İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/798 K.2024/848

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine…

Esas2021/798Karar2024/848Tarih23 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.162 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Dosya no
2021/798
Karar no
2024/848
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/11/2020
Numarası
2017/1211 E. - 2020/701 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.162 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı yana 28.887,36 TL tutarında mal satışının yapıldığını ve davalı yanın faturalı olarak malları imzalı şekilde teslim aldığını, ürünlerin teslim edilmesine rağmen ödemenin yapılmadığını bu sebeple alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek;

borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı yanın davacı yandan, herhangi bir mal satın almadığını, dava dosyasına sunulu faturalardaki imzanın davalı yana ait olmadığını, davalı yanın herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında mal satışına ilişkin yazılı olmayan sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulduğu, iş bu sözleşme kapsamında davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu, davacının incelenen ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve takip tarihi itibariyle davalıdan 28.391,32 TL alacaklı olduğu, davalının usulüne uygun ihtarata rağmen defterlerini sunmadığı dolayısı ile davalı defterlerinde inceleme yapılamadığı,

davalı taraf sunmuş olduğu cevap dilekçesinde davacı tarafından sunulan mal teslimine ilişki irsaliyelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını belirtmiş olması sebebiyle grafolog bilirkişiden alınan raporda sunulan belgeler üzerindeki imzaların davalı eli ürünü olduğu yönünde tam bir kanaat edinilememiş ise de davalının vergi dairesine takibe dayanak faturaları BA formları ile bildirdiği,

söz konusu bildirim kapsamında malları teslim almadığını ispat yükünün davalıya geçtiği ancak bu hususta herhangi bir delil ileri sürmediği anlaşıldığından davacının fatura konusu malları davalıya teslim ettiği ve ticari defterlerinde alacaklı olduğu miktar olan 28.391,32 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış, davacının takip öncesinde davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair dosyaya yansıyan bir delil olmaması sebebiyle işlemiş faize ilişkin talep yönünden istem yerinde görülmemiş ve davanın kısmen kabulü ile Beykoz İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 28.381,32 TL asıl alacak miktarı yönünden iptaline, takibin bu miktar yönünden devamına, fazla ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak miktarı likit ve itiraz haksız bulunduğundan takdiren kabul edilen alacak miktarının %20'si olarak hesap edilen 5.676,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Beykoz İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 28.381,32 TL asıl alacak miktarı yönünden iptaline, takibin bu miktar yönünden devamına, fazla ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak miktarı likit ve itiraz haksız bulunduğundan takdiren kabul edilen alacak miktarının %20'si olarak hesap edilen 5.676,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere fatura tarihlerinin 2015 yılının 6.ayı olduğunu, ticari defterlere bu tarihte işlendiğini, 25.06.2015 tarihinden sonra başkaca ticari ilişkinin olmadığının aşikar olarak ortaya çıktığını, TTK 1530.maddesi gereğince borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düşmesi ve alacaklının faize hak kazanacağının ön görüldüğünu,

TTK 1530/2.maddesinde yazılı şekilde dosya kapsamında sözleşmede öngörülmüş olan bir tarih veya ödeme süresi tayin edilmemiş ise de faturalarla davalının temerrüte düşürülmüş bulunmasına göre faize karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, mahkemenin faiz talebinin reddine ilişkin hüküm kısmının kaldırılarak yeniden karar verilmesini ve takip talebindeki işleyen faiz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

HMK 25.madde de taraflarca getirilmesi ilkesinin düzenlendiğini, mahkemece 03.11.2020 tarihli gerekçeli kararı ile takibe dayanak faturaların BA formları ile bildirildiğinin ifade edildiğini, mahkemenin BA ve BS formlarının getirilmesine ilişkin talebi reddetmesi gerekirken usul kurallarının ihlal edilerek formlarının celp edildiğini, HMK 25.maddenin ihlal edildiğini, davacının 25.02.2020 tarihli celsede BA formlarının celbini talep ettiğini, mahkemenin talebi kabul ettiğini, davacının delil listesinde göstermediği bir delili mahkemece delil olarak kullanılamayacağını,

mahkeme tarafından davacının HMK'ya açıkça aykırı talebinin reddedilmeyerek hukuka aykırı delil ile bilirkişi incelemesi yapıldığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, delil listesinin ibrazından sonra BA ve BS formlarının talep edilmesinin ve bilirkişi incelemesine tabi tutulmasının HMK 25.madde de düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturup oluşturulmadığı, TTK 1530.maddesi gereğince temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığı, mahkemece davacının faiz talebinin ret kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından irsaliyeli faturaların düzenlendiği, irsaliyeli faturaların imzalı olduğu, teslim alan bölümünün ... tarafından imzalanmış olduğu, fatura konusu alacağın tahsili için davalı hakkında Beykoz İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında 28.877,36 TL asıl alacak ve 6.113,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.991,24 TL için 22.09.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe karşı itiraz edildiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesindeki delilleri arasında, cari hesap ekstresi, sevk irsaliyeleri, faturaları, mail yazışmalarını, sözleşmeyi, davalıya ait ticari defter ve kayıtları, davacı şirket kayıtlarını, muavin defter kayıtlarını ve bilirkişi incelemesini göstermiştir. Mahkemece tarafların delilleri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

06.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu irsaliyeli faturaların otokopili suret oldukları; söz konusu faturalarda mevcut teslim alan “...” isim yazıları ve atfen atılmış imzalar ile davalı ...'ya ait karşılaştırma yazıları ve imzaları arasında, otokopili suret belgelerde tespit edilebilen ve yazı ve imza incelemesinde kullanılan tanı unsurları bakımından önemli uygunluk ve benzerlikler bulunduğu,

ancak bu tür belgelerde işleklik, hız, baskı derecesi gibi önemli tanı unsurları belirlenemediğinden söz konusu faturalarda ...'ya atfen atılmış imzaların, davalı ...'nın eli ürünü olup olmadıkları hususunda kesin bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir.

Davacı vekili, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; dava konusu faturaların birinci nüshalarının müvekkili olan davacı tarafından kesilip davalı tarafa teslim edildiğini, davalının firması olan ...Tic.Şirketinin malı kayıtlarına işlendiğini belirterek,

mali müşavirin isim ve adresinin mahkemece celbi ile bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ek rapor tanzim edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın delil listesinde göstermediği delilleri arasında yer alan mali müşavirin isim ve adresinin celbine dair verilen kararın isabetli olmadığını, mali müşavirden herhangi bir delil istenemeyeceğini, davacının müvekkiline mal satarak teslim ettiğini ispatlayamadığını, adli tıp uzmanının sevk irsaliyelerindeki imzaların müvekkiline ait olduğunu söylemediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

25.02.2020 tarihli celsede; davacı vekili duruşma zaptına geçen beyanı ile, davalı tarafın muhasebecisini bulmalarının çok zor olduğunu, süresi içerisinde yanıt verilmediğini, aksi halde BA formlarının celp edilmesini ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesini talep etmiştir. Mahkemece aynı celsenin 2 no'lu kararı ile davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2015 yılına ilişkin BA formlarının celbine ve bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.

27.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yana ait noter tasdikini ihtiva eden 2015 2016 yılına ait ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, davacı lehine delil vasfının bulunduğu, davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturaların bu hesabın borcunda, davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen faturanın ise bu hesabın cari hesap ekstrelerin de görüldüğü gibi kayıt altına alındığı, davacı yanın 2015-2016 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 04.05.2017 tarihi itibarıyla 28.381,32 TL alacaklı olduğu,

davalı tarafın ticari defterlerinin mahkemenin 25.02.2020 tarihli duruşmasında.

“Her iki tarafın 2015-2017 yılına ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde mahkememizce resen seçilecek mali müşavir eşliğinde 27.03.2020 günü saat 10:30'da bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacı vekiline müvekkiline ait yukarıda belirtilen yıllara ait ticari defter ve dayanaklarını inceleme günü mahkememiz kaleminde hazır etmesi için kesin süre verilmesine, aksi halde ibrazından kaçınmış sayılacaklarının ihtarına, (ihtarat yapıldı) aynı ihtaratın davalı şahsa ve vekiline çıkartılmasına... ” karar verildiği,

davalı yan vekili ...'a inceleme gün ve saatini bildiren e-tebligatın gönderilmesine ve elektronik ortamda tebliğ edilmesine rağmen, davalı yanın incelemeye gelmediği, ticari defterlerini ibraz etmediği, dosyada davalı yanın BA formaların mevcut olduğu, davalı yanın BA formları üzerinde yapılan incelemede; davacı yan tarafından düzenlenen takibe konu 5 adet faturanın da davalı yan tarafından Vergi dairesine süresinde (2015 yılı 6. Ayında) beyan edilmiş olduğunun tespit edildiği, faturalara davalı yanın 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada mevcut belge ya da bilgi olmadığı,

bu noktada fatura muhteviyatlarında ki ürünlerin, davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiğine ilişkin karine oluştuğu, davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2015-2016 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK.

İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın incelemeye gelmediği, ticari defterlerini ibraz etmediği, takibin dayanağının fatura-cari hesap alacağı olduğu, incelenen davacı yanın ticari defterlerinde; davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 04.05.2017 tarihi itibarıyla 28.381,32 TL alacaklı olduğu, bu alacağın davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen toplam 30.552,12 TL tutarındaki 5 adet faturalardan, davalı yan tarafından düzenlenen 1 adet 2.170,80 TL tutarında faturanın mahsubu sonucu kalan bakiye olduğu, dosyada davalı yanın BA formaların mevcut olduğu,

davalı yanın BA formları üzerinde yapılan incelemede; davacı yan tarafından düzenlenen takibe konu 5 faturanın da davalı yan tarafından Vergi dairesine süresinde (2015 yılı 6. Ayında) beyan edilmiş olduğu, yani faturaların davalı yana teslimi konusunda taraflar arası ihtilaf olmadığı, faturalara davalı yanın 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada mevcut belge ya da bilgi olmadığından, davacı yan tarafından faturalara konu ürünlerin davalı yana teslim edildiği, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 04.05.2017 tarihi itibarıyla 28.381,32 TL alacaklı olduğu,

davacı yanın 28.381,32 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan. 04.05.2017 tarihinden itibareri değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği, davacı yan tarafından davalı yana ihtara ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir.

Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; davacının delil listesinde göstermediği bir delilin mahkeme tarafından delil olarak kullanılamayacağını, hukuka aykırı delilin bilirkişi incelemesine tabi tutulduğunu, raporun hukuka aykırı oluşturulduğunu iddia ederek, BA formlarının toplanmasına ilişkin ara karardan rücu edilip, yasa dışı delil ile oluşmuş raporun yok sayılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ara karar ile davalı vekilinin rücu talebi, davacının dilekçesinde bildirmiş olduğu delillerinde, davalıya ait kayıtların celp edilmesi olduğunun gözetildiği belirterek reddedilmiştir.

HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura düzenlenmesi fatura konusu alacağın varlığını tek başına ispata yeterli değildir.

Fatura konusu mal bedelinden davalıyı sorumlu tutmak için faturaların tebliğinin ve malların tesliminin kanıtlanması gerekir. Somut olayda , davalı tarafça borçlu olmadığı savunmasında bulunularak sevk irsaliyeleri üzerindeki imzalara itirazda bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından delilleri arasında, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar vb. gösterilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 119.maddesinde, dava dilekçesinin içeriği başlığı ile dava dilekçesinde hangi hususların bulunacağına yer verilmiştir. 119/1-f bendinde ise iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği bu hususlar arasında sayılmıştır. HMK 121.madde de belgelerin birlikte verilmesi düzenlenmiştir.

HMK 141.maddesinde, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi düzenlenmekle birlikte aynı yasanın 145.maddesinde ise sonradan delil gösterilmesi başlığı ile tarafların kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyecekleri ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesinin ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeler kapsamında, dava dilekçesinde davalıya ait ticari defter ve kayıtlar içerisinde BA ve BS formlarının varlığının kabulünde ve söz konusu formların celbi ile incelenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır. Davalı vekilinin HMK'nın 25.maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırı davranıldığına dair iddiasının somut olayda uygulanabilirliği görülmemiştir. Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.

Borcun ödenmesi konusunda kesin bir vadenin belirlendiği de kanıtlanmamıştır. TBK'nın 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüte düşer. Somut olayda, takip öncesi alacaklının borçluyu temerrüte düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ihtarın bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. TTK'nın 1530. maddesi, tedarik sözleşmelerine ilişkin olup somut olayda uygulama yeri yoktur.

Anılan maddenin mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenlediği, somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, anlaşılmakla, davalının daha önce temerrüte düşürülmemesi nedeniyle takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işleyeceğinden, ilk derece mahkemesince işlemiş faize hükmedilmemesi doğru görüldüğünden, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.454,04 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair.

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 23.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/798, K. 2024/848, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/798
Karar No
2024/848
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/799 K.2024/326
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/801 K.2024/849
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/802 K.2024/850
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/803 K.2024/293
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/803 K.2024/590
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/803 K.2024/449

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.