İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/23 K.2023/40

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen asıl davadaki ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebinin reddine, ve birleşen davadaki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair 25.11.2022 tarihli ara…

Esas2023/23Karar2023/40Tarih19 Ocak 2023Okuma10 dk · 1.962 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (Denizcilik Mahkemesi Sıfatıyla) Asıl Ve Birleşen Davada

Karar tarihi
19 Ocak 2023
Dosya no
2023/23
Karar no
2023/40
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25.11.2022 tarihli Ara Karar
Numarası
2022/442
Davanın konusu
Menfi Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.962 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen asıl davadaki ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebinin reddine, ve birleşen davadaki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair 25.11.2022 tarihli ara karara davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının lojistik şirketi olduğunu, davacının davalı ile yaptığı anlaşma uyarınca davacıın müşterileri için temin ettiği ürünlerin davalı tarafından Çin'den getirildiğini, ancak davalının temerrütü sebebiyle davacının ürünleri teslim alama davalının edimlerini ifa etmediğini, davalı tarafa anlaşmanın başında 30.06.2022 tarihli, 450.000,00 USD tutarlı, ...

Bankasına ait ... çek seri numaralı ve 30.06.2022 tarihli ...

Bankasına ait ... çek seri numaralı 300.000,00-USD tutarlı çeklerin verildiğini ancak davalının edimlerini yerine getirmediği gibi bu çekleri yazdırarak davacının zararını kat be kat arttırdığını ileri sürerek, çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca icranın teminatsız olarak durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davaya konu çek tutarlarının %15’ini aşmamak üzere icra takibinin teminat ile durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının lojistik şirketi olduğunu, davacının davalı ile yaptığı anlaşma uyarınca davacın müşterileri için temin ettiği ürünlerin davalı tarafından Çin'den getirildiğini, ancak davalının temerrütü sebebiyle davacının ürünleri teslim alamadığını, davalının edimlerini ifa etmediğini, davalı tarafa anlaşmanın başında 31.07.2022 tarihli, ...

Bankasına ait ... seri numaralı 500.000,00-USD tutarlı çekin davalıya verildiğini ancak davalının edimlerini yerine getirmediği gibi bu çekleri yazdırarak davacının zararını kat be kat arttırdığını ileri sürerek, çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca icranın teminatsız olarak durdurulmasına,

mahkeme aksi kanaatte ise davaya konu çek tutarlarının %15’ini aşmamak üzere icra takibinin teminat ile durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir.Dava, asıl davanın açıldığı İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.09.02022 tarihli ve 2012/432 Esas, 2022/ 579 Karar sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin (Denizlik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) 2022/422 Esas sırasına kaydı yapılarak görülmeye başlanmıştır.Asıl ve birleşen davada davacı vekilince sunulan 07.11.2022 tarihli talep dilekçesinde özetle;

birleşen dava konusu olan çeke ilişkin olarak icranın durdurulması ve ödemeden men yasağı şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, asıl dava dosyasına konu iki çek yönünden ise daha önce verilen icranın durdurulması yönündeki tedbir kararının ''icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi'' olarak değiştirilmesine dair ara kararın kaldırılarak asıl dava konusu çeklere ilişkin olarak icranın durdurulması ve ödemeden men yasağı kararı verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonunda verilen 25.11.2022 tarihli ara karar ile ; "...

Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi; birleşen İstanbul 3.ATM'nin 2022/545 Esas sayılı dosyasına konu çek ile ilgili icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, asıl dosya bakımından da, görevsiz mahkemede verilen "icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi" yönündeki tedbir kararının icra takibinin durdurulması olarak değiştirilmesi talebine ilişkindir.

Davalı vekilinin itirazı ise her iki dosyaya konu çekin borca karşılık düzenlenmesi, sonradan tanzim edilen Garanti Sözleşmesi ile davacının borcu kabullenmesi ve çekin teminat çeki vasfı taşımadığından bahisle, birleşen davaya konu çeke ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin mürafa duruşmasında ki açıklamalarından, asıl ve birleşen davaya konu çeklerin icra takibe konulduğu anlaşıldığından, bu durumda asıl dosyada "icra veznesine yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi" yönünde daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının İİK'nın 72/3.maddesi hükmüne uygun olduğu,

zira madde metninde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak gecikmeden doğan zararların karşılanması bakımından alacağın %15 az olmamak üzere teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesinde ki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilebileceğinin düzenlendiği, durumda tedbir kararının değiştirilmesini gerektiren bir hukuki neden bulunmadığından davacı yanın asıl dosya bakımının talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Birleşen davadaki ihtiyati tedbir talebi bakımından ise, davalı taraf her ne kadar çekin borca karşılık verildiğini teminat fonksiyonun bulunmadığını, Garanti sözleşmesiyle davacının borcu kabullendiğini ileri sürsede, dava dilekçesi ile davacı vekilinin sonraki beyanlarında taraflar arasında süre gelen ticari ilişkide taşıma gerçekleşmeden önce teminat çeklerinin verildiği, dava konusu çekinde bu nitelikte olduğu, son taşınan malın davalı tarafından tesliminin geciktirildiği bu nedenle davacının müşterileri bakımından zarara ve kar kaybına uğradığını iddia etmektedir.

Tarafların tüm bu iddia ve savunmaları yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada ihtilaf konusu çek bakımından İİK 72/3.maddesi hükmüne göre ihtiyati tedbir kararı verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmekle, bu kanaat ışığında ihtiyati tedbir kararının İİK'nın 72/3.maddesine göre kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesiyle, asıl dosyada İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından daha önce verilen dava konusu çek nedeni ile icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir kararına yönelik değiştirme talebinin reddine,

birleşen İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/545 Esas sayılı dosyasına konu çek ile ilgili ihtiyati tedbir talebi yönünden davacı tarafça çek bedelinin %15'i oranında nakdi ya da gayri nakdi teminat yatırılması halinde ...

Bankası Kadıköy Hasanpaşa Şubesine ait, ... numaralı, 31/07/2022 keşide tarihli, 500.000,00 USD bedelli çek nedeni ile icra veznesine yatacak olan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, asıl ve birleşen davada ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davanın açıldığı İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/432 Esas sayılı dosyasında verilen icranın durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir kararının, davalının itirazı üzerine aynı mahkemenin 28.07.2022 tarihli ara kararı ile itirazın kısmen kabulü ile tedbirin ''icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi'' olarak değiştirilmesinin müvekkilini zor durumda bıraktığını, asıl davanın 07.07.2022 tarihinde, yani Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ...

Esas icra takibi başlatılmadan önce açıldığını, bu nedenle itirazın reddi gerekirken kabulü ile tedbirin değiştirilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin tedbir kararını değiştirmesinin birleşen dosyada verilen icranın durdurulması yönündeki tedbir kararını da etkisiz hale getirdiğini, birleşen davanın ise 28.07.2022 tarihinde açıldığını, takibin ise 01.09.2022 tarihinde açıldığını, yani davanın daha önce açıldığını, bu nedenle birleşen davada verilen tedbirin kaldırılması ve icranın durdurulması yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu çeklerin cari hesaba teminat amaçlı verildiğini,

bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bu ara kararın kaldırılmasına, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/432 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/445 Esas sayılı dosyaları yönünden verilen 25.11.2022 tarihli ''icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi'' şeklindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davaya konu çeklere ilişkin olarak menfi tespit davasının açılmasından sonraki tarihlerde açılan Bakırköy ...

İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibi ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, hacizlerin fekkine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava, İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında asıl dava yönünden tedbirin değiştirilmesi talebinin reddine, birleşen dava yönünden ise ihtiyati tedbir talebinin ''icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi'' şeklinde kabulüne karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin asıl dava dosyasında itiraz üzerine verilen 28.07.2022 tarihli ara kararın değiştirilmesi talebinin reddine ilişkin karara yönelik istinaf isteminin incelenmesinde.

Davacı tarafça, 06.07.2022 tarihinde açılan asıl davada, davaya konu iki adet çek yönünden icranın durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin mahkemece verilen 07.07.2022 tarihli ara karar ile kabulüne karar verildiği, bu karara davalı tarafından yapılan itirazın değerlendirildiği 28.07.2022 tarihli ara kararla, itirazın kısmen kabulü ile daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak yerine ''icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi '' yönünde tedbir kararı verilmesine karar verildiği görülmektedir.

Bu kararın asıl davada taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 12.10.2022 tarih ve 2022/1644 Esas, 2022/1268 Karar sayılı kararı ile istinaf istemlerinin kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.

Asıl davada davacı vekilince bu kez 07.11.2022 tarihli dilekçesi ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen 28.07.2022 tarihli ara kararın değiştirilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince 25.11.2022 tarihli karar ile davacı vekilinin bu talebin reddine karar verildiği,

bu ret kararına karşı asıl davada davacı vekilince istinaf isteminde bulunulduğu ve konuya ilişkin kesin olarak karar verildiği anlaşılmakta olup her ne kadar 25.11.2022 tarihli ara kararda bu kapsamda değerlendirme yapılmış ise de 25.11.2022 tarihli ara kararın asıl davadaki tedbire ilişkin kısmı esasında istinafı kabil bir karar olmadığından asıl davaya ilişkin davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, birleşen dava yönünden verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf isteminin incelenmesinde.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ticari iş kapsamında verilen birleşen davaya konu çek nedeniyle davalı tarafça edimlerin yerine getirilmediği, ürünlerin teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak bedelsiz kaldığı iddia edilen çekler nedeniyle açılan menfî tespit davasında çeklerle ilgili olarak başlatılan icra takibi sonucunda icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyatî tedbir kararı verilip verilmeyeceği, icranın durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Birleşen dava yönünden davacı vekili, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkemece bu talebin reddiyle ihtiyati tedbirin ''icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi'' şeklinde kabulüne karar verilmiş olup birleşen davada davacı reddedilen tedbir talebi yönünden istinaf isteminde bulunmaktadır.

Menfi tespit davası, İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.Somut olayda da, asıl ve birleşen dava davacı, birleşen dava konusu çek karşılığında davalının malları teslim etmediğini, bu nedenle bedelsiz kalan çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

HMK'nın 389 ve devamı hükümlerinde geçici hukuki himayenin bir türü olan ihtiyati tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup İİK'nın 72. madde hükmünde menfi tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş olması, bu davada, HMK'nın 389 ve devamı madde hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

HMK'nın 390/3.maddesinde yer alan ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' şeklindeki hükümle ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür.

Yukarıdaki hukuki açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin birleşen davada ihtiyati tedbir kararının mahkemenin takdir yetkisi kapsamında dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf sebeplerinin yargılama içinde ispat faaliyetine konu edileceği, mevcut aşama itibariyle konulan ihtiyati tedbirin tarafların hak ve menfaat dengesine uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan gerekçelerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 25.11.2022 tarihli ara karara yönelik istinaf isteminin; asıl davaya ilişkin kısmı yönünden usulden reddine, birleşen davaya ilişkin kısmı yönünden de HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 25.11.2022 tarihli ara karara yönelik istinaf isteminin; asıl davaya yönelik olarak usulden reddine, birleşen davaya yönelik olarak da HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf peşin ve başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.01.2023

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/23, K. 2023/40, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/23
Karar No
2023/40
Tarih
19 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/23 K.2023/55
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/23 K.2023/15
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/23 K.2023/42
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/24 K.2023/22
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/24 K.2023/11
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/24 K.2023/23

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.