İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1161 K.2026/84

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2022/1161Karar2026/84Tarih22 Ocak 2026Okuma11 dk · 2.239 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2026
Dosya no
2022/1161
Karar no
2026/84
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/12/2020
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.239 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı tarafındna davalıya masraf yansıtma ve iş gücü temin hizmet bedeli faturaları gönderildiğini, ancak davalının bunları iade ettiğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ... ...adlı AVM'nin yönetim hizmetlerinin görülmesi amacıyla davacının grup şirketlerinden olan ...

Şti.ile davalı arasında ''Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi'' ve aynı AVM'nin kiralama hizmetlerinin görülmesi amacıyla ''Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi'' imzalandığını, davacının işbu sözleşmeleri garantör olarak imzaladığını, davalının davacının garantör olmasını istediğini, davacının grup şirketi olan ve sözleşmenin tarafı konumundaki ...

Şti.'nin kendi bünyesinde çalışır durumda personeli olmaması sebebiyle davalının sözleşmeye konu iş ve hizmetlerinin yürütülmesinde davacının sözleşmenin tarafı olmasını özellikle istediğini, zaten ''Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi''nde de davacının imza ve kaşesi bulunduğunu, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalının tüm hizmetleri davacıdan aldığını, davacının gönderdiği faturaları herhangi bir itiraz görmeksizin ödediğini, cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere davalının fatura edilen tutarların tamamını hiçbir ihtirazı kayıt olmaksızın düzenli bir şekilde ödediğini,

ancak davalının takibe konu fatura bedellerini nedensiz olarak ödemekten kaçındığını, bahse konu faturaları bir ihtarname davacıya iade ettiğini, yukarıda belirtilen iki sözleşme ve ticari defterler incelendiğinde taraflar arasında takibe konu faturalarda tanımlanan işlere yönelik hukuki ilişkinin uzun süredir mevcut olduğunun, davalının faturalandırılan hizmetleri müvekkil şirketten aldığının ve alacağı olduğunun net bir şekilde görüldüğünü, kiralama hizmet sözleşmesinin işbu hizmetlere dair ücretlendirmeye ilişkin 5.maddesi ve devamı tartışmaya yer bırakmayacak netlikte olduğunu, davalı ile bir hizmet ilişkisi kurulduğunun sözleşmelerle,

itirazsız ödemesi yapılan faturalarla, taraflar arasında sözleşme süresince yapılagelen toplantı tutanakları ve karşılıklı yazışmaların ışığında inkar edilmeyecek durumda olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının bir yatırım şirketi olduğunu, ...... dışı ... şirketi ile kat karşılığı inşaat yaptığını, inşaa edilen AVM ve iş merkezlerinin satış ve pazaralnamsı içim çeşitli arayışlarda bulunduğunu, bu kapsamda davacı ile dava dışı ....Şirketi arasında 11.02.2015 tarihli kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalı ve davalı arasında yapılmış herhangi bir kiralama hizmet sözleşmesi olmadığını, ...

İnşaat şirketinin idaresine el konulup TMSF'ye devredildiği dönemde davacının, davalının bu zor durumundan istifade ederek müvekkil şirketin yerlerini kiraya veriyormuş gibi yaparak faturalar gönderdiğini, haksız ve sebepsiz kazanç elde ettiğini, taraflar arasında arasında yapılmış hiçbir kiralama hizmet sözleşmesi ve hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının 11.02.2015 tarihinde yapılmış kiralama hizmet sözleşmesinin tarafı olmadığını, sadece garantör olarak imzaladığını, garantörün güvence veren, bir işin gerçekleşmesi için gayret gösteren gözeten ve denetleyen kimse olduğunu ve işin tarafı olmadığını,

davacının...'nin kendi bünyesinde çalışır durumda personelinin bulunmadığını beyan ettiğini, a geröekten de...'nin sözleşme şartlarını gereği gibi yerine getirmediğini, kiralama hizmetlerini vermediğini, davacının davalıya masraf ve masraf yansıtması iş gücü temin hizmeti vermediğini, bu hizmetlerden dolayı bir alacak ve talep hakkı bulunmadığını, taraflar arasında hizmet sözleşmesi hizmet yansıtması iş gücü ve temin hizmet bedeli sözleşmesi bulunmadığını, davalının faturaları da iade ettiğini, davacının yönetim hizmeti sözleşmesinden dolayı da hizmet vermediğini,

kiralama ve hizmet sözleşmesinin 5.maddesi alacak ve hakların davacıya ödenmesi hakkı vermediğini, kiralama hizmet sözleşmesinin 5.maddesiyle davalı yanca ödenmesi gereken paraların mumtazam ve fazlasıyla ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...

Davacı ile davalı şirket arasında masraf yansıtma ve işgücü temin hususunda süregelen akdi bir ilişkinin olduğu ve davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davalı tarafından kendi ticari defterlerine kaydedilip hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödenmiş olduğu hususları dikkate alındığında mahkememizce bilirkişi kök raporu benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğün ...

Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 48.174,96 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, şartları oluşan icra inkar tazminat talebinin kabulü ile 48.174,96 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, borcun kaynaklandığı iddia edilen 11.02.2015 tarihli kiralama hizmetleri sözleşmesinin dava dışı üçüncü kişi ...

Şirketi ile davalı arasında imzalandığını, davacının bu sözleşmede, garantör konumunda olduğunu, sözleşmenin tarafı olmadığını, davalının yurtdışı kökenli bir hizmet şirketi olup yatırımlarını Türkiyede de gerçekleştirmek üzere ... ...adlı AVM nin konumlandığı arsayı satın alarak inşaata devam edilmesini sağladığını, inşaatın tamamlanmasına yakın olduğu düşünülen bir zamanda bağımsız bölümlerin kiraya verilmesi hizmetinin yürütülmesi için dava dışı ...

Şirketi ile 11.02.2015 tarihli bir sözleşme akdedildiğini, görüldüğü üzere huzurdaki davanın davacısı ile davalı arasında akdedilmiş bir sözleşme olmadığını, nitekim aynı sözleşmeye ilişkin olduğu iddia edilen alacak bakımından açılan ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2017/868 Esas sayılı dosya ile görülen itirazın iptali davasında davacı bakımından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, eldeki davanın da usulden reddi gerektiğini, davacının kendi ticari defterlerinde alacak kaydı bulunmasının, alacağın varlığını ispat etmeyeceğini, mahkeme kararında,

tek taraflı olarak sadece davacı defterinde kayıtlı bulunan ancak davalı müvekkilinin defterinde bulunmayan dava konusu fatura ve içeriği hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin varsayıldığını, çünkü daha önce aynı içerikteki faturaların müvekkil şirket tarafından ödendiğinin bildirildiğini, ne var ki böyle bir hizmetin icra takibine konu edilen fatura döneminde verildiğinin davacı tarafından öncelikle ve ayrıca kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline hiçbir hizmet verilmediğini, TMSF incelemesi sebebiyle müvekkili şirketin bilgi ve belgelere gerektiği zamanda ulaşamadığını, zor durumda kaldığını,

davacının ise davalının bu zor durumundan faydalanarak hizmet veriyormuş gibi fatura kestiğini, haksız kazanç elde ettiğini, iş bu kararın onanması halinde vermediği bir hizmet nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşeceğini, davacı tarafından verildiği iddia edilen hizmetlerin ne şekilde verildiğine ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan herhangi bir delil yer almadığını, ayrıca söz konusu faturaların, davalı tarafından kanuna ve usulüne uygun bir biçimde noter kanalıyla iade de edildiğini, bu durumun dava dilekçesinde davacı tarafından da ikrar edildiğini, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığını,

varsayımlara dayanarak bir karar verildiğini, sadece geçmiş dönem faturalarının ödenmesinin huzurdaki davada verilen karara dayanak teşkil edemeyeceğini, davacıdan herhangi bir dönemde hizmet alındığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer alan mantığa göre, herhangi bir hizmet ilişkisinde, hizmet veren tarafın bir süre sonra hizmet vermeyi kesmesi halinde, sırf daha önceden ödeme yapıldığı için fatura düzenleyerek hak kazanmadığı tutarları tahsil edebileceği sonucu çıktığını, bu durumun da hukuka ve hakkaniyete tümüyle aykırı olduğunu,

davalı defterlerinde bulunmayan dava konusu fatura ve içeriği hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, meydana gelen birtakım karışıklıklar nedeni ile zaman zaman ödemelerin davacıya yapılmış olmasının, kurulmuş bir sözleşmenin borçlu alacaklı tarafının değiştiği veya davacı tarafından davalıya hizmet verildiği anlamına gelmeyeceğini,

TBKya göre sözleşmenin devredilmiş olmasının yahut bir sözleşmeye katılma halinin varlığının kabulü için sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmanın varlığının şart kılındığını, böyle bir devir işleminden bahsetmenin mümkün olmadığına göre, birtakım ödemelerin borç ilişkisinin tarafı olmayan kişiye ödenmesinin borç alacak ilişkisinin tarafının değiştiği anlamına gelmediğinin de açık olduğunu, hükme esas alınan 23.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere,

söz konusu faturaların sadece davacının ticari defterlerinde bulunduğunu, müvekkil şirketin usulüne ve kanuna uygun şekilde tutulmuş defterlerinde bu kayıtlara rastlanamadığını, ayrıca bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 08.04.2020 tarihli ek rapor ile de " Davacının söz konusu sözleşmelere ilişkin olarak taraf sıfatına haiz olup olmadığı hususunun mahkemeye ait olduğunu, dosyada mübrez her iki sözleşmenin içeriğinde de "işgücü temini" konulu bir edim bulunmadığı, Davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davalı tarafından kendi ticari defterlerine kaydedilip hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödenmiş olması,

davacı ile davalı şirket arasında masraf yansıtma ve işgücü temin hususunda süregelen akdi bir ilişkinin olduğunu göstermekteyse de bu akdi ilişki gereğince davacının ne ölçüde işgücü temini hizmeti sağladığı, buna karşılık davalının hangi tutarda ödeme yapacağı hususlarının ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu" şeklinde tespit ve değerlendirmede bulunulduğunu, bu bağlamda, ilk derece mahkemesinin esas aldığını belirttiği kök bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, çünkü ek raporda hem sözleşmede işgücü temini konulu bir edim bulunmadığı hususunun belirtildiğini,

hem de ne ölçüde hizmet sağlandığının ispat yükünün davacıya bırakıldığını, ilk derece mahkemesinin, ek raporda yer alan bu hususu değerlendirmediği gibi, çelişkiyi gidermek için yeni bir rapor alma yoluna da gitmediğini, deliller celp edilmeden ve keşif talepleri değerlendirilmeden karar verildiğini, alacağa herhangi bir faiz işletilmesine itiriaz eettiklerini, her halukarda bir faiz işleyecekse bu faizin yasal faiz olması gerektiğini, icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını, aşacağın likit olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya bağlanmış alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili; davacının grup şirketlerinden olan dava dışı ... Şti.ile davalı arasında ''Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi'' ve aynı AVM'nin kiralama hizmetlerinin görülmesi amacıyla ''Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi'' bulunduğunu, davacının bu sözleşmeleri garantör olarak imzaladığını, dava dışı grup şirketin kendi bünyesinde çalışır durumda personeli olmaması sebebiyle sözleşmenin imzalanmasından sonra davalının tüm hizmetleri davacıdan aldığını, davalıya verilen hizmetler kapsamında takip konusu faturaların düzenlendiğini, ancak davalının takip konusu faturaları iade ederek ödemediğini ileri sürerek, icra takibi başlatmış itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır.

Davalı vekili ise; davacının sözleşmelerde garantör olduğunu, husumet ehliyeti bulunmadığını, dava ve takibe konu faturalarda belirtilen hizmetlerin davacı yanca davalıya verilmediğini, bu sebeple faturaların iade edildiğini ve davalının borcu bulunmadığını savunmuştur.

Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 41.404,46 TL fatura alacağı, 6.770,50 TL fatura olmak üzere toplam 48.174,96 TL alacak yönünden 25.04.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak .... ve ... sıra numaralı faturaların gösterildiği, ....03.2017 tarihli faturaların konusunun ''masraf yansıtma bedeli" ve ''iş gücü temini hizmeti" olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece,tarafların ticari defterleri incelettirilmek suretiyle alınan bilirkişi raporlarına göre; takip ve dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, benzer konuda dava konusu fatura tarihlerinin öncesinde düzenlenen faturaların davalı tarafça kaydedilerek ödendiği görülmektedir.

HMK'nın 190. maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir

Somut olayda, takip ve dava konusu iki adet fatura sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia eden davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu ve faturalarda belirtilen hizmeti davalıya verdiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın varlığını ispata yeterli değildir.

Davacı vekilince, ''Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi'' ve ''Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi'' sunularak alacağın bu sözleşmelerden kaynaklandığı ileri sürülmekteyese de bu sözleşmelerde davacının garantör olarak yer aldığı, dava dışı şirket ile birlikte sorumluluk üstlendiği, ancak bu sözleşmelerde faturalara konu edilen ''masraf yansıtma bedeli'' ve ''iş gücü temini hizmeti"ne ilişkin bir edimin yer almadığı görülmektedir. Bu yönde bir edimin bulunduğu ve davacının bu edimi yüklendiği sözleşmelerde yazılı olsa dahi bu durumda da söz konusu hizmeti davalıya verdiğini ispat yükü yine davacı taraftadır.

Öte yandan, somut olayda taraf ticari defterlerine göre taraflar arasında bir süredir devam eden ticari ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda da belirtildiği gibi, takip konusu faturalara konu hizmetlerin davalıya verildiğinin davacı yanca ispatı gerekmektedir. Zira sırf benzer konuda önceki tarihli faturaların davalı yanca ödenmiş olması, tek başına dava konusu faturalara konu hizmetin de davalıya verildiği anlamına gelmemektedir.

Ancak dosya kapsamında davacının fatura konusu hizmeti davalıya verdiğine ilişkin bir delile rastlanmamıştır. Taraflar arasında sürkeli, dönemsel bir edimin üstlenildiğine dair bir delil de bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca, davanın, davacının takip konusu faturalarda yer alan hizmeti davalı tarafa verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin olarak yatırılan 822,71 TL'den mahsubu ile artan 90,71 TL harcın, talep hâlinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan 873,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Tarafların gider ve delil avanslarından artan kısımların yatıran taraflara iadesine,

7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan 1.127,00 TL istinaf nispi karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

b-Davalı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 80,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 301,40 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

9-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.22.01.2026

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 22/01/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1161, K. 2026/84, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 22/01/2026
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1161
Karar No
2026/84
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1163 K.2025/1898
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1163 K.2026/113
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1164 K.2026/91
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1165 K.2026/87
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1171 K.2025/1899
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1175 K.2026/96

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.