İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1208 K.2025/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2022/1208Karar2025/2026Tarih25 Aralık 2025Okuma11 dk · 2.217 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Aralık 2025
Dosya no
2022/1208
Karar no
2025/2026
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/01/2022
Numarası
2020/398 Esas - 2022/44 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.217 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketle olan cari hesap ilişkisi nedeniyle faturalardan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine borçlu - davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu iddia ederek , davalı- borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle;

usul yönünden müvekkili şirketin ticari merkezinin Elazığ olması nedeniyle icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, esasa ilişkin olarak da fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin ödeme borcu doğmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine, davacının haksız icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olduğu, bu bağlamda tüm delillerin toplandığı, davacı tarafça ... (... sayılı dosya ... sayılı dosyasına aktarılmıştır) Esas sayılı sayılı icra dosyası üzerinden davalı-borçlu aleyhine 115.982,20-TL asıl alacak ve 58.655,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.637,42 TL alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı,

ödeme emrinin davalıya tebliğinin üzerine davalın süresinde icra müdürlüğünün yetkisine, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, davacı defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce, davalı defter ve kayıtları üzerinde de talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyaya ibraz edilen, dosya kapsamına ve bilimsel gerçeklere uygun olan bilirkişi raporlarında az yukarıda yazılı hususların tespit edildiği, davalı yanca her ne kadar, fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediği,

dolayısıyla da müvekkili şirketin ödeme borcunun doğmadığı iddia edilmiş ise de; mahkememizce alınan bilirkişi raporu sonucu, bilirkişi tarafından tespiti yapılan, davacı tarafça düzenlenen 98.290,00 TL tutarındaki (KDV hariç olarak bildirilen miktarlar) faturanın davalı yanca BA ve BS formları ile vergi dairesine bildirildiği şeklindeki tespit karşısında, davalı yanın fatura konusu malların tesliminin müvekkili şirkete yapılmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmemiş ve davacı yanın takip dayanağı olan fatura konusu malları davalı yana teslim ettiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmış,

ayrıca davalı yanca herhangi bir ödeme iddiasında da bulunulmadığından, davacının davasını 115.982,20 TL Asıl alacak yönünden ispat etmiş olduğu ve bu miktar üzerinden dava açmakta haklı ve hukuki yararının da bulunduğu anlaşılmış ve davanın kısmen kabulüne, ayrıca davacı tarafça her ne kadar takip öncesi faiz istenmiş ise de davalının takipten önce, TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından,

takip öncesi işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin reddine ve ayrıca, takip konusu alacak likit olduğundan, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun, ... ( sayılı dosya ... sayılı dosyasına aktarılmıştır) sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 115.982,20 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine,

hükmolunan alacağın (115.982,20 TL) % 20'si oranında hesaplanan 23.196,40 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İcra takibine konu faturanın tebliğ edilerek teslim edildiğini ve davalı şirketin kayıtlarına işlemiş olduğunun sabit olduğunu bu nedenle icra takibi öncesinde işlemiş faiz talebinin reddine yönelik kararın isabetli olmadığını iddia ederek, istinaf itirazlarının kabulü ile kararın bu yönden kaldırılmasına, davalının asılsız beyanlardan ibaret istinaf itirazlarının ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Kararda her ne kadar TBK'nın 89. maddesi gereğince icra dairesinin yetkili olduğu gerekçesiyle itirazları reddedilmiş ise de gerekli araştırmanın yapılmadığını, müvekkili şirketin adresinin Elazığ'da olduğunu, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde ikame edildiğini bu nedenle uyuşmazlığın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken bunun gözardı edildiğini;

fatura konusu malzemelerin müvekkiline teslimini ispat için elverişli olmadığını, faturalardaki ibarelerin bulunmadığını, faturaların irsaliyeli fatura niteliği ve kapsamına ait olmadığını ayrıca müvekkili şirket bünyesinde şirket ortakları aynı olan... Ltd.

Şirketi'nin davacı şirketten alacağının bulunduğunu, icra takibine konu edildiğini, takibin derdest olduğunu, icra dosyasında takas mahsubunun yapılması gerektiğini, mahkemenin inceleme yapmadığını, icra inkâr tazminatının şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, icra dairesi ve mahkemenin yetkili olup olmadığı, fatura konusu ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, icra inkâr tazminatının yasal şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının dava dışı şirket alacağının takas mahsubunun mümkün olup olmadığı, davacının takip öncesinde işlemiş faiz alacağının doğup doğmadığı hususlarına ilişkindir.

Dosya kapsamından; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı hakkında ... sayılı dosyasında 28.08.2018 tarihinde 115.982,20 TL asıl alacak ile 58.655,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.637,42 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibinin yetkisi ile birlikte borca ve ferilerine itiraz ettiği, yetki itirazında müvekkili şirketin adresinin Elazığ'da olduğunu, Elazığ İcra Dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, davacı şirket tarafından İİK'nın 67. maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu,

davadan önce arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, davacı tarafça davalı şirketin icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazı kabul edilmeyerek İİK'nın 50. ve HMK'nın 10, TBK'nın 89. maddeleri gereğince müvekkili şirketin bulunduğu adresteki icra daire ve mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.Mahkemece, davalının yetki itirazı TBK'nın 89 ve HMK'nın 10. maddeleri gereğince reddedilmiştir.

Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmeleri ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.

07.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı vekilinin şirket yetkilileri ile görüşerek geri dönüş yapacağını belirttiği ve geri dönüş yapıldığında incelenmesi istenen defter ve belgelerin eski yıllara ait olduğundan bu defter ve belgelerin olmadığını, imha ettiklerini belirttikleri ve bu hâli ile gerekli inceleme ve değerlendirime yapılmadığı belirtilmiştir.12.08.2021 tarihli talimat bilirkişi raporunda; ara karar gereğince davalı yanın ilgili dönemi kapsayan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkilerini gösterir şekilde rapor tanziminin istendiği,

davalı tarafın tutulan ve düzenlenen saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin saklama sürelerinin rapor tarihi itibari ile geçtiğini, belgeleri imha ettiklerini ayrıca davacının davaya konu ettiği faturaların hangilerinin olduğunun belli olmadığını, alacağı bakiyeye dayandırdığını, ilgili dönemlerde davacı tarafından herhangi bir fatura almadıklarını, defterlerine kaydetmediklerini, mal teslim aldıklarına ilişkin herhangi bir belgenin olmadığını, davacı tarafın ticari defterlerini sunmadığını,

şirketin bağlı olduğu vergi dairesine ilgili dönemlerine BA bildirim formlarına yansıyan herhangi bir bildirimin olmadığını beyan ettiği, davalının ticari defterleri ibraz etmediğinden herhangi inceleme yapılamadığı belirtilmiştir.Davacı vekili talimat bilirkişi raporuna karşı dilekçesinde;

davalının açık bir şekilde defterlerini ibrazdan kaçındığını, icra takibi ve dava tarihi itibariyle saklama yükümlülüğü bulunan ticari defterlerini imha ettiği şeklinde asılsız beyanda bulunduğunu, dosyada mevcut müvekkili şirkete ait BA-BS form kayıtları ile davalı borçlu şirkete kesilen faturalar ve bunlara ilişkin kayıtlar itibari ile müvekkilinin alacaklı olduğunun sabit olduğunu, davalı şirketin 2010 yılından 2018 yılına kadar tüm BA-BS formlarının celbi için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasını ve yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.Davacı vekili, mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itiraz dilekçesinde;

şirket görevlilerinin, ticari defterlerin çok eski tarihli olmaları sebebiyle ticari defterleri hazırlamak için bilirkişi ile görüşme yaptıkları aşamada birdenbire rapor ile karşılaşıldığını, rapor ekinde sunulan whatsapp yazışmasının 28.06.2021 tarihine ilişkin olduğunu, aynı gün müvekkili şirket çalışanları ile irtibat sağlandığını, raporun hemen akabinde tebliğ edildiğini, bilirkişinin hiçbir şekilde defterlerin hazır edilmesini beklemeksizin defter ibraz edilmediği gerekçesiyle rapor verdiğini, bu hususun asla kabul edilemeyeceğini belirterek, yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.

30.11.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı vekilince verilen dilekçede ilgili Harput Vergi Dairesine tekrar müzekkere yazılarak BA/BS formlarının talep edilmesinin istenildiği, ilgili vergi dairesinden gelen yazı ekinde bulunan 2010, 20211,2012 2013 BA bilgi formu ile 2010 BS bilgi formu 20211,2012 ve 2013 BS bilgi formlarının dökümlerinin incelenmesinde 2012 yılına ait BA formunda davacı tarafça düzenlenen 98.290,00 TL tutarındaki faturanın bildirildiğinin görüldüğü ifade edilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde;

davalı şirkete ait BA formlarının celp edildiğini, tespit edilmiş olduğu üzere müvekkili şirkete ait 2012 yılı BS formunda 98.290,00 TL'nin bulunduğu aynı şekilde davalı şirkete 2012 yılı BA Formunda 98.290,00 TL tutarında faturanın bildirilmiş olduğu hususunun sabit olduğunu, BA-BS formlarında bildirilen rakamın KDV hariç rakam olduğunu, her iki tarafın beyan etmiş olduğu fatura bedeline %18 KDV'nin eklenmesi halinde 115.982,20 TL rakamına ulaşıldığını ve icra takibine konu edildiğini, faturaya ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunulmaksızın haksız şekilde itiraz edildiğini,

celp olunan BA formları itibari ile dava konusu taleplerinde haklı olduklarının ortaya çıktığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; davacı tarafın defterlerini ibraz etmediğini, kötü niyetli olduklarını, müvekkili şirket kayıtlarında davacı ile ilgili herhangi bir kaydın mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı vekili ek rapora karşı beyan dilekçesinde; aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın takip konusu asıl alacak yönünden kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.Taraflara ait BA/BS Formlarında, 2012 yılındaki ticari alışveriş neticesinde düzenlenen faturaları ilgili vergi dairesine bildirmiş oldukları dosyaya gelen vergi dairesi cevabı yazılarından anlaşılmıştır.

Bu durumda davacı tarafın icra takibine konu ettiği cari hesaba esas olan alacağın kaynağı faturaların ve fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiğini kabulü gerekecektir. Çünkü davalı şirket tarafından, faturalar bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilmiştir.

Bu anlamda mahkemece, fatura konusu alacak yönünden, vergi dairesine bildirilen beyan üzerinden %18 ilavesi ile takip konusu asıl alacağın kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Aksi yöndeki taraf vekillerinin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Diğer taraftan icra takibi öncesinde davalı tarafın usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmüş olduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge mevcut değildir. Akside iddia edilmemektedir.

TBK'nın 117.maddesinin 1. fıkrasında, muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarı ile temerrüte düşeceği düzenlenmiştir. Davacı tarafça her ne kadar faturaların tebliğ edildiği ve temerrütün oluştuğu iddia edilmiş ise de faturanın tebliği temerrütün oluşması için yeterli değildir.

Bu nedenle davacının takip öncesindeki işlemiş faiz alacağına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Ayrıca cari hesaptan kaynaklanan alacağın sebebi ticari satım konusu faturalardan kaynaklanmakta olup taraflarca alacak miktarı bilindiğinden, kabul edilen alacak üzerinden İİK'nın 67. maddesi gereğince %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik görülmemiş, aksi yöndeki davalı istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Davalının istinaf nedenlerinden bir diğeri ise icra dairesinin ve mahkemenin yetkisi ile ilgilidir.

İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması hâlinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir.

Çünkü itirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz hâlinde, yetkili icra dairesince ödeme emri tebliğ edilmiş olması, HMK'nın 114/2.anlamında özel dava koşuludur (HGK’nın 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.. 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K. ).HMK'nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

Aynı Yasanın “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nın sayılı Borçlar Kanunu’ nun 89. maddesinde borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir.

Maddenin 1. fıkrası gereğince para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği hususlarına yer verilmiştir.Davacı şirketin ticari merkezi Sultangazi /İstanbuldur. Gaziosmanpaşa Adli yargı içerisindedir. Davacı icra takibini yetkili ... başlatmıştır.

Bu nedenlerle, davacı alacaklının faturadan kaynaklanan alacağına ilişkin yapmış olduğu icra takibini yetkili yer icra dairesinde başlatmış olduğu ve mahkemeninde yetkili mahkeme olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yetkiye dair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Ayrıca dava dışı şirket alacağının davalı borcundan dolayı takas ve mahsubu mümkün olmadığından aksine istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

TBK'nın 139.maddesinin 1. fıkrasında, iki kişinin karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borcun muaccel olması durumunda her birinin alacağını borcuyla takas edebileceği belirtilmiştir. Şirket ortaklarının aynı olması bu kapsamda değerlendirilemeyecektir.

Alacaklı olduğu iddia edilen dava dışı şirket ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye glir kaydına, bakiye 5.922,73 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1208, K. 2025/2026, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1208
Karar No
2025/2026
Tarih
25 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1210 K.2025/2027
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/1216 K.2025/1967
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1224 K.2025/1985
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1242 K.2025/2006
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/1245 K.2025/1952
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1259 K.2025/1836

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.