İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/929 K.2024/702

Taraflar arasındaki menfi tespit - istardat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2021/929Karar2024/702Tarih2 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.127 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Dosya no
2021/929
Karar no
2024/702
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
22.12.2020
Numarası
2018/338 Esas - 2020/754 Karar
Dava
Menfi Tespit - İstirdat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.127 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki menfi tespit - istardat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın bir otomobil satın almak amacıyla davalılardan ... Ltd.

Şti. ile anlaşmaya vardığını, bu kapsamda araç bedeli olarak 01.07.2016 tarihinde 20.08.2016 vade tarihli ve 20.000 TL bedelli, 17.09.2016 vade tarihli ve 26.000 TL bedelli ve 09.10.2016 vade tarihli ve 33.000 TL bedelli 3 adet bono düzenlenerek davalı şirkete teslim edilmiş olduğunu, müvekkili ... de kefil sıfatıyla bonoları imzalamış bulunduğunu, bonolardan 20.08.2016 vade tarihli olanın doğrudan davalı ... lehine, diğer iki bononun ise ...'in şirketi diğer Davalı ... Ltd.

Şti. lehine düzenlendiklerini ve her 3 bonoya da "bedeli malen alinmiştir." kaydı düşülerek bonoların mal karşılığı olduğunun açıkça belirtilmiş olduğunu, anlaşma gereğince müvekkili ... tarafından 23.08.2016 tarihinde 20.08.2016 tarihli bonoya mahsuben davalı ... hesabına 7.000 TL ödendiğini, ancak yapılan görüşmelere rağmen davalı şirketin müvekkiline aracı bir türlü teslim etmemesi nedeniyle kalan 72.000 TL'nin ödenmemiş olduğunu,

İstanbul Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılması halinde bonoların düzenlendiği 01.07.2016 tarihinden sonra davalı şirket tarafından müvekkili ... adına hiçbir araç tescili yapılmadığının görüleceğini, davalı şirketin araç teslimine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmediği halde araç bedeline karşılık kendisine "Malen" verilen bonoları diğer davalı ...'a ciro ettiğini ve davalı ...' un her iki müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, Davalı ...' un bonoyu kendisine ciro eden diğer davalıları icra takibinde borçlu göstermeyip,

sadece müvekkillerini borçlu olarak göstermesinin davalıların danışıklı şekilde hareket ettiğini açıkça göstermekte olduğunu, müvekkili ... tarafından davalılar hakkında "Bedelsiz Senedi Kullanma" suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, her ne kadar Savcılık tarafından olayın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş ise de, senet alacaklılarının vermiş oldukları ifadelerinde bono üzerindeki "malen" kaydının aksi beyanda bulunarak senedin dayanağı borcun farklı bir ilişkiye dayandığını, davalılardan ...'in bonodaki malen kaydının aksine borç para verdiğini iddia ettiklerini,

diğer davalı ...'un da 29.09.2017 tarihli ifadesinde, ...'den olan alacağına karşı bonoları aldığını iddia ettiğini, TTK. 825 gereğince müvekkillerinin senet metninden anlaşılan defileri alacaklı kim ise, ona karşı ileri sürme imkânı bulunduğundan davalı ...'a karşı da senedin bedelsiz kaldığı hususunu ileri sürebileceğini iddia ederek, müvekkillerinin takip konusu 3 adet bono dolayısıyla davalı ... ve ... Ltd.

Şti.' ne herhangi bir borcu olmadığının tespitine, takip konusu bonolardan 20.08.2016 tarihli bonoya mahsuben yapılan 7.000 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak müvekkili ...' ya ödenmesine, müvekkillerinin İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası nedeniyle davalı ...'a karşı bir borçları olmadığının tespitine, takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip tutarının en az %20' si oranında icra tazminatının davalı ...' dan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkili davalının İstanbul CBS'nın 2017/50567 soruşturma dosyasında da ifade etmiş olduğu üzere, davacıları tanımamakla, davacılarla herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmamakta olup, işbu davaya konu kambiyo senetlerini diğer davalı ... isimli kişiden kendi aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ciro aldığını ve söz konusu senetlerin tahsili amacıyla müvekkili tarafından icra takibine konu edildiğini, müvekkili davalı ile diğer davalılar arasında herhangi bir ortaklık,

akrabalık vb. bir durum mevcut olmadığı gibi müvekkilinin davacıları da tanımadığından davacılar ile diğer davalılar arasındaki hukuki ihtilafları bilebilecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, kambiyo senetlerinde yer alan ciro silsilesinin yasaya uygun olması sebebiyle müvekkili davalının iyi niyetli meşru hamil olduğunu, kambiyo hukuku yönünden şahsi nitelikte bir definin sadece ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilmesinin mümkün olduğunu, ancak yasada belirtilen istisnai durumun varlığının ispatı halinde ciro yoluyla iktisap eden kişiye karşı keşidecinin şahsi defilerini ileri sürebileceğini,

bununla birlikte kambiyo senetlerindeki bedel kaydı bonoyu düzenleyen ile bono lehtarı arasındaki şahsi hukuku ilişkinin tespiti yönünden önemli olup, kambiyo senedinin lehtar tarafından ciro edilmesi halinde senette yer alan bedel kaydının iyi niyetli meşru hamilinin hukuki durumunu etkilemesinin mümkün olmadığını, huzurdaki olay bakımından,

davacı yanca dosyaya sunulan delil listesinde "Müvekkilini senedi iktisap ederken borçlunun zararına bilerek hareket etiğine dair" herhangi bir delil ileri sürülmemiş olması ve bu aşamadan sonra da yeni delil ikame edilmesine taraflarınca muvafakat verilmeyeceğinden davacı yanca iyi niyetli hamil tarafından ispatlanamayan davanın reddinin gerektiğini savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., savunmasında özetle;

... şirketinin sahibi olduğunu ve ...'yı 2005 senesinden bu yana tanıdığını, kendisinin ...'nın işlerini takip eden ... ve çevresindeki birkaç başka kişiye ...'nın isteği doğrultusunda banka yoluyla farklı miktarlarda para gönderdiğini, ...'da kendisine farklı kişilerin isimlerine kayıtlı otomobilleri gönderip satışlarını kendi şirketi adına tescil ettirerek yani satışını vererek borcunu ödediğini, kendi gönderdiği paraların karşılığında araç göndermeyi sonlandırınca parasını iade etmelerini istediğini, toplam 77.000 TL karşılığı 3 adet senet imzalandığını ve zamanı gelip geçmesine rağmen ödemediklerini,

kendisinin zaten davacılara araç satmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava her ne kadar menfi tespit olarak açılmış ise de yargılama sırasında alacağın davacı borçlu ... tarafından icra dosyasına ödenmesi ve alacaklı tarafından tahsil edilmiş olması dolayısıyla istirdat davasına dönüşmüştür. Mahkememizce davalı ...'un davacı ...'e para gönderip göndermediğinin tespiti için ... Bankasına yazılan müzekkereye verilen cevapta davalı ... Ltd.

Şti.'nin hesabından davacı ...'ün hesabına toplamda 155.050.00 TL para gönderildiği yine bonoların tanzim tarihinden sonra davalı şirket tarafından davacı ...'e araç devrinin olmadığı tespit edilmiştir. Davaya konu bonolar "bedeli malen alınmıştır" kaydı ile düzenlenmiş olup, malen kaydı bononun teslim edilmiş bir mal karşılığında düzenlenmiş olduğunu ifade etmektedir.

Bir diğer deyişle; keşideci malı teslim aldım ve malın karşılığı olan bedel ödeme borcumu da bu bonoyla ifa etmekteyim demektedir. BK'nun 182/2.maddesinde, aksine adet veya mukavele mevcut olmadıkça satıcı ile alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları öngörülmüştür.

Olayımızda, bonoların açıklanan niteliği ve bonolar yönünden mevcut karine karşısında, dava konusu kambiyo senetlerinin avans olarak verildiği ve malın teslim alınmadığı iddiasının davacı alıcı tarafından usulen kanıtlanması gerekir.

Somut olayda davacıya, araç devri yapılmadığı tespit edilmiş olsa bile taraflar arasında davacı ...'in iddia ettiği şekilde bir araç satım sözleşmesi bulunduğunu ve davalı tarafın bu sözleşmeye aykırı şekilde edimini ifa etmediğini ispat yükünün davacılar üzerinde olduğu ancak davacıların bu iddiasını ispatlamaya yönelik herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, davacıların borçlu olmadığını ispatlayamadığı anlaşılmış olup davacıların yemin deliline de dayanmamış olması..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesi her ne kadar verilen kararın gerekçesini Borçlar Kanunu 182/2.maddesine dayandırmakta ise de, bu hükmün 818 sayılı mülga Borçlar Kanununda yer alan bir hüküm olduğunu, mahkemenin somut olay özelinde yeterli dikkat ve özen ile inceleme yapmadığını, daha önceki yıllarda benzer bir davada verile gerekçeli kararı kopyala-yapıştır yapmak sureti ile somut olaya uyarladığını, böylelikle mahkemenin eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurduğu gibi aynı zamanda dosya kapsamındaki delillerini de dikkate almadığını, Öncelikle davalı ... yönünden cevap dilekçesi için son gün 06.04.2018 olduğu halde,

davalı tarafça cevap süresi geçtikten sonra 16.04.2018 tarihinde cevap dilekçesinin dosyaya sunlduğunu, davalı ... ve ...Tic.Şti yönünden cevap dilekçesi için son gün "05.04.2018" olduğu halde, davalı tarafça cevap süresi 8 ay geçtikten sonra "05.12.2018" tarihinde dosyaya sunulduğu görüldüğünü, süre dolduktan sonra sunulan cevap dilekçelerine hiçbir şekilde muvafakatinin olmadığı gibi defalarca yazılı ve sözlü beyanlarımızda davalıların ancak münkir olarak kabul edilebileceğini ifade ettiklerini, Davalı ... süresinden tam 8 ay sonra sunduğu cevap dilekçesinde, düzenlenen bonoların,

kendisinin verdiği borç paraların karşılığı olduğunu iddia ettiğini, ancak davalının müvekkillerine verdiği bir borç para olmadığı gibi, dava konusu bonoların üzerine de zaten “malen” kaydı düşülmek suretiyle bonoların mal karşılığı olduğu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtildiğini, kaldı ki;

banka dekontlarında yer alan miktarlar ile dava konusu senetlerin miktarları da örtüşmemekle birlikte, üzerinde malen kaydı bulunan senetlerin bir mal satışı karşılığında verilmiş olduğunun açıkça ortada olduğunu, ayrıca davalının borç olarak yatırdığını iddia ettiği 155.050,00 TL tutarındaki dava ile hiçbir ilgisi olmayan söz konusu ödemelerin, farklı bir borcun ifası nedeni ile davacı ...'e gönderilmiş olduğu dava dosyası kapsamında ifade edildiğini, müvekkili ....

Ltd Şti.'ye birçok kere satıcı vekili olarak araç sattığını, karşılığında ise dekontlarda görülen ödemeleri aldığını, nitekim taraflar arasındaki bu iş ilişkisine emsal olması bakımından müvekkili ... ... vekil sıfatıyla imzalamış olduğu bir araç satış sözleşmesi dosya kapsamında mahkemeye sunulduğunu, dolayısıyla söz konusu banka dekontlarının taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişkiden kaynaklı bir borç alacağının tahsiline ilişkin olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığını, kaldı ki;

banka dekontlarında yer alan miktarlar ile dava konusu senetlerin miktarları da örtüşmemekle birlikte, üzerinde malen kaydı bulunan senetlerin bir mal satışı karşılığında verilmiş olduğunun açıkça ortada olduğunu, ayrıca.

"Üzerinde herhangi bir açıklama notu bulunmayan banka havalesinin borç ödemesi olarak sayılacağı" Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 2005/11882 Esas - 2005/15157 Karar sayılı ilami ile sabit olduğunu, Ayrıca davalı tarafın her ne kadar müvekkili ...'e borç para verdiğini iddia etmekte ise de müvekkili ... dosyada kefil sıfatı ile yer aldığını, yani kefil sıfatı bulunan müvekkilinin dava konusu araç satış sözleşmesinin ve dava konusu bonoların asıl tarafı dahi olmadığını, bu durumda davalı ... ,

müvekkili ...'e verdiği borç paraya karşılık diğer müvekkili ...'dan senet aldığı yönündeki iddiasının dinlenebilirliği bulunmadığını ve bu durumun davalı tarafın kötü niyetle haksız bir kazanç elde ettiğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu, Yine; davalı ... vekili, "Müvekkilim iyiniyetli 3.kişidir" şeklinde beyanda bulunmuş ise de; davalı ...'un "Protesto Edilmiş Senetleri" alarak aralarındaki mutabakat doğrultusunda diğer davalılar olan ... ve ...

Ltd.Şti'yi icra takibine dahil etmemesinin şüphe verici olduğunu, yine İstanbul Anadolu C.B.S 2017/50567 no'lu soruşturma aşamasında; davalı ... ve ... ifadesi birlikte okunduğunda davalıların hem protesto aşamasında hem de ciro aşamasında birlikte hareket ettikleri, işbirliği içinde oldukları ve bu hususun davalı ... tarafından savcılık huzurunda ikrar edildiğini, davalı ...'un ikrar ettiği "senetleri bankaya verdik, protesto çekildi, ödemeyince avukata verdik" şeklindeki ifadesinin davalıların beraber hareket ettiklerini açıkça ortaya koyduğunu,

hal böyle iken tüm bu hususlar değerlendirilmeden ve davalıların açık bir şekilde kötü niyetli hareket ettikleri dikkate alınmadan; haklı davanın reddine verilmesinin açık bir şekilde hukuka aykırılık oluşturduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit- istirdat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı davalı şirketten alınacak araç karşılığı, davalı şirket ile diğer davalı ...' in lehtarı olduğu üç adet dava konusu bononun verildiğini, lehtarı ... olan 20.08.2016 vadeli bono bedeline karşılık 7.000 TL banka havalesi ile ödeme yapıldığını, ancak davalılarca bonoların verilme nedeni olan aracın teslim edilmediğini,

buna rağmen bonoların lehtar davalılar tarafından diğer davalı ...' a ciro edilerek verildiğini, Kadir' in de diğer davalılarla birlikte hareket edip bononun bedelsiz kaldığını bildiğinin kabulü gerektiğini ileri sürerek, takibe konu bonolardan ötürü borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen 7.000 TL nin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında bonoların hamil davalı ... tarafından başlatılan takip dosyasına ödenmesi nedeniyle davanın istirdat davası olarak devamı talep edilmiştir.İlk derce mahkemesince bonolardaki "malen" kaydına atıfla ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu,

davacının mal teslim edilmediğini kanıtlaması gerekirken kanıtlayamadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar ilk derece mahkemesince bonolardaki malen kaydına göre ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu benimsenerek sonucu gidilmiş ise de dosya kapsamında delil olarak sunulan davalı ...' in savcılık ifadesinde bonoların davacıya gönderilen nakit para borçlarına karşı verildiğini ileri sürdüğü dikkate alındığında, bonolardaki malen kaydının davalı yanca talil edildiği,

bu surette ispat yükünün yer değiştirip değiştirmediği dikkate alınıp değerlendirilmeksizin sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre davalının savcılık ifadesi kapsamında bononun veriliş nedenini talil edip etmediği, bu surette ispat yükünün davalı üzerinde olup olmadığı ve buna göre sunulu delillerin değerlendirilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.İlk derece mahkemesi kabulüne göre ise davacı tarafından lehtarı ... olan 20.08.2016 vadeli bono bedeline karşılık 7.000 TL banka havalesi ile ödeme yapıldığı ileri sürülerek,

bu ödemeye ait banka havale dekontu sunulmasına rağmen, bu iddia ve husus değerlendirilmeksizin ve bu konuda delil olarak sunulan dekontun hiç değerlendirilmemesi usule aykırı olmuştur.Yine, davalı şirket ile davalı ...' in bonoların lehtarı olup, diğer davalı ...' un ise bonoları ciro yoluyla iktisap eden hamil üçüncü kişi olduğu hususu dikkate alınarak,

her bir davalının hukuki statüsü ayrı ayrı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince ravacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.05.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/929, K. 2024/702, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/929
Karar No
2024/702
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/932 K.2024/798
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/934 K.2024/704
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/935 K.2024/405
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/943 K.2024/708
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/949 K.2024/799
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/950 K.2024/578

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.