KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2023/2462
- Karar no
- 2024/544
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30.01.2023
- Numarası
- 2022/455 E. - 2023/67 K.
- Davanın konusu
- Zayi Belgesi Verilmesi
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait kuruluş tarihinden günümüze kadar onaylı genel kurul karar defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, anılan neden ile müvekkili şirkete ait genel kurul karar defterinin zayi olduğunu, mahkemenin re'sen göz önünde bulunduracağı nedenlerle müvekkili şirkete ait genel kurul karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle;
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda davacı vekili genel kurul karar defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, bu sebeple zayi olduğunu, iddia etmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere kanun uyarınca zayi belgesi verilebilmesi için saklamakla yükümlü ticari defterleri bir afet veya hırsızlık gibi sebepler ile zayi olması gerekir.
Bunun haricinde tacirlerin basiretli davranma yükümlülüğü bulunmakta olup ticari defterlerin saklanmasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerekir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebepler ile davacının basiretli bir tacir gibi davranmaması, ticari defterlerin saklanmasında gerekli özeni göstermemesi ve defterlerin ziyana sebep olacak afet veya hırsızlık gibi bir durumun meydana gelmemesi sebebiyle ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirkete ait kuruluş tarihinden bugüne kadar ki onaylı olan genel kurul karar defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, genel kurul karar defterinin zayi olduğunu, müvekkili şirkete ait defterin şirket yetkililerinin tüm özen ve dikkatine rağmen bulunamayıp kaybolduğundan tespit ve zayi belgesinin verilmesi amacıyla açılan davanın reddine karar verildiğini, mahkemece ısrarla tacirlerin basiretli davranma yükümlülüğü olduğunu belirtse de müvekkili şirkete ait genel kurul karar defterinin zayi olduğunu, zayi belgesinin verilmesi gerektiğini,
tüm bu sebepler doğrultusunda davanın kabulüne ilişkin karar verilmesi gerekirken verilen kararın yasa ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür."Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6).
Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).
Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).
Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda; davacı vekili şirkete ait kuruluş tarihinden itibaren genel kurul karar defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığını ve zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, zayi olan dönemlere ilişkin tasdik bilgileri ile noter bilgilerinin, vergi dairesi bilgilerinin açıklanması talep edilmiştir. Davacı vekili tarafından gerekli açıklamalar yapılmıştır. Mahkeme ilgili vergi dairesine ve noterliğe müzekkereler yazılarak bilgi ve belge örnekleri dosyaya celp edilmiştir.
Dosya içerisindeki davacı şirkete ait sicil bilgilerinden, şirketin 21.11.2014 tarihinde tescil edildiği, son tescilini 27.04.2017 tarihinde yaptırmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, genel kurul karar defterinin ne şekilde ve ne zaman kaybolduğuna ve bunu ne zaman öğrendiğine dair herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. İstinaf dilekçesinde de başkaca bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Bu hâliyle olayın nasıl meydana geldiğine dair herhangi bir açıklamaya veya bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. İddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının iddiasına göre kuruluş tarihinden itibaren genel kurul karar defterinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterdiğini kanıtlayamadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/2462, K. 2024/544, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama