 04.04.2019 tarihine kadar davacı şirkete ait ve Gümrük Müdürlüğü Kontrol ve Denetimi altında Özel Gümrüklü alan olan Hız antrepoda saklandığı hususlarının tespit edildiği,
her ne kadar davalı vekilinin rapora yönelik itiraz dilekçesinde ürünlerin toplam değerinin 305,00 USD karşılığı 630,00 TL olup, talep edilen ardiye ücretinin fahiş olduğunu, TCDD ardiye ücretlerine ilişkin tarifelere göre ardiye ücretinin hesaplanması gerektiğini ve gümrük mevzuatına hakim bilirkişiden rapor alınmasını talep etmişse de davacı vekilinin dava konusu faturanın tebliğine ilişkin PTT çıktısını mahkememize ibraz ettiği, tebliğ edilen faturaya karşı davalı tarafın fatura içeriğine yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı,
ayrıca yine davalı tarafın ödeme emrine yönelik itiraz dilekçesinde faturanın içeriğine yönelik bir itirazlarının bulunmadığı, davacı tarafa borcunun bulunmadığını belirttikleri görüldüğünden davalı vekilinin TCDD ardiye ücretleri nazara alınarak ardiye ücretlerinin hesaplanması için bilirkişi raporu alınmasına yönelik talebin reddine karar verilerek,
davacının 18.12.2018 tarihli, ... referans numaralı, 11.000,00 TL tutarlı antrepo/depolama hizmet faturası nedeniyle alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın asıl alacak yönünden kabulüne, her ne kadar davacı taraf işlemiş faiz talebinde bulunmuş olsa da takipten önce davalı şirketi temerrüde düşürecek ihtarname vs. olmadığından,
işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerektiği, söz konusu talep fatura alacağından kaynaklanmış olsa da ardiye ücret bedeli taraflar arasında ihtilaflı olduğu... " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 11.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, bakiye talebinin reddine, davacı tarafın inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. DelillerİN tam toplanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu mali müşavir hesap bilirkişisi tarafından yapılmış olup, hüküm için yeterli olmadığını, müvekkilinin davacı tarafa borcu bulunmadığını, lakin muaccel bir antrepo alacağı iddiası varsa da;
bu miktar bir alacak olmasının mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu hizmete bakıldığında, müvekkili ürünlerinin toplam değerinin (305 usd karşılığı) 630,00 tl olduğu görüldüğünde, talep edilen ücretin ürün bedelinin 20 katı olduğu ve fahiş olduğunun sabit olduğunu, 630,00 TL lik bir ürün için 11.000,00 TL SI antrepo ücreti istenmesinin ticari icaplarla açıklanması mümkün olmadığını, hal böyleyken, mali müşavir bilirkişinin sadece defter belgeler üzerinde inceleme yapmış olmasıyla uyuşmazlığın çözümünün mümkün olmadığı ve maddi gerçeğe ulaşılamayacağı vakıa olduğunu, her ne kadar sözleşme serbestisi ilkesi gereği,
taraflar dilediği şekilde sözleşme yapabilecek olsalar dahi; ürün bedelinin 20 katı antrepo ücreti istenmesinin maddi ve hukuki izahı bulunmadığını, bu durumda gümrük mevzuatına hakim, antrepo ücretleri konusunda donanımlı bilirkişiler marifetiyle, işlemlerin usulüne uygun olup olmadığı, talep edilen ücretlerin tarife ve ticari teamüllere uygun olup olmadığı hususlarının belirlenmesi gerektiğini, benzer durumlarda.
İTO 75 numaralı Meslek komitesi “ Kargo, Posta ve Depolama” konularında uzman olup, bu tür uyuşmazlıklarda rapor ve mütaala verebildiğini, uygulamada bu tür uyuşmazlıklarda Yargıtay tarafından da piyasa rayiçlerinin üstünde olup olmadığı noktasında mahkemelerce inceleme yapılması gerektiği yönünde emsal kararları mevcut olup, dilekçe ekinde emsal kararlar sunulduğunu, Mecut tarifeler yukarıdaki olup, bu durumda dosyada mübrez ve taraflarınca sunulan tasis ve TCDD ardiye ücretlerine ilişkin tarifelerle birlikte gümrük mevzuatı ve uygulamalarına hakim bilirkişi ya da bilirkişiler marifetiyle,
ürün için istenen antrepo ücretlerinin ilgili yıllara göre ayrıntılı şekilde belirlenmesi gerekirken, mali müşavir bilirkişi ile sadece defter incelemesi ile yetinilmesinin isabetli olmadığını, Bir diğer hususun ise; alacağın dayandığı faturanın müvekkiline tebliğ edilmediği, alacağın muaccel olmadığı, faizin fahiş olduğuna dair itirazlarının yeterince değerlendirilmediğinden, verilen karar da isabetli olmadığını, PTT alındısında imzası bulunan ...'ın müvekkili şirketin ileorganik / hukuki bağı olmadığı, şirket çalışanı olmadığı, faturanun müvekkil şirkete tebliğ edilmediği,
böyle bir faturanın şirkete ulaşmadığna ilişkin itiraz edildiğini, imza ve kaşenin şirkete ve şirket çalışanına/yetkilisine ait olmadığına dair dönem bordroları da sunularak itiraz edildiğini, bu hususta da mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın müvekkili şirketle fiili/organik hiçbir kaydı olmayan bir kişiye yapılan tebliğe itibar edilerek müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini, kaldı ki yapılan bilirkişi incelemesinde de müvekkili defter ve kayıtlarında da davacınin iddia ettiği alacağa da rastlanmadığını, müvekkilinin defter ve belgeleri delil kudretine haiz olup, bu manada müvekkilinin borcu olmadığı sabit olmuşken,
mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinin isabetli olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, antrepo alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, davalıya ait ithal edilen ürünlerin yetkilendirdiği gümrük müşaviri eliyle antrepoda depolandığını, antrepo depo ücretinin tahsili için icra takibi yapıldığını ileri sürmüş, davalı ise diğer savunma sebepleri yanında, antrepo ücreti olarak talep edilen tutarın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
İlk derce mahkemesince mali müşavir bilirkişi tayini ile taraf ticari defter ve kayıtları da inceletilmek suretiyle bilirkişi raporu alınmış, iş bu rapor karar gerekçesi yapılarak hüküm kurulmuştur.
Ancak alınan bilirkişi raporunun mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlandığı, bilirkişi rapor içeriğinde taraf ticari defter kayıtları ile celp edilen gümrük kayıtları ve belgeler belirtilerek rapor hazırlandığı, aynı rapor içeriğinde bilirkişi tarafından " 23.06.2015 antrepo giriş tarihinden eşyanın antrepodan 04.04.2019 tarihinde sevkinin yapıldığı dönüm için, depolama süresine göre talep edilen antrepo ücretinin yerinde olup olmadığının uzmanlık alanı dışında bulunduğu, bu nedenle bu yönde görüş ve açıklama yapılamadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun antrepo konusunda uzmanlığı bulunmadığı kendi rapor içeriğinde ifade edilen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması isabetsiz olup, uyuşmazlığın çözümü için uzmanlığı antrepo ve gümrük işlemleri olan bir bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekmektedir.Bu açıklama ışığında ilk derece mahkemesince uyuşmazlığı çözmede ve hükme esas almaya yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm verildiği anlaşılmakla, işin esası incelenmeksizin, istinafa konu kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/401, K. 2024/397, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama