KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Dosya no
- 2022/974
- Karar no
- 2025/1779
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2020/713 Esas - 2021/849 Karar
- Tarihi
- 24.11.2021
- Dava
- İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin karara karşı. davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalıya ticari kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine 04.02.2020 tarihinde hesabın kat edilerek davalının sözleşmede yazılı adresine ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın ve yetki itirazının haksız olduğunu, sözleşmede İstanbul mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, alacağın dayanağı olan 04.02.2020 tarihli ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, temerrüdün gerçekleştiğini, faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek, takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davacı bankanın hesap kat ihtarının borçluya tebliğ edilmediği anlaşılmış, davalı borçlu da borca itiraz dilekçesinde tarafına hesap kat ihtarnamesinin gönderilmediğini belirtmiş, davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde, dava dilekçesi ekinde hesap kat ihtarına dair tebliğ şerhini sunduğunu iddia etmişse de gerek fiziki dosya içerisinde gerek UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde dava dilekçesi ekinde veya delil dilekçesi ekinde yahut dosya kapsamında hesap kat ihtarının tebliğine dair tebliğ şerhi veya sair belge bulunmadığı,
sunulan PTT gönderi takip belgesi incelendiğinde; gönderenin İcra Müdürlüğü olduğu, gönderi kabul tarihinin 05/08/2020 tarihi olduğu, gönderinin teslim yerinin İstanbul Adalet Sarayı olduğu ve takip tarihinden sonra olduğu, ihtarnamenin tarihinin ise 04/02/2020 olduğu ve ihtarname keşide edenin adresinin de Kahramanmaraş olduğu görülmekle, sunulan PTT gönderi takip belgesinin davacı banka tarafından gönderilen ihtarnameye ilişkin olmadığı ve dosya kapsamında da ihtarnamenin tebliğine dair belge bulunmadığından hesap kat ihtarının davalı borçluya tebliğ edilmediği... " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı,
davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dava dilekçesi ekinde sehven ödeme emrine ilişkin tebliğ şerhinin dosyaya sunulduğunun gerekçeli karar ile tespit edildiğini, tebliğ şerhinin sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olduğunu, hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği eksikliğin giderilmesi için taraflarına süre verilmediğini, ihtarname davalıya tebliğ edilmemiş olsa dahi temerrütün takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi tarafından bu yönde oluşturulan rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyadaki belgelerden, taraflar arasında 18.12.2018 tarihinde imzalanan 47.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya 19.12.2018 tarihinde 23.500,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle 04.02.2020 tarihinde düzenlenen hesap kat ihtarnamesi ile 03.02.2020 tarihi itibariyle davalı hesabının kat edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece kat ihtarının tebliğine dair belgenin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda, kat ihtarının tebliğine ilişkin PTT evrakını sunmuş ve yargılama sırasında sehven başka b.ir tebligata ilişkin bilginin sunulduğunu beyan etmiştir.Genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ve geri ödemesi belirli vadelere bağlandığı sözleşmelerde, borçlunun sözleşmeye aykırı bir davranışının bulunması halinde, vade planının bozularak alacağın talep edilmesi için bankacılık uygulamasına göre hesabın kat edilmesi gerekmektedir.
Hesabın kat edilmesi ile alacağın muaccel hale geleceği, bu nedenle kat ihtarında ayrıca bir önel verilmemesi halinde hesabın kat edilmesi ile alacağın muaccel olacaktır. Kat ihtarının tebliği veya tebliğ edilmiş sayılması borçlunun temerrütüne ilişkin olup, kat ihtarının tebliğ edilmesinin muacceliyetle bir ilgisi bulunmamaktadır. İİK'nın 68/b maddesi uyarınca kredi borçlusu sözleşmede belirlenen adresine gönderilen ihtarla temerrüde düşürülmektedir.
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 28.2. maddesi gereği müşterinin sözleşmede yazılı adresine yapılacak tebliğlerin şahsına yapılmış sayılacağı, gönderilen tebligat herhangi bir nedenle tebliğ edilmese dahi adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı kabul edilmiştir. Vadeli kredilerde hesabın katı ile ödenmemiş borçlar muaccel olacaktır. İhtarnamenin tebliği borcun muacceliyeti için değil temerrüt faizinin talep edilmesi yönünden önem arz etmektedir.
Takip öncesi bir temerrüt oluşmamış ise bu durumda takip tarihine kadar banka sadece akdi faiz talep edebilir. Kat ihtarının tebliği veya yukarıda belirtilen İİK'nın 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayılacağı tarihten itibarin ise temerrüt faizi talep edilebilir. Bu durumda hesabın kat edilmesi ile alacağın muaccel olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece alacağın muaccel ve istenebilir olması nedeniyle takip başlatılmasının mümkün olduğu kabul edilerek, temerrüt tarihinin tespiti ile banka alacağının belirlenmesi ve buna göre karar verilmesi gerekirken, kat ihtarının tebliğinin muacceliyet şartı olarak kabul edilmesi hatalı görülmüştür.Davalının icra dairesine yönelik itirazının incelenmesinde, itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir.
Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, sonuca etkili değildir. Başka bir ifadeyle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır.
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde İstanbul Mahkeme ve İcra dairelerinin yetkili kılındığı, taraflar arasında düzenlenen yetki anlaşması gereği takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan incelemede yapılan yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşmede akdi faizin %24,84 olarak belirlendiği görülmüştür.
Kat ihtarının 04.02.2020 tarihinde düzenlenerek ödeme için 24 saatlik süre verildiği görülmüştür. Ancak dosyada kat ihtarının tebliğine ilişkin bir belge bulunmamaktadır. İstinaf başvurusunda sunulan belgenin de kat ihtarı ile bağlantısı kurulamadığından, temerrüdün icra takip tarihinde başladığı kabul edilmelidir. Temerrüt tarihine kadar taraflarca kararlaştıran akdi faizin talep edilmesi mümkündür.
Bu nedenle icra takip tarihi olan 21.07.2020 tarihine kadar bilirkişi tarafından akdi faiz oranına göre hesap yapılarak 1.943,55 TL akdi faiz hesaplanması yerindedir. Bilirkişi hesabına göre kullandırılan ticari kredinin 11. taksitten sonraki kısmının ödenmemesi nedeniyle, bu taksitten itibaren temerrüdün oluştuğu takip tarihine kadar akdi faiz oranıyla hesaplama yapılması yerinde olduğundan işlemiş faiz alacağının kısmen kabulüne karar verilmelidir.
Dosyada bulunan genel kredi sözleşmesi, ihtarname ve bilirkişi raporu incelendiğinde, davacının takip tarihi olan 21.07.2020 tarihi itibariyle 13.283,07 TL ana para, 1.943,55 TL işlemiş faiz ve 97,18 TL BSMV olmak üzere toplam 15.323,80 TL alacaklı olduğu, bu alacağa takip tarihinden itibaren %45 temerrüt faizi işletilebileceği, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesine ve davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurmak gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/974, K. 2025/1779, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama