İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/93 K.2021/919

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemeseince yapılan yargılaması sonunda, davanın arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna…

Esas2021/93Karar2021/919Tarih1 Temmuz 2021Okuma8 dk · 1.569 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Temmuz 2021
Dosya no
2021/93
Karar no
2021/919
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/09/2020
Numarası
2019/1027 Esas - 2020/304 Karar
Dava
Menfi Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.569 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemeseince yapılan yargılaması sonunda, davanın arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde öztele; müvekkilinin 30.04.2018 keşide tarihli, 8.000,00 TL tutarlı çek keşide ederek dava dışı ...’a teslim ettiğini, ödeme günü geldiğinde çek tutarını bankada bulundurarak kendi üstüne düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, müvekkilinin bedelini ödediği çekin dava dışı Ciranta ... tarafından talep edilen ödeme yasağı kararı nedeniyle ödenmediğini, müvekkilinin aleyhinde ihtiyati haciz kararı alındığını, bu ihtiyati haciz kararının Bursa İcra Müdürlüğünde uygulandığını, müvekkilinin işyerine hacze gelinmesi nedeniyle çeki ikinci kez ödendiğini,

Bursa icra müdürlüğünün yetkisine itiraz üzerine icra mahkemesince yetkisizlik kararı üzerine takibin Beykoz İcra Müdürlüğünde açıldığını, müvekkilinin takip alacaklısına hiçbir borcu olmadığını, ödeme yasağı kararı verilen dava dosyasında müvekkili taraf olmadığından,

alacaklının parayı çekememesinde kusuru olmadığını, takibe konu çekin İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/4 Esas sayılı, 02.02.2018 tarihli ödeme yasağı kararından dolayı ödenmediğini, takibe konu çek bedeli bankaya ödendikten sonra ikinci kez yetkisiz icra müdürlüğünde açılan takipte ödendiğini, takibe konu çek bedeli birinci seferde bankaya, ikinci seferde yetkisiz icra müdürlüğünde ödendikten sonra bu ödemeler yokmuşcasına üçüncü kez ödenmesi için Beykoz İcra Müdürlüğünde takibe geçildiğini, davaya konu takibin mükerrer olarak ve kötü niyetli olarak açıldığını,

takibe konu çekin alacaklıya ödenmemesinde herhangi bir kusuru veya etkisi olmayan müvekkil için borçlu olmadığının tespitine, takipteki paranın alacaklıya ödenmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, Beykoz.

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe konu çek için borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çek bedeline ilişkin haciz ve muhafaza baskısı ile ikinci kez ödenmiş olan 8.000,00 TL çek bedelinin istirdadına, kötü niyetli takip yapan alacaklının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; taraflarınca müvekkilin haklı alacağından dolayı Bursa ... İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı icra dosyası borçlularından ... aleyhinde "... Beykoz Şubesi 30.04.2018 günlü ... Seri Nolu 8.000,00 TL (Sekiz Bin Türk Lirası) Bedelli " çekten dolayı kambiyo yolu ile takip başlatıldığını, borçlu adına gerçekleştirmiş olduğu icra takibi sonrasında, Beykoz icra müdürlüğü ...

T. sayılı dosyasından alınan talimat ile davacı/borçlu adresinde hacze gidildiğini, haciz neticesince karşı tarafça dosya borcunun yalnızca bir kısmının ödendiğini, icra takibinin faizleri, vekalet ücreti ve takibin ferilerinin ödenmediğini, dosya borcunun tamamı ödenmediğinden, yetkisizlik kararı gereği dosyanın Beykoz İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası tahtında takibe devam olunduğunu, davacı borçlu tarafın dosya borcunun tamamını ödemediği gibi kötü niyetli olarak huzurdaki dava ikame edildiğini belirterek, haksız olarak ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı vekili dava dilekçesiyle arabuluculuk son tutanak aslını veya onaylı suretini dosyaya sunmamıştır. Bunun üzerine 31/12/2019 tarihli ara karar ile arabuluculuk son tutanak aslını veya onaylı suretini dosyaya sunmak üzere davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmiştir.

Davacı vekilince arabuluculuk son tutanak aslı veya onaylı sureti dosyaya verilen kesin süre içerisinde sunulmamıştır. Eldeki dava, İcra İflas Kanununun 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ye eklenen 5/A maddesi uyarınca, '(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.' 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, '(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.

İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.' Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının istemi bir miktar paranın davalıya ödenmesinin engellenmesine ilişkindir.

TTK'nin 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Menfi tespite konu olan asıl uyuşmazlığın temeli bir miktar para alacağına ilişkin anlaşmazlığa dayanmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesine eklenen 5/A maddesi de arabuluculuğa tabi ticari davaların bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları olarak tanımlanmıştır.

Bu nedenle, bu davalarda türü itibariyle arabuluculuğa gidilmesi zorunludur. Buna göre dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ye eklenen 5/A ve HMK'nin 114/2. madde1eri uyarınca dava şartıdır.

Bu nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114(2) ve 115. maddeleri gereğince, dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açılmış olduğu anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. 'Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.

Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler'(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi uyarınca 'arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi' gerekmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve gösterilen yasal düzenlemeler uyarınca TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar vermek gerekmiştir ." gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Müvekkili tarafından arabuluculuk son tutanağının aslının 10.01.2020 tarihinde İstanbul Anadolu Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosundan sunulduğunu, akabinde arabuluculuk tutanağının aslının 11.01.2020 tarihinde İstanbul Anadolu Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosunda görevli persenol tarafından mahkemeye gönderildiğini, ilgili tutanağın Mahkemede görevliler tarafından teslim alındığını, bu durumun UYAP sistemi 11.01.2020 tarihli beyan dilekçesi isimli ...

Birim evrak numaralı belge ile de sabit olduğunu, Müvekkili tarafından ilk derece mahkemesince verilen tüm sorumluluk ve yükümlülüklerin yasal süreleri içerisinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, evrak aslının mahkeme içerisinde kaybolmasında müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını belirterek.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit ve istirdat davasıdır. Mahkemece, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile TTK'nın 5. maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.

İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde: davacının iş bu davadaki talebi, öncelikle menfi tespite ilişkindir.

TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucuna, yani neticei talebe göre belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. Tespit davaları bu kapsamda değerlendirilemez.

Çünkü, tespit davalarında, bir miktar alacağın tahsili talebi yoktur. Yani, ticari dava niteliğindeki tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Davada istirdat talebi varsa da dava dilekçesi menfi tespit talebini de içerdiğinden, talep yığılması halinde, taleplerden biri zorunlu arabuluculuğa tabi değilse, artık davada zorunlu arabuluculuk şartı aranmayacaktır.

İlk derece mahkemesinin karar gerekçesi bu nedenlerle usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince dava şartlarına aykırı karar verildiği anlaşılmakla, HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, ilk derece mahkemesince, talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin, esas hükümle birlikte, İlk Derece Mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Gerekçeli kararın, İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 01.07.2021

KANUN YOLU

HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/93, K. 2021/919, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/93
Karar No
2021/919
Tarih
1 Temmuz 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/93 K.2021/567
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/94 K.2021/700
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/94 K.2021/519
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/95 K.2021/565
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/95 K.2021/555
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/96 K.2021/511

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.