İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/745 K.2024/856

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2024/745Karar2024/856Tarih23 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.210 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Dosya no
2024/745
Karar no
2024/856
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/02/2024
Numarası
2020/976 E. - 2024/121 K.
Davanın konusu
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.210 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın her türlü tıbbi malzemelerin toptan ve perakende olarak alımı, satımı ithalatı ve ihracatı işleriyle iştigal eden ve uzun yıllardır faaliyet gösteren alanında ender bir firma olduğunu, Umman Ülkesinde faaliyet gösteren ... isimli bir tüccarın müvekkili firmadan ilaç ve şırınga sipariş etmiş, bunun üzerine müvekkilinin sipariş edilen malları faturasıyla birlikte ...'ye teslim etmek üzere 24.12.2019 tarihinde uluslararası kargo ve taşımacılık faaliyeti gösteren davalı firmaya teslim etmiş olduğunu,

Umman'a ihraç edilmek üzere davalıya teslim edilen ... konişmento numaralı kargonun müşteriye teslim edilmediği gibi müvekkiline de iade edilmemiş olduğunu, kargonun davalıya tesliminin üzerinden 1 yıla yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen kargonun nerede olduğunun taraflarınca bilinmediğini, davalı şirketin edimini yerine getirmemiş ve müvekkilini zarara uğratmış olduğunu, davalının, müşteriye teslim edilmek üzere kendisine teslim edilmiş malların bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu,

dava konusu alacağın tahsili amacıyla işbu dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla. 9.948,36 USD tutarındaki alacağın, kargonun davalıya teslim edildiği 24.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca fiilen mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki ihtilafın, uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanmakta olduğunu, işbu sebepten ötürü somut olaya, 01.10.2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Varşova Konvansiyonu’na ek 4 sayılı Montreal Protokolü) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Türkiye ile Almanya'nın (29.04.2004 tarihinde sözleşmeyi onaylamış, 28.06.2004 tarihinden beri de uygulamaktadır) mezkûr sözleşmenin tarafı olduğunu,

müvekkilinin asla kabul etmedikleri sorumluluğunun en fazla 27 kg * 22 SDR olabileceğini, her ne kadar konşimento üzerine 59.064,00 TL yazsa da bu bedelin, gümrük için bildirilen bedel olup Montreal Protokolü madde 22/3 anlamında taşımaya dair herhangi bir özel fayda beyanında bulunulmadığı gibi ek bir ödeme de yapılmamış olduğunu, navlun bedelinin sadece kilo üzerinden alınmış olduğunu, kaldı ki, zararın 9.948,36 USD olduğunu tevsik eder tek bir fatura, ödeme dekontu vs. dosyada bulunmadığını, talebin afaki olduğunu, somut olaydaki gibi uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanan davalara,

mutlaka konunun uzmanı bilirkişi tarafından rapor verilmesi gerektiğini, ihbar sürelerine uyulmamış olması sebebiyle taşıyıcı müvekkili şirketin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, zira ihbarın, dava şartı olduğunu, 4481949544 konşimento numarasıyla gönderilen kargonun 24 Aralık 2019 tarihinde Umman’a gidecek şekilde teslim alınmış olup 26 Aralık’ta Almanya aktarım merkezine ulaştığı ve gümrük kontrolüne girdiği,

ancak 4 Şubat 2020 tarihinde alınan bilgiye göre Alman gümrüğü tarafından gönderiye (Gümrük Takip/Dosya Numarası: ...) el konulmuş olduğu alıcıya yönlendirilmesine ya da Türkiye’ye iade edilmesine izin verilmediğini, yazılı olarak davacıya da bilgi verilmiş olduğunu, yabancı bir devletin kamu gücüne haiz kurumunun, yabancı ülke kanununa göre işlem yapması nedeniyle eşyaya gümrükte el konulmasının müvekkili şirketin herhangi bir kusurlu eyleminden kaynaklanmadığını ve dolayısıyla müvekkiline herhangi bir kusur yükletilemeyeceğini,

Dresden (Almanya) Gümrük İdaresi'nde Gümrük Takip/Dosya Numarası: ...ile işlem görmekte olan gönderiye dair ilgili makamdan temin edilen el koyma tutanağını iş bu dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, Dresden (Almanya) Gümrük İdaresi'ne müzekkere yazılarak Gümrük Takip/Dosya Numarası: ... ile işlem görmekte olan gönderiye ne sebeple el konulduğunun sorulmasını talep ediyor olduklarını, Montreal Protokolü’nün 23/1 maddesi mucibince, SDR'nin milli paraya çevrilmesinin karar tarihindeki kurdan yapılması gerektiğini, bu sebeple de, ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini, açık madde hükmü uyarınca SDR,

karar tarihindeki kurdan milli paraya çevrilebileceğinden, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin hukuki temeli bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Montreal Konvansiyonu'nun 18.maddesinde, taşıyıcının kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya hasar sonucu zarar meydana gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece hasara bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumlu olacağı, kargonun tahrip olmasının, kaybolmasının ya da kargoya zarar gelmesinin kargonun kendi içinde bulunan kusurlardan, kargonun kalite ve kötülüğünden, kargonun paketlenmesinin taşıyıcı,

bir çalışanı ya da acentesi dışında birisi tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasından, savaş ya da silahlı çatışma, kargonun girişi, çıkışı ya da geçişi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen bir kamu otoritesi faaliyeti olaylarından birinin sonucu olarak meydana geldiğini ispatlaması halinde taşıyıcının bu kapsama kadar sorumlu olmadığı düzenlenmiştir.

Belirtilen bu madde hükmü, dosya arasında yer alan istinabe evrakı, taşınan emtianın cinsi dikkate alındığında, taşınan emtiaya dopingle mücadele kapsamında Alman Gümrük İdaresince el konulduğu, gönderinin alıcısı ve ve göndericisi hakkında cezai işlem başlatılmış olduğu anlaşılmakla davalı taşıyıcının Montreal Konvansiyonu'nun 18/2-d hükmü uyarınca davalı taşıyıcının sorumlu olmadığı, dosya kapsamına uygun gerekçeli bilirkişi raporu ile de bu hususun sabit olduğu... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Mahkeme kararında özetle 9.948,36 USD tutarında alacağın tahsili amacıyla açılan davanın reddine ve 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine karar verildiğini, ancak tahsiline karar verilen yabancı para alacaklarına dair vekalet ücretinin karar tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanması gerektiğini, reddine karar verilen yabancı para alacağına dair vekalet ücretinin de eşitlik ilkesi gereği karar tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanması gerektiğini, yüksek mahkeme kararlarının da bu doğrultuda olduğunu iddia ederek,

bu durumda 13.02.2024 tarihindeki satış kuru üzerinden 306.114,02 TL olarak hesaplanan talep üzerinden 47.917,10 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek, istinaf başvurularının kabulünü talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, uluslararası taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, dava değeri 9.948,36 USD olarak gösterilmiştir. 23.12.2020 tarihli TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan dava değeri 76.750,80 TL , dava tarihi ise 24.12.2020'dir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden 13.02.2024 tarihli karar ile davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir ve kendisini vekille temsil eden davalı yararına AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir.

Yabancı para üzerinden talep edilen alacak davasına ilişkin olarak, gerek harç, gerekse vekalet ücretine dair tutarın dava tarihinde geçerli olan efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanarak tespiti gerekir. Diğer taraftan, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesinin 13.maddesinin 4. fıkrası uyarınca, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.

Mahkemece yasal düzenleme kapsamında davanın tamamının reddi nedeniyle AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre vekalet ücretine hükmedilmiş olup, karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 23.05.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/745, K. 2024/856, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/745
Karar No
2024/856
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/745 K.2024/732
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/745 K.2024/859
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/746 K.2024/1081
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/747 K.2024/871
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/747 K.2024/735
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/747 K.2024/724

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.