İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/106 K.2025/58

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda verilen ihtiyati haciz kararına borçlunun yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair verilen ek karara karşı, alacaklı vekili…

Esas2025/106Karar2025/58Tarih28 Ocak 2025Okuma10 dk · 1.974 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Ocak 2025
Dosya no
2025/106
Karar no
2025/58
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25.12.2024 tarihli ek karar.
Numarası
2024/555 E. - 2024/563 K.
Davanın konusu
İhtiyati Haciz
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.974 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda verilen ihtiyati haciz kararına borçlunun yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair verilen ek karara karşı, alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan talep dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle. Asıl borçlu şirket ... San. ve Tic. Ltd.

Şti. tarafından müvekkili şirkete verilen 05.09.2024 ödeme tarihli 250.000 TL bedelli, 07.09.2024 ödeme tarihli 250.000 TL bedelli, 12.09.2024 ödeme tarihli 250.000 TL bedelli, 14.09.2024 ödeme tarihli 250.000 TL bedelli, 4 adet bonoların hiçbirinin ödenmediğini, karşı taraf ... ise asıl borçlu şirketin müteselsil kefili konumunda olduğunu, kefalet belgesinin son cümlesine göre İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğundan işbu başvurunun mahkemeye yöneltilmiş bulunduğunu, görüleceği üzere asıl borçlunun vadesi geldiği halde ifada gecikmiş olduğunu, talep konusu tüm bonoların ihbara rağmen ödenmediğini,

ödememe protestolarıyla belirlendiğini, ayrıca borçlu yana borçlarını ödemesi için ihtarname çekilmiş olduğunu işbu ihtarnamenin kendilerine tebliğ edilmesine rağmen sonuçsuz kaldığını, ayrıca borçlunun halihazırda konkordato ilan ettiğini ve geçici mühlet içerisinde olmasının da ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğunun başka bir delili olduğunu, ancak konkordato kapsamındaki yasakların kefiller için söz konusu olmadığını, bu hususun ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığını,

asıl borçlu hakkında konkordato talebinde bulunulmuş olduğunu ve mahkemece geçici mühlet kararı verilmiş olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel oluşturmadığını, geçici veya kesin konkordato mühleti kararı verilmesinin sonuçlarının İİK'nın 294. maddesinde düzenlenmiş olduğunu, borçlunun o düzenlemeden yararlanarak ihtiyati haczin uygulanmasına karşı koyabildiğini, yasal düzenlemenin ihtiyati haciz kararı verilmesini değil uygulanmasını durdurduğunu, kefiller için ise böyle bir imkan da tanınmadığını, yani mühletin etkilerinin sadece konkordato talep eden hakkında sonuç doğurmakla onun lehine kefalet,

aval veya rehin vereni etkilemediğini, İstanbul BAM, 14.HD., 27/05/2020 T., 2020/810 E.,2020/442 K. yukarıda açıklandığı ve sunulan içtihatlardan da görüleceği üzere evrak asıllarını sundukları bonolar ile kefalet belgelerine göre ...' nın, 1.000.000TL' ye kadar müvekkili şirketin borçlu şirkete vermiş olduğu emtialardan doğan muaccel alacaklarından TBK-586 gereğince müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğunun açık olduğunu, müteselsil kefilin haczi kabil malları bulunmuş olduğunu, bu malları kaçırmaya başladığının öğrenildiğini,

bu sebeple bugüne dek ödenmeyen alacağın tahsilinin sağlanması için mahkemeye başvurmak zorunluluğunun hasıl olduğunu iddia ederek, uygun görülecek teminat karşılığında 1.000.000 TL toplam alacağımızın tahsili için müteselsil kefil ...'nın taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 15.11.2024 tarihli Değişik İş kararıyla; "..Talebin dayanağı olan belgenin/belgelerin asılları ile ihtiyati haciz talep edenin onayladığı aslına uygun fotokopilerin incelenmesi sonucunda; borcun rehinle temin edilmediği,

vadesinin geçtiği ve ödenmediği hususları anlaşıldığından..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz talep edenin ileride ihtiyati haciz de haksız çıkması halinde borçlu/borçlular ile üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydı ile ihtiyati haciz isteyen alacaklının şimdilik talebe konu alacak olan 1.000.000,00 TL'nin %15 (yüzde onbeş) oranınına isabet eden (150.000,00) TL miktarındaki nakdi teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki bir başka bankaya ait

teminat mektubu olmak kaydı ile) mahkememize yatırdığında veya ibraz ettiğinde borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine kararın infazı için İstanbul İcra Müdürlüğünün esas sayılı dosyasına tevdiine, karar vermiştir. Bu ihtiyati haciz kararına karşı, borçlu vekili, İİK'nın 265. maddesi uyarınca süresinde itiraz etmiştir.

Borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın esası hakkında hangi mahkeme yetkili ise ihtiyati haciz açısından da o mahkemenin yetkili olduğunun kabul edildiği, buna göre, bonoya dayalı alacakla ilgili genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki mahkemede (HMK. 6. Md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde 6102 sayılı TTK’nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edileceği, HMK.

10. md ve ayrıca İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki mahkemenin yetkili olduğu, bu kapsamda ihtiyati haczin mesnedi olan bonolar incelendiğinde.

HMK 6. maddesine göre keşideci borçlunun adresi olarak gösterilen Eskişehir'de, 6100 sayılı TTK'nun 777/3 maddesine göre bonoda ödeme yeri gösterilmediğinden ödeme yerinin tanzim yeri olarak kabulü gerektiğinden ve itiraz konusu bonolarda müstakil bir düzenleme yeri bulunmadığından ötürü düzenleyen kişinin isminin yanında yer alan Eskişehir mahkemeleri ve icra daireleri bu bonolar açısından yetkili olduğu, İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkisiz olduğunu, her ne kadar bono metninde birden çok yetkili yer belirtilmiş ise de bu belirleme usulüne uygun olmadığı,

dolayısıyla öncelikle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, yetki hususunda mahkemece aksi yönde düşünce hasıl olması halinde de mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz isteyen tarafından başkaca bir takip de başlatılmadığından ihtiyati haciz kararının süre yönünden hükümden düştüğünün kabulü ile kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderlerinin ihtiyati haciz isteyen üzerinde bırakılmasını, ihtiyati haciz isteyen tarafından yatırılan teminatın haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat olarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 25.12.2024 tarihli ek kararında; "...ihtiyati haciz talep eden tarafın adresinin Ümraniye/İstanbul olduğu, ihtiyati haciz talep edilen ...'nın ikamet adresinin Tepebaşı/Eskişehir olduğu, taraflar arasında tanzim edildiği belirtilen kefalet sözleşmesinde İstanbul (Çağlayan) mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmişse de, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'nın dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre tacir olmadığı, bu nedenle HMK 17. madde uyarınca yetki sözleşmesinin bağlayıcı olmadığı,

talep eden tarafça İİK 50. madde ve HMK'nın ilgili maddeleri uyarınca yetkili mahkemede ihtiyati haciz talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın yetki itirazının kabulü ile mahkememizin 2024/555 E. 2024/563 Değişik karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek..." gerekçesiyle, yetki itirazının kabulü ile itiraza konu ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bu ek karara karşı, alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava dışı şirketin borçlusu olduğu 4 adet muaccel bononun ödenmemesi üzerine borçlu şirketin 1.000.000,00 TL'ye kadar borcuna 01.02.2019 tarihli müşterek kefaletname ile kefil olan karşı taraf hakkında teselsül karinesine dayanarak TBK 586.maddesi uyarınca ihtiyaten haciz talep edildiğini, ihtiyati haciz kararı verildiğini, itiraz üzerine ise ek karar ile yetki yönünden itirazın kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını,

mahkeme tarafından aleyhine ihtiyati haciz kararı verilenin tacir olmadığı gerekçesiyle yetki sözleşmesinin geçersiz olduğuna hükmedilmiş ise de karşı tarafın tacir olduğunu, anonim şirketin kurucusu, ortağı ve ahzu kabza yetkisi dahil ticaret sicil gazetesinde yazan münferit yetkili müdürü olduğunu, Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, müvekkili şirket ile en başından 18.01.2019 tarihli bayilik sözleşmesinin imzalayanında kendisi olduğunu, müvekkili şirket lehine adına kayıtlı gayrimenkulu ipotek verdiğini,

mahkemenin davalının tacir olmadığı bu nedenle yetki sözleşmesinin geçersiz olduğuna dair kabulünün hukuka aykırı olduğunu, yetki sözleşmesi bulunsa dahi para borcunun götürülecek borç olduğundan HMK 10.maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkili şirket adresinin İstanbul olduğundan genel yetki uyarınca sadece Eskişehir Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın kabulüne dair ek kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına,

ihtiyati hacze itirazın reddine ve ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri kapsamında ihtiyati hacze ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair verilen değişik iş kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili, dava dışı ...

Ltd Şirketi tarafından, talep eden adına keşide edilen 23.05.2024 düzenleme tarihli 05.09.2024 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli, 23.05.2024 düzenleme tarihli 07.09.2024 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli, 23.05.2024 düzenleme tarihli 12.09.2024 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli, 23.05.2024 düzenleme tarihli 14.09.2024 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bonolar nedeni ile müteselsil kefalet sözleşmesi kapsamında karşı taraf aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.

Mahkemece ihtiyati haciz talebi 15.11.2024 tarihli değişik iş sayılı karar ile kabul edilmiştir. Karşı taraf ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. Mahkemece yetki itirazına yönelik itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair ek karar verilmiştir. Dosyaya, bono örnekleri ile birlikte ödememe protestoları ayrıca karşı taraf adına düzenlenen müteselsil kefalet sözleşmesi ve ilgili belgeler ibraz edilmiştir.

Müteselsil kefilin adresi kefalet sözleşmesinde Tepebaşı Eskişehir olarak gösterilmiştir. Müteselsil kefalet sözleşmesinde ihtilaf hâlinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduklarının kabul ve taahhüt edildiğine yer verilmiştir.

Taraflar arasında, kefilin ikametkah adresinin Eskişehir'de , talep eden şirketin merkezinin ise İstanbul'da olduğu ve müteselsil kefalet sözleşmesi ile düzenlenen bonolarda İstanbul ve İzmir Mahkemelerinin yetkili olarak kabul edildiği hususlarda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Bonoyu düzenleyen ... Ltd. Şirketi ile ... tarafından Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/621 Esas sayılı dosyasında 29.07.2024 tarihinde konkordato talep edilmiştir.

Talep sonrasında alacaklı vekili tarafından Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname dava dışı ..., karşı taraf ve ilgili kişilere gönderilmiştir. İhtarnamede 27.09.2024 tarihi itibari ile kesinleşmiş olan borcun 5.716,603,53 TL olduğu bildirilerek üç gün içinde ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Talep eden vekili, karşı taraf aleyhine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı ve 01.02.2019 tarihli müteselsil kefalet sözleşmesine istinaden 1.000.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. İcra takibinde karşı taraf adresi olarak Tepebaşı Eskişehir gösterilmiştir. Yukarıda yer verildiği üzere müteselsil kefalet sözleşmesi başlığı altında düzenlenen adi yazılı sözleşmede, müteselsil kefil karşı taraf gerçek kişi olarak yer almıştır.

Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiştir. Anılan maddede, "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Yine bonoda yetki şartı bulunması hâlinde de yetki şartının geçerli olması için HMK'nın 17. maddesine göre, uyuşmazlığın tacirler arasında doğmuş olması şartı aranmaktadır. Talep konusu edilen bonolarda yetki düzenlemesi olmakla birlikte karşı taraf aleyhine talebe konu edilen müteselsil kefalet sözleşmesidir.

Bu sözleşmede de İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu acıkça kabul ve taahhüt edilmiştir. Yetki sözleşmesini karşı taraf gerçek kişi sıfatı ile imzalamıştır. Sözleşmeye müteselsil kefil olan gerçek kişi tacir olmasa bile, tacirler arasındaki yetki sözleşmesi TTK'nın 7. maddesinde öngörülen teselsül karinesi gereğince kefil yönünden de bağlayıcıdır (Emsal Yargıtay 19. HD 2013/19105 Esas,2014/2945 Karar ve 13.02.2014 tarihli ilamı).

Bu sebeple mahkemece karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze ilişkin yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekir iken yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmış olması isabetli görülmemiş, bu nedenle alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.2 hükümleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne dair 25.12.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati hacze itirazın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.2 hükümleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne dair verdiği 25.12.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda.

1-Borçlu vekilinin ihtiyati hacze yönelik itirazlarının İİK'nın 265. maddesi uyarınca reddine. Dairemizin itirazın reddine dair iş bu kararıyla birlikte ilk derece mahkemesinin borçlu hakkında vermiş olduğu 15.11.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı tekrar geçerli hâle geldiğinden, yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesine yer olmadığına,2-Alacaklı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına.

615,40 TL istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince alacaklıya iadesine, 3-Alacaklı tarafından istinaf aşamasında sarfedilen 1.683,10 TL başvuru harcı giderinin ve 238,00 TL posta gideri toplamı olan 1.921,10 TL'nin, ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya açılacak dava sonucuna bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 9.500,00 TL vekalet ücretinin, ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya açılacak dava sonucuna bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline,5-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair.

HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 28.01.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/106, K. 2025/58, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/106
Karar No
2025/58
Tarih
28 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/107 K.2025/88
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/107 K.2025/95
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/110 K.2025/93
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/111 K.2025/91
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi E.2025/111 K.2025/96
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/111 K.2025/100

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.