KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/371
- Karar no
- 2025/687
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29.11.2021
- Numarası
- 2019/672 Esas - 2021/840 Karar
- Dava
- Tazminat (Satım Sözlemesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.945 kelime·10 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ortakları için davalıdan alınan yemek ve organizasyon hizmeti için 31.05.2018 tarihli ve 800 adet yemek bedeli için düzenlenen 21.600 TL bedelli fatura, 01.06.2018 tarihli ve 600 adet yemek bedeli için düzenlenen 16.200 TL bedelli fatura ve 12.06.2018 tarihli organizasyon açıklamalı 34.220 TL bedelli üç adet faturanın davalı tarafından düzenlendiğini, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, sadece internet üzerinden görüntülerinin gönderildiğini,
müvekkilince bu faturaların kooperatifin ticari defterine işlendiğini ve fatura bedellerinin ödenmesine ve bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen hizmetin verilmediğini, müvekkilinin sürekli şekilde hizmetin verileceği ile oyalandığını, yemek ve organizasyon talebinin yerine getirilmediği gibi fatura asıllarının da tebliğ edilmediğini, fatura konusu yemek ve organizasyonu hizmetini yerine getirilmeyeceğinin anlaşılması üzerine müvekkilince düzenlenen Beyoğlu ....
Noterliğinin 18.09.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname haksız tahsil edilen 72.020,00 TL'nin iadesinin istendiğini, davalının ihtara cevap olarak gönderdiği Beyoğlu ...
Noterliğinin 20.09.2019 tarihli ihtarı ile yemek ve organizasyon hizmetinin yerine getirdiğini bildirdiğini, davalının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, davalının taahhüt ettiği hizmeti yerine getirmemesine rağmen WhatsApp üzerinden gönderdiği faturaların alınarak ticari defterlere işlenmesi ve bedelinin ödenmesinin davalıyı haklı çıkarmayacağını, hizmetin ne zaman ve ne şekilde yerine getirildiğinin davalı tarafından kanıtlanması gerektiğini, hizmetin yerine getirildiğine ilişkin müvekkilince imzalanmış irsaliye bulunmadığını, hizmetin verildiğinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek,
72.020,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; istirdat davasının 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ibraz edilen faturaların 31.05.2018, 01.06.2018 ve 12.06.2018 tarihlerinde düzenlendiğini, davacının fatura bedelini ödemesinden itibaren bir yıl içinde açmadığı davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenen ihtarda hizmetin yerine getirilmediğinin belirtilerek yapılan ödemelerin istirdadının istendiğini, müvekkilince gönderilen cevabi ihtarda fatura konusu yemek ve organizasyon hizmetinin yerine getirildiğinin bildirildiğini,
uzun süre önce verilen hizmete ilişkin faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olmasının da hizmetin verildiğini gösterdiğini, hizmetin verilmediği ve fatura asıllarının tebliğ edilmediğine ilişkin iddianın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dava dilekçesi ile ihtarda fatura bedellerinin ödendiği ve faturaların davacının defterlerine işlendiğinin ikrar edildiği, alınan faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediğinden fatura içeriği mal veya hizmetin yerine getirildiğinin kabulü gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir Davacı vekili, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle;
davanın niteliğinin istirdat davasından sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan tazminat davasına çevrildiğini, davalıdan alınması kararlaştırılan yemek ve organizasyon hizmetinin verilmemesine rağmen davacının düzenlediği üç adet fatura suretinin mesaj yoluyla gönderildiğini ve faturaların güvene dayalı olarak müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini, fatura bedellerinin ödenmesine ve bir çok kez uyarılmasına rağmen davalının mal ve hizmeti müvekkiline sunmadığını, faturaların aslının da gönderileceğinin bildirilmesine rağmen bunların halen tebliğ edilmediğini,
bu nedenle müvekkilince gönderilen ihtarla üç adet fatura için ödenen 72.020,00 TL'nin iadesinin istendiğini, cevabi ihtarda fatura karşılığı olan yemek ve organizasyon hizmetinin yerine getirildiği ve fatura asıllarının davacıya teslim edildiğinin iddia edildiğini, davalının tebligata ve hizmeti verdiğine ilişkin iddiasını kanıtlaması gerektiğini, hizmetin verildiğinin yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davalının vermediği hizmet karşılığı sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle, 72.020,00 TL’nin faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ıslah dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etiğini, istirdat davasındaki bir yıllık zamanaşımı süresinin aşılması amacıyla davanın hukuki sebebinin ıslah edildiğini, ıslah dilekçesinin verildiği tarihte de sebepsiz zenginleşme için yasada belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, hizmet karşılığı düzenlenen faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olmasının bu hizmetin müvekkilince verildiğini gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de;Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, başlangıçta İstirdat Davası olarak açıldığı, sonrasında davacı vekili tarafından tam ıslah yapılmak suretiyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasına dönüştürüldüğü, bu haliyle de davanın, taraflar arasındaki yemek ve organizasyon hizmeti karşılığında tanzim olunan ve bedeli ödenen 3 adet fatura gereği verilmesi gereken hizmetin yerine getirilmediği iddiasına dayanılarak,
ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği tahsili istemine ilişkin olduğu, davalı yanca her ne kadar ıslaha ve ıslahla sebepsiz zenginleşmeye dönüşen davaya ilişkin zamanaşımı def'ine yönelik itirazlarda bulunulmuş ise de; az yukarıda yazılı gerekçelerle davalı yanın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmediği ve ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapıldığı, bu bağlamda tüm delillerin toplandığı, davaya konu somut olayda, taraflar arasında, davalı şirketçe düzenlenen faturalar ve davacı ödemelerine ilişkin ihtilaf bulunmadığı, asıl ihtilafın;
bedeli davacı tarafça ödenmiş olan, 31.05.2018 tarih, ... seri sıra numaralı, 800 adet yemek bedeli adı altında kesilen KDV Dahil 21.600,00-TLlik fatura, 01.06.2018 tarih, ... seri sıra numaralı, 600 adet yemek bedeli adı altında kesilen KDV Dahil 16.200,00-TL'lik fatura ve 12.06.2018 tarih ... seri sıra numaralı Organizasyon adı altında kesilen KDV Dahil 34.220,00-TL'lik faturalar içeriği hizmetlerin davacı tarafa verilip verilmediği hususundan kaynaklandığı,
davacı tarafça her ne kadar, fatura bedelleri tahsil edilmesine rağmen, müvekkili kooperatif üyeleri için düzenlenmesini talep ettiği yemek ve organizasyon hizmetinin davalı tarafından aradan 1 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen halen yerine getirilmediği, davalı ile bu hususta defalarca görüşmeler yapılmasına rağmen müvekkilinin uzunca bir süre oyalandığı, davalı tarafından taahhüt edilen yemek ve organizasyon talepleri yerine getirilmediği gibi faturaların aslının da tebliğ edileceği bildirilmesine rağmen halen tebliğ edilmediği,
davalının hizmetin verildiğini ispatlaması gerektiği, davalı tarafından taahhüt edilen hizmetin henüz yerine getirilmemesine rağmen, davalı tarafından faturanın müvekkiline whatsapp üzerinden gönderilmesi akabinde iyi niyet çerçevesinde fatura bedelleri toplamı rakamın ödenmiş bulunduğu, davalı bu hizmeti yerine getirdiğini iddia ediyorsa, bu hizmeti ne zaman ve nerede gerçekleştirdiğini, müvekkili kooperatif üyelerine faturalar konusu yemek ve organizasyon hizmetini hangi şekilde ve nasıl verdiğini ispatlaması gerektiğini beyan edilerek iş bu dava açılmış ise de.
TBK'nın 207/2.
Maddesi; 'Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler' hükmüne amir olup, birlikte ifa kuralı gereği her iki edimin de aynı anda ifa edilmiş olduğu karinesinden hareketle, bedel ödendiği halde hizmetin verilmediğini ispat yükünün, hizmetin verilmediğini iddia eden davacı yanda olduğu, davacı yanın da hizmetin verilmediğini usulüne uygun yazılı delillerle ispat edemediği; ayrıca alınan ve mali tespitler açısından hükme esas alınan bilirkişi raporunundaki; 'Davalı tarafça sunulan 2018-2019 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin incelenmesinde;
davalı tarafça, davacı tarafa kesilen faturaların ve davacı tarafça bu faturalar karşılığında ödenen tutarların muhasebe ilke, prensiplerine ve VUK.’na göre usulüne uygun olarak kayıtlara işlendiği ve davalının defter beratlarının da usulüne uygun mevzuat hükümlerine göre düzenlenip ilgili vergi dairesine verildiği, Cari Hesap bakiyesinin sıfır (0) olarak görüldüğü, yine davalı tarafça Mayıs/2018 ve Haziran/2018 aylarına ait BS Formlarının incelenmesinde davacı tarafa kesilen faturaların bildirim ve beyanlarının yapıldığının görüldüğü,
davalı şirketin ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nun 64. Maddesi ve 213 sayılı VUK'nun 219, 224, 225. maddelerindeki hükümlerine göre usulüne uygun olarak tasdik ve beratlarının yapıldığı, Davacı kooperatifin 2018 yılına ait ticari defter ve belgelerin incelenmesinde de; davacı Kooperatif tarafından da;
davalı şirket tarafından kesilen faturaların ve davalı şirkete yapılan ödemelerin muhasebe ilke, prensiplerine ve VUK.’na göre usulüne uygun olarak kayıtlara işlendiği ve davalının defter açılış ve kapanış tasdiklerinin de usulüne uygun mevzuat hükümlerine göre işlendiği ve Cari Hesap bakiyesinin sıfır (0) görüldüğü' şeklindeki tespitlerden de açıkça anlaşılacağı üzere, davacı yanca, karşılığında mal teslim edilmediği iddia edilen faturaların kendi ticari defter ve kayıtları ile kayıt altına alındığı, kayıt altına alınan faturalara ilişkin olarak da, yine kendi ticari defter ve kayıtları ile sabit olan ödemenin yapıldığı,
bu haliyle yapılan değerlendirmede de, davaya konu somut olayda davacı yanın malın teslim edilmediğine ilişkin iddiasını somut delillerle ispat edemediği..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemece TBK'nın 207/2.maddesi gereği alıcı ve satıcının borçlarını aynı anda ifası gerektiği, hizmetin verilmediğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, oysa davacının yemek ve organizasyon hizmeti için üç adet faturayı düzenleyerek müvekkiline mesaj ile gönderildiğini, fatura suretlerinin müvekkilince ticari deftere işlendiğini, fatura bedellerinin ödendiğini, ancak fatura asıllarının gönderilmediği gibi, yemek ve organizasyon hizmetinin de verilmediğini, gönderilen ihtarda bu hususların bildirilerek sebepsiz yapılan ödemenin iadesinin istendiğini,
cevabi ihtarda yemek ve organizasyon hizmetinin yerine getirildiğinin savunulduğunu, ispat yükü üzerinde olan davalının yemek ve organizasyon hizmetini ne zaman, nerede ve ne şekilde verdiğini yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, faturaya itiraz için yasada belirlenen 8 günlük sürenin işlemesi için faturanın usulüne uygun şekilde tebliği gerektiğini, usulüne uygun şekilde fatura aslının tebliğ edilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki yemek satımı ve organizasyon hizmeti sözleşmesi nedeniyle, davalının düzenlendiği faturalara karşı yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında yemek satımı ve organizasyon hizmetine ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu sabittir. Davalı yemek temini ve organizasyon hizmetini vererek düzenlenen üç adet faturayı davacıya tebliğ ettiğini savunmaktadır.
Davacı ise, anlaşma uyarınca davalının yemek ve organizasyon hizmeti vermediğini, fatura asıllarının tebliğ edilmediği ve mesajlaşma programı üzerinden gönderilen faturaların alınarak davacının ticari defterlerine iyi niyetle kayıt edildiğini, aynı sebeple fatura borcunun ödendiğini, ancak davalının yemek ve organizasyon hizmetini yerine getirmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, cevabi ihtarda yemek ve organizasyon hizmetinin yerine getirildiğinin savunulduğunu, hizmetin yerine getirildiğinin davalı tarafından yazılı delille kanıtlanması gerektiğini ileri sürmektedir.
Uyuşmazlık, davalının sözleşme kapsamında yemek ve organizasyon hizmetini yerine getirip getirmediği, ispat yükünün kimde olduğu, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olması ve yemek satımı ile organizasyon hizmet faturalarının ödenmiş olmasının ne anlama geldiği noktasındadır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu üç adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve fatura bedellerinin ödendiği belirlenmiştir.
TBK'nın 207.maddesinde, "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerliği için bir şekil şartı öngörülmemiştir. TBK'nın 207/2. maddesine göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.
Satım sözleşmesinde, kural olarak malın teslimi anında bedelinin de ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle satıcının HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddesine göre emtiayı teslim ettiğini kanıtlaması gerekmektedir. Satım faturalarının tarafların defterinde kayıtlı olması ve bedelinin ödenmesi yasada düzenlenen karineye göre, davalı/ satıcının edimini yerine getirdiğini göstermektedir.
Faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olması da faturaların usulüne uygun şekilde davacıya teslim edildiğini göstermektedir. Taraflar arasında vadeli satıma veya avans ödemesi yapıldığına ilişkin bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu durumda sözleşme ilişkisine ilişkin yasa hükümleri ve faturaların ödenmiş olması davalının, yasal karineye dayanan savunmalarını tamamen doğrulamaktadır.
Organizasyon hizmetine ilişkin faturanın davalı defterinde kayıtlı olması ve bedelinin ödenmesi de aynı şekilde hizmetin verilerek, hizmet bedelinin ödendiğini göstermektedir. Davacı, mal veya hizmetin teslim edilmediğini veya sebepsiz ödeme yapıldığı iddiasını ancak kesin delillerle kanıtlayabilir. Yemin deliline başvurulmamış olması istinaf nedeni yapılmamıştır.
Bunun dışında da davacı iddiasını doğrulayacak bir delil bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/371, K. 2025/687, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama