KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/651
- Karar no
- 2024/694
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 06.04.2018
- Numarası
- 2016/1134 Esas - 2018/348 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.571 kelime·8 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Tic. Ltd.
Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi düzenlendiğini ve davalılar ... ve ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden dava dışı şirkete kredilerin ve kredi kartının kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine davalı şirket ve kefillere Gaziosmanpaşa ...
Noterliğinin 10/05/2016 tarih ... yevmiye no'lu ihtarname tebliğ edildiğini, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... e. sayılı dosyası ile borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, borçluların şirket hissedarlığından ayrıldıklarını, bu nedenle borçtan sorumlu olmadıkları gerekçesi ile itiraz ettiklerini, Bu nedenlerle, davalılar ... ve ... tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., savunmasında özetle;
bahse konu kredi sözleşmesinin o zamanki şirket müdürü ... tarafından imzalandığını, daha sonra ... şirket müdürlüğünün sona erdiğini, kendisinin şirketteki hisselerini ... devrettiğini, kefil olarak imzasının alınmasında kendisini yanılttıklarını, kendisinin şirket müdürü ... yanında stajyer olarak çalıştığını, Bu nedenlerle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., savunmasında özetle;
bahse konu kredi sözleşmesinin şirket müdürü ... tarafından imzalandığını, şirketteki hisselerini devrettiğini, şirketteki müdürlük görevinin 03/03/2015 tarihinde sona erdiğini, sözleşmede imzası bulunmadığını ve kefil olarak da yer almadığını, Bu nedenlerle, aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sonucunda; davacı banka ile davalı borçlu ...' ın müteselsil müşterek borçlu sıfatı ile imzaladıkları genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin bulunduğu dava konusu borcun oluştuğu alınan bilirkişi raporu, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine ile sabittir.
Davacı Bankanın davalılardan ...'dan 22.05.2016 tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile.
25.05.2016 Takip Tarihi İtibariyle Kredili Mevduat alacağının 3.744.91TL TL olarak hesaplandığı ,davacı Bankaca, 3.721.94TL TL'lık alacağa tahsil edilince kadar TCMB'ınca belirlenen oranlar üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceği, Davacı bankanın davalı ...'dan Taksitli Ticari Krediden olan alacağının 141.450.05TL TL olarak hesaplandığı davacı Bankaca, 139.907.58TL TL'lık asıl alacağa tahsil edilince kadar %54 oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceği, davacı Bankanın asıl borçlu ve kefil ...'dan risk arz eden çekler için 20.640.00TL depo talebinde bulunabileceği,
davacı Bankanın takip talebinde 2.251.35TL masraf talebinde bulunduğu, ancak bu masraflara ilişkin belgelerin dosyaya sunulmaması nedeniyle talep hakkının olmadığı dava konusu alacağın belirlenebilir olduğu ve buna göre İİK 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatı talep koşullarının oluştuğu anlaşılmakla,kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan alacakların toplamı olan 156.637,82-TL'nin %20 si olan 31.327,56--TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği... " gerekçesiyle, davalı ... yönünden husumetten reddine,
davalı ... yönünden kısmen kabulü ile ... nolu taksitli ticari kredi yönünden takibin 138.993,81-TL asıl alacak, 1.469,02-TL işlemiş faiz, 73,45-TL BSMV Olmak üzere toplam 141.450,05-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi yürütülmesine, ... nolu borçlu cari hesap kredisi yönünden takibin.
11.318,09-TL asıl alacak, 118,83-TL işlemiş faiz, 5,94-TL BSMV Olmak üzere toplam 11.442,86-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, ... nolu kredili mevduat hesabı yönünden takibin.
3.721,94-TL asıl alacak, 21,88-TL işlemiş faiz, 1,09-TL BSMV Olmak üzere 3.744,91-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesine, Likit ve muaccel alacağa itiraz ile takibin durmasına sebebiyet verildiği anlaşılmakla Alacakların toplamı olan 156.637,82-TL'nin %20 si olan 31.327,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 20.640-TL gayrinakdi kredi bedelinin faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile davalılar ve dava dışı bir kısım borçlular aleyhine 25.05.2016 tarihinde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itirazı üzerine ikame edilen huzurdaki davada, her ne kadar davalılar borca ve ferilerine itiraz etmişse de, davalıların itirazı haksız ve mesnetsiz olup, dosyada tanzim edilen bilirkişi raporu ise hatalı tespit ve değerlendirmeler içerdiğini, buna bağlı olarak ilk derece mahkemesi hükmünün iş bu rapor üzerine bina edilmesinin ise usul ve yasaya aykırı karar tesisine yol açtığını,
Bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı ve eksik incelemeye dayalı olup; iş bu raporun, usul ve yasaya aykırı bir biçimde borçlu ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin dayanağı olduğunu, dosyanın bankacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmesi akabinde düzenlenen 20.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...”ın takibe konu sözleşmelerde ne asıl borçlu ne de kefil olarak imzasının bulunmadığı tespiti hatalı ve eksik inceleme sonucu yapıldığını, Takibe konu üç adet sözleşme mevcut olup iş bu sözleşmelerin; - müvekkili banka müşterisi ...
Tic. Ltd. Şti.'ye kullandırılan krediye istinaden, davalı ..., dava dışı ... müteselsil kefil olarak imzaladığı Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi olduğunu, müvekkili bankanın müşterisi ... Tic. Ltd.
Şti.'ye kullandırılan krediye istinaden, davalı ... müteselsil kefil olarak imzaladığı 7.000,00-TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinin, davalı ...'ın, dava dışı ... ve dava dışı ... müteselsil kefil olarak imzaladığı Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi (EK-3) şeklinde olduğunu, Davalı ...'ın imzalamış olduğu sözleşmenin bir nüshasınınilk derece mahkemesi dosyasında mevcut olmakla, tekrar dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu sözleşmenin 53.sayfası incelendiğinde dosyada tanzim edilen bilirkişi raporunun ve bu rapora dayalı olarak tesis edilen mahkeme hükmünün eksik inceleme sonucu olduğu açıkça anlaşılacağını,
aynı zamanda İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalılar ve dava dışı bir kısım borçlular aleyhine başlatılan icra takibinin, kefillerin kefalet limitleri ile sınırlı olarak açıldığı takip talebi ve ödeme emrinde belirtildiğini, buna rağmen, sözleşmede yer alan hususların mahkemece eksik incelenerek hatalı bir karar verildiğini, Nitekim davalı ...'a ilişkin olarak takip talebinde.
“Kefil ... için, yukarıda belirtilen tüm borçlardan, kefalet limiti olan 7,000,00-TL ve bu tutara kat ihtarnamelerinin tebliğ — tarihinden — itibaren yukarıda — belirtilen — borçlar için, — yukarıdaki — hesap tablosu/tablolarında belirtilen oranlardan işleyecek temerrüt faizi, faizin gider vergisi, avukatlık ücreti, icra harç ve masraflarıyla birlikte Jazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla TAHSİLİ talebidir.” ifadeleri yer aldığını,
Dolayısıyla davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan dilekçede anılan gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, temlik eden banka tarafından kullandırılan kredi borcunun kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, hakkındaki dava husumetten reddedilen ... yönünden kurulan hükme karşı yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Her ne kadar davalı ... tarafından 19.11.2018 tarihli dilekçe sunulmuş ve dilekçede hakkında açılan davanın reddinin talep edildiği ifade edilmiş ise de dilekçede davacı yanın istinafına cevap dilekçesi olduğunun belirtildiği, bunun dışında dilekçe de katılma yoluyla kararın istinaf edildiğine dair ibare bulunmadığı gibi, istinaf harcı da yatırılmadığı dikkate alındığında, davalı ... tarafından verilen dilekçe istinafa cevap dilekçesi olarak değerlendirilmiştir.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalı ... tarafından asıl borçlu veya kefil olarak imzalanın sözleşme bulunmadığı tespiti ışığında, bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak davacı temlik eden banka tarafından başlatılan icra takip dosyasına davalı ... dava dışı asıl borçlu şirket ile banka arasında 27.02.2012 tarihli imzalanan Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi sözleşmesinde 7.000,00 TL ile sınırlı olarak kefil olduğuna dair imzası bulunan sözleşme fotokopisi sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davalı ... tarafından imzalanan ve fotokopisi sunulan kredi sözleşmesinin tümünün de celbi sağlanarak, davalı ... imzasının bulunduğu kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan kredi borcu olup olmadığı, bu doğrultuda takip konusu kredi borçlarından davalının sorumlu olup olmayacağı hususlarında dava dosyası ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılıp yeni bilirkişi raporu alınarak sonucu gidilmesi gerekirken,
davalı ... imzasının bulunduğu ve dosyaya sadece üç sayfa fotokopisi sunulduğu anlaşılan kredi sözleşmesinin tamamı celbedilmeksizin ve ... imzası bulunan 27.02.2012 tarihli imzalanan Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi sözleşmesi değerlendirilmeksizin düzenlendiği anlaşılan yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu açıklama ışığında, takip konusu kredi borcunun davalı ...' in imzasının olduğu sözleşmeden/sözleşmelerden doğup doğmadığı, başka bir deyişle takip konusu alacağın/alacakların kaynağının davalının da imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediler olup olmadığı açıkça tespit ettirilip bunlardan dolayı doğan bir alacağın olması halinde alacak hesabı yaptırılarak sözleşme hükümleri, tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme,
yetersiz bilirkişi raporu ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle verilen karar isabetli görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/651, K. 2024/694, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama