İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/91 K.2023/787

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurluğu kararına itiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf…

Esas2023/91Karar2023/787Tarih3 Mayıs 2023Okuma11 dk · 2.278 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Mayıs 2023
Dosya no
2023/91
Karar no
2023/787
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/09/2022
Numarası
2022/295 E. - 2022/649 K.
Davanın konusu
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.278 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurluğu kararına itiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin genel kurulunun, müdür seçimi gündemiyle, 04.04.2022 tarihinde yapılmasına müdürler kurulu tarafından karar verilerek tüm ortaklara iadeli taahhütlü olarak çağrı kağıtları gönderildiğini, tüm ortaklara tebliğ edildiğini, genel kurula çağrı metninin aynı zamanda şirket merkezinin bulunduğu yerel bir gazete de ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edildiğini, toplantıya şirket sermayesi olan 60.000 TL'si toplamına tekabül eden 2400 adet payın asaleten 525, vekaleten 1075 adet payının toplantıya katılarak oybirliği ile müdür seçimi yapıldığını,

genel kurul kararının tescili için İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna başvurulduğunu, ancak ana sözleşmenin 10. maddesindeki nisaba uygun karar alınmadığından dolayı tescil isteminin reddedildiğini, bu red kararının davacıya 14.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ana sözleşmenin 10.maddesinde "Müdürler ortaklar kurulu tarafından oybirliği ile seçilir ve değiştirilir." hükmü olduğunu, 04.04.2022 tarihinde yapılan genel kurulda da yeni müdür seçimine oybirliği ile karar verildiğini, dolayısıyla kararlaştırılan bu nisaba uygun şekilde karar alındığını,

Türk Dil Kurumunun internet sitesinde yer alan büyük sözlükte "oybirliği" kelimesinin "Bir toplantıda oylamaya katılan bütün üyelerin aynı yönde oy kullanmış olması durumu" şeklinde tanımlandığını, ana sözleşmenin de müdürlerin genel kurulda oybirliği ile seçilip değiştirilebileceğinin düzenlendiğini, buna göre toplantıya katılan/temsil edilen payların tamamı tarafından herhangi bir itiraz olmaksızın müdür seçimi yapıldığını,

Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca yapılan tescil başvurularında Ticaret Sicil Memurunun görevinin Ticaret Sicil Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca sadece emredici hükümlere aykırılık olup olmadığını denetlemekle sınırlı olduğunu, sicil memurlarının mahkemeler gibi yorum yapma veya karar verme yetkisi olmadığını, TTK uyarınca limited şirket genel kurul kararları kanun veya şirket ana sözleşmesinde öngörülen kurallara veya dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği takdirde iptal edilebileceğini, bu türden kararların iptal edilebilmesi için dava hakkına sahip olan kişilerin gerekli şartları yerine getirerek bir dava açması gerektiğini,

bu bağlamda Ticaret Sicil Memurunun yetkisini aşarak salt kelimenin genel anlamını gözönüne alarak tescil talebinin reddine karar vermesinin hem usule hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 13.04.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile davacı şirketin 04.04.2022 tarihli müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının tescil ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34.maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, dava konusu tescil başvurusunun iadesinin ana sözleşmenin "Müdürlerin Değiştirilmesi" başlıklı 10.madde hükmüne dayandığını, davacı vekilinin dilekçesinde yer alan,

şirket esas sözleşmesinin "Müdürlerin değiştirilmesi " başlıklı 11. maddesinde düzenlenen hususun müdürlerin atanması değil değiştirilmesine ilişkin olduğunu, müdürün değiştirilebilmesi için bir müdürün var olması gerektiğini, bu itibarla, anılan esas sözleşme maddesinin müdür atama işlemlerine dair nisaba uygulanamayacağına ilişkin ifadelerin de mesnetsiz olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin "Müdür ve müdür yardımcılarının inceleme yükümlülüğü" başlıklı 34/1-ç maddesine göre, "Tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı,

tescil edilecek olgu bir bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı "nın incelenmesi neticesinde hukuka uygun olarak tescil işleminin reddedildiğini, bu bağlamda dava konusu şirket esas sözleşmesi değiştirilmeden, tescil başvurusunda yer alan kararın oybirliği ile kabul edilmeksizin tescilinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı Şirketin Kuruluşuna Dair 29.06.1976 Tarihli, 413 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinnin 34. Sayfasında ilan edilen ...

Limited Şirketi Ana Sözleşmesinin 10'uncu maddesi; 'Müdürlerin değiştirilmesi: Müdürler Ortaklar Kurulu tarafından oybirliği ile seçilir ve değiştirilir.' Ana Sözleşmesinin 8'inci maddesi;: 'Şirketin Yönetimi:Şirketin işleri ve muameleleri Ortaklar Kurulu tarafından seçilecek müdür tarafından yürütülür.Şu kadar ki ortaklar da seçilen müdür kadar işleri yürütmekle görevlidirler.

Şirket Müdürleri şirket işlerinde kendi işleri gibi ihtimam göstermekle ödevlidir.' Davacı Şirketin Ana Sözleşme Değişikliğine Dair 19.10.1992 tarihli, 3138 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan tadil mukavelesine göre. Ana Sözleşmesinin 8'inci maddesinin 'Şirketin İdaresi başlıklı 8. Maddesinin ;Şirketin işleri ve muameleleri Ortaklar Kurulu tarafından ortaklardan veya dışarıdan seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür....

Müdürlerin mukavelede belirtilen süreleri dolmasa dahi her zaman ortaklar kurulunun yarıdan bir fazlasının çoğunluğu ile müdürler değiştirilebilir.' Şeklinde değiştirildiği görülmüştür. Ana sözleşmenin 10. Maddesi ile daha sonra 1992 yılında 8. Maddede yapılan değişikliğin müdürlerin değiştirilmesi konusunda çelişki oluşturduğu, yönetici seçilmesine ve değişikliğine dair iki maddenin birbirine aykırılık teşkil ettiği belirlenmiştir.

Esas sözleşmenin 10.maddesindeki ifade, 'Müdürler ortaklar kurulu tarafından oybirliği ile seçilir ve değiştirilir ' şeklindedir. Bu ifadeden 'esas sermaye' yi oluşturan tüm ortaklar mı yoksa 'toplantıda temsil edilen sermaye' yi oluşturan ortaklar mı sorusuna cevap bulmak gerekmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.623'te müdür seçimi ve yönetiminin, şirket esas sözleşmesi ile belirleneceği hükmü gereğince, dava konusu şirket esas sözleşmesinde, yönetim ve temsil organı olan müdür seçimine ilişkin ve yukarıda açıklandığı şekilde yorumlanması gereken esas sözleşmesel bir düzenleme getirilmiş ve esas sözleşme değişikliğinde olduğu gibi, esas sözleşme hükmünün yorumlanmasında da sermayedarların tamamının dikkate alınması gerektiği, Davacının yalnızca toplantıya katılan ortaklar olacağını iddia ettiği ancak maddede açıkca ortaklar kurulundan bahsedildiği,

ortaklar kurulununda tüm ortaklar ve esas sermayenin tamamından oluştuğu, Dava konusu şirketin sicil dosyası incelendiğinde de; bu toplantıya kadar alınan, tüm kararların bütün ortakların ittifakı ile yani ortaklar kurulunu oluşturan ortakların ya da ortaklar kuruluna katılma hakkını haiz ortakların tamamının oybirliğiyle karar alındığı (ortakların yüzde yüz katılımı ve oybirliğiyle) ve tescil edildiği anlaşılmıştır.

1992 yılında yapılan ana sözleşme tadili ile değiştirilen 8. madde nisabına uygun ancak kuruluş ana sözleşmesinin 10. maddesinde belirlenen nisaba uygun olmayan oy oranı ile alınan ve tescili talep edilen 04.04.2022 tarihli Genel Kurul kararı nedeniyle tesis edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nün 13/04/2022 tarih ve ... sayılı kararı yerindedir. ... " gerekçesiyle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle ; ana sözleşmenin 10.maddesi "Müdürler ortaklar kurulu tarafından oybirliği ile seçilir ve değiştirilir." hükmünü, 8.maddesi "Şirketin işleri ve muameleleri Ortaklar Kurulu tarafından seçilecek müdür tarafından yürütülür. Şu kadar ki ortaklar da seçilen müdür kadar işleri yürütmekle görevlidirler.

Şirket Müdürleri şirket işlerinde kendi işleri gibi ihtimam göstermekle ödevlidir." hükmünü içerdiğini, 19.10.1992 tarihli ve 3138 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ana sözleşme tadili ile 8.maddenin değiştirildiğini, maddenin yeni halinin" Şirketin işleri ve muameleleri Ortaklar Kurulu tarafından ortaklardan veya dışarıdan seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür.

Müdürlerin mukavelede belirtilen süreleri dolmasa dahi her zaman ortaklar kurulunun yarıdan bir fazlasının çoğunluğu ile müdürler değiştirilebilir." şeklinde olduğunu, 04.04.2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda yeni müdür seçimine oybirliği ile karar verildiğini, dolayısı ile 10.maddedeki nisaba uygun şekilde karar alındığını, toplantıya katılan/temsil edilen payların tamamı tarafından herhangi bir itiraz olmaksızın müdür seçimi yapıldığını, Prof.

Dr. ... tarafından dava konusu ile ilgili özel olarak hazırlanmış hukuki mütalaada da açıklandığı gibi oybirliği ifadesinden karar yeter sayısının anlaşılması gerektiğini, mütalaada "... Toplantı yeter sayısının oybirliği olarak öngörülmesi, bu yetersayının sağlanmasını hemen hemen imkansız kılacağı için, toplantı yapılamamasına yol açacaktır.

Oysa, hukuki işlemlerin yorumunda daima, işlemleri "olabildiğince ayakta tutmak", yani geçerli tutacak yorumu tercih etmek (favor actu) gerekmektedir." denildiğini, kaldı ki ortaklar kurulu müdür seçimine ilişkin karar nisabı ile ilgili değişikliğin de 8.maddede gerçekleştirildiğini, bu değişiklikle şirket ortaklarının müdür seçimine ilişkin karar nisabını değiştirme gayesiyle hareket ettiklerinin açık olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi 1976 tarihli ana sözleşmede yer alan 10.maddenin daha sonra 1992 yılında yapılan ana sözleşme tadiline dair 8.madde ile zımni olarak kaldırıldığının kabul edilmesi gerektiğini,

esas sözleşmede ağırlaştırılmış nisap olarak belirlenen yetersayının sağlanmaması iptal nedeni iken yasada belirlenen yetersayının sağlanmaması hükümsüzlük nedeni olduğunu, davacı müvekkil şirket tarafından yapılan genel kurulda alınan karar iptali kabil kararlardan olduğunu, bu nedenle söz konusu kararın hükümsüz sayılmaması gerektiğinden bahisle tescil talebinin reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna niçin itibar edilmediğinin de açıklanmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 34. maddesi uyarınca ticaret sicil memurluğu kararına itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Ticaret sicili işlemleri tescil, tadil (değişiklik) ve terkinden ibarettir. Bunlardan ticaret siciline tescil işlemi TTK'nın 27. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 28/2. maddesine göre tescil, ticari işletmeyle ilgili belirli hukuki hususların, ticaret sicilindeki ilgili sütunlarına yetkili müdür tarafından ilk kez yazılmasını ifade eden teknik bir terimdir.

TTK'nın 28/1. maddesine göre tescil istemi, ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. TTK'nın 34. maddesine göre ise ilgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.

Eldeki davada da davacı vekili, davacı şirketin 04.04.2022 tarihli müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının tescili isteminin davalı kurumca reddine dair 13.04.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile davacı şirketin 04.04.2022 tarihli müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı şirketin 04.04.2022 tarihinde olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısının yapıldığı, davacı şirketin toplam sermayesinin 60.000,00 TL karşılığı 2400 pay olduğu, toplantıya 525 adet payın asaleten, 1075 adet payın vekaleten olmak üzere toplamda 1600 (40.000,00 TL) pay karşılığı hissenin toplantıda temsil edildiği, toplantıda ...'nın şirket müdürü olarak seçilmesine oy birliği ile karar verildiği, bu toplantıda alınan genel kurul kararının ticaret sicilde tescil ve ilanı için davalıya başvuruda bulunulduğu,

davalı tarafça 13.04.2022 tarih ve ... sayılı karar ile tescil talebinin, ana sözleşmenin 10. maddesinde yer alan nisabın hem toplantı hem de karar nisabı olduğu, buna rağmen tüm ortakların toplantıda hazır bulunmadığı, bu sebeple toplantıda nisaba uygun şekilde karar alınmadığı gerekçesiyle reddedildiği, bu ret kararına karşı da iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesi "Müdürler ortaklar kurulu tarafından oybirliği ile seçilir ve değiştirilir." hükmünü, 8. maddesinin " Şirketin işleri ve muameleleri Ortaklar Kurulu tarafından seçilecek müdür tarafından yürütülür. Şu kadar ki ortaklar da seçilen müdür kadar işleri yürütmekle görevlidirler. Şirket Müdürleri şirket işlerinde kendi işleri gibi ihtimam göstermekle ödevlidir. "hükmünü içermektedir.

19.10.1992 tarihli ve 3138 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ana sözleşme tadiline göre ise 8. maddenin değiştirildiği, maddenin yeni halinin "Şirketin işleri ve muameleleri Ortaklar Kurulu tarafından ortaklardan veya dışarıdan seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür. Müdürlerin mukavelede belirtilen süreleri dolmasa dahi her zaman ortaklar kurulunun yarıdan bir fazlasının çoğunluğu ile müdürler değiştirilebilir." şeklinde olduğu görülmektedir.

Limited şirketlerde yasal olarak bulunması zorunlu olan organlar genel kurul ve yönetim organıdır. TTK'nın 623. maddesinde ise şirket müdürünün seçimi ile ilgili bir çoğunluk belirlenmemiş, limited şirketlerde müdür seçimi ve yönetiminin, şirket esas sözleşmesi ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Bu bilgilere göre somut uyuşmazlık incelendiğinde; ana sözleşmenin 10. maddesinde müdürlerin seçimi ve değiştirilmesi için oy birliği aranmaktayken daha sonra değiştirilen 8. maddede, müdürlerin değiştirilmesi konusunda yarıdan bir fazla oyun yeterli olduğu belirtilmiş olup buna göre yarıdan bir fazla oyun varlığının süre dolmadan dahi yapılabilecek müdür değişikliği için yeterli görülmüş olduğu nazara alındığında, yeni müdür seçimi konusunda da ortaklar kurulunun yarıdan bir fazla oyunun yeterli olduğunun evleviyetle kabulü gerekir.

Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.

Öte yandan, TTK'nın 32/1. maddesine göre sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olup somut olayda kanuni bir eksiklik bulunmamasına rağmen tescili gereken bir hususu eksiklik bildirerek tescilden kaçınan davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından yeniden hüküm kurulurken yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 09.05.2022 tarih ve 2020/8497 Esas, 2022/3670 Karar sayılı kararı).

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353.1.b.2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ili İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda. 1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.04.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile davacı ...

Limited Şirketi'nin 04.04.2022 tarihli genel kurul kararının Ticaret Siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 2-Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından harcanan ve başvuru ve peşin karar harçlar dâhil olarak hesaplanan toplam 1.810,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İstinafa aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafça yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına.

80,70 TL istinaf karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan harç dâhil toplam 396,00 TL kanun yolu giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 8-Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair.

HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 03.05.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK.'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/91, K. 2023/787, 3 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/91
Karar No
2023/787
Tarih
3 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/91 K.2023/312
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/91 K.2023/907
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/92 K.2023/366
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/92 K.2023/449
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/92 K.2023/324
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/92 K.2023/430

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.