İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1332 K.2024/687

Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve ortaklar kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili…

Esas2022/1332Karar2024/687Tarih2 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.161 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Dosya no
2022/1332
Karar no
2024/687
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/03/2022
Numarası
2020/365 E. - 2022/318 K.
Davanın konusu
Hisse Devrinin Geçersizliğinin Tespiti ve Ortaklar Kurul Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.161 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve ortaklar kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı .... LTd. Şti.'de 1/4 oranında pay sahibi olduğunu, yine dava dışı ... 1/4 oranında pay sahibi olduğunu, davalını ... ise 1/2 pay sahibi iken müvekkilinin bilgisi haricinde diğer davalı ... İstanbul ....

Noterliğinin 17.09.2018 tarih ... yevmiye nolu şirket pay devir sözleşmesi ile usulsüz şekilde şirket payını devrettiğini, usulsüz pay devri sözleşmesi adına pay değişikliği ile şirket müdürünün değişimi hakkında bilgilerin yer aldığı, sahte imzalarla düzenlenen, 26.10.2018 tarihli şirket genel kurul toplantı tutanağının da Gaziosmanpaşa ...

Noterliğine sunularak onaylattırıldığını, anılan pay devri sözleşmesine dayanak olarak sunulan genel kurul kararının sahte imzalar ile düzenlendiğini, gerçeğe aykırı olduğunu, davacı ile dava dışı ortak durumdan haberdar dahi değilken, davalıların usulsüz işlemler yaptığını, gerçeğe aykırı toplantı tutanağı sunularak,

Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, şirket genel kurul kararının sahte imza ile düzenlenmesinin yanında, davalı ... hissesinin devrinin de yasaya aykırı olduğunu, zira pay devrinden müvekkilinin haberdar edilmediğini ve şirket sözleşmesinde de pay devrinin yasaklandığını, genel kurul kararlarındaki davacı ve ... imzalarının sahte olduğunu ileri sürerek, davalılar arasında imzalanan devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine ve bu itibarla yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, savunmasında özetle.

TTK'nın 381.maddesi hükmü uyarınca bu davanın karardan itibaren üç ay içinde açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşümü süresi olduğunu, dava konusu genel kurulun davacının hazır olduğu halde noterde imza edilerek tanzim edildiğini, bu hususa ilişkin tanıkların mevcut olduğunu, yaptırılacak imza incelemesi ile de genel kurul kararı altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispat edileceğini, davalı ... ile davacının ortak olduğunu, aralarında daha sonradan vuku bulan olaylar nedeniyle iş bu mesnetsiz davanın ikame edildiğini, davacının,

müvekkkili ve dava dışı ... hissedarı oldukları bir şirket iken şirkete ait mermer ocağının davacının hukuka aykırı davranışları nedeniyle işlemez hale geldiğini, bu hususa ilişkin taraflar arasında Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/530 Esas sayılı dosyası ile bir husumet söz konusu olduğunu ve davacının o davadan ceza aldığını, davalı ... her ne kadar müvekkilinin hisselerini satın almış ve karşılığında bono vermişse de bu bonoları dahi ödemediğini, bu nedenle esasen mağdur olanın müvekkili olup hukuka aykırı eylemleri neticesinde şirket hisselerinden olduğunu ve karşılığını da alamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacının, dava dışı .... LTD. ŞTİ'de 1/4 pay, dava dışı ...'ın 1/4 pay ve davalı ... 1/2 pay sahibi oldukları, davalı ve ortak olan ... davacının bilgisi haricinde diğer davalı ... İstanbul ....

Noterliğinin 17/09/2018 tarih ... yevmiye nolu şirket pay devir sözleşmesi ile şirket payının devir ettiği görülmüş olup, devir sözleşmesinin ve şirket müdürünün değiştiğinin sahte imazlarla düzenlenen 26/10/2018 tarihli genel kurul kararının Gaziosmanpaşa .... Noterliğine onaylatıldığı iddiası kapsamında mahkmemizce bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve alınan rapora göre Kocaeli ... Noterliğinde 28/12/2012 tarih ve ... y. no. ile onaylanmış ...

Limited Şirketine ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinde 15/10/2018 tarih ve ... no.lu Karar'da ... adına atfen atılmış olan imzanın, davacı ... eli ürünü olmadığı; adı geçenin hakiki imzalarına benzetilerek yapılandırılmış olduğu tespit edilmiş olup, alınan rapor mahkememizce de hükme esas alınmaya elverişli görülmekle, pay devir sözleşmesine dayanak yapılan genel kurul kararında davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı kanaatine varılmıştır.Limited şirketlerde payın devrinin nasıl olacağı düzenlenmiştir.

MADDE 595- (1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir.

(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.(3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir.(4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir.

(5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır.(6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır.

Bahsi geçen TTK 595. Maddeye göre yapılan değerlendirmeye göre; davacıya atfen atılan imzanın sahte olduğu (şirket payının devrine ilişkin sözleşmenin kabul şeklinde karara bağlandığı) ... Limited Şirketine ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinde 15/10/2018 tarih ve 2018/01 no.lu Kararının geçerli olmadığı, bu haliyle davalılar arasındaki hisse devir sözleşmesinin şirket tarafından onaylanmış sayılamayacağı ve İstanbul ....

Noterliğinin 17/09/2018 tarih ... yevmiye nolu şirket pay devir sözleşmesinin ve buna dayanarak yapılmış olan işlemlerin geçersiz olacağı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalılar arasındaki dava dışı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi hisselerinin devrine ilişkin sözleşme ve devamındaki işlemlerin geçersizliğinin tespitine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

TTK'nın 381.maddesi hükmü uyarınca bu davaın karardan itibaren üç ay içinde açılması gerekirken bu süreden sonra açıldığını, dava konusu edilen kararın ilan edilmesi ve kararın alınması ile ilanından sonra yasada öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu genel kurulun davacının da hazır olduğu halde noterde imza atılarak pay devri gerçekleştirildiğini, müvekkili ile davacının ortak olduğunu, aralarında daha sonradan vuku bulan olaylar nedeniyle iş bu mesnetsiz davanın ikame edildiğini, bu hususların mahkemece tarafından araştırılmadan, dosyada gerekli niteliklere haiz olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini,

bilirkişi raporu hazırlanırken grafoloji biliminin gereklerine uygun olarak hareket edilmediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün, 2001/12-436 E., 2001/467 K.ve 06.06.2001 tarih, 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında '' herhangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması;

bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.

Ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hangi ortamda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmamış; sadece grafolojik ve grafometrik metotların uygulandığının belirtilmesiyle yetinilmiş; ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulmamıştır.

Bu nitelikteki bilirkişi raporu eksik ve yetersiz incelemeyle ile tanzim edilmiş ve söz konusu rapora dayanılarak ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmuştur.

Usul ve yasaya açıkça aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması açıkça hukuka aykırıdır.'' denildiğini, davacının, müvekkilinden para aldığını, ruhsat ödemelerini müvekkiline yaptırdığını, hisse devri sonrası müvekkilinden ortak olarak haareket etmesini beklediğini, daha sonra da kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, belki de bilerek imzasını başka attığını ya da başkasına attırdığını, çünkü aksi halde müvekkilinden hisse devri için ve taşocağı ruhsatı vs için paralar alması ve ödemeler yaptırmasının mümkün olmadığını,

mahkemece davanın esasına etki eden hususlar ve karşı tarafın kötü niyeti dikkate alınmadan karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalılar arasında imzalanan limited şirket pay devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile bu itibarla yapılan işlemlerin, ortaklar kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı .... LTd. Şti.'nin ortağı olduğunu, şirkette diğer ortak davalı ... müvekkilinin bilgisi haricinde diğer davalı ... İstanbul ....

Noterliğinin 17.09.2018 tarih ... yevmiye nolu şirket pay devir sözleşmesi ile payın devrettiğini, bu devrin onayına ilişkin 26.10.2018 tarihli şirket genel kurul toplantı tutanağınındaki imzanın kendisine ait olmadığını, bu sebeple davalılar arasındaki pay devri sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ve pay devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile yapılan işlemlerin iptalini talep etmiştir. Dosya kapsamının incelenmesinden; davacının, dava dışı ... San. LTd.

Şti.'nde 1/4 (5000,00 TL), dava dışı ... 1/4 (5000,00 TL), davalı ...'in ise 1/2 (10.000,00 TL) pay sahibi olduğu, davalı ... payını diğer davalı ... İstanbul ....

Noterliğinin 17.09.2018 tarih ... yevmiye nolu limited şirket pay devir sözleşmesi ile devrettiği, dava dışı şirketin 15.10.2018 tarihli ve 2018/01 sayılı ortaklar kurulu toplantı tutanağına göre tüm hissedarların katılımı ile oy birliği ile devrin onaylandığı, devralan davalı ...'un aynı zamanda şirket müdürü olarak yetkilendirildiği, bu kararın da Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği görülmüştür.

İlk derece mahkemesince, davacının imza örnekleri toplanarak 15.10.2018 tarihli ve 2018/01 sayılı ortaklar kurul kararındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmış, alınan bilirkişi raporu ile imzanın davacıya ait olmadığının belirtilmesi üzerine davanın kabulü ile davalılar arasındaki dava dışı ...

Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi hisselerinin devrine ilişkin sözleşme ve devamındaki işlemlerin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.TTK'nın 595. maddesi uyarınca limited şirkette pay devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için devir sözleşmesinin şirkete ibrazı ve şirket ortaklar kurulunun kararı gerekir.

Somut olayda, davacı, genel kurul kararının sahte imzalar ile düzenlendiğini, imzanın kendisine ait olmadığını, bu sebeple davalılar arasındaki pay devri sözleşmesinin de geçersiz olduğunu ileri sürerek, bu sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile yapılan işlemlerin ipltalini istemiştir. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları, sözleşmenin taraflarıdır.

Bir başka deyişle, taraflar arasında akdî ilişkinin bilinması ve sözleşmenin tarafları arasında yargılamanın sürdürülmesi esastır.Somut olayda, davacı ile davalılar arasında herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup davacı, kendisinin tarafı olmadığı, davalıların tarafı oldukları İstanbul .... Noterliğinin 17.09.2018 tarih ... yevmiye nolu limited şirket pay devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitini talep etmiştir.

Ancak bu sözleşmenin tarafı olmayan davacının, söz konusu sözleşmenin geçersizliğini ileri sürme hakkı bulunmadığından eldeki davayı açma konusunda aktif husumet ehliyeti (davacı sıfatı) bulunmamaktadır. Bu talep yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.

Davacı dava dilekçesinde, yapılan hisse devri ve devamında yapılan işlemlerin iptalini de istemiş, ön inceleme duruşmasında da uyuşmazlık konusunun davalılar arasındaki pay devri ile alınan kararın geçerli olup olmadığına ilişkin olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davacının, dava dışı ... Limited Şirketi'nin pay devrinin onayına ilişkin 15.10.2018 tarihli ortaklar kurul kararının hükümsüzlüğünün tespitini de talep ettiği görülmektedir.

Böyle bir iddianın ancak dava dışı şirkete yöneltilmesi mümkündür. Bu sebeple, ortaklar kurul kararının iptali ya da hükümsüzlüğünün tespiti talebinin davalılara yöneltilmesi mümkün olmadığından (davalıların davalı sıfatı bulunmadığından) bu talep bakımından davalıların pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır.

İlk derece mahkemesince bu talep bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuş, kararın bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.Taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin olması nedeniyle maddi hukuk sorunudur ve mahkemece resen nazara alınması gerekir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle, mahkemece davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş ve davalı ... vekilinin esasa dair istinaf sebeplerinin incelenmesine gerek olmaksızın ilk derece mahkemesi kararının resen gözetilen sebeplerle kaldırılarak Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen gözetilen sebeplerle kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve neticede davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalının esasa dair istinaf nedenlerinin incelenmesine gerek olmaksızın, resen gözetilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına bu doğrultuda.

1-Davalılar arasındaki limited şirket pay devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti talebi bakımından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, 2-Şirket ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti/iptali talebi bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden,

karar tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Davalılarca yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;

bu davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, b-Davalı ... tarafından harcanan 220,70 TL başvuru harcı gideri, 35,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 255,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalı ... verilmesine, 8-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair.

HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.05.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1332, K. 2024/687, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1332
Karar No
2024/687
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1333 K.2024/444
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1333 K.2024/486
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1333 K.2024/830
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1334 K.2024/407
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1342 K.2024/492
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/1373 K.2024/632

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.