KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Dosya no
- 2023/2503
- Karar no
- 2024/576
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11.10.2023
- Numarası
- 2023/499 Esas - 2023/736 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
1.193 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ltd. Şti.'ye karşı İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2023/35 E. Sayılı dosyası kapsamında hizmet tespiti davası açtığını, yargılama sırasında şirketin 24/09/2013 tarihinde TTK'nun geçici 7. Maddesine göre re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin açmış olduğu davada taraf teşkilinin sağlanabilmesini teminen ... Ltd.
Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin TTK'nun 32. Maddesi ve Yönetmeliğin 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususunun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan da edildiğini, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını,
açıklanan sebeplerle re'sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olması nedeniyle davanın kabulüne kanaat getirilmesi halinde dava konusu şirketin dava kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacının talebinin TTK Geçici 7. maddesi koşullarını taşıdığı, bunun yanında usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine de HMK'nın 326.
Maddesi gereği yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olamayacağı..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen ...
İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2023/35 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescil konusundaki talepleri, yasal sınırlar içinde değerlendirerek işlem yaptığını, ihyası istenilen şirketin de yasal gereklilikler yerine getirilerek tasfiye edildiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan eksik ya da erken sonuçlandırılan tasfiyeden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilince TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca işlemler yapıldığını, müvekkilinin yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebep olmaması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355 maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, mahkemece, ...nce TTK'nın geçici 7. maddesi çerçevesinde yapılan terkin işleminin, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ihya kararı verilmiştir. Davalı Sicil Memurluğu vekili, aleyhine hüküm verilen davalı Sicil Müdürlüğünün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Benzer uyuşmazlıkta istinaf edilen ilk derce mahkemesi kararının istinaf incelemesinin yapıldığı dairemizin 2023/986 E- 2023/1351 K 14/09/2023 tarihli gerekçeli kararında da işaret edildiği üzere; yasal hasım konumunda olan davalının, terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, ihyaya dayanak davanın da terkin işleminden yaklaşık 10 yıl sonra açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Bunun dışında davalının terkin işlemlerini usulüne ve mevzuata uygun yapmadığına dair davacı tarafından bir iddia ileri sürülmediğinden; yasal hasım konumunda olan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılan davalının yargılama giderlerine mahkum edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş davalı vekilinin bu konudaki istinafı yerinde bulunmuştur.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2299 Esas, 2020/4113 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).Yine yukarıda emsal olarak gösterilen dairemizin sözü edilen kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2023 tarihli, 2023/6083 E - 2023/7021 K sayılı ilamı gerekçesi dikkate alındığında, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup,
mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2023/35 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmüştür.
Tasfiye memuru olarak, ticaret sicil kayıtlarına göre, ihyasına karar verilen şirketin son yetkilisi olduğu anlaşılan ... 'ın atanması uygun görülmüştür. İhya davası, sadece İş Mahkemesindeki davanın görülmesi ve verilecek kararların yerine getirilmesi işlemleriyle sınırlı olup dışarıdan bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve tasfiye memuruna ücret ödenmesi, davacı bakımından ağır bir yük oluşturacaktır.
Bu nedenle, tasfiye memuru olarak şirketin son yönetim kurulu üyesinin atanması uygun görülmüş, yapılacak işin mahiyeti ve eski şirket yetkilisi olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret tayin edilmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ve resen gözetilen nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/2503, K. 2024/576, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama